ala kurdistan
Ey Reqîb

Size Bazı Hayat Notları Düşeyim…-Dursun Ali Küçük

Devrimci kuşak olarak büyüdük. 
Amacımız devrim yapmaktı.
Kürdistan devrimi için yola çıktık. Fedekarlığımızdan hiç küşkunuz olmasın.
Bağımsız demokratik ve birleşik Kürdistan hayalimizdi.
Bu amaç için yola çıktık.
İlkin bağımsız demokratik Kürdistan, sonra sosyalizme geçecektik.
Sosyalizm düşlerimiz de samimiceydi.
Ama tuhay huylarımız vardı...
Herkes en “iyi devrimci ve sosyalist” biziz diyordu. Proleter devrimciliği kilit noktaydı.
KCK bugün onun yerine “demokratik” koymuş ya... Herşeyin “demokratik” i.
Marks-Engels-lenin-Stalin dönemi sosyalist, ondan sonrası revizyonist veya sosyal-emperyalist..
Avrupa sosyalizmi fazla iç çatışmalara yer vermedi.
Sovyet sosyalizmi despotik özelliklerle birleşti.
Tasfiyecilik ve emperyalizmin ajanı revaçtaydı. Milyonlarca devrimci ve sosyalist vuruldu, hapislere kondu.
Karşı devrim dediklerine her tür sosyalizm yaklaşımı giriyordu. Tekçi sosyalizm aslında sosyalizm değildi. 
Mülkiyet sadece devletteydi.
İyi devrimciler döğüştüler, öldüler, kendilerini feda ettiler. Lider kültü, lidere tapma ve kendileri dışında herkesi düşman görme yerleşmişti.
 
*70leri çok iyi hatırlıyorum.
Sovyetler sosyalist mi değil mi birbirimize giriyorduk. Silahların konuştuğu zamanlar da oldu.
Faşist, sosyal-faşist, karşı devrimci (düşman), tasfiyeci, Stalincilik gırla gidiyordu. Avrupa sosyalizmini dikkate alan pek yoktu. Onların hepsi nihayetinde karşı devrimci veya reformistti.
Tartışmalarda ayrışmalar buna göre oluyordu. Kimileri sırf bunun için örgütlerden ayrılıyor veya örgütlere katılıyordu.
Kürdistan da Kürt hareketleri çoğunlukla bağımsızlığı savunuyordu. Öncelik Kürdistan Ulusal Kurtuluş mücadelesiydi.
Kürdistan partileri birbirine girmişti. Teslimiyetçi, ajan-provakatör, karşı-devrimci, sosyal-faşitst vb tanımlamalar yaygındı. Nezlelerden etkileniyorduk. Kürdistanda gerçi bu daha azdı.
12 Eylül cuntası gelene kadar hayatını yitiren arkadaşlarımızın (PKK) yarısı(belkide fazlası) iç çatışmalarda vurulmuştu.
PKK, o zaman KDP yi emperyalizmin uşağı, özerkçiliği savunduğu için de işbirlikçi vb olarak yansıtmaya çalışıyordu. Güney Kürdistan ulusal mücadelesinde olumlu bir yan görmüyordu. Kürd mücadelesini o zaman yönetenleri “gerici” olarak tanımlıyordu. Sonra bu görüşünü değiştirdi, 1999 da fazlasıyla eskinin de gerisine düştü.
O zaman da birleşmedik.
Ama nerede birleştik?..
Ne zamn Tc sömürgeciliği ve faşizmi, çoğumuzu hapishanelere koydu, işte ister istemez oralarda birleştik, paylaştık, beraber direndik. Bir döneme kadar hapishanede de birbriine karşı devrimci diyenler yan yana gelmiyordu, aynı toplantılara katılmıyordu.
TC kılıcını herkese açık çekip biçtiğinde yana yana sokulduk.
Hayat bize bunu dayatmış ve öğretmişti.
 
*O günden bu güne hayattaki zikzaklar böyle devam ediyor.
Kürdistan partileri zaman zaman yan yana geldi. Cepheler kurdular. Belli düzeylerde ittifaklar oldu.
Arada bir zaman geçiyor gelişmeler oluyor, sözde diyelim “biraz rahat” oluşuyor.
Liderler ve partiler yine yoldan çıkıyorlar.
Bir olay mı oldu, fırtınalar yine kopmaya başlıyor.
 
*PKK lideri Öcalan’a komplo oldu, KDP ve YNK sessiz kaldı. PKK de kırılmalar yaşandı.
Söylenenler yenilip yutulur cinsten değildi. Bu kırılma Öcalan’ın özgürlüğünü Kürdistan’ın özgürlüğünün önüne koydu. Önderlik hapisten çıkarsa Kürdistan kurtulur yanılgısına düşülmüştü.
O günden bu güne madalyonun bir yüzüne dayanılarak KCK, PYD vb bütün örgütlenmeler devletin örgütlenmeleri ve sömürgecilerle haraket edenler olarak değerlendirildi.
Bu yaklaşım ortak bir nokta bırakmıyor. KCK ve milyonlarca kitlesini otomatikmen karşısına alıyor.
PYD nin ABD ve koalisyon güçleriyle birlikte sağladığı başarılar yukarıda izah ettiğim yaklaşımdan dolayı tukaka ediliyordu. Dışarıdan aşılamalar yapılmaya çalışıldı ki, bu tutmadı. Oysa doğru tavır eleştiri ve uyarılarla birlikte yanında olmaktı.
 
*Güney Kürdistan’da bağımsızlık referandumu oldu.
Halk %93 evet dedi. Katılım %71 di. Halkın zaferiydi bu.
Mesut Barzani’nin bunda etkileyici ve kararlı rölü inkar edilemez. Halk bağımsızlığa karar verdi.
Onlar ABD ve diğer yerlere gerekli mesajları vermişlerdi, referandum yapıyoruz, ama uygulamıyoruz diye.. Sonralara bırakıyoruz. Şimdi de dondurdular.
Halkın verdiği bu tabuya uygulanana kadar sahip çıkacağız. Gayet demokratik ve barışçı bir ortamda hilesiz yapılan bir referandumdur.
Hayata yanlış diyenler kendisi yanlıştır.
Halkınızın kararına demokratsanız saygılı olacaksınız.
Hikayeler anlatmanın hiç bir yararı yoktur.
 
*KDP ve KCK bazı başarılar son yıllarda Güney ve Rojava da sağladılar, bir açıdan kendini kaybettiler. Düşmanla yarışacaklarına birbirleriyle yarışıyorlar.
Son Kerkük ihaneti ve işgali ayrıca 2014 ten sonra kazanılan diğer yerlerin kaybedilmesi Kürdistan için ciddi kayıptı. Nedenlerini önceki makalelerimde yazdım.
KCK, bu sefer sessiz kaldı. Hatta tarafsız kalacağız diye açıklama yaptılar.
Düşmanın Kürdistan’daki işgalini kınayacağına ve asıl buna tavır alacağına başka hedeflere
yöneldiler. ihanet eden ekip YNK içinde olmasına rağmen ve kendilerinin dahi yaptıkları ihaneti kabul etmelerine karşın onları es geçtiler.
Doğrudan basın ve yayında, sosyal-medyada KDP ve Barzani ye yüklendiler. Aşağılama ve hakaret yöntemiyle yenilgiyi adeta gözlerine gözlerine sokma tavırları sergilendi.
Goran, Komele ve YNK li Bafıl ve yeğenlerine yakın olan komutan ve kişilerle söyleşiler yaptılar.
Irak, İran, Tc, ABD ve İngiltere nin yol verdiği bu operasyonda hatta bazıları, “KDP ve YNK gider biz iktidara geliriz” hesabını yaptılar.
Düşmanına yapamadıklarını birbirine yaptıklarını, ve hınçlarını içe akıtma çabasını güttüklerini çok açık gördük.
Barzaniyi düşmana yem yapmayalım, bu doğru.
Ama öncelikle Kürdistanı savunacağız.
Herşeyden önce işgal edilen yerlerin kurtarılmasını ve içte yeniden yapılanmayı sağlamamız şarttır.
 
*Özyönetim ve hendek savaşında bazıları KCK yi amansız biçimde aşağılıyordu. Sanki Kürtlere saldıran TC değil miş gibi hep KCK ye yöneliyorlardı.
O zamanda isyan ettim. Eleştiri yaparım ama TC uygulamalarına karşı da halka sahip çıkarım yaklaşımı gösterdim.
Hatta “Müzmin PKK muhalifleri” diye bir makale yazdım.
Şimdi ise tersinden bir hatırlatma yapayım.
Aynı basınç içinde kalanlar şimdi karşı benzer basınç tercih etmesi, ne kadar benzediklerini gösteriyor.
Bende şimdi haklı olarak şunu söylüyorum:
Müzmin KDP ve Barzani muhalifleri” diyorum.
Kürdistan’a ve insanlarınıza sahip çıkmayı unuttunuz.
Ne oldu beklentileriniz boşa çıktı.
Bazıları Güneyde düşmanlarımızın onları iktidara getireceğini sandı.
Yanıldılar, getirmediklerini gördüler. Mesut Barzani istifa etti.
ABD ve Batı Neçirvan Barzani ve Kubat Talabani’yi işaret ettiler.
Öyle “KDP bitti” diyenler yanılıyor. Yerini dolduracak hazır kimse yok görebildiğim kadarıyla.
Hatta size şunu hatırlatabilirim:
Sayın Mesut Barzani başkanlık seçimlerine katılmayacağını söyledi. Seçime katılsa ve karşısına Berhem Salih, Gorandan bir kişi mi, veya başkalarımı çıkacak...
Halkın yine Mesut Barzani yi seçmesini önemli olasılık olarak görüyorum.
Özellikle kuzeyden ve Avrupadan Güney i tanımayanlar yönlendirme haberlerle yükseklerde uçuyorlar..
Türkiye’de kısmen Güney algısı TC algısı ve propagandasıyla benzerlik arzediyor.
..
Hayat tecrübesi: devrimde bol düşmanlar, kerkes kötü “ben iyi” çökmüştür. Doğru değil.
Tecrübe iki: Kürdistan’da ki düşmanlık kaynağını sosyalist despotizm, ortadoğu lider zihniyeti, parçalanmışlık, aşiret kavgalarından alıyor.
Tecrübe üç: O kadar çok iç düşmanları subjektif niyetlerimiz vb ile üretiyoruz ki, geriye sağlam denilecekler kalmıyor. Veya bunu söyleyenlerin dışında sağlamlar kalmıyor.
 
Irak la işbirliği ve Kerkük vb yerleri teslim edenleri Kürtlerin bazı partileri öne çıkarmıyor.
Bunu niye yaptıklaırnı bir araştırmak ve sorgulamak yerinde olur.
Bir arakdaş diyordu ki: “Tecrübe yenilen kazıkların toplamıdır”.
İç ihanet satışlar ve düşmanla işbirliği ederek kardeşini boşa çıkarmak yenilen EN ACI KAZIKTIR.
Kürdistan partilerinin birbirine düşmanlığı, iç çatışma ve savaşlar düşmana hizmet eden YAĞLI BİR KAZIKTIR..
Yeter artık lo...
Kazıkları yemeye ne kadar balıklama atlıyoruz...
İçe yönelenler kördür ve yapılan düşmana hizmettir.
Kürdistan partileri arasındaki savaşın kazananı yoktur...
Her zaman düşman yararlanır veya kazanır.
Bir parti düşmana yenilsin ve ben yerine geçerim diyen namerttir.
Bafıl-Pavel Talabani vb de kazığı bir güzel yedi.
Daha şimdiden “biz böyle anlaşmamıştık” demeye başladılar...
Düşman bildiğini yapar, senin gibileri mi dinler...
 

Yorumlar

Sayın DursunAli öncelikle eline kalemine ve yüreğine sağlık.Sizin gibi iç açıcı dürüst ve değerli yazarlarımızın çoğalmasını umut ve temenni ediyorum.Bana görede sayın Mesud Barzani çok ama çok iyi niyetli ve vatanperverdır.Malesef çok büyük bir ihanete uğradı doğrusu şudur sayın Mesut Barzani şahsında Güney Kurdistan büyük bir ihanete uğradı hernekadar bafil.pavel.hero şeyh Cafer şeyh Mustafa ynk nin bazı zerzavatlari öne çıksana Sayın Barzani kdp nin bazı ihanetcilerininde kurbanı oldu.Değerli Mesud Barzani referandumu yaparak dik durdu onurlu bir yaklaşım sergiledi dünyayı karşısına aldı belki siyasi hayatı bitti ama tarihe altın harflerle ismini yazdırdı.Güney Kurdistan Sayın Mesud Barzaniyi çok ama çok ariyacak

sayin ali kücük barzani annesinden dogdugu günden bu yana siyasal hayatin icinde olan bir insan ve bu yasamini kesintisiz 70 yildir sürdürüyor bu dünyada onun gibbi tecrubeye sahip cok az politikaci var üstelikte 27 senedir de fakto bir devlet idare ediyor amma bir referandumun zamanlamasini ve ona destek verecek ic birligini sagliyamiyor elinde bulunana kazanimlarini  koruyamiyor ve bu gün kürdlerin tümü bu sahis ve ailesi yüzünden   büyük bir rsik altina  girmish durumda siz halen bu siyasetin kazanacagindan bahis ediyorsunz eee kürdün zaten en büyük paradoksuda bu degilmi büyük barzani iyi bir kürdistanli amma iyi bir politikaci degil siyaset sahnesinden cekilmesi onun ve kürdler icin iyidir. yerine iyi bir politikacida yetistirememis oda büyük bir sorun.gelen gideni aratacak bu kesindir.

kürdler kesinlikle karamsarliga kapilmamalilar oyunun daha birinci perdesindeyiz ikinci perde daha acilmadi bille amma acilmak üzeredir küdler shunu bilince cikarmalilar ve ona göre önlemlerini almalilar bazi yerel ve global gücler  ilimli ve radikal islam üzerine kurguladiklari oyunda basarili olamadilar simdide  islamla harmanlanmis arap ve türk miliyetciliyle kürdlere saldircaaklar kürd bilmeliki türkün ve arabin shiasida suniside onlara karsi bir kualsiyon kurmus durumdalar (barzanilerin iyi dostlari nucefi kardesler bille simdi abadinin arkasinda saf tutmuslar) simdi miliyetcilik agirlikli islalamla (suna shia fark etmez) kürdleri cembere almak istiyorlar.

kürdler mutlaka yerel ve global dengeleri yeniden analize tabbi tutup ona göre strateji belirlemeliler hem yerel ve hemde global düzeyde cok stratejiler degisti amma kürdler ayni tempoyla devam ettiler önce bunu anlamalilar sonrada neden kayip ettiklerini  daha iyi anliyabilirler bu konuda sadece shunu yazayim 30 eylül 2015 ten beri ortadoguda köklü stratejik degisikler oldu güneyli kürdler bunu zamaninda iyi analiz edemediler sonradan yaptiklari taktik girsimlerde istenen sonucu vermedi.

kuzeyli kürdlerin kandildeki yaslilari bu konulara daha iyi hakim amma onlarinda en büyük sorunu imralidaki esirin durumudur. onun esareti kuzeyli kürdlerin ayaklarina pranga olmus durumdadir.onu türklere teslim edenlerin bu günleri düsündükleri simdi daha iyi anlasiliyor.

her seye ragmen ulusal konularda birlik ourlarsa kürdler kazanacak bu kesindir.

Devlet deneyimi olan halklar uluslararası ilişkilerde dolayisiyla politik ve siyasi konu ve olaylarda güçlü tecrübelere sahiplerdir....

Biz kürdler de devletlesme tecrubesi olmadigi icin dogru politik adimlari uluslararasi iliskilerde sergileyemiyoruz....

Her parcada bakarsak kürdün siyasi politik alanda ki tecrubesi son 30 40 yıldır. O da icinde bulundugu devletin şemsiyesi etrafinda...Güneyin ki diger parcalara göre daha ileri diyelim...

Tabi isin icine islami, feodal kültür ya da marksist ideolojileri aşamayan parti kültürü girince, durum daha da vahimleşiyor

Aslın da politik deneyim bir alt yapı olarak kürdler de halen karşılıgıni bulmuş degil desek bence yanlış bir tespit olmaz.

işidle mücadele sonrası elimizde avcumuzda bir sey kalmamasınin temel nedeni uluslararası ilişkilerdeki bu politik deneyim yetersizligidir....Satranç gibi....hangi taşı ne zaman nerede kullanacagimizi bilemedigimizdendir....Karşı tarafın hamlelerini hesaplayamamizdandir...

Ha bir de yeri degil ama burada dikkat cekme amacli bir konuyu dile getirmek istiyorum.

Tesadufen bir tanidigin evinde izledim. Atv de Esra Erolun sundugu programda Adanadaki bir dogum evinde yasanan cocuk dogumlari ve bu cocukların para karsiligi cocuk sahibi olamayan baska ailelere verilmesi tartisiliyor. Olaylar 90 lar sürecinde....isin ilginc yani dogan bu bebekler kürd...dogar dogmaz cocugunuz öldü denilip ailelerinden kopariliyorlar.... yüzlerce cocuktan bahsediliyor... İşin ucu devlete kadar gidiyor...Ve tahminimce yalnizca bu Adanada olmuyor...programa gelen cocuklarini arayan anneler o zamanlar türkce bilmediklerini ve donemin hemsirelerinden cok kötü muamele gördüklerini ve de caresizliklerini anlatıyorlar. En cok da Adanaya mevsimlik isci olarak gelen kadınların cocuklarını aldiklarini anlatiyorlar. Olay Urfalı ailesini arayan bir cocukla başlıyor sonra si buzdagı...
Kürdlerin asimile politikasında hic gündeme gelmemiş yeni bir boyut bu. O nedenle
ben cok ciddi buluyorum bu durumu...KP nin de takip etmesini isterim.

Makale dışı bir konu olması nedeniyle umarım sayın yazar bana kızmaz....

Saygılar

Dursun Ali Dersımli bir hemşerim. 19 yıl zından hayatı yaşayan bir Kürdyurtseveri ve yazarı. Yazılarını sürekli okuyanlardan biriyim; severim kendisini. Çünkü içi Kürdlükle yanan bir Kürd. O içinde geçen duyguları ifade ediyor.

Neise konuya geleyim. Azad adlı yorumcu kardeşimin yorumunu okurken, onun adına üzüldüm. Çünkü yorumunun bir yerinde "Bu dünya'da -Mesud Barzani için- onun gibi tecrübeye sahip çok az politikaci var" diyor, ardından "Kürdlerin tümü bu şahıs ve ailesi yüzünde büyük risk altına girmiş" deyip ekliyor. Bu kadar çelişkili yorum yazan Azad herhalde ne yazdığını bilemiyor. Ayrıca "Kürdler" sözcüğü 50 milyonluk Kürdleri akla gelir. 50 milyon Kürd neden onun ailesi yüzünde risk altına girsinki? O Güneyde, ben Kuzeyde, öbiri Doğu ve Batı'da. Unutma Azad Bey, milyonlarca Kürd o ailenin adıyla Kürdlüğüne sahip çıkmış. Olaki onlarında eksikleri var. Çünkü onlarda ben ve sen gibi insan. Eksiği olmayan insan mı var? Ama o aile halkına hiç bir zaman ihanet eden bir aile olmamıştır ez gori. Yani "yiğidi öldür ama yiğitliğini inkar etme" diye bir söz var.

Son verirken, ümidimizi yetirmiyelim, sonuç nasıl olur onu bekliyelim. Ve şunu da unutmayalım, bu yüzyılda yüzde milyon bir Kürdistan kurulacak. Çünkü Kürd sorunu Ortadoğu'da çözülmeden orada istikral sağlanmaz ve kocabaşların çıkarlarına engel. Yani kanımca bu yüzyılda Kürd sorunu dört parçada, Azeri ve Beluci sorunu İran'da ve diğer azınlıklar sorununu çözecekler, çözmek isteyenler. Ben o günü göreceğimi sanmam ama, Azad Bey'in göreceğini düşünüyorum. Herhalde gençtir. Hele Delal kızımım görmesini çok isterim. Çünkü yorumları da  onun adı gibi delaldır. Saygılar, sevgiler.

                 Barzani,öngörüde yoksun bir kisilige sahip.böylesi ciddi bir Bagisizlik referandumda Güney Kürdistanda hic bir parti ve meclisin karari olmadan,karar almak bastan kayip etmek anlamina gelir.

özelikle Talabaninin oglunun ihaneti ve KDP nin (Barzanin) pesmergeleri bir mermi atmadan tüm kazanimlari

teslim etmeleri en büyük teslimyet ve ihanettir.Barzaniyi ,gecmiste yasanan olumsuzluklarla ayni tutmak teslimyeti akliyamasin.Barzanin istifasi yeterli degil cikip %93 evet diyenlerde özür dilemeli.önerim gelecek secimde D,Ali kucuk adayligini koymali.saygilar.

Sayin Ali Kücük,o Hendek Direnisi'ni yapan o guzel cocuklar pesmergeler(YNK,KDP fark etmez) gibi kacip gitmediler,oradaki de bir yenilgi sayilsa bile onurlu bir yenilgi idi....buna ileride tarih sahitlik edecektir...Hendek Direnisinden Basur Kurdleri ders cikarmis olasaydilar Kerkuk teslimiyeti yasanmazdi...ikisini ayni kefeye koyarsan gercekleri gormekten uzaklasirsin....

Sayın Ali Mert kardeşim, biraz insaf, biraz vicdan sahibi ve biraz da bilgi sahibi olsaydın şu uzun cümleyi yazmazdın. Şunu diyorsun: "Güney Kürdistan'da hiç bir parti ve meclis kararı olmadan, karar almak baştan kayıp etmek anlamına gelir".

Ali Can, kusura bakma, hem cümlen yanlış ve hemde iddia ettiğin konu. Ez gori, eğer hiç bir partinin kararı olmadan Referanduma %71 katılan ve %93 "Evet" diyen halkın bir bütünü KDP'lı mıydı? Lütfen bıra can, ayıp, ayıp. Doğru, mecliste Goran ve Komel yoktu, ama YNK'nın büyük kısmı vardı. Talabani oğlu Kubat Başbakan yardımcısı idi, halende öyledir. Ayrıca Garan ve Komel'in büyük tabanı sandığa gitti ve evet dedi. Yani birini, ya da bir başka konuyu eleştirirken, o kişi ve o konyu iyi bilmek elzemdir şeker kardeşim. Kısacası yanlış olan Referandum değildi, yanlış olan bizim yeterince dostu, düşmanı iyi tanımamamız ve birbirimize düşmandan daha fazla düşman olmamız, ulusal bazda gücümüzü ortak düşmanalara karşı birleştirememız. Herhalde bu afedilmez davranışımız, sadece Barzani ailesinde değil, bir bütün siyası güçlerimiz de böyle. Barzani ailesi diğerlerine karşı daha dürüst ve daha da yurtsever bir aile ve övülecek bir asalete de sahiptirler. O Mesud Barzani ki kendisine, haşa haşa "O..............ğu diyene her zaman "Berrêz" yani Sayın ..... demiştir. Yani o aile İstanbul Kasımpaşa ve Kulaksız'da oturan aile, ya da Kürsistan'ın olumsuz bir köyünde yaşıyan bir aile değil. Bunu iyi bilmek lazım.

Bir dörtlükle Ali'ye sorum

 

Ali Mert, Ali Mert

Kim dürüsttür, kim namert?

Lütfen bunu söyle can

Söylemezsen olur dert.

 

Bibêje lo bibêje

Berê bêşîr nemêje.    

 

Sayın Oxulu, yani Dep'li  -Karakoçan- kardeşimede  bir kaç söz. Önce şunu söyleyeyim. Dep önce Dersim'in bir kazası idi. Sonra Harput'a bağlandı. Yani şimdi Dep Dersim değil Elazığ'a bağlı bu bir. İkincisi, her savaşta yenmek de var, yenilmekde. Savaşlar insanoğlunun bir ayıbı olmasına rağmen, ne yazıkki henüz insanoğlu bir bütün insan î Kamîl sıfatına girmiş değil. Hendek savaşında o insanlar ölmemeliydiler. Bile bile zaferi olmayan bir savaşta ölmek hiçte doğru değil. O gençlerin yaşaması daha güzel olurdu, gelecek günler için. O savaş Dımdım Kale savaşı değildi. Dımdım'da bir kumandan vardı, adı "Xanoyê Lepzêr în" ama o 10 kasabada hiç bir Xano yoktu. Xanolar Qandil'de sadece seyrettiler babo. Pêşmerge'nin kaçışını ayıplama lütfen. Savaşlarda kaçış ve geri çekilme her zaman var. Lütfen ne Pêşmergeyi korkaklıkla suçlayalım ve ne de Gerillayi. Onlar bizim çocuklar, bizim kardeşlerimiz ve neticede can taşıyan hepimiz gibi birer insan. Saygılar.  

16 Ekimden Sonra Güney Kürdistanda yeni bir Süreç başladi. Artik Aileler ülkeleri yönetemez ve Devlet Kurmaz. bu Süreç geride kaldi. Barzani Ailelesi 26 yildir yari Devlet bir iktidara sahibti. fakat bir Devlet Mekanizmasini oluşturmadi. Kürtler ne zaman Devlet imkani yakalamişse bunlar bir darbe vurmuştur. Güney Kürdistan 2005 tem 2013 e kadar iyi bir gelişme sağlandi biraz Devlet olacak gibi oldu. fakat Barzank Ailesinin Dostlari Onlara DAIŞ i saldirti az kalmiş Barzaniler Hewleri Birakip kaçacaklardi. iyi Koalisyon Güçleri geldi yardimlarina onlari Kurtardi. Tabiki Bu Süreçte Şengal ihanetini yaşadilar. daha Sonra Goram Hareketini Bahane edip Parlamantuyu kapatilar. vs vs yani bunlarin Kürdistan için yapaçaklari bir iyilikleri yoktur.

Batılılar BERZANİ'ye DARBE yaptı. BERZANİ BATILILARA KARŞI DİK durdu. REFERANDUMdan geri adım atmadı. BATILILAR  KIZDILAR. Derlerki KÜRDİSTAN PETROLünü RUSlara verdiği içinmiş. Onun için BATILILAR kızmış. HAKLIDIRLAR. Şu andaki KÜRDİSTANI oluşturan ve ayakta tutan EMERİKAdır, seni SADDAMa karşı 36. paralel ile koruyan Emerikadır, sen gel petrolü Bölgede hiç bir etkinliği olmayan RUSlara ver. O RUSlar ki bu güne kadar hiç bir faydası KÜRDe de KÜRDİSTANa da dokunmamış.Akıl karı değil. RUSlar KÜRDİSTANı korumaz, Korumadı da. Sadece GÖNÜL  HOŞLUĞU olsun diye bir iki söz söylemekle yetindi o kadar.   KÜRD lidrleri içinde BAĞIMSIZLIKçı duruşuyle BERZANİyi sewerim. Ancak hatalarını da HADDİM olmayarak yazarım. Sayın BERZANİ "BRAKÜJİ" olmayacak dedi. Braküji olmayacak da KÜRDİSTAN topraklarının yüzde 20 si bir gecede mi gitsin daha iyi ? Kaldı ki KÜRDİSTAN toprağını satanlar "BRA" değil ki. KÜRD bile demem. Eğer ki WELAT toprağı üzerine Xayınlık we ixanet yapıyorlarsa Onlar  BRA değil, düşmandır ve rahatlıkla , çekinmeden onlarla sawaşılır. İkincisi hadi ben yanlışım , onlar  BRA.   Tartışmalı kürdistan BÖLGELERİNE GİREN heşdi  Şafi we ırak eskerlerine karşı niye durulmadı.? Niye şehirleri kasabaları sawaşmadan verdi ? Onlar da mı "BRA" idi. "BRAKUJİ" olmasın diye mi?Ezidilere karşı BÜYÜK BİR BORCU YOKMUYDU  KDP PEŞMERGELERİninn. Neden ŞENGALİ Bir kez daha İŞGALE verdiler. ? En az orada direnmeliydiler. Orda da YNK nin ihanetçi Péşmergeleri mi wardı ? ŞENGAL, ZUMAR, MAXMUR, SINUNE.... O coğrafyayı inceltiler. İnceltiler ki İŞGAL güçleri PéŞXABUR XELİL BRAHİM GÜMRÜK KAPILARINA YAKLAŞTILAR Hatta Türk dewletinin OWABAĞ sınır kapısı için GAYET ALT YAPI oluşturulmuş, incelmiştir......       eee... İŞİD ( şengale, Rebia'ya gelince   Péş- merge , Paş- merge oluyor, kaçtı demiyorum, İxanetçi ynk nin Péşmerge saf değiştiriyor , Péşmerge "Brakuji olmasın diye sawaşmıyor. HEŞDİ we Irak askerleri KERKUK, MAXMUR ŞENGALe girigor, GERİ ÇEKİLİYORLAR .  sawaşmıyor. Merak ettim Peşmerge bugün bu durumda sawaşmayacaksa Ne zaman sawaşacaklar ? 300 bin peşmerge olduğunu söylüyorlar. Bunlar watanını sawunamayacaklarsa , o zaman ne işe yararlar ? Maaş alıp Göbek bağlamak için mi? Türkler  " Söz konusu VATAN ise gerisi teferruattır" diyorlar. Doğrudur.Söz konusu KÜRDİSTAN toprağı ise  "BRA.... BRAKUJİ ... KARDEŞ KANI ...." teferuattır.  Bakın osmanlılar DEWLETin bekaası için nice KARDEŞ- OĞUL öldürdüler. Bablar oğullarını, kardeşlerini... Kardeş kardeşini yok ettiler. Onun için KÜRDlerde bu gibi durumlarda " BRAKUJİ  olmasın  "sözü geçerli değildir.

 

Sayin Dersimi,bir defa oranin ismi "Oxu" degil Oxi dir..turkcedeki ince "i"...gexi-oxi (Kigi-Karakocan), ikinci olarak Karakocan(Dep) hic bir zaman Derimin ilcesi olmadi,Karakocan Kigi'ye bagli bir yer idi,kigi ise Erzingan( Erzincan)'a bagli idi,bu osmanli idari sistemini belirledigi duzendi,Dersim Katilaminin bas aktorlerinden olan alcak Abdullah Alpdogan Karakocani 1937 de ilce yapip Elazig'a baglamis,biz koken ve cografi olarak dersimliyiz, Karakocan'in buyuk cogunlug; Hesenan,Demanan,Karsan,Sadi,Pirvang ve izollardan olusmaktadir...bunu en iyi Buyuk Lider Mazlun Dogan acikliyor...Hendek konusunda ise sana hic birsey yazma geregi duymuyorum...evet savaslar insanoglunun ayibidir ama insanoglunun tarihide ayni zamanda savaslar tarihidir...Sayin Barzani hep biz silahsiz bir cozum istiyoruz derdi tabii bunu Turkiye'deki Kurd Ozgurluk Mucadelesinin gereksiz oldugunu ve akepe'yi memnun etmek icin soyluyordu,Kerkuk savasilmadan teslim edildi,bu bir teslimiyetti.,bunun savunulacak hic bir yani yok,senin dusuncene gore bugune kadar sehit olan Pesmergeler ve Gerillalar bosuna olmusler...unutma;teslimiyet ihanettir direnis ise zaferdir...

Sayın Dep'li kardeşim, yorumumda Oxî yerine Oxu çıkmış ki bu bir harf yanlışlığı. Yani gözümde kaçmış, kanımca bu ayıp değil. Evet, 1937-38 katliam öncesi Dersım'in vilayet merkezi Harput idi. Katliam sonrası katil general Abdullah Alpdoğan esas adı Mameki olan o küçücük kasabayı vilayet yaptı, adını da TUNÇ ELİ, yani Kürdün kafasına inen Türk'ün TUNÇ ELİ. Dersım coğrafik olarak büyük bir alanın ismi. Ta Sivas'ın Ümraniye, Zara, Kangal, Hafik ve diğer yerleri, Erzincan'nın büyük kısmı, Dep, Kiği ve Bingöl'ün diğer yerleri ve Elazığ'ın büyük kısmı, Malatya'ya uzanan yerler ,

Şeker kardeşim Mazlum Doğan hiç bir zaman lider olmadı. O korkusuz, son derece zeki ve akıllı bir Kürd milliyetçisi ve Kürd Özgürlük Hareketinin bir militanı idi.  Senin dediğin lider bugünkü İmranlı adasındaki Avdıllah'dır. Mazlum ve diğer birçokları ona kurban oldular. Mazlum ve Kardeşi Delil, ağabeyleri Fevzi Teman köyünde halk arasında merhum "Kazê Bayê" dedikleri Kazım Doğan'ın oğludur. Kazım Dede ve yakın akrabaları -Mala Goncıkan- benim dayılarımın Rehperleri. Kanımca sen benim kadar o aileyi tanımazsın. Mazlum'un annesi uzaktan akrabamız. Yani Ana Kebire.

Evet, insanlık tarihi savaşlar tarihidir doğru; ama savaşlar insanoğlunun en büyük ayıbı. Biz insanlar arasındaki savaşları ayıp olarak görmek zorundayız. Çünkü biz düşünen, konşan ve yaratıcı beynine sahip yaratıklarız. Sorunlarımızı insani diyaloğ içinde çözmeye çalışsak daha iyi olmaz mı? Barzani bunu istiyorsa, bu insanı bir davranıştır. Çünkü o gerçek bir insanın nasıl olması geçeğini bilen kişidir. Yıllarca utandığı insani öldüren silahı taşımış ve binlerce birbirlerini öldüren isanların ölümüne şahitlik etmiş ve bunun için de hep barış istemiş, insanlar ölmesin demiş, ki bu taktire şayan bir davranıştır bavê mın.

Bıra Can, Mesud barışı isterken AKP'yi memnun etmek için istemiyordu. Gerçeği söylüyordu. Kürd Özgürlük Hareketinin artık silah ile çözülmeyeceğini dile getiriyordu. Yani siyasi bir yol ve insani bir çözüm.

Bıra Can PKK 1977'de kuruldu, 1984 de silahlı mücadeleye başladı. Ben sana kuruluşundan sonra neler yaptığını yazmak istemem, çünkü çok uzun, acıklı bir hikaye. Peki bu 33 yıllık savaşta PKK Kürd halkıa ne armağan etti? Bir karış toprak, ya da bir köyü mü özgüleştirdi? Söyler misin ne yaptı? 4000 köy yerle bir, 5-6 milyon insanı yerinden, yurdunda uzaklaştırarak, Türkün asimilasyon çarğının önüne attı ve yüzbine yakın genç insanımızın şehit olmasına, koca bir coğafyanın da tahrip olmasına neden oldu. Buna "Hayır yanlış" diyebili misin?

Sana ve senin gibilerine kardeşçe bir tavsiyem. Her oturup kalktığınız yerde, hep birlikte, birliği savunun, dostu ve düşmanı birbirinden nasıl ayırt edeceğinizi tartışın. Hiç bir siyasi güce mürit olmayın; sevin ama ısırmayı bırakın ve nasıl bir coğrafyaya sahip olduğunuzu iyi bilin, her düşünceye de saygılı olmaya ve her teze karşı da bilimsel tez üretmeye çalışın. Olur mu benim şeker kardeşim. Lütfen bunu yapmaya çalış ve çalışın diyorum.  Saygılar.

 

Sayin Dersimi,bu konuyu uzatmak artik kabak tadi veriyor,istedigin gibi dusun,yoreyi ve tarihi az cok biliyorum,bana gore Mazlun Dogan bu halkin bir lideri ve onderidir,sen nasil dusunursen dusun umrumda degil ve halk onu bir onder olarak goruyor...aileye gelince bende onlarla uzaktan akraba oluyorum ve Fevzi benim ogretmenimdi,Delil ve Mazlumun isimlerini ailemdeki 3 yegenime taktim,bir arkadasimin ilk cocugu olunca ismini Mazlum koydum,..neyse umarim onlarin isimlerine laik olurlar...ha bu arada Mazlum Marksist Leninist bir devrimciydi, umarim bunuda biliyorsun... """sevin ama ısırmayı bırakın"""  sozunu ne manada soyledim bilmiyorum eger isirmayi hayvani bir olay olarak soyluyorsan sana iade ediyorum.

 

Mazlum Dogan'a Kurd Milliyetcisi diyorsun, inanki Mazlum Dogan'i hic tanimiyorsun,bir insan Kurd milliyetcisi olabilir bu gayet normal ama Mazlum bunu asmis bir devriciydi,onu tanimaya ve anlamaya calis,onun akrabasi olabilirsin ama onu anlamamissin,bence onu okumalisin.

Sayın Dep Dersim Bey ve Be Deng kardeş, Mazlum Doğan için sizinle polemiğe girmek istemem. Bütün dünya dil literatöründe, Lider bir Partinin, başkanına ve bir devleti yöneten Reisicumhur'a denir. Oysa merhum Mazlum ne bir Parti lideri idi ve ne de bir devlet'in başkanı ve Reisicumhur'u. Siz o yiğit Kürd aslanını lider, başkan ve hatta Tanrı diye tanımlayabilisiniz, ki bu sizin doğan hakkınız. Ama Mazlum hiç bir Partiye ve devlete lider olmadı. Apo'nuza kurban olmasaydı, belki olurdu.

Sayın Dep Dersim,  bir TV programında bir soru üzerine şunu söyledim: "Kurd nizanin hez bikin, Kurd gez dikin" demiştim, ki bu bizim gerçeğimiz. Eger biz birbirimizi sevseydik, bugünkü durumda olamazdık şeker kardeşim. "Gez dikin" derken,haşa, haşa kimseye "Hayvan" demedim ve öyle bir terbiyesizlikde yapamam. Ne dedim? "Sevin ama ısırmayın" demiştim. Peki insan insanı ısırmaz mı? Bunun cevabı sana ait. "Ez dibejim "Tengava Stenbol" tu dibêjî "Qereqol". Bira can ez bawer im tu min fêm nakî. Ez dibêjim "Biratî, tu dibêjî destê min şewitî". Kısacası galiba ayrı dünyanın insanlarıyız. Siz dünyanızda yaşayın, bende dünyamda, olur mu birayên zanyar. Saygılar

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News