ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürdlere Önermiştim Lakin....Hüseyin Turhallı

Irak Cumhurbaşkanlığı seçimi için bundan birkaç yazı öncesinde "YNK'den Doğru Bakış KDP Şaşı.." diyerek Berhem Salih'in Irak Cumhurbaşkanlığı için uygun isim olduğunu söylemiştim.

Birçok arkadaş Berhem Salih'in geçmişte kalmış söylem ve duruşunu gerekçe göstererek bu önerinin yanlış olduğunu söylediler. Hiç kuşkusuz olay ve olgulara dayanan itirazlar hem doğru ve hem de haklıdır. Lakin siyaset denilen olayın çok girift ve her an değişen denge ilişkileriyle işlerlik kazandığını unutmamak gerekiyor.

"Dün, dündür, bugün de bugün" siyasetin özet ifadesi ve Ortadoğu siyasetinin ta kendisidir. Güçlü siyaset, beton bloklar üzerinde değil çelik yaylar üzerinde inşa edilen köprü gibidir. Üzerine binen yüke göre eğim-esneklik gösterir ancak bu esneme çelik yayları işlevsiz kılacak olan "esneme katsayısı"nı geçmez. Bu da "istikrar"dır.

16 Ekim Kerkük saldırısından sonra Güney Kürdistan ve Irak'ta dengeler baştan sona değişmiştir. Bunu görmemek beton kafalılıktır. Kurulan yeni dengelerin ne olduğunu anlaması için zamana ihtiyaç duyan Güney Kürdistan hükümetinin Irak merkezi hükümeti ile ilişki geliştirme çabaları ile ekonomik anlamda kendi yağında kavrulma çalışmaları taktik anlamda doğruydu/doğrudur.

Lakin Güney Kürdistan'da yanlış taktiksel değil, stratejiktir.

Güney Kürdistan parti ve hükümeti 1991'den 16 Ekim 2017 yılına kadar ki siyasetini, ekonomik dayanaklarını ve hatta sosyal ilişkilerini Türkiye kadranı üzerine inşa etmiştir. Küresel dünya döngüsünü görememiş, stratejik ortaklarını önemsememiştir.

Taktik olarak ne yapılırsa yapılsın eğer stratejide hata varsa boşluğa düşmek kaçınılmaz sonuçtur. Güney Kürdistan hükümeti ve özellikle KDP'nin ilişkilerini gözden geçirmesi ve düzeltmesi gereken ana odak Türkiye'dir. Türkiye ile ilişkiler stratejik düzeyden taktik düzeye indirilmedikçe Güney Kürdistan'da hiçbir şey düzelmeyecektir.

Şimdi asıl meseleye gelelim.

YNK Berhem Salih'i Irak Cumhurbaşkanlığına aday gösterdikten sonra KDP bunu çok daha verimli anlaşmalara vesile yapmaktan çok (Kerkük valiliği, peşmerge ordusu birliği, yeni hükümet ortaklığı gibi) tepkisel olarak Fuad Hüseyin'i aday gösterdi. İletişim ve pazarlık kapılarını kapattı.

Yanlış Bağdat'tan döndü.....

Berhem Salih 2. turda mutlak çoğunluk olan 220 sayısını geçerek 232 oy alırken Fuad Hüseyin sadece 10 oy alabildi.

Dengeleri okuyamamayı gösteren bundan daha açık bir örnek olamaz.

Siyaset bir anlamda geliştirilen ilişki ve yapılan manevralarla kendi gücünden çok daha fazlasını elde etme yeteneğidir. Kendi performansı ve gücünün altında varlık gösteren KDP, bu anlamda siyasi bir hezimet yaşamıştır.

Umarım bu yanlış Soran-Bahdinan çatışmasına kadar vardırılmaz. Tam tersine yanlışı kabullenerek ulusal birlik hükümeti kurulması için vesile olur.

Berhem Salih'in Batı ve ABD ile ilişkileri gayet iyidir. Güney Kürdistan için bu bir şans olarak değerlendirilebilir/değerlendirilmelidir.

Lakin bir sorun var.

Berhem Salih'i Kürdlerin Cumhurbaşkanı adayı olarak olumlu görmüştüm. Ancak Kürdler değil, Araplar seçti.

Kesin olarak birilerinin hesabı yanlıştır.

O yanlışın sahibi ben miyim, KDP mi, oy veren Araplar mı?

Düğümü zaman çözer

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News