ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Toplu Görüşler-Hüseyin Turhallı

Süreç o kadar hızlı gelişiyor ki her olayı analiz ederek görüş belirtmek neredeyse imkansız. Sosyal ve siyasal olaylarla ilgilenen kişiliklerin olaya konu olan denklemin unsurlarını incelemeden görüş belirtmeleri de doğru ve sağlıklı değil.

Öyle de olsa kısa gerekçelerle bazı olaylara ilişkin düşünce beyanında bulunmak, bulunmamaktan daha iyidir.

ı- Güney Kürdistan coğrafyası Türk uçakları tarafından bombalanıyor, işgal ediliyor, insanlar katlediliyor. Türkiye bölgede PKK varlığını gerekçe yaparak bu saldırıları gerçekleştirdiğini söylüyor. Bağımsız Kürdistan'ı ağızlarından düşürmeyen siyasi bazı çevreler de bu gerekçenin üstüne atlıyor, Başbakan Neçirvan Berzani de aynı biçimde açıklamalarda bulunuyor.

Böyle bir gerekçeyle olayları yorumlamak devlet olma isteğiyle taban tabana zıttır, samimiyetsizdir.

Devlet olmak her şeyden önce coğrafyayı ve bu coğrafyada yaşayan insanları her koşul altında korumaktan geçer. Örneğin Türk devleti Almanya'da PKK'ye yakınlığı ile bilinen bir derneği bombalar ve vatandaşı olmayan Kürdleri katlederse hiç kuşkunuz olmasın Almanya Türk devletine karşı tereddüt etmeden savaş açar. Devlet olmak budur.

Buna karşılık Türk devleti Kürdistan topraklarında Kürd vatandaşlarını katlediyor, coğrafyasını işgal ediyor. Siyaset ve diplomasi yaptığını sanan cahil budalalar Türk devletinin gerekçelerine sığınıyor.

Ne siyaset ama....

ıı- Belçika'daki Kürdistan temsilciliği saldırıya uğradığında Kürd siyasetlerinden ve özellikle PKK'den cılız da olsa hiçbir ses çıkmadı. Bu aymazlıktır.

Bu saldırı KDP'ye değil, Kürde-Kürdistan'a yapılan bir saldırıdır. Saldırıyı gerçekleştirenler provokatör ajan değillerse ahmaktırlar. Her Kürd bu tür saldırılara karşı ruhen ve bedenen siper olmadıkça ne ulusal birlik gelişir, ne de Kürdün üzerindeki bu baskı ve zulüm biter.

Ben meseleyi bir bayrak meselesi olarak algılamıyorum. Kürdistan bayrağı değil, Kürdün puşusuna, kefiyesine bile böylesine bir saldırı kabul edilmemelidir.

ııı- Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da 31 Mart'ta yapılacak seçimlerde HDP batıda bazı illerde belediye başkanlığı için aday göstermeyecek.

Her kurum gibi siyasi partiler de yetkili organlarınca karar alma hakkına sahiptirler ve her koşulda bu hak savunulmalıdır. Bu anlamda HDP'ye yönelik yoğun eleştirilere katılmıyorum. Yerelde onlar var, pratik yönetici ve yürütücü de onlar.

Buna karşılık Kürdistan illerinde aday göstermemek ise yanlış bir karar, yanlış bir uygulamadır. Bu, kabul edilmemelidir.Her ne olursa olsun Antep ve Urfa'da aday gösterilmeliydi. Bunun yapılmamış olması kabul edilmemeli, tepki gösterilmelidir.

Antep Belediye başkanlığına bağımsız aday olarak giren Celal Doğan HDP'de milletvekilliği yapmış bir şahsiyet. HDP ve diğer Kürd çevreleri ile anlaşma neticesinde böyle bir yol ve yönteme gidiliyorsa anlayışla karşılanabilir.

ıv-Suriye ve Afganistan'dan "asker çekilmemesini" öngören yasa tasarısı ABD senatosu tarafından kabul edildi. Senatonun bu kararıyla Trump'un "çekileceğiz" biçimindeki beyan ve twitt'lerinin de anlamı kalmamış oldu.

Dengesizliğe "denge" işte budur.

v- Leyla Güven'in açlık göreviyle ilgili daha önce düşüncelerimi açıklamıştım. O düşüncelerimi aynen koruyorum. Açlık grevi sonunda özgürlüğüne kavuşmasını da sevinçle karşıladım. Yaşaması ve görevinin başına dönmesi gerekiyor. Kutsal olan ölüm değil, yaşamdır.

Sevenlerinin Leyla'nın ölmesini veya sakat kalmasını önleyecek tedbirler almasını diliyorum.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News