ala kurdistan
Ey Reqîb

Şîroveyekê binivîse

Soykırım Nedir

 

Türklerin başbakanı, ağırdan- ağırdan eksikleriyle birlikte sultanlığını kuruyor. Eksik olan birtakım koşullar Türkiye’de zaten ‘’adalet’’ yoktu. Var olanı da yer-yer balans ayarlarıyla tam hizaya getirdi. Birtakım kurumları, artık ona kadılık ve şeyhülislamlık yapıyor, o şekilde programlandılar.

Modern padişahlık dedik ya elbette ister istemez çağın koşulları gereği medya denen bir güç de var. Zaten eskiden ‘’memetcik medya’’sı mevcuttu. Bir iki dehdit ve gözdağı ile artık sarayın istediklerini konuşan ve yazan bir köle gurubu oluşturdu. Hani eskiden sıkıyönetimin emrinde olan medya gibi, yönetimin gör dediğini görür, görme dediklerine kör olurlardı. Konuşma dediklerine lal, duyma dediklerine sağır oldukları gibi.

Bu tür yaratıklar da sonunda insan, bazı beşeri ihtiyaçları da olabilir. Örneğin, eskiden saray soytarıları olurdu. Hani padişahlar büyük adamlar ya halkın arasına karışamaz, mesela tiyatro gibi bir sanat etkinliğine gidemezler. Bu nedenle saray soytarıları onları eğlendirirdi. Bakıyorum, sultan Tayyibi  en çok eğlendiren soytarılar ‘’kürd kökenli’’ olanlar. Sıra Kürdlere küfüre gelince mecliste saray partisine kayıtlı olanlar, televizyonda yorum mu istiyorsunuz, adına yazar-siyasetçi denilen kadrolu yorumcular. Doğal olarak meslekleri karşılığı efendileri tarafından ne ulufe aldıklarını bilemiyoruz. Örneğin, kapıkulu seraskerini ‘’Roboski’deki üstün icraatlerinden ‘’ ötürü kutlamış, birisine de madalya vermişti.

Şaka bir tarafa; hep sorulur Roboski katliamının failleri kim? Binlerce yurtsever Kürdü öldürmenin ‘’ fail-i meçhul’’  katilleri kim diye?

Altmışlı yıllarda Çukurca’da, yetmişli yıllarda Şemdinli’de savaş uçakları aynısını yapmışlardı. Çukurca’da, yıllar süren hukuk mücadelesinden sonra Türklerin devleti, öldürülenlerin yakınlarına tazminat ödemeye mahkum edilmişti.

Şemdinli’ye bağlı bir köyü bombalamalarının ardından devlet, ‘’bombaları tutan düzeneklerin bozuk, kayışların gevşek olduğu’’ yönünde komik bir açıklamayla yetinmişti hatırladığım kadarıyla.

Kurdıstanın Güneyine indirilen bombaların hesabını kimse bilmiyor. (Tekrar olmasın diye Zilan, Dersim, koçgiri  ve diğer isyanlarda olanları, Muğlalı olayını buraya almadım)

Naçizane bir önerim var:  Okuduğumuz, bildiğimiz kadarıyla 1925ten bu yana bu Türklerin devletinin bize yaptığına SOYKIRIM denir. Devletin katilleri ortaya resmen çıkarmamasının tek nedeni, böyle bir tanımlamadan korkmasıdır. BDP, HAKPAR, KADEK, KCK, PKK, PSK, KDP-bakur vs..  Kürd aydınlar, hukukçular, akademisyenler, dünyada bu konulara ilgi duyan sivil toplum örgütleri, içeride ve dışarıda varsa Kürd dostları.....

Böyle bir çalışma yapmak zor mu acaba? Hukuken böyle bir SOYKIRIM tanımlaması için uğraşmak, kime ne kaybettirir. Olası bir başarı da Kürdlere çok şey kazandırır sanırım.

Nejdet BULDAN

 

 

Filtered HTML

  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Lines and paragraphs break automatically.

Plain text

  • No HTML tags allowed.
  • Web page addresses and e-mail addresses turn into links automatically.
  • Lines and paragraphs break automatically.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News