ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Azeri-Ermeni savaşında Kürdlerden yanayız – Hejarê Şamil

Şuan Ermenilerin işgali altındaki arazilerde tek bir Kürd yaşamamaktadır.

Geçen gün Azerbaycan ve Ermenistan silahlı güçleri arasında çıkan şiddetli çatışmaların akabinde ‘Karabağ meselesi’ yeniden gazete manşetlerine oturdu. 

1988’de Karabağ uğruna başlayan Ermeni-Azeri gerginliği, 1991’de şiddetli çatışmalara dönüşerek 1994 Mayıs’ında imzalanan ateşkes ile Ermenilerin zaferi ile sonuçlanmış, Azerbaycan Cumhuriyeti, arazisinin yüzde 21’ni kaybetmişti. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin özerk bir bölgesi olan, ağırlıkta Ermenilerin yaşadığı,  Dağlık Karabağ Özerk Cumhuriyeti'ne dahil beş il ve bir kent dışında Azerbaycan 7 ilini daha Ermeni ordularına kaptırmıştı.  Bu arazilerin önemli bir kısmı Kürdlerin yaşadığı bölgelerdi, 1923-1929 yılları arasında Kürdistan Kazası (Kızıl Kürdistan) adlanan topraklardı.

 Azerbaycan devletinin mağlubiyeti sonucunda 200 bini Kürd kökenli olmak üzere bir milyondan fazla Azerbaycan vatandaşı yerini yurdunu terk etmek zorunda bırakıldı. Ermenistan devletinin işgal ettiği topraklardan Azerilerle birlikte Kürdler de son neferine kadar sürüldü. Şuan Ermenilerin işgali altındaki arazilerde tek bir Kürd yaşamamaktadır.

1994’ten sonra Karabağ meselesi dondurularak buzdolabına konuldu. Yer yer oradan buraya, buradan oraya yapılan taciz ateşleri kaideyi değiştirmiyor.

Sorunun barışçıl yollardan çözümünü bulmak için 1992’de Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı tarafından kurulan, ABD, Fransa ve Rusya’nın eş başkanlığındaki AGİT Minsk Grubu, şimdiye kadar sorunun barışçıl çözümü yolunda tek bir adım mesafe katedemedi.

Karabağ’dan sürülmüş Azeriler ve Kürdler, 1994’ten buyana geçen 22 yıl boyunca doğup büyüdükleri toprakları bir an bile unutmadılar. Yeni doğulanlar ‘vatan hasreti’ ile mayalandırıldılar.

İki gün önce Azeri ve Ermeni orduları arasında 1994’den beri yaşanan en şiddetli çatışmaya tanık olduk.     

BEN BU SAVAŞTA KÜRDLERDEN YANAYIM

Şuan Ermeni ordularının işgali altında olan Kelbecer ilinde doğup büyüdüğümü, o topraklara dönme hakkımın baki olduğunu (Azerbaycan Cumhuriyeti’nde ‘istenmeyen adam’ ilan edildiğimi de) bir tarafa bırakarak, bireysel ve duygusal tavırları es geçerek şöyle bir mantık yürütüyorum: 1990’lara kadar eski Kurdistan Kazası’nda (Kelbecer, Laçın, Kubatlı, Zengilan illeri) Kürdler kendi evlerinde, yurtlarında, topraklarında yaşamaktaydılar. Asimle olmuştularsa da ayakları toprağa berk basıyordu. Ermeni işgali ile birlikte milyon parça oldular, birey birey, ev ev, köy köy parçalandılar, yüzlerce ile, ilçeye, kente, ülkeye dağıldılar. Eridikçe eridiler…

Bin yıldan beri üzerinde yaşadığı topraklar işgalden kurtarıldığında bir kısmı mutlaka geri dönecektir. Yeni fidanlar yeşerecek…

Kürdlerin yaşadığı kadim araziler, son 22 yılda Kürdlere yasak edildi. Ermeni işgali altında kaldığı sürece oraya tek bir Kürdün dönmesi söz konusu değildir. Bunu istemeyiz değil mi?

Çare nedir?

Azerilerin, Ermenileri eski Kızıl Kürdistan topraklarından söküp atmasına destek vereceğiz.

TC DE AZERİLERİ DESTEKLİYOR AMA…

Olsun.

Azerileri destekleyen soysuz Türk devleti, bugün Azerileri, yarın Ermenileri destekler. Bizim derdimiz bağbanı dövmek değil, bağın barını yemek olmalıdır.

Eski Kızıl Kürdistan’dan sürülmüş Kürdlerin kendi topraklarına dönmesine katkı sunmalıyız.

KÜRDLER, AZERİLERDEN ‘KÜSMEKTE’ HAKLIDIR

Rusya’dan, Sovyetlerden ‘boşanan’ Azeriler, Türkiye’ye kaydı. Bu, bizim sorunumuz değildir, Rusya ile Türkiye arasındaki bir sorundur.

Aslında yüzde doksan dokuzu Türkiye’nin MHP’si gibi düşünen, yani Türkiye’nin faşizan MHP’si gibi düşünmeye alıştırılmış Azeri halkını da anlamalıyız; benim dediği toprakların yüzde 21’i işgal altında. Rusya, Ermenilerden taraf tutuyor. Ne yapacaklar? Türkiye’ye, türklüğün en faşizan teorilerine kayacaklar tabii ki… Siz de olsaydınız, aynısını yapardınız.

Ama bir amma var. Bugün “Azerbaycan Halkı” dediğimiz Milletin (evet, Azeriler millet oldular) oluşmasında Kürdlerin yaptığı hizmetin yüzde biri kadar Azerbaycan Milleti’nin kardeş Kürd Milleti'nin oluşumuna hizmeti olmalıdır. Azeriler bundan kaçarlar.  Ve Kürdler, Azerilerden ‘küsmekte’ haklıdır.

Azeri kardeşlerimiz şunu anlamalıdır; yarın İran’da yaşanan devrimin öncülleri Kürdler olacaktır, Azeriler değil. Geleceğin tarihi böyle yazıldı. İran’ın kaderini Azeriler değil, Kürdler belirleyecektir, çünkü 21. Yüzyıl KÜRD YÜZYILIDIR.

İran’da Azeri kardeşlerimize (evet, Orta Asya kökenli türk kardeş değil, Ortadoğulu Azeri kardeştir; çünkü Azeriler, itiraf etmeseler de Îrani kökenlidir) fırsatlar sunmalıyız, sunacağız da.

Bugünse top Azeri kardeşlerdedir; Kürdlere, Kürdistan’ın özgürleşmesine ve bağımsızlaşmasına yüksek tahammülle yaklaşmalıdırlar.

Bunu akıl ederlerse, kazanırlar.

Biz de Karabağ’ın Azerilerin hükmü altına girmesini desteklemeliyiz.

Şimdilik… Desteğimiz şartlı olmalıdır. 

Hejarê Şamil

[email protected]

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News