ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Referandum Zamansız ve Yanlış Değildi-Nurettin Yıldırım

Güney kürdistan’da Referandum sonrası yaşanan gelişmelere bakarak, bunun üzerinden; ‘Referandum zamansız ve yanlış bir hamle’ diye yapılan değerlendirmelere katılmak pek mümkün değildir. Bugün güney kürdistan’da ortaya çıkan tartışmalı bölgelerin fiili yeniden işkal durumu salt referandumun zamansızlığı yada yanlış karar alınmasıyla ilgili fitillenmiş bir meseleymiş gibi değerlendirilemez. Güneyde muvcut yaşanan hezimet daha çok kürdistan yönetiminin ve oradaki oluşum ve siyasi partilerinin yetersizlikleriyle iç ve dış bağlantılarıyla, açıklanabilecek bir meseledir. Bölgede etkin olan uslararası ilişkilerin çok karışık kestirilemeyen hesapları devreye girmiştir. Buna kürtlerin yanlış hesabı ve hazırlıksız olmaları da eklenince bir anda dalgalar halinde gelen şok ve panik hezimetleri olmuştur. Bu hezimet bütün kürtlerde acı ve yaralama duygusunu yaratmıştır. Bunu kürtler açısından neden ve sonuçlarıyla birlikte bir mantık silsilesi içinde açıklığa kavuşturmak mümkündür. Her şeyden evel güney kürt siyasi oluşum ve yapılarının üzerinde oturdukları ve kendileri için inşa ettikleri ilişkiler, ittifak anlayış ve arayışlarında, tarzlarında sürüp gelen bir sakatlık bir yanlışlık vardır. Geleceğin öngörülmemesi gibi temel konulardaki hatalı duruşlar bu türden hezimetli yanlış sonuçlara yol açmıştır.
 
Referandum olmamış olsaydı, Irak rejimi IŞID sonrası yine gelip benzer şekilde tartışmalı bõlgelerin merkezi yönetimine teslimatını isteyecekti. Belki ilk hamlede bu kadar şiddetli bir yönelimle gelmiyor olabilirdi. Ama kürdistan yönetiminden IŞID öncesi pozisyonuna geçmesini ve devir teslimini her biçimde gündemine alcak ve dayatacaktı. Bundan kaçışın mümkün olmadığını biliniyordu. Burada sorun kürdistan yönetiminin böylesi bir durumda ne yapacağı ve nasıl bir hazırlık içinde olduğu, olacağı önemliydi. Anlaşılan o ki, öyle veya böyle her halükarda bir gerginlik ve çatışma yine kaçınılmaz olacaktı. Her iki durumda da ortaya çıkan o ki, kürt yönetiminin bu gibi durumlara kendini yeterince hazır hale getirmemiştir. Sanki öyle bir yönelim olmayacağı rehaveti içinde duran bir gerçeği vardır. Öyle ki, bu gaflet hali Referanduma giderken bile sürüyor olmasıdır. Irak rejimiyle bir çatışma olabileceğinin varsayımını çok düşük bir ihtimal olarak görmeleridir. Dolaysıyla, olabilecekleri önceden göremediklerinden buna göre bir duruş içinde kendilerini hazırlıklı hale getiremediler. Her şey ani gelişti ve herkeste doğal bir şok etkisi yarattı. Şimdi her şey biraz daha anlaşılmış, şok aşılmış gibidir. Panik kısmen giderilmiştir. Bu aşamadan sonra haliyle eleştirilerin yapılması gerekli ve normaldır. Bu eleştirilerin pek tabiki yaralayıcı bir dille değil, geliştirici, motive edici,toparlayıcı içerikte gelişmesi çok daha önemlidir. Çünkü her şey daha yeni başlıyor. Güney kürtlerinin çok kalay kayettikleri gibi, ani hızlanmalarla kaybettiklerini çok seri hamlelerle yeniden kazanabilecek olumlu bir potensiyelinin de olduğunu unutmayalım. Alternatif çıkışlar her zaman mümkündür. Gün güne uymuyor. Bu gün gelen rüzgar, yarın bakarsın fırtınası tersinden gelebilir. Daha Süriye deki kürt rüzgarı var. Bunlar güncel ve tarihsel olaylar zinciri içerisinde birbirine bağlantılı sonuçları olacaktır. Dolaysıyla bu parçada kürtlere yönelen saldırıları kabullenmemek, leş kargalarının saldırılarına karşı kürt yönetimini, kürt liderler ve şahsiyetlerini sahiplenmek, savunmak, eleştirileri buna göre yapmak, vicdan sahibi adaletli insan, birey, yurtsever olmanın vazgeçilmez bir gereğidir.
 
25. Yıllık süre içinde adeta kendini yarı devlet şeklinde idare eden güney kürdistan federe yönetimi ilk gününden bu güne ne yazık ki, yenilik anlamında hiç bir değişiklik, ilerleme gelişme geçirmeden gelmiştir. KDP YNK ikili yapısını muhafaza eden, fifti fifti zihniyetine dayalıdır. Her dönem onun üzerinden sürüp gelen bir denge gözetilmiştir. Bu denge üzerinde kastlaşmanın, ve oligarşik yapının ağırlaşan hakimiyetinin varlığı işleri büsbün bozmuştur. Ekonomiden siyasete, askeri savunmadan dış iliskilerine kadar bütün yõnetim anlayışı bu iki başlılığa dayalı hakimiyetin mevcudiyeti üzerine ayarlanmıştır. Daha açık bir ifadeyle, bu ikili yapının mülkiyetine dayalı değişmez bir statünün kalıcılığı her zaman esas alınmıştır.
 
Uzun süren bağımsız ve özerk yapısına rağmen bugün yaşanılanlara karşı bağımsız bir devlet olma koşullarına, onun reflekslerine sahip olması gerekirken, tam tersinden açığa çıkan durum, bir fiskeyle yerle yeksan olacak kadar bir düşüş ve çaresizlik içinde kendini buluyor olmasıdır. Buradan haraketle onun nerede, ne kadar ve nasıl yanlış yaptığını fazlasıyla da daha iyi görüp, anlamak mümkündür.
 
Sözde parlementosu ve demokratik kurumları olduğu halde ona hiç bir zaman gerçek anlamda bir işlerlik kazandırmadığı, sadece bir ad olsun diye elinde tutuğu, işine gelmediği zaman kapısına kilit vurduğu bilinmeyen bir sır değildir. Bütün kararlar, ben sen ilişkileri içinde çift başlılığın varlığı ve çıkarları gözetilerek yapılmıştır. Kendilerini her şeyde sahip gören bu çift başlı tarafların şartlar ne olursa olsun, karşılıklı çıkar dengeleri esas alınmıştır. Alan üzerinde hakimiyet ve paylaşım yine bu güç dengedine göre yapılmıştır.
 
Ortak ordu, askeri, silahlı güç oluşturmama konusu da bu şekilde gözden uzak tutulmuştur. Ulusal bir kurum düzeni, ulusal bir ordu düzeni yerine, parti yönetimleri, parti iktidarları ve dayatmaları hep olmuş ve bunlar değişmemiştir. Silahlı güç olan peşmerge düzeninden bunca yıllara va artan ihtiyaçlara rağmen hiç bir değişiklik yapmılmamıştır. Peşmergenin eski statüsü korunmuş ve peşmerge üzerindeki güç odaklarının, peşmerge ağalarının hakimiyeti ve onların mülkiyet ilişkisi korunmuş, olduğu gibi sürdürûlmüştür. Buna benzer daha çok eksik ve yanlışları yığınca ortaya koymak mümkündür.
 
Önemli gördüğüm yanlışın yanlışla gelen en önemli temel gerekçelerinden biri de kendi özgüçlerine duyulan güvensizlik duygusudur. Bu duygu kendi dinamizmini görme, anlama yerine, yada bir denge tuturma yerine, dış ilişkilere, güçlere gereğinden fazla itibar etmeleri sözkonusudur. İç dış ilişki dengesinin ve sınırlarının korunmaması, ölçü ağırlığının dışa doğru kayması bunun zamanla dış ilişkilerin her şeyin belirleyeni olarak gidişata yön verir hale gelmesi adım adım yerleşmiş ve kalıcılaşmıştır. Bununla kaçınılmaz bir şekilde farkında olmayarak kendilerininde zamala bir dış güç haline düşmesi gerçeğiyle yüzyüze kalmışlardır. Bu yanlış güç ilişkisi hele birde kürtlerin düşmanı olan sömürgeci devletlerin bizzat kendileri olması, her şey daha karmaşık ve içinden çıkılmaz yapmıştır. Nitekim her felaket de burdan gelmiştir. Bu son ihanet dalgası da böyle oldu. KDP ve YNK’nin rekabet dengesi iki farklı ezeli düşman iki sömürgeci gücün tokadı, darbesi, kuşatması şeklinde kendini göstermiştir. Taraflardan bir Türkiye ve rejimine dayanırken, öbürü de ona müsbet olsun diye İran rejiminin ilişkisine kendisini oturtmuştur. Aynı şekilde düşman kuvvetler gibi birbirini kollama ve dengelemeler bunlar üzerinden de sürdürülmüştür.
 
Referandum sonrası ortaya çıkan tablo bu ikili yapının yanlış ilişki ve itifaklarla birlikte, karşılıklı dengeye dayalı bağlantılarıyla birlikte yaşanan bir tablodur. YNK’ nin İran üzerinden ihaneti kadar KDP’nin de Türkiye üzerindeki ilişkisi de aynı karekterde güncellenmemiş olsa da, sonuç itibarıyla benzer niteliktedir. Her iki taraf bu ilişki biçimleriyle karşılıklı olarak iç ihaneti beseleyip korumuşlardır. Günü geldiğinde o taraftan yada bu taraftan bu türden patlaklar vermesi kaçınılmazdır. Nitekim, Türkiye ve İran’ın Referanduma karşı aynı cephede ortak tutum sergilemişlerdir. Aynı anda devreye iç ihaneti de sokarak sonuç almışlardır. Bu ihanet şebekelerinin iç zeminden aldıkları cesaretle en zayıf noktadan kürt mevzilerine darbeyi indirmekten çekinmediler. Şimdilik en bariz kısmıyla görünen budur.
 
Görülmesi ve dikkate alınması gereken diğer bir husus da; olup bitenlere karşı başta ABD olmak üzere uluslararası güçlerin sergilemiş oldukları tavırdır. Ne oldu da o kadar gözde olan kürtler birden bire gözden çıkarıldı ve yanlız bırakıldı. İran, Türkiye ve Irak’ın insafına terk edildi. Mesele sadece Referandumdan duyulan tepki meselesi midir? Yoksa bunun arka planında başka şeyler mi var? Kürtlere bir ders, bir uyarı, bazı şeylerin anlaması, anlaşılması için mi? Bu tür soru ve acabalar tam yanıt bulmamakla beraber kafaları kurcalamaya devam edeceğe benziyor.
 
Herkes çok iyi biliyor ki, güney kürdistan’nın bu statüye gelmesinde başta ABD ve batılı güçlerinin koruması ve desteğiyle sağlanmıştır. Eğer bu güçler olmasaydı, ne Türkiye, ne İran, ne de Irak kürtlerin bu statüye gelmesine ve bu seviyede haklar elde etmesine müsade etmeyecekleri, mümkün oldukça yok etmek için uğraşacakları ve bunun için elinden geleni ardına koymayacakları bilinmektedir. Batılı güçlerin ve ABD’nin Saddam’ın devrilmesinde kürtlerin ne çok önemli bir rol oynadığı biliniyor. ABD ‘nin bölgedeki başarısında ve Saddam’ın devrilmesinde, kürtlerin mücadelesinin payı büyüktür. Bu çerçevede oluşan karşılıklı ilişki bağlamında ABD kürtlerin federasyonlaşmasında destek ve katkı sunmuştur. Aynı durum bugünkü devlet yapısıyla Irak’ın var oluşu da Amerikanın eseridir. Saddam’ı deviren ve onun Saddam’ lı suni azınlığına dayalı iktidarı devirip yerine şii çoğunluk mezhebine dayalı ikdiraının oluşmasına yol açan Amerikan’nın kendisidir.
 
Hem Irak’ı, hem güney kürdistan’ı kollayan Amerka iken, ama sonuçlarından yararlanan başkalarıdır. Daha çok bu alanlarda hakimiyet sağlayan ve nimetlerindan yararlanan İran ve Türkiye olmuştur. Bu gelişmelere ilaveten petrol sahaları üzerinden giderek Rosneft şirketleriyle Rusya sahaya inerken, yine merkezi hükümet yoluyla Ingiliz şirketleri devreye girmiş olduğunu görüyoruz.
 
Bütün bunları yan yana dizdìğimizde Amerika’nın bu gidişttan memnun olduğunu var saymak saflık olur. Öyle görünüyor ki, mesele sanıldığından daha karmaşık ve derindir. Her şey göründüğü gibi değildir. IŞID’ le mücadele sonuna doğru gelinirken, uluslararası çekişme ve dengelerde sarsıntı ve el değişmeler çok daha hızlı olacaktır. Ilk hamlenin uluslararası güçlerin gözetimi altından bölge devletlerden başını Iran’ın çektiği ve Türkiye’nin aktif destek verdiği taraftan gelmesi bu daha işin startı başlangıcı anlanına gelmektedir. Bu ilk hamlede üstün taraf gibi görünse de bu iş burda bitmiyor. Bu hamur daha çok su kaldıracağı her halinden belidir. Uluslararası güçlerin suskunluğu, dahası ABD’ nin sadece izlemesi belki de kimin elinde ne kart olduğunu açığa çıkarmak ve görmek istiyor olabilir. Bu kürtler için de geçerlidir. Kürtlerin içinde bulunduğu konumu açığa çıkarmak, kimin nerede, kimlerle beraber olduğunu deşifre etmek, sonradan olacakları önceden açığa cıkarmak isteği olabilir. ABD’nin bölgedeki varlığı yeniden dizyani için harcadığı enerjisinin ganimetlerini başkaları tarafından özellikle de İran, Türkiye gibi ülkelerce ilişkideki kesimleriyle beraber ele geçirimesi şekkinde, savrulup yağmalansın diye değildir. Aynı şey iki süper güç olan Amerika ve Rusya için de geçerlidir.
 
Amerika Kürtlerin ayrılması durumunda bütün Irak’ı kaybetme korkusu vardir. Irak’ı ancak kürtler üzerinden elinde tutabilir ve Irana’a kaptırmayabilir düşüncesinden haraketle referanduma destek vermemiş olduğu açıktır. Bu bütün zamanlar için geçerlidir diye bir bağlayıcılığı yoktur. Uluslararası destek de aynı keza. Her şeye rağmen Referandum siyasi olarak amacına ulaşmış ve bir çok şeyi geride bırakmıştır. Onun pratikleşmesi bugün olur, yada olmaz bunlar ayrı şeylerdir. Ama bir koz olarak, bir kart olarak o olması gerektiği yerdedir. Bu güney kürdistanın en önemli siyasi başarısıdır. Bu siyasi başarıyı, kazanımı yok hükmünde görmek, saymak buna kimsenin gücü yetmez. Her ne olursa olsun uzun vadede bu bölgenin kazananlarından en önemli güçlerden birinin de kürtler olacağı muhakakdır. Bundan kimsenin şüphesi olmasın.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News