ala kurdistan
Ey Reqîb

Efrin savaşı ve siyaset denklemleri! - Ali Kızıl

Efrin saldırısıyla birlikte artık şu tespiti çok rahatlıkla kullanabiliriz. Savaşanlar değil savaşı yönetenler, oyuncular değil oyun kuranlar bu savaşın galibini ve kaybedinini belirleyecekler. Tarihteki klasik savaşlarda olduğu gibi bu savaşın bir kazananı ve bir de kaybedeni olmayacaktır. Bu savaş aslanı yaralayarak, bitkin düşürerek yola getirme savaşıdır. 
İşte böylesi karmaşık, alt-üst edilmiş dengelerin girdabında Kürtler özgürlüğünü arıyor. Kimi zaman Türk kardeşliğinde çözümü aradı, kimi zaman Amerika dostluğunda, kimi zaman Esed-İran ile yakınlaşmada aradı. Kürtlerin bu zalimane dünyada dost avına çıkması onun güçsüzlüğü değil, Ortadoğu’daki bu talihsiz kaderin Kürtlerin başına bela olmasındandı. Çaresizlik içinde çare aramak buna derler herhalde. 
Düşünün NATO’nun ikinci büyük ordusu, tarihin en kanlı, en bedbaht ordusu, Travestisinden din adamına kadar militarist ırkçılığa bürünmüş bir savaşta Kürdistan’ın küçücük bir kasabası olan Efrin’de bir adım ilerleyemiyorlar. 
Genel olarak şöyle bir tespit ya da tahlil hatamız vardır. “Türkler güçsüzdür, Erdoğan gidecek, Türkiye yenilecek” söylemleri çok gerçeği yansıtmıyor.Yine Türkiye'yi Irak'a, Erdoğan'ı Saddam'a benzetmek çok ütopik varsayımlardır. 
ABD, İngiltere, Fransa ve Almanya Ortadoğu'daki sürecin oyun kurucuları; karşı kampta Rusya, İran eğilimini destekleyen Çin sermayasi vardır.
Bu güçlerin hiç biri de Türklere karşı direkt tavır alamıyor. Düşünün Erdoğan’ı uluslararası mahkemelerde yargılayacak Zarrab davası Amerikanın yargı raflarında duruyor, ama bu dava her nedense sümen altından çıkarılmıyor !..
Erdoğan’ın Roboski davasından tutun, KCK tutuklamalarına, 15 Temmuz göstermelik darbesine, DAEŞ destekli Ortadoğu polotikalarına, Sur-Cizre katliamlarından Kobani, Efrin katliamlarına kadar varan uluslararası suçlar kapsamında yargılanacak argümanlar ve nedenler mevcut. Ama kimseden çıt yok !
En katı ses Amerikalılardan geliyor, onların dediği nedir, "DAIŞ’le mücadelede dikkati dağıtıyorsunuz".  Bu açıklama da çok, ama çok diplomatik bir açıklama ! Bu ifadeden herkes bir mesaj çıkarabilir, her siyasetçi istediği yönde yorum yapabilir.
Peki neden Türklere karşı sert ve ciddi bir tavır yok ?!
Erdoğan iç siyaseti esir almış durumda. Görece de olsa Kuzey Kürt siyaseti "sessizliği" ile Erdoğana büyük bir cesaret veriyor. Kerkük teslimiyeti ise Erdoğan'ın iştahını kabarttı. Ve aptallaşmış bir toplumun övgüleriyle alıklaşan Türklük histerisi gelişmiş durumda. Erdoğan’ın iç siyasetteki gücünü oluşturan etmenler bunlar. 
Ya dış boyutu ?
Görülen o ki, kimse Erdoğan karşıtlığı adına Türkiye’yi kaybetmek istemiyor. Ne Amerika, ne Almanya, ne de Rusya. Onun için kimse Türklüğü direkt hedeflemiyor.
Amerika Türkleri durdurmak için direkt tavır alma yerine uluslararası güçleri devreye sokmaya çalışacağı belliydi. BM'nin bu gün Suriye'ye ateşkes önermesi ve ateşkesin gündemini belirlerken "Afrini de kapsıyor" söylemeleri genel bir durum üzerinden özel bir dikkat yaratmaya çalışmaktalar ve Türklere "Afrinde sende ateşkese uymalısın" demek istiyorlar.
Ya Türkler bu ateşkese uymazsa ne olacak? Dananın kuyruğu kopacak, diyenler olacaktır, ama hiç bir şey olmaz. Şu anda Türklük Küresel güçlere kafa tutacak kadar elindeki kozlara güveniyor anlaşılan.
Ve bu kozlar küresel güçlerin zaafından çok, Kürtlerle ilgili bir durum olduğunu da söylemeye bile gerek yok !
Şunu açıkça ifade etmekten sakınca görmüyorum. Türklerin Kürtler karşısında yenilmesini hiç kimse istemez. Yenilmiş bir Türklük Türkiye’nin parçalanması kadar, Ortadoğu dengesini alt üst edebilecek bir sürece yol açar. Ne Amerikanı, ne Fransızı ve ne de Rusu böyle bir şeyi ister. 
Peki Kürtlerin yenilmesine razı olurlar mı, buna da olmazlar.
En başta Amerika istemez, zira Kürtlerden başka dayanacağı aktif bir gücü yoktur.
Rusya kanadı bile istemez çünkü Kürtlerin Rojava’da yenilmesi Esad rejiminin düşmesi anlamına gelir. Rus ve İran politikası Ortadoğu’daki tüm varlığını Esad’ın varoluşuna dayandırmışlardır. Yenilen Rojava Esad’ın düşmesine yol açar, dolayısıyla Rus ve İran politikasının tasfiyesi anlamına gelecektir.
Görüldüğü gibi işler çok karışık. Kesinlik ifade eden hiç bir tespit şu anki Ortadoğu’yu ifade etmiyor . Çünkü oyun kurucular, oyuncular, figüranlar kadar seyirciler bile her an yer degiştirebilecek pozisyonda. Kimse kısa vadeli öngörülü değerlendirme de bulunamıyor, sadece hamaset edebiyatı ile fikirlerini öne sürüyor.
Peki nasıl bir sonuç olabilir ?
Bunun için önce Türkiye bazından yola çıkalım.
Türkler “siyasal islam”la birlikte ciddi bir ekonomi yaptılar. Bunlardan başlıcalarını şöyle ele alabiliriz.
Birincisi :  Katar, Ürdün, Suudi ve diğer Arap ülkeler kara paralarını Türk metropollerine yatırmış olması ve para dolaşımına muazzam bir canlılık kazandırmış olması. 
iki, Suriye'den göçedenler hepsi yoksul değildi, zenginleri de halk arasındaki deyimle "tır dolusu paralarla" birlikte Türkiyeye yerleştiler ve Türkiye deyim yerindeyse “Ortadoğu’nun kara para cenneti” oldu. 
Üçüncü husus; DAEŞ ve Kürt petrollerinin dünyaya sunulmasında ilk pazarın Türkiye olması. 
Abd gibi küresel güçler Türklere karşı birden bire ve direkt tavır almazlar, önce ekonomilerini etkilemeye çalışırlar, askeri savunmasını "etkisiz" bırakırlar ve diplomasi de "atıl" düşürerek işlerini halletmeye çalışırlar. 
Türklerin yenilgisini Efrin savaşı sonucunda başlatacaklar ama bu uzun vadeli bir süreç ile geniş bir konsept dahilinde  olacağa benziyor. Yani Türklük askeri olarak değil, siyaseten kaybedecektir. 
Önce Türklerin Efrin savaşıyla birlikte askeri finansmanı ile ekonomi felce uğratılabilir. Ki, bu konuda kimi ekonomik ambargolar bile gizliden gizliye tartışılmakta. Türklerin ekonomisi ise ince bir buz tabakası üzerine kurulmuş dev bir binaya benziyor, her an enflasyon ve ekonomik kriz gündeme gelebilir, nitekim Türkiye’de artık sıcak para olmadığını kendileri bile itiraf etmekteler. 
Ekonomisi çökmüş bir ülkenin ordusu da, siyaseti de iş yapamaz hale gelecektir.
Ekonomik olarak felce uğramış bir Türkiye’nin abartılı ve blöfe dayalı siyasetinin “el etek öpmeye dönüşeceğini”  Batılılar çok iyi bilmekteler. 
BM'nin Suriye’de ateşkes ilanı şimdilik diplomatik mücadelenin pasif ama ilk adımı... Türklerin Kürt savaşını da, barışını da denetimlerinde tutmak istedikleri nokta, artık Küresel güçlerin inisiyatifine geçebilir. 
Küresel güçler kaybetmeyi göze almadıkları bir Türkiye’yi  burnunu sürterek etkisizleştirmeye çalışacaklar. 
Yakın bir zaman içinde Efrin’de BM’in denetiminde uluslararası bir ateşkes ya da  barış görüşmeleri talebinin gündeme gelmesi oldukça büyük bir olasılıktır. 
Madem Kürtlerle uluslararası sahada savaşı göze aldılar, artık uluslararası barışını da göze alacaklar.
Türklüğün en büyük yenilgisi ve kaybettiği nokta işte bu olacaktır ! 
 
Ali Kızıl
 

Yorumlar

Hejarê Şamil kullanıcısının resmi

Kekê Ali'nin dünyanın başına bela olmuş 'türklüğün' çökertileceği (elbette ki, üsuluna uygu  biçimde çökertilecek) t  tezine ben de inanıyorum. Dünyanın neresinden bakıyorsun bak, 'türklük' çürük yumurta kokusu veriyor. Dünya bundan rahatsız. 

Efrin savaşının klasik ankamda kazananı kaybedeni olnayacak, fikir yürütmesi de rasyonelce. 

İyi bi müşahede yazısıdır. 

Türklük ve türkiye meselesi, türklük adına türkiyenin heba edilmeyeceği.. türklüğe karşı türkleri kaybetmeme görüşü ilkesel olarak doğru gözükse de geçerliliği yoktur. Hedefe alınmış sopa yemiş bir türkiyenin karşı ne gibi bir yaptırım ve vazgeçilmezliği olabilir ki?. Bu güç vehmi, emperyalistlerin bölgesel emperyslist türkiyeyi kollama ameliyesidir.  Birinci harpte olduğu gibi yine sopalanmasında beis görmeyrcektir icabında. Bunun için yer, zemin ve tarihin akışı uygundur. Başkasını da tarihin potansiyeli kaldırmaz. Buradaki fay hattının stresi yüjsektir. Pabsumanla geçiştirilemez.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News