ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Suriye’de Gordion Düğümü

Suriye’deki savaşın kaderini Azez ve Halep’teki cepheler belirleyecek gibi görünüyor.

Lübnan Hizbullah’ı, Rusya ve İran’ın desteğini alan rejim güçleri; Özgür Suriye Ordusu (OSÖ) bileşenleri, El Nusra, Ahrar el Şam ve IŞİD ile çatışmaya ve Azez - Halep bölgesinde bulunan bu güçleri geriletmeye devam ediyor.

Azez’in düşüp düşmeyeceği, muhaliflere giden koridorun YPG tarafından kesilip kesilmeyeceği uluslararası diplomasinin yanı sıra dünya medyasının da önemli gündemi haline geldi.

İhvanı Müslim’in silahlı kolu olan Ahrar el Şam ile El Kaide’nin Suriye’deki yapı- lanması El Nusra, Türkiye’ye yaklaşık 10 kilometre uzakta Azez merkezini kontrol ediyor. Kilis’in Öncüpınar Sınır Kapısı’nın tam karşısında bulunan Azez, Türkiye’nin Halep’teki muhaliflere açılan ikmal kapısı görevi görüyor.

Rusya’nın hava destekli operasyonu ile Halep’in kuzeyindeki kuşatmayı kırmaya çalışan rejim güçleri stratejik öneme sahip; Biyenun, Ridyen, Mareste ve Mayer köylerinin yanı sıra Zehra ve Nubl kasabalarını da kontrol ederek muhalif grupları sahada sıkıştırıyor.

Halep’in kuzeyinde Suriye Ordusu’nun operasyonlarına paralel bir şekilde YPG de Azez’e ilerliyor. Rusya’nın hava desteğini alan YPG, Mennah Havaalanı, Tel Rifat ve Mera kasabalarını alarak hem Azez’e hem de Cerablus’a doğru ilerliyor.

Azez’in yanı sıra YPG’nin Cezire bölgesinde de operasyon başlattığı ve Şedadê kasabasına girdiği bildiriliyor. YPG’nin Mennah Havaalanı ve çevresinden sınırlarına taciz ateşi açtığını iddia eden Türkiye, topçu ateşi ile YPG’nin mevzilerini bombalıyor.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun, “YPG Fırat’ın batısına, Efrin’in de doğusuna geçmeyecek” açıklaması ardından TSK, Efrin ve ve Azez yakınlarında bulunan YPG’nin mevzilerini obüslerle vurmaya devam ediyor. Bombardımanda 8 sivilin hayatını kaybettiği öğrenilirken çok sayıda kişinin yaralandığı açıklandı.

Azez’de fiili güvenlik bölgesi Türkiye, muhaliflere açılan koridorun YPG’nin eline geçmemesi için Azez ve çevresinde yeni hamlelere hazırlanıyor. Bir diğer önemli gelişme ise yeniden başlayan göç dalgaları. Türkiye’nin Azez ve çevresinde fiili bir durum yaratarak bölgede 8-9 çadır kent kurduğu ve bu çadır kentlerde 100 bine yakın sığınmacının biriktiği biliniyor. Türkiye’nin mültecileri sınırdan sokmaması ve bölgede yaptığı çadır kentlere yerleştirmesi, Ankara’nın dillendirdiği güvenli bölge planını devreye soktuğu şeklinde yorumlanıyor.

Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Türkiye’nin Azez ve çevresini kapsayacak 10 kilometrelik bir güvenli hat oluşturmak istediğini, bölgede 9 mülteci kampının olduğunu ve Birleşmiş Milletler’in (BM) mülteciler konusunda kendilerine yardım etmesi gerektiğini söylüyor.

Türkiye’nin uçuşa yasak bölge ya da güvenli bölgenin oluşturulması konusunda Almanya’nın desteğini de almış gibi görü- nüyor. Almanya Başbakanı Angela Merkel de uçuşa yasak bölgenin Suriye krizinin çö- zümünde faydalı olacağı görüşünde. Türkiye üzerinden Avrupa’ya doğru devam eden göç dalgasını değerlendiren uzmanlara göre mülteci sorunun AB’ye karşı Türkiye’nin elini güçlendiriyor.

TSK’nın YPG mevzilerini bombalaması ve sınıra 15 bin asker yığması akıllarda “Türkiye Rojava’ya ve Suriye’ye girer mi?” sorusunu getiriyor. Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, geçtiğimiz günlerde, “Türkiye kendiliğinden bir şey yapmaz ama ilave bir kazanım Türkiye’nin güvenliğine tehdit oluşturursa, buna gerekli karşılığı veririz” diyerek, Suriye’ye askeri müdahale düşüncesinin olmadığını söylemişti.

ABD, ‘YPG ile devam’ mesajı verdi. Öte yandan Ankara’da 28 kişinin hayatını kaybettiği patlamayı gerçekleştiren zanlının YPG’li olduğuna dair iddialar da ABD - Türkiye arasında yeni bir krize neden olurken, ABD Dışişleri Sözcüsü Kirby,”YPG ile devam” mesajı verdi. YPG’lileri “cesur Kürd savaşçılar” şeklinde nitelendiren Sözcü Kirby, ABD’nin, Türkiye’nin saldı- rıyı gerçekleştiren Salih Neccar’ın YPG ile bağlantılı olduğunu gösteren açıklamaları- nın ABD’yi tatmin etmediği mesajını verdi.

Kirby, ABD’nin YPG’ye ilişkin,”Suriye içerisinde IŞİD’e karşı savaşan en güçlü grup da Kürd savaşçılar ve bunlara IŞİD’e karşı yaptıkları operasyonlarda hava desteği sağ- lanmıştı. Bu tür koalisyon destekleri IŞİD’le mücadele devam ettikçe sürecek” diyerek ABD’nin tavrının değişmeyeceğini söyledi.

 

Alptekin Dursunoğlu: ABD, Suudileri Suriye’de istemiyor

Suriye savaşını yakından izleyen Gazeteci Alptekin Dursunoğlu, bölgedeki askeri hareketliliğe ve Suudi Arabistan’ın Suriye’ye askeri gönderme hazırlıklarına ilişkin çarpıcı tespitlerde bulundu. Dursunoğlu, ABD’nin Suudi askeri gücün Suriye’ye yerleştirilmesinin taraftarı olmadığını ve YPG’nin IŞİD’e karşı güçlendirilmesi gerektiğini dile getiriyor. Dursunoğlu, ABD’nin Esad rejiminin gitmesi yönündeki rezervlerini koruduğunu da belirterek, bölgede dengeleri kendi lehine çevirme ve Cenevre masasına eli güçlü bir şekilde oturmaya çalışacağına inanıyor. Riyad’ın bölgedeki etkinliğini “Sünni azı dişi” diye tanımlayan Dursunoğlu, 3. Dünya Savaşı iddialarına ilişkin de, “Amerika’nın henüz siyasi niyetten öte bir fiziksel varlığı bulunmayan Suudi kara gücü konusunda “dünya savaşı çıkabilir” uyarısı yapan Rusya’yı ya ciddiye almaması ile mümkün” şeklinde konuşuyor.

Ciddi çatışmalar kapıda

YPG’nin yer aldığı Suriye Demokratik Güçleri (SDG) bileşenlerinden, Ceyş el Siwar (Devrimciler Ordusu) Basın Sözcüsü Ahmed Hisso,  TSK’nin Mennah, Meyremiye, Cindirês ve Şêy civarını bombaladığını ve Sultan Murad Tugayları’nı silahlandırdığını, sahadaki yeni gelişmelerin kara harekatının habercisi olduğunu söyledi.

Sahada yoğun askeri gelişmelerin oldu- ğunu belirten Hisso, bölgede yeni silahlı dinamiklerin oluşturulacağına inanıyor. “Ceyş el Siwar olarak, El Nusra ve IŞİD’i zayıflattık. Türkiye bu gruplara destek veriyordu. Şimdi Türkistanlı gruplar bize karşı savaşıyor. TSK’nin saldırılarına ve hamlelerine karşı kendimizi savunacağız” diyor.

Bölgedeki kaynaklar ve Londra merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi de bölgede yeni askeri grupların Türkiye üzerinden Azez’e gönderildiğini iddia ediyor. Efrin Savunma Bakanı Evdo İbrahim, yüzlerce Türk askerinin yanı sıra, Türkiye’nin desteklediği binlerce militanın Azez’e girdiğini bildiriyor. TSK’nin radikal gruplara verdiği askeri desteğin Azez ve Cerablus’un düşmemesine yönelik olduğunu savunan Evdo, bölgeyi ciddi çatışmaların beklediğini söylüyor.

Azez ve Mera operasyonu ile eşzamanlı başlayan ‘Xabur’un Öfkesi’ operasyonu kapsamında Rakka ve Musul arasında stratejik konuma sahip Şedadê kasabası ile birlikte Dehra Jorîn, Dehra Jêrîn Um Hecera El-Şedadê köylerinin YPG’nin eline geçtiği öğrenildi.

Kaynaklar, YPG’nin bir adım sonra rejim güçleri ile birlikte, IŞİD’in Suriye’deki merkezi Rakka’ya yöneleceğini belirtiyor.

Dibo: ABD ve Rusya, Türkiye’nin saldırı- larına sessiz kalmaz

PYD’nin Diş İlişkiler Sözcüsü Sihanok Dibo, Ankara patlaması sonrası yeniden patlak veren Türkiye - ABD krizine ilişkin saldırının Türkiye’nin YPG’ye karşı kullanabileceği son hamle olduğunu değerlendirdi. Dibo, ABD ve Rusya’nın Türkiye’nin YPG’ye saldırılarına sessiz kalmayacaklarına inanıyor.

Öte yandan Ankara’da meydana gelen ve TAK’ın üstlendiği bombalı saldırıya ilişkin açıklama yapan PYD Eşbaşkanı Salih Müslim, Türkiye Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun ‘Ankara saldırısını YPG yaptı’ suçlaması gerçeklerden uzaktır. Davutoğlu, bu açıklama ile Suriye ve Rojava’ya yönelik saldırıya zemin hazırlamak istemektedir” diyerek suçlamaları redetti.

Galip Dalay: YPG, IŞİD’e yönelecek

SETA Vakfı araştırma uzmanlarından Galip Dalay, da Suriye’ye yapılması konuşulan kara harekatına ihtimal vermediğini, Suriye muhalefetinin silahlı kanadı ile çatışan YPG’nin yeni operasyonlarının hedefinde IŞİD olacağını söylüyor.

Dalay, “Kara harekâtını olası görmüyorum. Rejime karşı bir kara harekâtı beklemiyorum, görebildiğim kadarıyla YPG’ye karşı bir kara harekâtını önceler. Ancak bu da ihtimal değildir; YPG’nin bundan sonra IŞİD’in yoğun olduğu alana saldıracağını düşünüyorum” diye değerlendiriyor.

Türkiye’nin Suriye’deki plan ve stratejilerinin başarıya ulaşmadığını kaydeden Dalay Suriye’deki krizin yansımalarının ve Türkiye’nin iç politikasına da yansdığını savunarak şöyle devam ediyor: “Çözüm Süreci’nin sona ermesinin en öncelikle nedeni Suriye’deki gelişmeleridir. Türkiye ile PKK bu noktada farklı bakış açılarına sahipti. Türkiye ile Rojava arasında yeni bir denklem kurulursa bu, Türkiye’nin elini rahatlatacak bir işlev görür.”

Türkiye’nin Suriye politikasının başarısızlıkla sonuçlandığını açıklayan Dalay Türkiye’nin Suriye Kürdleri ile kuracağı ilişkinin Türkiye’yi rahatlacağını belirtiyor.

Erol Katırcıoğlu: Türkiye, PYD’nin yanında yer almalı

Gazeteci Erol Katıcıoğlu, da Türkiye’nin Suriye siyasetinde başarısız olduğunu söylüyor Türkiye’nin PYD’ye karşı tutumunu değiştirmesi gerektiğini ifade ediyor. Türkiye’nin aynı tecrübeyi KBY ile yağadığını hatırlatarak konuya ilişkin şunları ifade ediyor: “Hâlâ bile en akıllı seçenek PYD’de birlikte olmak olmalıdır diye düşünüyorum. Sonuç olarak kardeş hukukundan bahsediyorsak, PYD’liler de Türkiye’deki Kürdlerin kardeşleridir. Biz nasıl ki Yunanistan ve Bulgaristan’dakiler için “Türk soydaşlarımız” diyorsak, Kürdler de bu topraklarda kardeşimiz olduğuna göre onlara da aynı şeyi söylemeliyiz. Benim anlamadığım şey, Kuzey Irak meselesinde bunu yaşadık. Mesud Barzani ve Celal Talabani hakkına neler söylenmedi ki bu ülkede. Ama şimdi tek müttefiklerimiz gibi görü- nüyor. Bu savaş çok abartılmış ve çok yolundan saptırılmış bir yola doğru yere gidiyor.”

Maksim Alissa: Suriye haritası yeniden belirlenecek

Suriye’nin geleceği, Rusya’nın yeni askeri hamlelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ortadoğu Uzmanı Maksim Alissa, Suriye’de yaşananları yeni bir soğuk savaş olarak değerlendiriyor. Bölge devletlerinin yanı sıra ABD ve Rusya’nın da Suriye’deki krizin bir parçası haline geldiğini söyleyen Alissa, Rusya’nın güçlü bir aktör olarak Suriye’deki stratejilerini gerçekleştirmek için ABD ile perde arkasında anlaştığını belirtiyor. Alissa, “Rusya’nın saldırıları genişleyerek büyüyor. ABD’de Rusya’ya yol veriyor. Suriye’de harita değişimine gidecekler” diyerek Suriye’deki krizin uluslararası bir boyut kazandığına dikkat çekiyor.

Her yerde savaş

Suriye rejim güçlerinin Lazkiye’den başlattıkları operasyonlarda muhalif grupları, Akdeniz’den uzaklaştırarak Kensebba kasabasını da kontrol altına aldıkları öğrenildi. Türkiye sınırından sadece 7 kilometre uzaklıktaki kasabanın rejimin eline geçmesi ile beraber Kürd Dağı’nın da içinde olduğu Lazkiye kırsalının neredeyse tamamı rejimin kontrolüne geçti. Rejim güçlerinin şu anda Kensebba’ya 15 kilometre mesafede olan İdlib’in Cisr Şuxur bölgesine yöneldiği bildiriliyor.

Rusya yeni askeri yığınak yapıyor

Suriye’deki iç savaşın bir diğer önemli aktörü Rusya’da, sahadaki müttefikleri ile hareket etmeye devam ediyor. Türkiye’nin desteklediği grupları bombalayan Rusya’nın rejim güçleri ile beraber Rakka operasyonuna katılacağı konuşuluyor. Bu kapsamda Rusya’nın Rojava’nın Qamişlo kentinde bulunana havaalanına büyük miktarda askeri malzeme taşıdığı söyleniyor.

Rus medyası da Türkiye’nin YPG’ye saldırılarını ‘hukuk dışı bir eylem’ şeklinde verirken, Rusya’nın BM’yi “YPG’ye saldırı” gündemi ile toplaması ve BMGK’deki tüm üyelerin Türkiye’ye saldırılarına son vermesi şeklinde tutum sergilemesi, Rusya’nın Ortadoğu’daki etkinliğini bir kez daha ortaya koyuyor.

Tahran’dan Riyad’a tehdit

Suriye’deki iç savaşın bir diğer aktörü olan İran, Kabil’den başlayarak Bağdat, Şam, Beyrut ve Sana’ya kadar uzanan Şii Hilali havzasına hükmediyor. İran’ın resmi haber ajansı İRNA’ya göre Suriye Başbakanı Vail El Hakki ile görüşen İran Cumhurbaşkanı Birinci Yardımcısı İshak Cihangiri, Halep bölgesinin kuzeyinde Suriye Ordusu’nun ilerlemelerini tebrik etiğini söyleyerek Suriye hü kümetine askeri ve siyasi destek vermeye devam edeceklerini belirtiyor.

Ayrıca,Hizbullah Yürütme Kurulu Başkanı Seyyid Haşim Safiyuddin’in “Suudi Arabistan ve yandaşları geçmiş deneyimlerden ders almadılar, hâlâ inat ve bozgunculukta ısrar ediyorlar. Onlar eğer bir avuç dolarla Suriye’de, Irak’ta, Lübnan’da ve diğer yerlerde durumu eskiye döndürebileceklerini sanıyorlarsa şunu bilsinler ki sadece kuruntu içerisindedirler. Süreç geri dönmeyecek şeklinde konuştuğu belirtiliyor.

Mehmed Salih Batırhan

Bashaber

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Siyaset

Askeriye, siyaset ve hukuk katmanları üst üste geldi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), uluslararası koalisyonun katkıları ile IŞİD'i Suriye'de artık askerî olarak yendi.

Analiz

“Biat etme” terimi, muhalif dile epeyce yerleşmiş bir kalıp. Kimisine “biat etti” diye kızılıyor, “biat ettirmek istiyorlar” ikazı yapılıyor, “biat etmeyiz” diye meydan okunuyor.