ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

KCK-PKK’nin Müzmin “Muhalifleri” –Dursun Ali Küçük

*Kürdistan’da tek parti olamaz

Tekçilik bir ülke ve toplumu felakete sürükler. Tarihe baktığımızda hangi ülkede ----rengi ve amacı ne olursa olsun- tek parti varsa orada tek parti diktatörlüğü olmuştur.
Kürdistan’da farklı renklerin ve partilerin olması normal olanıdır.
Tek particilik kaçınılmaz olarak totaliterizme yönelir. Tek şekil,  tek ideoloji ve politikalar dayatır. Toplum muhendisliği yapar.
KCK hâlâ Kürdistani bir muhalefete açık değildir. Kendi içinde farklı eğilimleri barındırmak istemez.
KCK dışında kalan Kürdistani partilerden;  KCK ile siyasi rekabet ve TC’ye karşı muhalefet etmek beklenir.
Ama gel görelim ki, küçümsenmeyecek bir kesimi bundan kaçınıyor. KCK eleştirisi yaparak, sömürgeciliğe muhalefet ettiğini ve alternatif olduğunu sanıyor.
Muhalif denildi mi, herkesi katanlar var, bu katagoriyi ayrıştırmak için ben “muhalifler” için muzmin muhalifler kavramını kullanacağım.

*KÜRDİSTANİ MUHALEFET TC’YE KARŞI YAPILIR
Kürdistan’da farklı partiler olabilir.
Ama hepsinin alternatifi TC sömürgeciliğinden kurtulmak ve toplumu özgürleştirmek üzerine kurulu bir amaç olur. Mücadele TC’ye karşı verilir.

Müzmin muhaliflik yapanlar, TC’ye karşı muhalefet yapacaklarına neredeyse gecesini gündüzünü KCK-PKK ye karşı eleştiriye ayırırlar.
Hatta bu müzmim muhaliflerin bir kısmı belki de içinde, kimi zaman birbirleriyle sohbette KCK’nin TC’ye karşı yenilmesini isterler.
KCK’den sayet kurtulursa,  sanır ki Kürdistan’da daha  ciddi bir muhalefet gelişir.
Böyle düşünenler ne siyasetten anlar ne de toplum biliminden. Duygularının esiri olmuşlardır.
Kürdistan’da eskiden “benim ağa iyi senin ağan kötü” hikâyesine benzer. Bir ağa diğer ağanın ayağı ne kadar kayarsa o kadar sevinir.
Ulusal ve toplumsal gelişmeleri duygularına ayarlayamazsın. Ülkesine ve toplumuna cevap olamayanlar er ya da geç gerekli karşılığı görür ve yerine yenileri çıkar.
KCK’nin yenilgisinden medet uman bir Kürd, Kürdistani olmaz.
PKK’den ayrılanı PKK kabul etmez. Ayrılan neticede bireydir. Eğer biraz tanınan biriyse ona dünyayı dar eder. Zayıfsa o kişi başkalarına sığınabilir. KCK’de bununla övünür: “bak demedik mi ayrılanın sonu böyle olur” tekerlemelerini yapar. Başka Kürdistani partilerin başarılı olmamasını KCK de  ister.
Hatta düşünceme göre müzmin muhaliflerin, KCK’e eleştirisi bir işe yaramaz. Tersten aslında çok karşı çıkmakla birlikte KCK’yi beslerler.
Hatta bu müzmin muhalifler, KCK ve PKK'yi  eleştirin onlarin yaptigi gibi degilse, bunu da kabul etmezler. İlahi karşıt olmani  beklerler
Bu kafadan hayır gelmez ve kitleyi de hiç bir zaman etkileyemez.

*ALTERNATİF PROGRAMIN-AMACIN VE POLİTİKAN TC SÖMÜRGECİLİĞİNE KARŞI OLACAK
Müzmin muhaliflerden alternatif politika beklenemez. Ne yazıkki bazı partiler bile alternatif politika oluşturmayarak, KCK eleştirisi ile alternatif yaratacağını düşünür.
Önce TC’ye karşı olacaksın.
Oklarının çoğunluğunu TC’ye yönelteceksin.
Alternatif, TC sömürgeciliğine karşı çıkacaksın.
Tek taraflı ateşkes istemek bir Kürde yakışmaz.
Barış deyip, TC’ni soykırım eşliğinde oluşturmak istediği sahte barış ve “huzur” a hizmet etmek Kürde düşmez.
Konuşmakla ve sadece bir araya gelmekle olmaz TC de Kurdlere inanın hiçbirşey vermez.
Alternatif politika ve direniş oluşturup,  örneğin Kürdlerin büyük çoğunluğunu “Anamın dilini istiyorum” diye sivil ittiatsizliğe davet edebiliyor musun?
Parti kurduk, biraz propaganda hadi seçime ile (sadece) bu işler kesinlikle olmaz.
TC televizyonlarına Kürdistani görüş ve politikalarınızı anlatabiliyorsanız çıkınız. Yapamıyorsanız çıkmayınız.
Mesela isim vermiyeyim, birileri çıkıp parlamento vb yerlerde PKK’nin haksız yere vurduklarını teşhir ediyor, ama aynı kişi aynı yerlerde TC’nin soykırımlarını vb anlatamıyor...
Sömürgeciliği gelip bana anlatacaksın, TV basın ve yayınında KCK’yi anlatacaksın; bu durum elbetteki kimsenin gözünden kaçmaz.
Kürdistan’da soykırım var. TC’nin politikalarını, soykırım uygulamalarını, insansızlaştıma vb projeleri ve uygulamaları deşifre edeceklerine, sadece hendek yanlıştı politikasına saplananlar gaflet içindedir.
Bu gün Kürdlere yapilanlar, unutma fazlasiyla yarın sana yapılacaktır.
Tanımadıysanız bu TC’yi yuh olsun bizlere...

*TÜRKİYELİLEŞMEKTEN UTANÇ DUYARIM
Yazmak istediklerim KCK eleştirisini normal ölçüler içinde yapanlara karşı değildir. KCK, doğru zemin ve zamanda çokça eleştirilmelidir. Buna ihtiyaç vardır.
Sözüm,eleştiri adı altında müzmin muhaliflik yapanlaradır.
Türkiyeli olmak ve Türkiyelileşmekten utanç duyarım.
TC, yakındoğunun imhası üzerine inşa edildi. 
Kürdler, Lazlar, Gürcüler, Çerkesler, Ermeniler, Arablar, Rumlar Türkiyeli olmaktan kesinlikle utanç duymalıdır. Türkiye onların imhası üzerine gerçekleşmiştir.
Türkiye nin demokratikleşmesini isterim, yapanlar çıkarsa desteklerim, dayanışmaya da girerim.
Ama Türkiye’yi demokratikleştirmeyi Kürdlerin, Kürdistan’ın önüne koyarsan bu amacı saptırmaktır.
Kürdistani olanlar ve Kürdistani amacı olanlar, TC sömürgeciliğinden kurtuluşu ve özgürleşmeyi, bağımsızlığı önüne kayar.

*Tavır ve tutum sahibi olmak önemlidir.

Gandi tutumu olacak, direnişçi olacaksın. Riskleri göze alacaksın. Hapse girmeyi ve ne olursa olsun duruşun ve düşüncenden taviz vermeyeceksin.
Gündemlere takılmayacaksın. Gündemini sen belirleyeceksin.
Neden Kürdistan’da farklı alternatifler çıkmadı, üzerinde biraz kafa yoracaksın.
Kürdleri 20 milyon veya biraz daha fazla sayarsak, KCK bunun üçte birinin oyunu alamıyor.
Geri kalan Kürdleri örgütle. Kaldıki, seçimlerde HDP ye oy veren Kürdlerin hatırı sayılır bir bölümü, KCK taraftarı değildir.
Kitle orda, yer ve zaman musait, siyaset yapanlar bunları ölçüp biçerler. Eski siyasetçi figürü ile işler yürümez. Bunun görülmesinde sayısısız yarar vardır.

*Ülkeni yakıyorlar, şehirlerini boşalltıyorlar, dışarıdan Türk ve Arap getirip içlerine yerleştirmek istiyor.

Önceliğin ülkenin yıkımına ve korkunç TC plan ve politikalarına vereceksin. Bunları teşhir edeceksin. Tavır alacaksın.
Kürdistan içinde yaşanan sorunları da tartışacaksın. Eleştiri doğruyu geliştirmek için olacaktır.
KCK’den birşey beklemiyorsan, o zaman Kürdistanda bir olgu olan KCKye eleştiri adı altında takılıp kalmayacaksın. Onu aşacak düşünce ve kitlesel güce ulaşmayı esas alacaksın. TC’nin alternatifi olacaksın.
TC’ye karşı “öyle değil böyle mücadele edilir” diyeceksin.
En önemlisi de bunu tavır ve duruşunla göstereceksin.
Ölen insanlar bizim insanlarımızdır. Yıkılan ve yakılan, insansızlaştırılan ve güçten düşürülmeye çalışılan bizim ülkemizdir.
Bu vb şeylere isyan edeceksin.
Sözlerin ve düşüncen başkaldırı niteliğinde olacaktır.
“İki tarafta silahları sustursun, barış olsun” demek kesinlikle yetmez.
Eski müzakerelere ve barışa dönülsün demekle olmaz.
Ortada ne müzakere ve ne de barış vardı.
Onurlu ve dünya ölçülerine göre bir barış istersen olur.

İçeride müzakere yoktu, MİT'le görüşme vardı.
MİT 'le ve içeriyle müzakere olmaz.
Kürdistan tarafı ve TC siyasi tarafı ve uluslararası gözlemciler denetiminde müzakere olursa olur.
TC, yaktın yıktın, soykırım yaptın, hele dönelim eski sahte işlere demekle olmaz.
Siyaset yapıyorsan halkı TC ye karşı örgütle. Halkın örgütlenmesi için önünü aç.
Zayıf olabilirsin, güç toplanmanın yolunu ve yordamını ara....

*Müzmin muhaliflik bir hastalıktır
Bu hastalık, KCK ekseninde dönüp dolaşır.
Şehit olanların kendisinden olduğunu anlamak istemez.
Halkının çektikleri acıları ve perişanlığı duymak istemez. Vicdanını sanki kapatmıştır.
Rojava Kürdistan’ında teori ne derse desin sonuçta federasyon seçeneğine geldiler. Bu olumluydu.
Teori her zaman gridir. Paratikte olanlar senin insanlarının yaşadıklarıdır.
Utangaç, kısmen iktidar paylaşımını isteme biçimidir “özyönetim”.
Veya halkın ve insanların gönlünde yatan Kürdistan halkının kendi egemenlik haklarına kavuşmasıdır.
Sende doğrusunu mu yerine koymak istiyorsun Kürdistani bir iktidarın yerleşmesi için çalış. Veya bunun temellerini at...
 

Ne kadar tahribat yaratılmışsa yaratılsın, Kürdistan, KCK kadrolarının bir kısmında ve halkın gönlünde vardır. Bunu dikkate almayan siyasetçi siyasetçi değildir.
Basit, günlük yüzeysel tartışmalar, eleştirmeler, çekiştirmeler ile bir sonuca ulaşılmayacağını görmek elzemdir.
Madem KCK’nin darlığını, tekçiliğini hatta kimine göre düşmana çalıştığını söylüyorsan, sen daha öngörülü, daha ileriyi gören, daha demokrat, siyasette çağın ve ülkenin gereklerini yapan bir donanıma sahip olmalısın.
 

Son söz: halkına sahip çıkmayan ve halkının yaşadıklarını içinde duymayanların, doğru veya yanlış yaptıkları KCK eleştirilerinin beş paralık bir değeri olamaz.
KCK ye yaptığım eleştirileri koruyorum. Ama müzmin muhaliflerin gündemlerinin ve eleştirlerinin de ileriye götürmediğini görüyorum.
Bu eleştiriler adı altında Kürdistaniliği de boş kavram haline getirmeyiniz.
Kürdistani olmanın ruhu ve gereklerini yapmadan kimsenin ucuzundan Kürdistani olmayacağı bilinmelidir.
KCK nin ne savaşı savaş ne de barışı barıştır, bunun eleştirisini yapmıştım. Bu yazının konusu değildir.
KCK’nin Kürdistaniliğe  Kürdistani amaçlara gelmesini isterim.
İstek ayrı birşeydir, tercih ise onlarındır.
[email protected]

Dursun Ali Küçük-22.4.2016

 

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.