ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Kuzey Kurdistan’a PAYDOS – Hejarê Şamil

 

Sonda söyleyeceklerimi başta söyleyeyim:

1-“Kürdistan Başbakanı Nêçîrvan Barzanî’nin Ankara ziyareti zamanı sarf ettiği ‘Türkiye’nin iç işleri’ ifadesi sorunludur. Ismarlama bir demeç olmuştur. Mecbur edildi, yanlış oldu.

2-KCK Yürütme Konseyi eşbaşkanı, PKK’nin fiili başkanı Cemil Bayık’ın ‘Halkımız artık bu devletle yaşamamalı, Bu sistemle her yönüyle ilişkisini koparmalı’ demeci sorunludur. Adama ‘halk zaten sistemden bıkmış, sistemden kopmayan sizlersiniz’, derler icabında.  

3-HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın ‘Ben rahatlıkla başka bir ülkede olabilirdim, ama başka bir ülkede özgürce yaşamak yerine kendi ülkemde hapiste olmayı tercih ederim.' sözleri sorunludur.

YNK’sinden, Goran’ına, Komel’inden, Hevgirtiya İslamî’sine kadar hergün bir sürü sorunlu açıklama duyuyoruz.

BARZANİ’NİN ANKARA ZİYARETİNİN ZAMANLAMASI

Nêçîrvan Barzanî’nin 23 Kasım Ankara ziyareti HDP ebaşkanlarının, vekillerinin tutuklandığı, Erdoğan’ın kılıcını sağa sola salladığı bir dönemde gerçekleşti.

Mesud Barzanî’nin Türkiye’ye 23 Ağustos’taki ziyaretinden bir gün sonra 24 Ağustos’ta TC, ‘Fırat Kalkanı operasyonu’ isimli Batı Kurdistan’ı işgal girişimini başlattı.    

Şimdi meselelere ‘zamanlama’ yönüyle bakılırsa, işin içinden çıkmak mümkün olmaz.

Neden biliyor musunuz?

Çünkü Türk devleti’nin Kürdlerle yılın 12 ayına, 48 haftasına ve hatta 365 gününe denk gelen ebedi sorunları vardır.

Güney yönetimi Ankara’yı ne zaman ziyaret ederse etsin, Ankara o günün öncesine ve sonrasına denk getireceği bir şeytani adım atma ahlak(sızlığı)ına sahiptir. Yani sorun ziyaretin zamanlaması değil.

Kürdistan Başbakanı’nın Türk yetkililerle yaptığı görüşmeden basına yansıyan bilgiler var. Söz konusu bilgiler, Nêçîrvan Barzanî’nin 23 Ağustos’ta apar topar Ankara’ya gelmesinin temel nedenine ışık tutan bilgiler değil.

ARTIK İÇ SORUNLAR DIŞTA ÇÖZÜLÜYOR

Barzanî’nin Ankara ziyareti, Kürdistan Başkanı Mesud Barzanî’nin bu ziyaretten üç gün önce yaptığı Güney Kürdistan siyasi partilerini uzlaşmaya çağıran, geçici başkan seçilmesi ve yeni seçimlere gidilmesi çağrısı ile direk ilintiliydi. Nêçîrvan Barzanî, 23 Kasım’da Mesud Barzanî’nin bu girişimine Kürdistan’ın en büyük ekonomik partneri Türkiye’den destek almak için geldi. Bu nettir!

Görüşmelerde dile getirilen hususlar, alınan kararlar gerekli, gereksiz ayrıntılardır.

Ankara’da Nêçîrvan Barzanî’nin umudu karşılandı mı? Bunu tam olarak bilmiyoruz.

Bildiğimiz bir şey var ama… Barzanî’nin görüştüğü her üç yetkili; türk dışişleri bakanı, başbakanı ve cumhurbaşkanı, verecekleri destek karşılığında Kürdistan Başbakanı’ndan Kuzey Kürdistan ve Türkiye’deki Kürdlerle ilgili meseleler, Türkiye’nin iç işleridir mesajı vermesi için ısrar ettiler. Aynen.

Ve Nêçîrvan Barzanî ‘Türkiye’nin iç işleri’ ifadesini kullandı.   

Ne var ki, Kuzey Kurdistan meselesi bir DÜNYA SORUNU’dur artık. Bunu Tayyip Erdoğan da, Nêçîrvan Barzanî de biliyor…  

CEMİL BAYIK, KÜRDLER TÜRK DEVLET SİSTEMİ İLE HER YÖNÜYLE İLİŞKİSİNİ KOPARMALI, DİYOR…

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık’ın ‘Kürdler artık türk devleti ile yaşamamalı’ başlığı ile verdiği demeç, 2 Aralık 2016 tarihinde basına yansıdı.  

Cemil Bayık,  Kürd halkına şöyle bir talimat veriyor:  “Halkımız artık bu devletle yaşamamalı. Bu sistemle her yönüyle ilişkisini koparmalı“.  

Bu sözlerin PKK’nin fiili başkanının ağzından çıkması önemli. Bu sözler Cemil Bayık’ın fiili başkanlığını PKK ve Kuzey halkı nezdinde teyit ve tescil ettirme çabası ile ilgili ‘bireysel’ bir çıkış da olabilir. Öyle bir aksanın, çabanın olduğunu sezinlemek mümkündür. Bu onların iç işleri…

Şimdi onlarca kişi tarafından onlarca defa okunup basına yansıtılan iki cümleyi ayrı ayrılıkta ele alalım:

“Halkımız artık bu devletle (TC - H.Ş.) yaşamamalı”. Çok güzel. Bravo. Tahlil bile gerektirmeyen bir cümle.

(Kürd halkı artık) “Bu sistemle her yönüyle ilişkisini koparmalı”. Doğru ve yerinde bir çağrı. Şimdi ‘yer yönüyle’ ifadesinin ne anlama gelebileceğine bakalım:

Manevi, ruhi kopuş;

Sosyal kopuş;

Kültürel kopuş;

Ekonomik kopuş;

Siyasi kopuş;

Fiziki kopuş.

PKK’nin çağrısına uyarak Kürd halkı, ilişkilerini koparmak için kolları sıvadı diyelim. 

PKK;

Manevi, ruhi kopuş için; Kurdî, Kurdistanî değerleri öne çıkaracak mı? Atatürk posterlerini, kanlı türk bayrağını mitinglerinde dalgalandırmasının özeleştirisini verecek mi? Şahsen Cemil Bayık’ın kendisi YÜCE KURDİSTAN’IN YÜCE BAĞRAĞI ALA RENGÎN’E defalarca ve defalarca “İhanetin Bayrağı” diyerek hakaret ediği için Kurd ve Kurdistan halkından özür dileyip ‘af edin, münasebetsiz konuştum’ diyecek mi? Öyle bir erdeme sahip midir?  

Sosyal kopuş için; Türkî, Türkiyeli, Türkiyelilik, Türkiyelileşme ‘değerlerinden’ vazgeçecek mi? ‘Kürdistan fikrini çöp sepetine atan’ birini DTK başkanlığından uzaklaştıracak mı? Kurdistan’ı kabus gibi sarmalayan  ‘Türkiyelileşme siyaseti’ ile halt ettiği itirafını yapacak mı?   

Kültürel kopuş için; kendini Kürdçeleştirecek mi? PKK Konsey Üyeleri, 40 yıldan sonra kendi aralarında üç kelime Kürdçe konuşacak mı? 

Ekonomik kopuş için;… Ekonomiden anlamadığım için bu şıkı okurlara bırakıyorum.

Siyasi kopuş için; kendi taraftarlarını türk meclisinden çekecek mi?

Fiziki kopuş için; Kurdistan Fikri’ne sahip çıkacak mı? Kürdistan Devleti isteyenlerle alay etme kültürsüzlüğüne son verecek mi?

Halk dünden hazırdır, sayın PKK Konseyi. Siz de hazır mısınız?

DEMİRTAŞ’IN ‘ÜLKESİ’ NERESİ?

Hapis yatan HDP eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, ‘Ben rahatlıkla başka bir ülkede olabilirdim, ama başka bir ülkede özgürce yaşamak yerine kendi ülkemde hapiste olmayı tercih ederim.' demiş. Fazlasıyla sorunlu ifadelerdir.

Sayın Demirtaş, Türkiye’nin hangi kentinde hapis yatıyordu?

Sosyal medyada gözüme ilişti biraz önce... Bir sayfa arkadaşım, ‘Selahattin Demirtaş’ın yapacağı savunmayı merak ediyorum. Hazırlıklı olun, ikinci Abdullah Öcalan vakası yolda’ yazmış.

İrkildim doğrusu. 

**

Bir de Cemil Bayık demecinde gene ‘Ulusal Kongre’ talimatı veriyordu: “Kürt örgütleri, büyük küçük demeden, acilen bir araya gelerek nasıl bir birlik ve nasıl bir kongre oluşturulacağını tartışmaları gerekiyor”.

Yapmayın. Sen hangi temelde bir Kongre istiyorsun? Yüzde 60 benden, yüzde 40 diğerlerinden kongresi mi? Ayıptır.  Kongreler asgari müştereklerle başlar. Sen hâlâ senden ve önderinden başka tüm Kurdistan Halkı’nın kabullendiği Ala Rengîn’e ‘ihanet bayrağı’ diyorsun…

Adam biraz utanır.

 

Hejarê Şamil

[email protected]

03 ARALIK 2016

 

P.S.: Kürd camiasında yazdığının yüzde onunu dahi yayınlamayan ve de yayınladığı birçok yazıyı sonradan yayından kaldıranların başında ben geliyorum herhalde. Neden biliyor musunuz? Güvendiğim, sevdiğim tek bir arkadaşımın şu sözleri yetiyor: “Hejar, belki…” Halk çocuğuyum çünkü.

Bu sefer ‘belki’ler olamasın. Bu tahkiyecilerden kına geldi.  

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News