ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Şengal Kurdistan mı

"Şengal'de Büyük Oyun" başlıklı yazıya "Şengal Kurdistan'dır. Pêşmerge vuracak, PKK'yi YBŞ'yi Şengal'den temizleyecek. Sen ne konuşuyorsun ulan!" diyen tipten onlarca mesaj ve yorum aldım.

Şundan eminim bu tür konuşmaları yapanlar, hayatlarında bir kez olsun Şengal'i görmemiş, gidip görmek için de merak etmemiştir. Tesadüfen de olsa iki Êzidi ile oturup konuşmamışlardır.

Gerçeklerin bilinmesi ayrı, kaşıyıp yaraya dönüştürmek ayrı bir şey. Şengal'in Êzidi Kürdleri ile Duhok ve Erbil'in Sunni Müslüman Kürdleri arasındaki ayırım ve fark, Kuzey Kürdistan'daki Alevi-Sunni kesimi arasındaki farktan on kat daha büyüktür. Daha önce de yazmıştım tekrarlıyorum.

"Müslüman bir köylünün ürettiği peynirin kilosu Duhok pazarında 4 dolar, Êzidi bir köylünün aynı türden peynir ise ancak 2 dolara alıcı bulabiliyor". Bu bir çok şeyi açıklamaya yeter de artar.

Êzidiler Kürdçe konuşmada ısrar etmelerine rağmen çoğunluk itibarıyla "biz Êzidiyiz, Kürd değiliz" diyorlardı. Öyle ki Baas iktidarı döneminde KDP ve YNK'den tek adamlarının bile Şengal'e, Şêxan'a girmelerine izin vermemişlerdir. Şêxleri, mirleri Saddam'a müsteşarlık yapmıştır.

Ben iki defa o alandan geçtim. Onlarca Êzidi köylü ve çobanla karşılaştım. Onlara Kürdlükten, Kürdistan'dan bahsederken "Heval ev nanê Xwedêye- Bu Allah'ın ekmeği" deyip bir tek söz söylememize izin vermiyorlardı. Kısacası "Yemeğini ye, yoluna devam et" diyorlardı.

1995-1996'da Etruşta iken iki kişilik bir êzidi birimini Şengal'e gönderdik. 15-20 gün ancak dayanabilmişlerdi. Döndüklerinde perişan olmuşlardı. "Müsteşarları, Şêxleri hepsi Saddamcı" diyorlardı.

Bu durumun iyi yada kötü olarak telafuz edilmesi yanlıştır. Sunni Müslüman çoğunluğa karşı varlığını korumak için toplumsal bir kesimin aldığı bir tedbir olarak görmek gerekiyor.

Kürdler arasında tarihsel, toplumsal farklılık, aidiyet hissi ve ayrışma vardır. Eğer Pêşmerge komutanları Êzidileri IŞID'ın insafına terk etmişse bunun tarihsel ve toplumsal dayanakları da vardır. Kuşkusuz Pêşmerge komutanları böyle bir facianın katliamın yaşanacağın tahmin etmemiştir. Büyük bir olasılıkla "IŞID komutanlarının tümü zaten daha önce Saddam'ın askerleriydi. Êzidilerin geçmişte zaten bunlarla ilişkileri vardı. Şimdi bu ilişkileriyle buluşuyorlar" diye düşünmüşlerdir. Pêşmerge güçlerinin Êzidilerin elindeki silahları toplamalarının bu düşünceye dayandığını düşünüyorum. Herhalde "Êzidiler katliama uğrasın" diye bu silahları toplamamışlardır.   

Êzidilerin de benzer bir düşüncede olduğunu onlarca Êzidi'den duydum. "Komşularımızın, eski tanıdıklarımızın ihanetine uğradık" demelerinin nedeni budur.

Şimdi tarihsel ve toplumsal böyle bir ayrışma, IŞID'ın insafına terk etme ve soykırım gibi bir suç işlenmişken hiçbir şey olmamış "Her ci Deşta Muşê- Her yer Muş Ovası" diye Şengal Dağında yol alamayız.

Bunun da ötesinde Pêşmerge geri çekilirken YPG ve HPG devreye girerek Rojava üzerinden bir hat açmış, yüz binlere varan Êzidi kitlesini katliam tehdidinden kurtarmıştır. PKK'ye bağlı ve yakın çevrenin bu çabası Êzidiler arasında bir güven yaratmıştır. Bu gerçeklik de göz ardı edilemez.

Bu ayrışma durumu ve yaşanan olaylar Kürd partileri arasında rekabeti beraberinde getirmiştir. Bu, hizmetten çok iktidar rekabetidir. Bu rekabet karşılıklı sözlü atışmalarla hızla silahlı bir çatışmaya doğru kaymaktadır.

Bazı PKK ve KDP taraftarları ise var güçleriyle kışkırtıcılığa deva devam ediyorlar.  KDP ve Mesud Berzani şunu çok iyi bilsin ki Kuzeyde ve Rojava'da KDP'ye yakın duran Kürdlerin tümü bütün umutlarını KDP ve PKK arasındaki çatışmaya bağlamışlardır. KDP yetkililerine verdikleri bilgilerin tümü yalan ve yanlıştır.

Yine KDP-PKK çatışmasını körükleyen PKK'ye yakın bazı sol çevre ve şahsiyetlerin Türk devletinin gönüllü ajanları olduğundan şüphe etmemek gerekiyor. Burada organik bir bağdan söz etmiyorum. Beyinleri ajanlaşmış,beleş- gönüllü ajanlıktan söz ediyorum.

İster Kürd, ister Türk, Arap veya acem olsun. Kürdlerin birbiri ile çatışmasını isteyen, bunun çabasını gösterenler ajandır, haindir, ahlaksızdır.

Bunu aşmanın tek yolu, düşmanlarıyla görüşmekte bir beis görmeyen KDP ve PKK'nin Kürd kardeşleriyle doğrudan ve aracısız görüşmesi, sorunları diyalog yoluyla hal etmesidir.

Şengal ile Rojava'yı birbirine karıştırmamak ve biribirine rakip yapmamak gerekiyor. IŞID ve El Nusra Rojava'ya saldırırken Rojava Pêşmergelerinin aileleri ve kendileri kaçıp Güney Kürdistan'a sığınmışlardır. Rojava'nın bugünkü kurtuluşuna bir faydaları olmamış, bilakis çekişmelerin konusu olmuşlardır. Bununla beraber Rojava'daki sorunun çözümü Şengal'deki sorunun çözümünden çok daha kolay ve basittir. Zira Rojava'da tarihsel ve toplumsal bir ayrışma yoktur. Siyasi görüş farklılığı ve iktidar çekişmesi vardır. ENKS'ye rahat çalışma olanağı tanındığında bu sorun büyük ölçüde hal edilmiş olur. 

Oysa ki KDP'nin de PKK'nin de Şengal'de bulunmalarının nedeni "Êzidi halkının güvenliğidir". Onların orada varlığını meşru kılan asıl olay da budur. Diğer bir ifadeyle Şengal'de bulunmak için meşru bir gerekçeye ihtiyaç vardır. Êzidileri birbiri ile çatıştırdıklarında orada bulunma gerekçeleri in'ikata (kesintiye) uğrar ve meşruluklarını yitirirler. Bu da kendilerinin bileceği iştir.

Ancak Êzidilerin bilmesi gereken çok daha önemli bir durum var. İktdarları için birbirleriyle çatışan bu gurupların çatışmasında hiçbir menfaatleri yoktur. Bilakis zararları vardır. Böylesi bir çatışma durumunda Êzidiler çatışmada tarafgir olmamalıdırlar.

Peki Şengal sorunu nasıl çözülebilir?

Varlık gerekçesi, çözümün de anahtarıdır. Kim orada hangi gerekçeyle bulunuyorsa ona göre hareket etmek zorundadır. Pêşmerge ve gerilla güçlerinin Şengal'de bulunmalarının nedeni Êzidilerin güvenliğidir. Dolayısıyla esas alınması gereken nokta "Şengal'in güvenliği"dir.

"Şengal Kurdistan'dır, şöyle yaparız, böyle kovarız" türünden söylemler sorunun çözümüne hiçbir katkı sağlamaz. Bilakis derinleştirir. Tıpkı Soran ile Behdinan gibi.

KDP ve PKK'nin Şengal'de bulunmalarının ortak noktası Êzidi halkının güvenliğidir. O halde güvenlik meselesinde ortak bir yapılanmaya gidildiğinde aralarında ki sorun da çözülmüş olur. Örneğin Êzidi Pêşmerge güçleri ile YBŞ güçleri ortak bir çatıda birleşebilir. Belli bir özerklik dahilinde Kürdistan hükümetine bağlanır. Neçirvan Berzani'nin bu yönlü ifadeleri var, PKK tarafından yapılan açıklamalar da aşağı yukarı bu paraleldedir.

Tekrar tekrar söylüyoruz. Kürdler arası çatışmayı körükleyenler, Kürdlerin düşmanı, Kürd düşmanlarının gönüllü ajanlarıdır.

Hangi gerekçeye dayınırsa dayansın KDP ve PKK arasındaki çatışma cinayettir, katliamdır, suçtur, ahlaksızlıktır.

KDP'nin PKK ve bağlantılarını Şengal'den zorla çıkarmaya çalışması tarihsel ve toplumsal sorunu çözmez, daha da derinleştirir. Şengal'i de Irak'ın kucağına iter.

"Şengal Kurdistan'dır demekle" Şengal Kurdistan olmuyor. Şengal'e çatışmayı dayatma, Şengali Irak yapar.

Şengal'e barışı getirdiğinizde, yaşam olanaklarını sunduğunuz zaman Şengal Kurdistan olur.  

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.