ala kurdistan
Ey Reqîb

Güney Kürdistan'da İsyan- Hüseyin Turhallı

Türk devletinin Güney Kürdistan'a yönelik saldırıları sonucu 360 köy boşalmış. Buralara Türk Ordusu onlarca üs kurmuş.

Bu bir askeri işgaldir. Güney Kürdistan hükümeti bu askeri işgale karşı şimdiye kadar hiçbir girişimde bulunmamıştır.

25 yıldır devam eden bu işgal süresi boyunca, yüzlerce Güney Kürdistanlı sivil katledilmiştir. Sadece 2018 yılı içinde katledilen sivillerin sayısı 60'tır.

Güney Kürdistan hükümeti bu sivil katliama karşı Türk devletine hiçbir tepki göstermemiş, bombalama ve cinayetlerden PKK'yi sorumlu tutmuştur.

Son bir hafta içinde 4 sivilin katledilmesi karşısında da Güney Kürdistan hükümetinin suskun kalması kitleleri isyana zorlamıştır.

Güney Kürdistan hükümeti Federal Irak Cumhuriyetinin bir bileşenidir. Hükümet olma vasfına sahip yapıların temel dört görevi vardır. Hükümetin demokratik veya otokratik olması onu bu görevlerden muaf tutmaz.

ı- Vatandaşların can güvenliğini korumak. Güney Kürdistan vatandaşları Türk devleti tarafından katlediliyor, hükümetten çıt yok......

ıı- Vatandaşın malını ve toprağını korumak. Güney Kürdistan'ın 360 köyü işgal ediliyor, köylülerin bağ ve bahçeleri yakılıyor, hayvanları öldürülüyor, hükümetten çıt yok......

ııı- Halkın onur, namus ve haysiyetini korumak- Türk devletinin saldırıları sadece cana, mala ve toprağa değil, aynı zamanda onur ve haysiyetini de saldırıdır. Ancak hükümetten çıt yok.....

ıv- Halkın geçim ve barınma sorunlarını çözmede yardımcı olmak. Maaşların yarısını veriyor ya.....

Bir hükümet düşünün, meşru bir hükümet olmanın kendisine yüklediği görevlerin sadece %12,5'ini yerine getiriyor.

Peki ne yapıyor?

"Bu bir provokasyondur. Sorumlular bulunup cezalandırılacak.....!"

Yüzlerce köyü işgal eden, yüzlerce sivili katleden Türk devleti provokasyon yapmıyor da "Bizi niye öldürüyorsunuz" diyenler provokasyoncu oluyor?

Bu nasıl bir mantık, bu nasıl bir devlet ve hükümet anlayışı?

Neden dünyayı ayağı kaldırmıyorsunuz? Neden Irak hükümetini göreve çağırmıyorsunuz? Türk devletine "saldırılarını durdur" diye neden hiçbir girişimde bulunmuyorsunuz?

Devlet böyle bir anlayış ve duruşla kurulabilir mi? Buna siz kendiniz de inanıyor musunuz?

Biliyorum, bazıları hemen saldırıya geçecek "Bütün bunların sorumlusu PKK'dir" diyecek.

Bunlar korkakça ve boş laflar?

Kürd aydınlarının, siyasetçilerinin, duyarlı her insanın Kürdistan hükümetini bu yaklaşımından ötürü kınamalı onu ülkesini ve insanlarını korumaya davet etmelidir.

Güney Kürdistanlı Kürdün isyanı son derece haklı ve meşrudur. Haksız ve hukuksuz olan Türk devletinin saldırıları, Güney Kürdistan hükümetinin talihsiz açıklaması ve omurgasız duruşudur.

*********

KDP ve T-KDP

Makalenin açıklamasını yazmak, makale yazmaktan çok daha zor. Nesnel bir makale eldeki nesnel veriler değerlendirilerek yazılır. Oysa ki makalenin açıklanması yazılırken başkalarının değer yargıları da dikkate alınarak yazılması gerekiyor. Ki bu da yazarı sübjektivizme, tepkiye itiyor.

"Güney Kürdistan'da İsyan" makalesine eleştiri yönelten T-KDP'li yorumcu arkadaşlarımız Öcalan'a, PKK'ye yöneltecekleri eleştiri ve saldırıları şahsıma yöneltmekten adeta zevk alıyorlardı. Doğrusu şaşırdım. Bu bir delilik belirtisi......

Ben bir olayı ve bu olaya yaklaşımı anlatıyorum. Onlar PKK ve Öcalan şöyle dedi, böyle dedi, diyorlar.

Ne alaka?

Bağ kurabilene aşk olsun.

İşin garip yanı bu yaklaşım çoğu PKK taraftarlarında da mevcut. Ben makalede PKK'nin şu konuda yanlış yaptığını, doğrusunun bu olabileceğini söylüyorum. Onlar da "Niye Berzani'ye söylemiyorsun?" diyorlar.

Bir süre PKK ortamında bulundum. Bu doğru. Sonra PKK bizimle yollarını ayırınca biz de bir taraftan bireysel yaşamımızı örgütlemeye bir taraftan yarı yolda bırakıldığımız mücadelemizi düşünsel anlamda tamamlamaya çalıştık/çalışıyoruz. Hepsi bu.

20 yıldır hiçbir siyasi partiyle öyle veya böyle organik bir bağım olmadı. Görüşmüşlüğüm de yok.

Daha önceleri de söyledim. Şimdi de söylüyorum. Bir bütün olarak Kürd siyaseti adeta paralize olmuştur. Düzeleceklerine ilişkin umudumu da gittikçe yitiriyorum. Ancak ulus olarak sorunlarımız devam ediyor ve 50 milyon insan bu cendereden çıkmanın umuduyla bir ışık arıyor.

Bana göre bu ışık kitlelerin ruhundadır. Bir gün mutlaka ortaya çıkacaktır. Yeter ki birileri ve özellikle Kürd aydınları doğru bir yöntemle yaklaşabilsinler.

Dünkü makaleyi yazarken Güney Kürdistan'dan çok sayıda arkadaşla hem sözlü hem de yazılı olarak görüştüm.

Tümünün ortak izlenimi şu:

"Güney Kürdistan halkı köylerinin Türk devleti tarafından işgal edilmesine çok tepkili. Yerel askeri komutanlar ve idari yöneticiler de Türk devletinin Güney Kürdistan'ı işgal ve ilhak ettiğini düşünüyor. İşgale katliam da eklenince kitleler öfkeye bindi ve üslerin üzerine yürüdü. Buna ne Pêşmerge nede yerel yöneticiler engel oldu. Hatta bazıları bizzat katıldı. Türk askeri kitlenin üzerine ateş edince 2 bin kadar Peşmerge üssün etrafını çevirdi ve askerler çaresiz üsten ayrıldılar. Askerlerin üsten ayrılmasıyla öfkeli kitle çadırları ve araçları ateşe verdi"

Bu arada harekete geçen Pêşmerge güçlerinin Türk askerini korumaktan çok kitleyi korumaya çalıştığı anlaşılıyor.

Şimdi ben bu anlamda Güney KDP'si ile aynı yerde ve çizgide buluşuyorum. Ancak T-KDP Türk devletinin ağzıyla bana küfür ve hakaretler yağdırıyor.

Kraldan çok kralcı olan bu budalalar kimin yada kimlerin adına konuşuyor?

Bana ve yazıya tepkiyle yaklaşanların çoğunun dürüst insanlar olduğunu biliyorum. Ancak bazılarının Türk devleti adına ve hesabına çalıştıklarını da....

Yani bu yazı itibarıyla diyeceğim şu:

ı- Şahsıma yöneltilen eleştiri ve suçlamalar gerçeği ifade etmekten uzaktır. Benim ne KDP'ye ne de PKK'ye hiçbir kinim, öfkem ve düşmanlığım yoktur/olamaz. Kürd partilerine düşmanlığı da sömürgeciliğe hizmet olarak görüyorum. Bununla birlikte ne KDP'ye nede PKK'ye bir minnet borcum yoktur.

Yanlışlarını da yüzlerine söylemekten çekinmedim/çekinmeyeceğim.

ıı- Bundan sonra direkt olarak bir partiyi (Öcalan, PKK, KDP, Berzani) eleştiri konusu yapmadığım bir makalede Öcalan veya Berzani'yi benim şahsımda eleştiren, suçlayan yorumların yazılarımın altına yazılmasını istemiyorum. Yazanları sadece bir kez uyaracağım. İkinci uyarıda engelleyeceğim.

ııı- Kürdler çok zor bir süreçten geçiyor. Bence silahtan ve askerden çok bu hendikaptan çıkmalarını sağlayacak düşünce ve görüşlere ihtiyaçları var. Ben kolektif düşüncenin yaratıcılığına inanıyorum.

Bu nedenle düşünce beyan eden arkadaşlarımın beyanlarına büyük önem atıf ediyorum. Bu düşünce beyanı toplamının geneli de olumlu yönde etkileyeceğine inanıyorum.

ıv- Güney KDP'si ile Kuzey KDP'sinin yaklaşım ve ruh birliği açısından çok farklı yapılar olduğunu da ayrıca vurgulamak istiyorum.

Güney KDP'si yurtseverdir. Buna karşılık Kuzey KDP'sinin yönetici kesimi işbirlikçi, tabanı ise şaşkındır.

Yorumlar

Kurtlerden bir numara cikmaz cunku Kurtlerin gercek manada aydini yok, bagimsiz demokratik bir hareketi yok, dogrusu Kurtlerin gercekten demokrasi gibi bir dertleri de yok.Kurtler mevcut partilerin ve devletlerin kuyruguna takildiklari surece yasayasacaklari tek sey katliam olacak. PKK, KDP, YNK ve digerleri parti bile degildir, bunlar kime ne kazandiracak ? Belki 2000 yillarina kadar gereklilerdi fakat son 15 yildir bu partiler tamamen emek, enerji israfi.Bu partiler oldugu surece o topraklarda dogacak her sey olu dogar.

O kınamayı sayın Hejaré Şamil başlatsın. Geçende rusyada bir kürt gazeteci dövülmüş.

Güney kürdistan ya topyekün ayağa kalkar ve oradaki aile-parti-hükümetlerden kurtulur, yada kaderini benimseyecek. Üzgün olsamda bişeyi değiştiremem. Midemize kramflar giriyor, sağlığımız bozuluyor.

Koministlerde islamcilar gibi sansùrçùdùr.
Hem yorumlara sansùr uygulayin,hemde yorum istemeniz garib bir hal.

hükümet tam bir sömürge valisi gibi konuşmuştur.bu utanç vericidir...şu net olarak anlaşmıştır.kürtler sömürgecilere uğraşmaları anlamsızdır ve enerjilerini boşa harcamaktadırlar.önce kendilerine yönelmeli .güç ve kudreti olan gönülü veya zorla da olsa bir birlik sağlamalı.(başta ingiltere , avrupa da ve dünyanın başka yerlerinde süreç böyle başlamıştır).yoksa dışarı da her gücün kolayca bir işbirlikçi aile yada parti bulması kaçınılmaz olur.ve hep tekrardan başa döneriz.

Biz TC asil KDP ve Barzanileri korumak icin var dedigimizde denilen birakilmiyor, Eger KDPnin
Bir ihanet partisi oldugu göremiyorsaniz derdiniz baska derim! Tayyib leblebi gibi Kurd öldürüyor hatta tarihte bir milleti acikbir sekilde yok etmekten bahseden ikinci kisi öteki malum, yakinda secim var ve Rojavaya saldiracak ve secimden zaferle cikacak, zaten Rusyaya özellikle bunun iznini almaya gitti aldimi bilemiyorum , kesin olan suki Kurd kani akacak! Newroz geldimi baslarlar yine Demirci Kawa Dehakin kellesini aldida kurtulduk ?? Hikayelerine!! Eyvallah kendimizi mitolojilerlen kandida duralim simdiki Dehak kardeslerimizin kellesini aliyor?? Cagre??

Sayın Turhallı,
Sözünü ettiğiniz bölgeleri zaten daha önce PKK hak vr hukuksuz işgal etmişti ve sözünü ettiğiniz o çoğü köyleri ve halkı boşaltmışti.
Yani anlıyacagın bu bölgeleri seçilmiş Güney Kürdistan Hükümetinin hukuki alanına ait olmasına rağmen, Güney Kürdistan hükümeti birşey yapamıyordu, çünkü bir nevi PKK’nın işgali altında idi. Peki bu mu hukuki olan? Hepimizin malumu ki, PKK bu bölgeleri zora dayalı elde tutmakta idi ve Güney Kürtleri hukuken bu yetkiye sahip oldukları halde PKK nın bu hukukdışı işgal davranışına başka “Bırakuji” olaylarının yaşanmaması için ses çıkarmıyorlardı.
Olan gerçek şu ki, bu sözkonusu bölgeler (PKK ve TC arasında devam eden son aylardaki çatışmalar sonucu) PKK işgalinden çıkıp TC’nin işgaline uğramıştır. Şimdi siz bir Hukukçu olarak ve Güney Kürdistanın seçilmiş bir siyasi iradesi olarak bu durum karşısında ne yapardınız? Eger PKK size “Sen de kim oluyorsun” deyip, yöre halkından seçilerek almış olduğunuz siyasi iradeyi takmıyorum derse, ki tamamen serkeşçe davranınca ne yapardınız? Doğrusu buna vereceğiniz davranış veya cevapı çok merak ediyorum?
Işte biz Kürtlerin birlik ve beraberliğinin önündeki en büyük engelin bu ve buna benzer hukuksuz, başıboş davranış ve pratiklerin olduğunu düşünüyorum. Kürdistanın bir sürü köyünde hergün bu tür hukuksuz ve keyfi davranışların ve karşılıklı zorbalıkların yaşandığı o feodal anlayışlardan hiçbir farkının olmadıgını düşünüyorum!
Ben daha genç bir sepatizan iken, çok kez rahmetli Delil Doğan’ın ağzından çok kez abisi Fevzi yi “cahş” “hain” olarak adlandırdığını biliyorum ve anlamakta bir genç olarak zorlanmıştım. Halbuki Onlar gerçek Kürt meselesi bilincini Felsefe ve Tarih öğretmeni olan abileri Fevziden öğrenmişlerdi ve Fevzi sırf Özgürlük Yolu çizgisinede olduğu için, meğerse Apoculuk anlayışı onlara da bu gözüdönmüşlüğü aşılamiş idi, düşünebiliyormusunuz olayın vahimliğini!
Bu körlük ideolojik kaynaklı bir körlüktür, bir dayatmadır. Apoculuk işte böyle bir körlüğü beraberinde dayatıyor!
Insan sormaz mı hiç kendine bebıra: onasıl bir “Önderlik” oluyor ki uğruna canlar ve Kürdistan kurban ediliyor, yakılıp yok oluyor, ölüm oruçlarına yatılıyor, ama o “Önder” birgün de olsun bir açlik grevi yada herhangi bir eylemi olmuyor???
Ben anlamakta veya saygı göstermekte zorlanıyprum. Onun için diyorum ki sorgulayı olmadıkça ve Önder de olsa biri, yaptıklarıyla hesap veremiyorsa, bu hepimizin ne kadar güçsüz ve özgüvensiz olduğumuza bir aynadır”

Bu nedenle bir hukukçu olarak da sizin duygusal degil de hukuki bir çerçevede sözünü ettiğiniz konuyu ele alıp öneriler sunmalısınız!
O zaman size olan sevgimiz, saygımız, güvenimiz vede gücümüz onlarca kat daha büyük bir coşkuyla artarak büyüyecektir.
Saygılarıml!

Sayin Turhalli,
yukaridaki düsüncelerinize katiliyor ve destekliyorum.
Biz su anki: PKK, YNK, KDP vb gibi ailke ve yaltaklik yapan partilerden kurtulmadigimiz sürece, Kürdler hic bir hak elde edemaz.
Kürdlere, Bagimsiz Kürdistan`i savunan ve o cizgide dik duran bir parti lazim.
PKK: Kürdler icin bagimsiz devlet istemiyor. Kürdlerin hakkini türk solcularina kurban etti.
KDP: sadece TC nin cikarlari, Barzani ailesini ve yaltakcilarinin cok para kazanmasi icin calisiyor.
YNK: Irandaki siilerin emrine girmis.
Al birini, vur ötekine.
Bunlarin amaci sadece taraftarlarinin cikari, bitti!!

Birêz Turhal’ı
Kürdistan parçalamayla kalmamış, aynı zamanda
biz Kürt’lerin toplumsal bilinciyle oynanılmış belleğimiz kaymış hiç bir standarta vurulamayız bilim vijdan dünya tecrübeleri bizde işlemez onun için sağlıklı tepkiler beklemeniz nafile.

Hala ankamadiniz mi?

güneyli güclerde kürdlük diye bir dert ypk ! onlarin tek derdi kendi iktidarlari ve/veya ailelerini/asiretlerinin rahat yasamasi . bunun icin hertürlü onursuzlugu yutmaya hazirlar !
bu baglamda yine kentleri nasil verdiklerini unutmamak gerek. simdi bu olusum sirf kürd diye laf söyletmemek olmaz.
ayni türk devletinin yaptigi gibi , iste pkk olmasaydi bu olmayacakti söylemi gecersizdir. bagimsizlik referandumunda tc`nin saymadigi küfür kalmadi ! Dogru mu ? evet. o Zaman söyle bir sonuc ortaya cikiyor, kürd nerede olursa olsun , kürdün hertürlü kazanimina düsmandirlar ve Kabul etmeyecekler.
Sayin Turhalli yukarida saymis oldugunuz, bir hükümet nasil olmali noktalari bunu zaten yeteri Kadar aciklamiyor mu ? o iki bin pesmergenin türk üssünü sardigina pek inanasim gelmedi. bu bilgiyi nereden alsiniz onuda aciklasaniz…
kürdün onurlu tek gücü (hatalarina ragmen) pkk`dir . onlarda kendini iyi gözden gecirmeli. hedef olarak demokratik tc icin benim kürd insanimin kanini dökmemeli. paradoks tam burada. asil bunuda cok yogun tartismaliyiz.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Güncel

Diyarbakır’ın Kayapınar ilçesinin Peyas Mahallesi’nde polisler bir eve baskın düzenledi. 17 yaşındaki bir genç gözaltına alınırken, ailesinin önünde özel harekat polisleri tarafından darp edildi.