ala kurdistan
Ey Reqîb

Rakka'nin Özgürleştirilmesi Sonrasi Rojava'da Sosyoekonomi Politika Nasill Bir Seyir İzler-Teslim Töre

Suriye’de korkunç bir iç savaş yaşandı ve yaşanmaya devam ediyor. O nedenle medyalar yolu ile Suriye’nin sosyoekonomisi, toplumun organize durumu, politik seviyesi, geleceğe bakış açısı kendi ülkesi Suriye’nin geleceğinde oynayacağı rol konusunda fazla bilgi edinmek mümkün olmuyor. Örneğin Rakka, IŞİD vahşetinden kurtarılıp özgürleştirilince Rakka’nın ve Kuzey Suriye’nin geleceği ne olur, nasıl bir gelişim seyri izler gibisinden sorular yanıt bulamıyor. Medyadan yansıyan: ABD falan alanı Rusya’ya bıraktı, Rusya filanca yeri gözden çıkarttı, Türkiye şuraları işgal etmeyi düşünüyor gibi konular konuşuluyor, tartışılıyor. Tabi ki Suriye gibi ülke yönetimi ve halkı tarafından bu korkunç konuma sürüklenmiş olan bir ülkede dış dinamiklerin fazla kâle alınmaması gibi bir şey söz konusu olamaz. O nedenle Suriye’de dış dinamiklerin önemi çok büyük. Özellikle İran, Lübnan Hizbullahı, Rusya gibi dinamikler neredeyse Suriye’nin iç dinamizmi kadar önemli bir konumdalar.

Suriye BAAS yönetimi ülke içinde de, ülke dışında da bütün prestijini kaybetmiş, tümü ile iflas konumuna düşmüş durumda. BAAS yönetimi iflas etmiş fakat karşıtların birliği yasası ve eşyanın tabiatı gereği BAAS’ın bıraktığı boşluğu Suriye’nin Kuzeyi'nde KSF doldurmaya başlamış. Kuzey Suriye’de yıkımla inşa birlikte devam ediyor. Bir yanda BAAS Partisi'nin kurmuş olduğu yapısal sistem bütün doku ve dengeleri ile birlikte yıkılıp, yerle bir olurken, onun yerine demokratik halk yönetimi kurulmaya başlamış. Yıkımla inşa adeta birbiri ile yarışır gibi, yıkılanın yerini en kısa sürede yeniden yapılanma çabaları alıyor. Benzetmek yerindeyse barbarlıkla demokratik uygarlık savaş halinde, fakat barbarlığın yerine demokratik uygarlığın inşa edilmesi şeklinde... Barbarlık yıkıyor, yakıyor, savuruyor, yıktığı her yere barbarlığı yerleştiriyor, demokratik uygarlık yıktığı yerleri yapıyor, barbarlığı söküp atıyor, yerine demokratik uygarlığı inşa ediyor. Bu bağlamda Suriye’nin Kuzeyi'nde barbarlıkla demokratik uygarlığın yoğun bir savaşı yaşanıyor. Ama Suriye’nin diğer bölgeleri böyle değil. Suriye’nin diğer bölgelerinde barbarlıkla demokratik uygarlık değil, barbarlıkla çağdışı kalmış ulusal modernize savaş halinde.

Barbarlık, ulusal modernizenin yapmış olduklarını yıkıyor, ulusal modernize ise barbarlığın yıkmış olduğunu tekrar eski haline getirmeye çalışıyor. Suriye’nin Kuzeyi'nde kalan alanlarda savaşanlardan birisi barbarlık ama diğeri de Suriye’yi bugünkü konuma getirmiş olan ulusal modern gericiliğidir. Bu her iki alternatiften hiç birisi Suriye’nin sorunlarının çözümü için gerekli alternatif değildir. Suriye’yi bu konuma getiren zaten ulusal modernizenin Suriye’deki kolu BAAS Partisi'dir. Bütün bu olup bitenlerden sonra Suriye’nin bu durumdan kurtuluşu için Suriye BAAS yönetimi alternatif olabilir mi? Bu olanaksız bir şey. Olamayacağı gibi BAAS Partisi nedeniyle Suriye’nin Kuzeyi'nde kalan bölgelerdeki savaşta, savaşan Suriye halkı kendi sistemini kuramıyor. Yine BAAS yönetimi el koyuyor. Bu Suriye’nin geleceği bakımında kelimenin gerçek anlamı ile bir çıkmazdır, korkunç bir çıkışsızlıktır. Suriye Halkı bir yandan IŞİD’den kaçacak, diğer yanda daha önce kaçmış olduğu BAAS Partisi'nin kucağına oturacak! Bu Suriye Halkı için korkunç bir ikilem. “Kırk katır mı kırk satır mı” gibi İki korkunç alternatif.

Suriye’nin genelinde iç dinamizm itibarı ile iki ayrı seçenek ortaya çıkmış durumda. Şu haliyle IŞİD dahil diğer cihatçı, şeriatçı örgütlerin sunduğu ve sunabileceği bir alternatif yoktur. Şimdiye kadar ABD ve onun başını çekmiş olduğu koalisyon tarafından destekleniyorlardı. Cihatçılar onların sunduğu arpalıktan yallanıyorlardı. ABD desteğini kestiğini açıkladı, belli ki diğerleri de kesecek. Kala kala Erdoğan’ın umuduna kaldılar. Erdoğan da onları ne zamana kadar idare edebilir, belli değil. Her hal ve şartta şeriatçılar herhangi bir alternatif yaratamadan bitme sürecine girdiler. Bu bağlamda Suriye’de iki seçenek kaldı. Birisi tarihsel ve toplumsal sürecini doldurmuş olan BAAS seçeneği, diğeri ise KSF seçeneği. BAAS’ın tekrardan Suriye Halkının seçeneği olarak destekleneceğine pek ihtimal vermiyorum. BAAS yönetimi hem tamiri mümkün olmayan bir tarihsel ve toplumsal yara almıştır, hem de içinde olduğu mevcut ittifaklar manzumesi BAAS’ın iradesini kolayca kullanmasına olanak tanımayacak bir nitelik taşımaktadır. BAAS Partisi iç savaşta kara gücünü kendi dinamizmi ile sağlayamadı. Şii İran güçleri ve Lübnan Hizbullahı Suriye kara gücü olarak savaştılar, savaşmaya devam ediyorlar.

Yani BAAS Partisi sadece savaş öncesinde dinamizm kaybı yaşamadı, savaş içerisinde de dinamizm kaybı yaşadı. Dış dinamizmi iç dinamizm gibi kullandı, değerlendirdi. Kendi dinamizmine sahip olamadı. Fakat Kuzey Suriye öyle değil. Öyle olmadı. Savaş içerisinde kendi iç ve öz dinamizmini yarattı, organize hale getirdi, kara gücü olarak da kendi güçlerini kullandı. Hiçbir dış dinamizmi kendi iç dinamizminin yerine koymadı. Dış dinamizm olarak “enternasyonal tugaylar, eşcinsel tugaylar” gibi güçler oluştu fakat tümü iç dinamizm tarafından yönetilip yönlendirildi. Kara sahasında hiçbir dış dinamizm kendi inisiyatifi ile savaşı yönlendirmedi. ABD ve koalisyon gibi güçler ise sadece hava desteği verdiler, vermeye devam ediyorlar. Bütün bu nedenlerle Suriye’yi kurtaracak tek seçenek Suriye’nin Kuzeyi'nde ortaya çıkmış, beş yıldan fazla bir süredir de hayata uyarlanmakta olan demokratik halk yönetimi, iktidarıdır. Ama bunun savaşla değil uzlaşma yolu ile sağlanacağı ihtimali çok kuvvetli bir ihtimal olarak duruyor. Mevcut siyasal ve savaş durumu bu iken Rakka da özgürleşince Suriye’de sosyoekonomik ve siyasal durum nasıl bir seyir izler?

Nasıl bir seyir izleyebileceğinin sağlıklı çözümlemesini yapabilmek için Rakka da içinde olmak kaydı ile KSF’nin denetlediği bölgenin ekonomik altyapısını doğru bir şekilde belirlemek gerekir. Kuşkusuz bu konuda elimde yeni bilgiler yoktur. Yazının girişinde de belirtmiş olduğum gibi bu konuda kimse yeni bilgiler vermiyor. O nedenle de eski bilgilerime dayanarak bir çözümleme yapmak durumundayım. Alan itibarı ile: Membiç, Rojava’nın tümü ve Rakka pancar, pamuk gibi tarım sanayi ürünlerinin yetiştiği, Suriye’nin en verimli topraklarıdır. Aynı zamanda buralar aşiret ilişkilerinin de yoğun olduğu alanlardır. Yetmişli yıllarda Hafız Esat'ın başkanlığında Suriye’nin tümünde olduğu gibi bu alanlarda da tarım ve toprak reformu yapıldı. Bu reform nedeniyle söz konusu alanların aşiret ağaları devletle sürtüşmelere girdiler, belli boyutlarda çatışmalar da yaşandı. O nedenle Esat sadece toprak reformu ile yetinmedi. Çünkü ağalar reformla verilen toprakları para karşılığında tekrardan alıyorlardı.

Esat çıkarmış olduğu kanunlarla tevzi edilen toprakların satışını yasakladı ve toprak reformu ile birlikte her köye Köy Kooperatifleri kurarak çiftçiye faizsiz kredi ile her türden tarım aracı alım olanağı tanıyan tarım reformunu da yürürlüğe koydu. Zaten tarım ülkesi olan Suriye tarımını bölgede hiç olmadık boyuta çıkarttı. Suriye köylüsü hem örgütlü, organize ve hem de bilinçli bir tarım köylüsü olarak yetkinleştirildi. Dönemin en gelişkin tarım alanı yukarıda belirtmiş olduğum Membiç, Rojava ve Rakka alanları idi. Söz konusu bölgenin topraklarının altı su deryası gibidir. Birkaç metrelik artezyende motopompun oluğuna sığmayacak kadar tertemiz su çıkar. Yazın söz konusu bölgenin neresinde olursa olsun gece uyuyan birisinin artezyen kuyusunda su çeken motorların çıkartmış olduğu gürültüye alışması gerekir, değilse uyuyamazdı. Şimdi elbette oraları yıkmışlardır, fakat bu toprak anadır, çabuk dirilik, kendine çabuk gelir. Toprakların üstündekileri belki yıkmışlardır, fakat toprak yerinde duruyor.

Rakka da özgürleştirilince sıra kalkınmaya gelecektir. Söz konusu bölge Suriye’nin en önce kalkınacağı bölge olacaktır. Çünkü söz konusu bölge Suriye’nin en verimli topraklarına ve suyuna sahip olan bir bölgedir. Sadece yeraltı suları bakımında değil, yer üstü suları itibarı ile de öyledir. Başta “seddıl Fırat” olmak üzere Suriye’nin en büyük ve en önemli barajları da bu alanlardadır. Petrol bakımından da öyle. Suriye’nin petrol kuyuları daha çok bu bölgededir. BAAS Partisi'nin: Vahde, Hurriye, İştirakiye (birlik, özgürlük, sosyalizm) sloganı en çok bu bölgede tepki görmüştür. O nedenle söz konusu dönemde BAAS Partisi bu alanlarda fazla egemen olamamıştı. Kürtler zaten önemsemiyor, düşman gibi görüyorlardı (zaten öyleydi de), bölgenin Arapları Sünni ve aşiretlerine bağlı oldukları için BAAS Partisi'ne fazla yanaşmıyorlardı. Bu yapısal özelliklerinden dolayı Kürtlerle daha kolay anlaşabiliyorlar. Kürtleri BAAS karşısında bir alternatif olarak görüp, BAAS’tan çok Kürtlere güveniyorlar. BAAS’a karşı IŞİD’in yanında yer aldıkları için zaten tekrardan BAAS’ın elinde kalmayı istemezler. Rojava Devrimi onlara BAAS’ın alternatifi olarak demokratik halk yönetimini sununca hiç vazgeçmeyecekleri bir nimet olmuştur. Bu ekonomik altyapı ve buna denk bir şekilde oluşmakta olan siyasal üst yapı KSF’nin hem varlık nedeni hem de kalıcılığının teminatıdır. Mevcut ekonomik altyapı siyasal üst yapı ile Rakka da kurtulursa yakın bir gelecekte KSF Suriye’nin tek sistemi olarak şekillenme olanağı bulur.

Teslim TÖRE
5 Ağustos 2017

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News

Güncel

Selim Çürükkaya / 19 Eylül 2017 tarihinde Erbil hava alanına ailece indik. Amacımız Güney Kürdistan için yapılan bağımsızlık referandumuna katılmak, halkın sevincine ortak olmaktı.

Toplum

Görgü tanıklarının anlatımları ve askerlerin kendi aralarındaki konuşmalara kulak veren iki kişi, kısa bir süre sonra çıplak şekilde asfalta yatırılan şahısların penislerinin (cinsel orga