ala kurdistan
Ey Reqîb

Sömürgeci Türk Aydını ve Biz Kürtler-Necat DEMİRCİ

Gün geçtikçe Türkiye sol-sosyalist hareketinin tüm yayınları ”Aydınlık Çevresi” çizgisine doğru savrulup gidiyor. Yıllardır en çok devrimci Marksistler ve Kürdistanlılar bu konuyu tartışageldiler. Sömürgeciler artık aydınları ile, gazetecileri, sanatçıları, yazarı, çizeri ile bizleri dizginleyemedikçe daha zgın bir şekilde saldırıyor, efendimizceymişçesine de aydınlarına, solcularına Kürtleri dizginlemeleri, yürüyüşlere katılmaları, partilerini terbiye etmelerini söyletiyor!

Kürdistanlılar Rojava’da mevzisini koruyup geliştirdikçe özellikle o ”Türk devrimcisi”nin o süslü sözlerinden, devrimciliğinden eser kalmıyor. O paslı, çürük dişlerinden tüm benliğine işlemiş olan o düşmanlık dökülüveriyor.

Daha önce kendisine saygı duyduğumuz Demir Küçükaydın Ağabey, ”adalet” sahtekarı yürürken HDP’yi tefe koyup ağır bir dille eleştirmiş, kendisine gereken cevabı da vermiş idik! Şimdi daha da azgın bir şekilde, Kürtlere sürekli hendek, terörizm, hümanizma, PKK üzerinden ”terbiye edilmiş” köleler olmamız gerektiği söyleniyor. Türk devleti yakıp, yıkıp, yokedip, soykırım ile, progom ile topraklarımızdan sökerken, tek parmak salladıkları yine Kürtler idi. Onların tarihsel misyonu hiç değişmeyecek, bizlere düşmanlık etmeye devam edecekler. Burada işte kime seslenmemiz gerektiğine dair küçük ama çok önemli bir hatırlatma yapmakta yarar var. Fanon’dan alıntılıyorum:

”Önümüzdeki en büyük görev, ülkemizde neler olduğunu sürekli kavramaktır. İstisna olma ruhunu teşvik etmemeli, kahraman veya herhangi bir türde lider aramamalıyız. İnsanları uyandırmalı, zihinlerini geliştirmeli, onları donanımlı hale getirmeli, çeşitlendirmeli ve insan haline getirmeliyiz.”

Yani artık sol-sosyalistler, Türklerin aydınları, yazarları, şairleri, gazetecileri ezen ulus kibrinden, devrimci ağabeylikten, bizlere parmak sallamaktan vazgeçmedikleri sürece sadece ve sadece düşmanımızdan ne bekliyorsak ona hazırlıklı olmalıyız.

Son olarak iki Kürt – Kürdistanlı vekilin vekillikleri düşürülürken sadece AKP değil buna diğer tüm sömürge partileri destek çıktı, sömürge parlementosu yine tarihsel misyonuna uygun hareket etti.

Fanon yine sömürgecilerin kitlesel tutuklamalar ile ve lümpen proloteryanın mevzileneceği ırkçı propogandaları hatırlatır. CHP ile mevzilenmiş tüm yürüyen unsurlar suç ortağıdırlar! Asla bu savımızdan taviz vermemeli ve onlar Kürt ve Kürdistan ulus ülke gerçeğini önlerine ödev olarak alıp işçi sınıfına kabul ettiremediği sürece ittifak etmemeliyiz.

Sömürgecinin ittifakı bizleri zındanlarda buluşturacaktır. Bu anlamda, HDK sürecindeki tüm bileşenler şayet temsil ettikleri Türk coğrafyasında bu tarihsel misyonu yerine getirememiş ise, artık bu birlikteliğin bir zemini kalmamıştır. Yok hükmündedir ve sömürgecimize karşı bizleri güçsüz, kendi içimizde de sosyolojimizi bozmaktan başka bir işe yaramamaktadır. Geç olmasına rağmen bu tarihsel tespitleri yapıp, düşman mevzilerinden ve ideolojisinden uzaklaşmalarını artık bir ağabey olarak değil, ve ancak bir yoldaş olarak haykırmalı ve onların bulunduğu tüm kitlesel hareketlerden kristalize olup ayrışmamız gerekir. Bu arada elbette Ahmet Şık’ı ayrı bir yere koyuyoruz. Bir istisna olarak her birinin utanacağı bir duruş sergilemiştir.İsmail Beşikci ise Türk aydınının yüzakı olarak tektir, biriciktir. Bu toprakların Sartre’sidir.

Bizleri çağıracağınız bir mücadele zemini kalmamıştır. Türkiye devrimci hareketinin öncelikli görevi, şairini, aydınını, gazetecilerini, devrimci terbiyeden geçirebiliyorsa geçirmek, şayet yapamıyorsa, tüm samimiyetiyle bu azılı Kürt düşmanlarını teşhir etmek ve elimine etmektir. Aksi halde Birgün gazetesi gibi paçavralardan uzak duracağız, okuyanları da deşifre edeceğiz.

Biz soykırıma uğrarken, savaş ile, kitlesel tutuklamalar ile sürekli cezalandırılırken sizlerin demokrasi cümbüşüne eklenecek değiliz.

Başur’daki referandum, Rojavadaki kazanımlarımız, sömürge aydınları tarafından haysiyetsizce yargılanırken, onlarla yoldaş olmamız mümkün değildir.

Birgün yazarı Cüneyt Cebenoyan ”CIA’nin emrindeki örgüt devrim yaparsa Fatih Akın da sinema yapar” diye yazı yazıyor, ve bu gazete bu düşmanlığa yataklık ediyorsa, sizleri yargılayacağız ve mahkum edeceğiz!

Birleşik bağımsız Kürdistan sizlerin sınıf mücadelesi için olmazsa olmazdır, ya bizlerle doğruda direneceksiniz ya da sınıf mücadelesine bunu anlatacaksınız, ya da bizlere karşı Türk devletinin saflarında savaşmaya devam edeceksiniz.

alayekiti.com

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News