ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Git Sevim Git-Semra Somersan

 

Sevil ile Pınar: TC mahkemelerinin iki üniversiteli genç kadına verdiği ceza... 

Vazgeç, saçmalığı anlamaya çalışma. Onlara bir çıkış yolu bul, çok meraklı isen. Belki, bu arada, kendine de. 

Anlamak, yani mantıkla, vicdanla, kabul etmek vazgeç; sadece “Ne olmuş. Niye olmuş? Nasıl bitmiş?” 

Sonra da Devlet’in çok çeşitli hastalıklarından bu bulaşıcı hastalığının tedavisi mümkün mü? Uzun vadeli derdim... 

Kanser gibi midir, yoksa MS ve ALS gibi mi? Sara gibi en beklenmedik zamanlarda gelir, insanı yerlerde çırpındırır, sonra da gider mi? İlacı var mıdır? AIDS’e çok iyi gelen kokteyllerin buna da bir yararı olur mu? Kemoterapi ile düzelir mi? Ömrünü yatakta mı geçirecek, hayata aynen böyle devam mı edecek? 

Devlet bu. 

Doktoruma götürsem? İhtisas sahibi doktorum. Devlet ise, sıfır uzman, ama, her dalda iddialı. Hasbelkader, bilgili doktorumun yanında komplekse kapılır, dilinden anlamaya çabalar da, sağaltılabilir mi?

Pınar’a 30 kucak dolusu özlem

Sevil, Fransa doğumlu ve Fransız vatandaşı. Lyon Üniversitesi’nden, Erasmus Değişim Programı ile Eskişehir’e gelmiş; ana-baba memleketini görmeye. 

9 Mayıs 2012’de, Eskişehir E. Md. Terörle Mücadele Şubesi ekiplerinin DHKP-C operasyonunda, “terör propagandası yapmak ve örgüt adına suç işlemek” iddiasıyla gözaltına alınmış. Üç ay sonra tahliye edilmiş, neyse ki. 

Ardından dosyası Bursa’da özel yetkili mahkemeye gönderilmiş ve bu ay (şubat) ortasında, gıyabında yargılandığı duruşmada beş yıl iki ay 15 gün hapis cezası almış. Ama, bu arada, “dışarı çıkış yasağı” beş bin avro kefalet karşılığı kaldırılmış. 

Geçen perşembe günü de “memleketi” Lyon’a döndü. 

Daha da gelmez artık Türkiye’ye. Lyon’dan çıkar, sonrasında, Strasbourg’a gider. Pınar’ı bulur. Bu işler belli olmaz ama, arkadaşlık edeceklerini, tartışacaklarını, akıllı çözümler üretebileceklerini düşünüyorum. 

Doktora yaptığı üniversite Pınar’ı baş tacı etti, onu sonuna kadar koruyacaklarına söz verdi. Pınar, 17 şubat pazar günü akşamı Fransız televizyonunda konuştu. Değer bilmez anavatanı değil, doktora öğrencisi olduğu Fransız Üniversitesi onu kucakladı. 

Git Sevim git. 

Seni tanımak isterdim. Tanıyamadım. Üzgünüm. Eskişehir’e duruşmana gelmek, seninle dayanışmak isterdim. Beceremedim. 

Burada gençlere özgürlüğü tattırmak istemiyorlar. Tepende Demokles’in kılıcı sallanıp duracak. Bir mahkeme, bir mahkeme daha... İşte Pınar! 

Türkiye’de gençleri yaşatmıyor, süründürüyorlar. Ailen Fransa’da olmasa, alıp seni de tıkacaklar bir hapishaneye, belki yıllarca. 

Söylemişsin zaten, demişsin ki “Bizi baskılarla yıldırmak istiyorlar... asıl terörist onlardır, biz terörist değiliz”

Yazık. Kayıp bizim. Benim kaybım. Seni tanıyamadan, seninle konuşamadan, dertleşemeden, yaşadıklarını paylaşamadan kayıp gitmişsin. 

Belki 20 yıl, belki 30 yıl sonra, kimbilir ne olur buralarda, belki yollar açılır, belki hapishaneler kapanır. Çocukların gelir, buradaki gençlerle tanışır- konuşur, senin tadamadığın özgürlüğü onlar tadar. 

Pınar’a yirmi beş- otuz kucak dolusu özlemimi teslim etmeyi sakın unutma. Sıkı dursun. İkinizi de bağrıma basacağım bir gün; ben olmasam, çocuklarımız. 

Gönlüm sizinle. Yolunuz açık olsun.

 

Semra Somersan

Taraf

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News