ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Sayın Kürd kardeşlerim, ben bu değerli sitenin bir okuyucusuyum. Yani tıpkı yazarların yazdıklarını okuyan ve yorum yazanlar gibi.

Sevgili kardeşlerim biz Kürdler çok nazik bir süreç içindeyiz. Ortadoğu şu anda barut dolu bir fıçıye benziyor. Serserinin biri bir kibrit çakarsa orası bir kan deryasına dönüşür ki, o kanda en fazla boğulan biz Kürdler olacağız. Çünkü vıçı bizim ülkemizde ve dört yanımızda da barbarlar var ve onlara deniz yolları var, kurtulmaları için. Bunun için biz çok dikkatlı olmak ve ne yaptığımızı, ne söylediğimize iyi bilmek zorundayız. Zaman kabadayılık zamanı değil. Kılıç ve tir kevan ile savaş yok artık dünyamızda. Bilek gücün zamanı çoktan geçti. Zaman akıl, bilgelik, uzağı durbin ile görme zamanıdır. Biz gözümüzü dört açmak zorundayız. Serserilerle serseri olmak bizim işimiz değil. Dünyayı iyi tanımak, tüm gelişen olayları yakında takip etmek, içinde iyiyi, kötüyü birbirinden ayırrmak, biz Kürdler için bir zurunluluktur. Ayrıca her Kürdün tarihimizi bilmesi de bir diğer zorunluluk. Yani bugünkü duruma nasıl geldiğimizin bilincine varmak zorundayız. Medya sonrası yaptığımız tüm yanlışlardan ders almalı ve bu duruma nasıl düştüğümüzün bilincine varmak zorundayız. Şu lanet alışkanlığımızı artık unutmalıyız. Yani severken ısırmayı bırakmalıyız. Biz Kürdler sevmeyi, özellikle öpüşmeyi, okşamayı değil, ısırmayı seviyoruz. Sevgi tutkumuz ısırmaktır. Örneklerini saymak istemiyorum. Tarihe bir göz gezdirin. Biz köle olunca, kölelerin kölesi, ağa olunca, ağaların ağası, bir baş olunca, başların başı olmak istiyoruz hep. İnanç bazında da biz böyleyiz. Bizim aptal atalarımız İslam ordularına "Siz ülkemize hoş geldiniz" demediler. Yüzbinlercesi şehit olduktan sonra, geriye kalanlar İslam'ı kabul ettiler ve tutkal gibi bu kan dökücü dine dört elle sarıldılar. Yani başkalar bir elle tutarken, bizler dört elle tuttuk, ki bugün bu olumsuz durumumuzu görüyoruz. Bir düşünün Selahaddin î Eyûbî'yi. Koca Kürd İmparatorluğunu İslam adına götürüp Mısır'daki Halifeye bıraktı. Neden? Çünkü İslam onun için her şeydi. O bir kahraman değil, fanatik bir İslam gericisiydi. O halkını değil İslam'ı ve İslam ümetini savunan gerici bir Kürd idi. Kısacası biz Kürdler böylesine bir topluluğuz. Seroklar için kendimizi yakacak derecede bir fanatik toplum. Bir diğer deyişle, dostunu, düşmanından ayırt etmeyen, severken ısıran ve sakız gibi yapışan, onun için seve seve ölüme giden bir zavallı toplumuz.

Sevgili Kürd kardeşlerim bunları niçin yazıyorum?  Lütfen dostu ve düşmanımızı tanıyalım; birbirimizle dalaşmıyalım, yeter artık bu lanet alışkanlığımız. M. Yılmaz yorumcu arkadaşın yorumları hep olumsuz. Bu akadaş hep beni kendinden sayan biri değil. Hep ikirciliği bir alışkanlık haline getirmiş. "Yok Barzani niye Türkiye ile ilişkisini kesmiyor; yok Erdoğan hep küfrediyor, o sessiz kalıyor. Yok şurayı Pêşmerge değil, Gerilla kurtardı" gibi ucuz sözler ve Gerilla'yı Pêşmerge'den ayrı görmesi, inanın içimi sızlatıyor. Be kardeşim n'olur biraz akıllı ve mantıklı ol ve dünyayı toz pembe görme. Ayrıca bizim durumumuzu iyi anlamaya çalış. Bizim koca Arap dünyasına, Faşist Türk devletine, İran gerici rejime karşı horozlanmamız öyle kolay değil. Unutma bizim top, tank, tüfek ve savaş uçakları yapacak ne fabrikamız ve ne de usta ve pilotlaımız var. Serinkanlı, akıllı olmak zorundayız. Unutma merhum Çorçil'in şu sözünü. "Devletlerin dostu olmaz, çıkarları sözkonusu". Peki Koca başların çıkarlarını hangi tarafta görüyorsun? Sakın bunu yanlış anlama. Yani koca başların bizi çıkarlarına kurban etsinler demek istemiyorum. İstediğim akıllı olmak, dostu ve düşmanı iyi tanımak ve bugün Ortadoğuda oynanan oyunu iyi kavramak ve dünya İmparatoruna yakın bir dost olmaya çalışmak. İşte bütün mesele bu. Bunu yaparsak herşeyi başarmış olacağız bu bir. Bir diğeri de birlik olup, bir yumruk olmak. Pêşmerge ve Gerilla Kürdün çocukları, kardeştirler, lütfen ayrılığı koyma araya.

Bir diğer önemli konu. Bak dün Somali'de bir terör olayında 200 kişi öldü, yüzlecesi de yaralandı. Bunu bütün Kürdlere bir örnek olsun diye yazıyorum. Bu olay Türkiye'den binlerce kilometre uzaklıkta olan bir İslam ülkesinde oluyor ve Türk devleti hemen tonlarca ilaç, onlarca doktor ve hastabakıcı oraya gönderiyor. O Türkiye ki -aptallarımızın "Kardeş" dedikleri- 1988'de zalim Saddam bir günde 5000 insanımızı kimyasal gazlarlar öldürür, on binini yaralarken, ne bir aspirin gönderdi ve ne de bir kilo un ve ya pirinç. Ayrıca orayı hiç görmek bile istemedi, ismini anmadı. İşte her Kürd artık bu gerçeği görmeli, dost, kardeş kimdir, bunun bilincine varmalı ve otak düşmanlarına karşı bir el, bir yürek olmalidir diyorum.

Böylesi bir dilekle, yazıya bir Kürdçe dörtlükle son vereyim. Kim için yazdığımı Arir olan okuyucu bilir. Saygılar. 

Lo nebezo tu nezanî

Tu ne deşt î, ne zozan î

Zevya bê av, tu beroj î

Sapê hişk î, tu xozanî.         

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News