ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Bizden Sonraki Nesil’ İş Başında-Mahmut Bozarslan

Kürt siyasetçilerin bir dönem dillerinden düşürmedikleri bir uyarı vardı ‘Biz, bu sorunu konuşabileceğiniz son nesiliz, bizden sonraki nesille konuşamazsınız’… Tabii dinleyen kim… Bugün geldiğimiz noktada ‘bizden sonraki nesil’ büyüdü ve görevi ağabeylerinden devraldı. Dün siyasetçileri dinlemeyenler şimdi hendeklerle uğraşıyor.

hendek

İlk hendekten, tanklı müdahaleye

İlk hendekler kazıldığında kimse bir anlam vermemişti. Üç beş çocuğun ‘devrimcilik’ oyunu zannetmişlerdi. Önce polis, TOMA ve gazlarla müdahale etti ardından özel harekat girdi mahallelere… Ancak iş sanıldığı gibi ‘üç beş ergenin’ “Hadi ben gerilla olayım, sen polis” oyunu değildi. Yıkılan barikatların yerine daha büyükleri yapılırken, hendeklerin sayısı gittikçe arttı. Mevzi adını verdikleri hendeklerin başlarında ellerinde kalaşnikof ve roketatarla nöbet tutan gençlerin görüntüsü sıkça paylaşılır oldu… Diyarbakır, Mardin, Şırnak gibi kentler ve ilçeleri bu gençlerin çatışma alanı alanı oldu. Özel harekat polisleriyle işin içinden çıkılamayacağını anlayan devlet tankları sürdü mahallelere. Hendekli mahalleler kapalı olduğu için ne olup bittiğini ta olarak bilmiyoruz…

pkk-hendekHendekler ve başlarında nöbet tutan gençler… Bunlar artık yaşamımızın bir parçası oldu. Aslında genç demek ne kadar doğru bilmiyorum. Yaşları 16-17 ile 21-22 arası. (Hemen itiraz etmeyin, bunlar benim görüp konuştuklarım, henüz 25 yaşında kimseyi görmedim…) Yani en iyi ihtimalle 90’ların ilk yarısından itibaren doğanlar…Yani daha anne karnında şiddeti iliklerine kadar yaşayanlar. Nasıl olur demeyin daha iki gün önce Cizre’de 7 aylık hamile kadın karnından kurşunlandı. Kadın yaralandı ama bebeği öldü. Şiddet ortamında doğdular büyüdüler ve bugün ellerinde silah çatışıyorlar. Aslında bu olanların yıllar öncesinden tahmin etmek zor değildi.

Ahmet Türk: Sert bir nesil geliyor, biz konuşabileceğiniz son nesiliz ahmet_turk_DTP

Hatırlayanlar bilir, Demokratik Toplum Partisi (DTP) vardı, kapatılan Kürt partileri kervanına 2009 yılında katılmıştı. Partinin genel başkanı Ahmet Türk’tü. Türk, partisi kapatılmadan hemen önce “Bizden daha sert bir nesil geliyor. Biz çözümü konuşabileceğiniz son nesiliz” şeklinde bir açıklama yapmıştı. Bu görüş daha sonra bir çok Kürt siyasetçi tarafından dile getirilmişti. Ancak o dönem kimse bu sözleri umursamadı. Haber bültenleri ya da gazete sayfaları arasında kayboldu gitti.

‘Bizden sonraki nesil’ ne olabilirdi ki? En fazla sokakta polise taş atan çocuklar olurdu, kimilerine göre… TOMA iki su sıktı mı, iki gaz attı mı hepsi dağılırdı ama dağılmadı. Ara sokaklara girdiler, ellerindeki taşları bırakıp, silahları aldılar…O ‘bizden sonraki nesil’ şimdi silahlarla karşımıza çıktı…Şimdi her kafadan bir ses çıkıyor…Kimi destekliyor, kimi eleştiriyor, kimi uzak duruyor…Ancak ortadaki tek gerçek bu neslin Kürt meselesinde nöbeti devraldığıdır. Kürt sorununa çözüm arandığı son 3 yılda önemli bir adım atılmaması ve umutların hayal kırıklığına dönmesiyle tekrar başa döndük.

‘Senaryo aynı, mekan ve oyuncular değişti’

Hani bazı filmler vardır, yıllar sonra tekrarları çekilir, senaryo aynı, mekân aynı, sahneler aynı ama oyuncular değişmiştir. Eski oyuncuların büyük kısmı yoktur ya da artık oynayamayacak kadar yaşlıdır. İşte bizim bugün bölgede yaşadığımız tam da budur. 80’lerde başlayan filmin neredeyse bütün unsurları yeniden sahnede. Tek değişken Kürt tarafının aktörleri… PKK’nın yerini YDGH, dağın yerini şehirler aldı… Tüm uyarılara rağmen, sorunu çözmeyen -ya da çözemeyen- devlet şimdi ‘bizden sonraki nesil’le yüz yüze…. 80’lerde ‘Bir avuç eşkıya’dan PKK, şimdi de üç beş çocuktan YDGH’a çıktı.

Zamanında Ahmet Türk gibi siyasetçiler dinlenseydi, belki bugünlerde Cizre sokaklarında tankların gezmesine gerek kalmayacaktı. Küçük de olsa bir iki adım atılsaydı, iki ilçeye on bin asker-polisle girmeye gerek kalmayacaktı. Şimdi boş okulların sınıflarındaki tahtalara milliyetçi sloganlar yazıp, bunları da sosyal medyada paylaşarak soruna çözüm aramak, kendini tatminden öte bir işe yaramaz. Tankla, topla, panzerle barikatlar yıkılır hendekler kapatılır, YDGH sokaklara sökülüp atılır belki. Sokaklara ‘Esedullah Timi’, ‘T.C burada’ yazmak, kopuşu hızlandırmak dışında bir işe yaramaz. Sorun yerli yerinde duruyor. Peki yeni neslin bu işe al atması Kürtler için kazanım mıdır? Politik olarak değil. Örgütsel olarak da bir şey söylemek için henüz erken. Son tahlilde şunu söyler ve bilirim;

Ilımlı nesille sorunu çözemeyenler, şimdi ‘bizden sonraki nesil’ le çözün çözebilirseniz.

 

Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan

Mahmut Bozarslan gazeteciliğe 1996 yılında Diyarbakır’da başladı. Sabah Gazetesi, NTV ve El Cezire Türk’te muhabirlik yaptı. Bu sırada Fransız Haber Ajansı AFP’ye de serbest muhabir olarak katkıda bulundu. Bozarslan Kürt sorununun çeşitli yönleri, Irak Kürdistanı, kadın sorunu, mülteciler, yerel ekonomi gibi konularda haberler yaptı.

Bertarafhaber.com

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News