ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Zozan Kurdish Shop

Sahiden Barzani Neden Bağımsızlık İlan Etmiyor? – Hejarê Şamil

Dün sosyolog yazar İsmail Beşikçi ile yapılmış, çok önemli tespitler içeren bir röportaj basına yansıdı. İMP den Yeter Polat’ın yaptığı röportajda İsmail Beşikçi, gene taşları gediğine oturtmuş, öğretici tespit-öneriler sunmuştu.   

Röportajda PKK’nin Türkçü, Türkiyeci ve ben merkeziyetçi siyasetinin zararlarına vurgu yapılmış, Kurdistan’dan daha çok sömürgeci devletlerin çıkarlarını savunduğuna işaret edilmiş, bu partinin Kurd / Kurdistan milli, ulusal değerlerine karşı bir duruş içerisindeyken Ulusal Kongre talep etmesinin yanlışlığı ortaya konulmuş, Irak’taki siyaseti ile BAAS partisinin ırkçı, sömürgeci anlayışına onay vermesi, Irak’ın, Suriye’nin birliği gibi kavramları savunarak Kurdlerin ve Kurdistan’ın bölünmesini, parçalanmasını ve paylaşılmasını onaylaması eleştirilmişti.  

Röportajda dikkat çeken noktalardan biri de Güney siyasetine yapılan eleştiriydi. Bu eleştirinin eksen alınarak tartışılmasında fayda olduğunu düşünüyorum.      

BAĞIMSIZLIK İÇİN BÜTÜN ELVERİŞLİ KOŞULLARIN BİR ARAYA GELMESİ MÜMKÜN OLMAYABİLİR

Beşikçi hocanın “Bağımsızlık konusunun durmadan ertelenmesi kanımca sakıncalıdır. Bütün elverişli koşulların bir araya gelmesi mümkün olmayabilir. Bu bakımdan bağımsızlık yolunun bir an evvel açılmasında yarar var. Bu süreç risk içerebilir. Bunu da göğüslemek gerekir. “ tespitinde “Bütün elverişli koşulların bir araya gelmesi mümkün olmayabilir” vurgusu çok ama çok önemlidir.

Üstelik Güneyli soydaşlarımız arasında bağımsız devlet uğruna İsrail oğulları gibi 40 yıl ot yemeği göze almadan böyle bir hevese kapılanlar varsa – ki, vardır ve sayıları da bayağı kalabalıktır – biran önce eteklerindeki taşı döküp kendilerini daha zor süreçlere hazırlamaları gerekir.    

Güney Kurdistan hükümetinin, özellikle Kurdistan Başkanı Mesud Barzani’nin sık sık bağımsızlık ilanından bahsetmesi, Kurd halkı arasında ciddi bir beklenti yaratmıştır. Bu sürecin ertelenmesi ise – nedenleri ne olursa olsun – toplumumuzda kırgınlıklara, hatta amacını aşan tartışmalara, umutların körelmesine neden olmaktadır.

Beşikçi’nin belirttiği gibi “bütün elverişli koşulların bir araya gelmesini beklemek” ne kadar doğrudur ve de gerçekçidir? 36 paralel altındaki ve ‘tartışmalı’ denen Kurdistan topraklarının peşmerge güçlerinin denetimi altına geçmesi ile birlikte bağımsızlık ilanının zamanının geldiği de açığa çıktı.  Kurdistan toprakları Irak’ın veya terörist örgütlerin denetimindeyken bağımsızlık ilan edilmemesinin anlaşılır gerekçeleri vardı.

BAĞIMSIZLIĞIN İKİ YOLU VE OLASI TEPKİLER

Bağımsızlık ilan etmenin iki yolu olduğunu düşünelim: Bir; belli başlı devletlerin ve ilgili bölge güçlerinin onayını alır ilan edersen. Böylece uluslararası alanda hızla bağımsız devlet olarak tanınırsın. İki; koşulların olgunlaştığından yola çıkmakla destek ve engel dengesini hesaplayarak halkının iradesini ortaya koyar ve yurdunu bağımsız devlet olarak ilan edersin. Bu durumda bir gün içerisinde BM’nin ‘devletler ailesi’ne katılman söz konusu olmaz, egemenliğin zamanla tanınır, kabul görür. Halkımızın Kürdistan yönetiminden ve Barzani’den aslında istediği ikinci yolu takip etmesidir.

Elbette, ikinci yolun takip edilerek Kürdistan’ın bağımsızlığının ilan edilmesi herkesi memnun etmeyecektir.   

Örneğin, Bağımsızlık ilanından sonra;

ABD bölgeye dönük plan ve taktiklerinde tashihe gitmek zorunda kalabilir.

Rusya ‘Bağımsızlık tüm Irak halkının onayı ile olmalıdır’ biçiminde geçerliliği olmayan açıklama yapabilir.

Yaşlı Avrupa ‘Özgürlük Kurdlerin hakkıdır ama bu ilanın bölgede yaratacağı olası gerginlikten endişeliyiz’ biçiminde budalaca laflar sarf edebilir.   

İran köpürerek sinsi planlar peşinde koşturur.   

Irak ‘kabul etmiyoruz’ der.   

Türkiye sert konuşup alttan alır vs.

Bu tür açıklama ve davranışlar Kürdistan’ın geleceği açısından fazla risk ve tehlikeler içermez ama. Bağımsız olmayla ilgili sorunlar zamanla,  zorlukları göğüslemekle aşılır.  

İÇ VE DIŞ ENGELLER

Dış etkenler, Kürdistan’ın kaderine daha çok bölge devletlerinin Kürd siyasi partileri ile yürüttüğü ilişkiler üzerinden yansıyor. Kurd partilerinin sömürgeci devletlerle ilişkileri Kürdistan’ın bağımsızlaşmasının önünde sürekli bir engeldir ve Kurd Ulusal Kurtuluşçuluğu çerçevesinden bakıldığında bu ilişkiler fazla iç acıcı manzara oluşturmuyor. KDP’nin kendini ekonomik olarak tümden Türkiye’ye mecbur bırakması, Kurdistan Hükümeti’nin Ankara karşısında adeta bir vasallık gibi davranması; YNK, Goran, PKK gibi partilerin diğer sömürgeci güçlerle ilkesiz ilişkileri kısa sürede atlatılacak, düzeltilecek sorunlar değildir. Siyaset dışı kesimler olarak yapabileceğimiz, bu durumun ve duruşların sürekli gündemde tutulması, irdelenmesi ve eleştirilmesi olmalıdır. 

Bağımsızlık İlanının önündeki temel objektif engele, bağımsızlık ilanından kaçışın NEDENine vurgu yapmadan önce bağımsızlaşma hususundaki çekimser duruşun Kürdistan Başkanı’nın kişiliği ile bağlantılı sübjektif yanı da var mıdır diye insan düşünmeden edemiyor.  

Mesud Barzani’nin ihtiyatlı kişiliği, Beşikçi’nin belirttiği biçimiyle “Bütün elverişli koşulların bir araya gelmesi”ni bekleyerek, uluslararası tanınmayı garantileme, fazla risk almama istemi çok önemli ayrıntı olarak bir köşeye kaydedilebilir.

Gelelim Bağımsızlık İlanının önündeki esas engele;

Tehlikeli olan, bağımsızlık ilanından sonra kimi Kurd siyasi partilerinin, örneğin Goran’ın ve YNK’nin bir bölümünün, böylesi bir deklarasyonun ilanını kabul etmediklerini açıklaması olabilir ki, Mesud Barzani’nin de en fazla korktuğu ve çekindiği bu olsa gerek. Kurdistan’daki gelişmeleri günlük takip eden, her parçamızdaki insanlarla, bütün partilerin temsilcileri ile temas etmeye çalışan birisi olarak Barzani’nin bu yönlü kaygı ve endişelerinde haklılık payı olduğunu teslim ediyorum. YNK, Goran, Komele ve hatta Güney’de belli etkisi bulunan PKK temsilci ve taraftarları ile birebir ve yüzyüze konuşmalarımda  şu ifadeleri çekinmeden ve gönül rahatlığı ile dile getirmişlerdir: “Barzani’nin ilan edeceği bir Kurdistan bize gerekli değildir, böyle bir devlette yaşamaktansa Irak bayrağı altında yaşamayı tercih ederiz”. Goran temsilcileri Irak’la birlikte hareket edebileceklerini basında açıkça dile getirmişlerdir.

BARZANİ BİRLİĞİN SEMPOLÜ OLABİLİR

Bağımsızlık karşısındaki Kurd Partileri Engeli aşılmadan bağımsızlık ilanına gitmek Barzani tarafından Kurdistan adına yapılan bir intihar anlamında da geliyor. Bu durumda iç ve dış siyasette bir sürü sorun çıkar. En başta yarım yamalak bir bağımsızlık ilanından sonra bağımsızlık taraftarları ile karşıtları arasında fiziki çatışmaların çıkabileceği ihtimali göz ardı edilemez.  

Yalnız söz konusu Kurd partileri bağımsızlık ilanına desteklerini şartsız şurtsuz deklere ettikten sonra Güney Kurdistan Federe Devleti’nin bağımsızlığı ilan edilebilir.

Hal böyleyken bu mızıkçı Kurd partilerinin desteği nasıl alınacak?

Bunun üç yolunun olduğunu düşünüyorum: 1). ABD ve İsrail gibi devletler baskı yapacaklar; bu yöntemi yıllar önce birbiri ile savaşan Celal Talabani ve Mesud Barzani’yi Dublin’de bir araya getirirken uygulamışlardı. 2). Aydın kesimler, hatta parti tutan açık ve ulusal görüşlü şahsiyetler kendi partilerine baskı yapmalıdırlar 3). Mesud Barzani fenomeni devreye girer. Evet, yanlış okumadınız, Kurdistan Başkanı Mesud Barzani rîsipî (ak sakal) rolünü yeterli düzeyde oynarsa iç sorunların çözüm yolunu açmak mümkün olabilir. Başkan’ın Kurdewari bir tavırla oynayacağı rolün olduğuna inanıyorum ve bu hususta yakın çevresinde bulunanların kendisine gerekli desteği sunamadıklarını düşünüyorum. Mesud Barzani, Kurdistan uğruna, Kurdistan’ın Bağımsızlığı namına konumunu biraz ‘küçük düşürerek’, çocuk gibi yaramazlık yapan Hero Hanım’ın vb… kapısını çalıp çayını içmeye geldim, Kandil’e haber salıp, ‘ya gelin Selahaddin’de 15-20 gün misafirim olun’ diyebilmeli.

Kurd Partileri Engeli aşılırsa dünya devlerinin, Kürde hasım bölge devletlerinin nasıl tavır takınacağına hiç aldırmadan bağımsızlık ilan edilebilir.

Kurdün ve Kurdistan’ın baş düşmanı Türkiye olsa da, Hewlêr-Ankara ilişkileri nedeniyle Güney Kurdistan’ın bağımsızlığının bugünkü en büyük düşmanı ve en fazla engelleyici rol oynayabilecek güç İran’dır.

Ama artık oynayamayacak! Önümüzdeki 4 yılda Washington’un İran’ı ‘baş düşman’, ‘uluslararası terörizmin sponsoru’ ilan etmesi, Kurd milletinin özgür geleceği ve Güney Kurdistan’ın bağımsızlaşması için ciddi fırsatlar sunmuştur. Tahran, Güney Kurdistan’a saldırı karşısında belasını Washington’dan görecektir.

Bize düşen biran önce Güney’de milli uzlaşma hükümeti oluşturmaktır, gerisi çorap söküğü gibi gelir.

Uzun sözün kısası; Bağımsızlık avcumuzun içindedir. Tek engel Kurdlerin kendisidir. Daha doğrusu kendini aydın, ilerici, siyasetçi sanan Kurd partilerinin yöneticileri, sayıları 100 rakamını bile geçmeyen siyasi elittir. 100 kişi, 50 milyonluk bir halktan daha güçlü olamaz. Onları hizaya getirmek de bizim görevimizdir.

 Hejarê Şamil

hejare_shamil@hotmail.com   

 

P.S.: İçimde kalmasın. Kurdistan Başkanı birkaç hafta önce “Maliki yeniden Irak başbakanı olursa hemen bağımsızlık ilan ederim” ifadesiyle bağımsızlık fikrini günlük siyaset malzemesi haline getirerek bağımsız Kurdistan taraftarlarını, yurtsever halkımızı üzmüştü. Umarız Kurdistan Başkanı bir daha böylesi talihsiz ve amacını aşan açıklamalar yapmaz. 

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News

Zozan Kurdish Shop

Analiz

Bu yazıdaki Kürd herhangi bir Kürd’dür. Üç Kürd yazısında, üç Kürd tipinden söz edilmişti. Biri, milliyetçi, yurtsever düşüncelerinden ve eylemlerinden dolayı,  idam edilmiş bir Kürd.