ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Her Durumun Kendine Özgü Bir Ağırlığı Vardır- Nurettin Yıldırım

Türkiye’nin bölgede Amerika, Rusya arasında zamana oynama bir oraya, bir buraya çizik atma siyasetinde sona doğru geliniyor. Artık birinden birine karar vermek zorunda.

31 Mart yerel seçim sonuçları ve AKP’ nin hanesinde yaşanan düşüşler Erdoğan iktidarını salladığı gibi, devletin Erdoğan üzerindeki konsepti yada derin güçlerin İttifak anlayışında ne gibi değişikler olur, ya da olmaz meseleleri yeniden tartışma konusu olmaktadır. Özellikle Süriye bağlamında ABD aracılığında DSG ile sürdürülen görüşmeler iddiası ve uzun senelerden sonra İmralı ile görüşmelerin yeniden açılması haklı olarak herkeste acabalar üzerinden neler oluyor? Türünden mevcut durum yeni tartışma ve yorumlarla kurcalanmaktadır.

Esasta bugün kü verili duruma bakıldığında bölgede yaşanan çok boyutlu karmaşık ilişkiler ağında en karışık ve hatta en kaotik bir dönemin yaşandığını söyleyebiliriz. Bu durumun diğer bir adı belki de çözüme en yakın bir dönemin ifadesi olarak da okunabilir. En zifiri karanlığın, aydınlığa en yakın an olması gibi.

Bölgede yaşanan sorunlar ve çıkar ekseninde anlaşmazlık noktaları kaldığı sürece güç ilişkilerinde kopuşlar her zaman mümkündür. Buna bağlı olarak çözümsüzlük ve gel git türünden siyasi taraflarda eksen kaymaları olabilir.

Süriye krizinden bu yana NATO bünyesinde özellikle ABD Türk ilişkilerinde çok derin yaralar açıldı, kaygılar büyüdü ve duygularda da karşılıklı olarak büyük boşluklar oluştu. Bunun tamiratı olur mu, olmaz mı anlamında kesin bir şey söylemek pek olası görünmemektedir. Kürd meselesinin önemi ve değişimdeki belirleyiciliği taraflar üzerindeki zorlayıcılıği katlanarak sürecektir. Bu meyanda görünen o ki, Türk devletinin ve Erdoğan rejimininin çok büyük bir sıkışma içinde ne yapacağının bilinmez kayışı içinde debelendiğini görüyoruz.

31 Mart yerel seçimlerinde ‘tek adam İttifakı’nın önemli oranda güç kaybettiği ortadadır. Hiçbir hukuksal kılıfa uymayan ve kanunsuz, keyfi olarak iptal edilen İstanbul seçimleri, Erdoğan etrafında oluşan ittifak ve güç erimesini durdurmaya yönelik olduğu açıktır. Devletin ve Erdoğan destekli güç odaklarının bir hamlesi olarak gelişen bu durum yeniden seçimle süreci leyhlerine çevirmek içindir. Aslında bu karar aynı zamanda Erdoğan’ın kendini ve geleceğini de riske sokan ve kendisi için kader belirleyen bir süreç olacaktır.

Seçimlerde Kürdlerin kilit rol oynaması itibarıyla her iki taraf da Kürdlerin oyunu almak üzere bir oyun düzeni içinde yeniden sahneye inerken, bütün oyun düzenlerini yaklaşımlarını buna göre ayarlamak durumunda kalıyorlar.

HDP ve Kürdler, Taraflardan şunun bunun, ‘iyi, kötü’ olmasından çok, taktik olarak onu takıntı yapmadan Kürdlerin stratejik düşünmesi ve ona göre hamle yaparak devletin ve faşist iktidar güçlerinin kaybını çoğaltmayı esas alan siyaseti sürdürmelidir. Aksi durumda ‘seçim çok önemli değil’ deyip geçmemeli. Siyaset kuralında her durum yerinde ve kendi özgül ağırlığı içinde önemlidir. Bu kural gözetilmeli yoksa HDP ve seçmenleri kendi kendilerini pasif ve etkisiz ve nötralize eder ki, bununda siyasi anlamı hiçliktir.

İstanbul’da Kürt seçmenlerinin seçimlerde kilit bir rol oynadığı, oynayacağı düşünüldüğünde yarış daha çok Kürd meselesi etrafında dolanacaktır. Bir taraftan milliyetçi, ırkçı söylemler, diğer taraftan kürd, Kürdistan söylemi birbirine karışacaktır. Binali Yıldırım’ın Diyarbakır’daki

konuşmaları ve AKP temsilcisinin ve İmamoğlu’ nun karatenizde katil, katliamcı Topal Osman’a ata ve dede sahiplenmesi burada meselenin rengini açığa vurmaktadır.

Kürdistan ve Türkiye Cezaevlerinde ve dünyanın değişik merkezlerinde 7 aya varan açlık grevleri yanında hergün evlatları için yürüyen annelere yapılan zülüm ve yine süreçle zindanlarda 8 kişinin yaşamına son vermesine yol açan eylemlere karşı ilgisizlik, sonrasında beliren yumuşama ve Öcalan’ın avukatlarıyla görüşmesi sağlanmıştır. Tabiki bu sonuç direnişle bağlantılı olmakla birlikte, seçim ve Kürdlerin oyunu çelme girişimi içinde bütün boyutları ile görülmesi gerektiği gibi, özel olarak da Süriye’ deki Kürd boyutlu gelişmelerle de ilintili boyutlarını da hesaba katmak yerindedir.

Bütün engellemelere rağmen Kürdler Kürdler, kendi eylemiyle siyasi ve askeri olarak her dönem için var olmanın umudunu hep yeşerttiler. İnatla Var olma direnci aynı zamanda çağın ruhuna uygun çözüm anlayışını sunmuştur. Bölgede hakim olan ve bu hakimiyetini Kürdün inkarı üzerinden sürdüren devletlerin, karanlık rejimlerin en önemli özellikleri Katliam ve yıkıcılık olurken, Kürdlerin konumlanışı daha ileri yapıcı demokratik bir yönde yol almaktadır. Bu durum herkesin takdirini ve sempatisini kazanmıştır.

Süriye rejimi HTŞ teröristlerine karşı İdlib' de çaklıp kalırken DSG güçleri DAIŞ’e karşı başarı üstüne başarı kazandı. Mevcut durumda Süriye rejimi Rusya desteğine rağmen ne ileri, ne geri adım atamaz haldedir.

Rusya, İran, Türkiye üçlüsü Astana, Soçi gelgitleri arasında sıkışıp kalmıştır. Anlaşılan buradan da bir çözüm çıkmadı, çıkmaz. Bu üçlü öz itibarıyla bazı nüans farklılıkları ile birlikte esasta bölgede kurulu statükonun değişmemesi ve Kürd inkar ve imha siyasetinin sürdürülmesi yönünde ayak diretip duruyorlar. Tarihsel olarak birbirine hasım olan bu düşman kardeşlerin, değişmezlik ilkesi onların ortak noktasını oluşturmaktadır. Bir anlamda çözüm adına çözümsüzlük ve kendilerini birbirilerinden korumak ve Karşı karşıya gelmemek için, bu tür görüşmeleri sürekli canlı tutma gereğini duymuşlardır. Bunu yapabildikleri yapacak ve deneyeceklerdir. Görüşme ile birbirlerini oyalama kontrol etme ve dengeleme siyasetini ve diplomasisini oynuyorlar. Yani çok iş başarmış gibi şovlar üzerinden kendilerine başarı bahşediyorlar.

Rusya sanıldığı kadar güçlü olmadığı bu son bir iki yıllık İdlib pratiğinde anlaşılmıştır. Türkiye bunu gördüğü için buradan nemalanmaya çalışıyor. İdlib’ de uzayıp giden çıkmaz karşısında tökezlemektedir. Bölgede gelişmekte olan dinamikleri hesaba katmadan sadece rejim üzerinden söylem geliştirme darlığının sonuçlarını en çok da Kürd meselesindeki yaklaşımlarından anlamak mümkündür. Ağırlık gücü içi boş, abartıya dayalı şov ve gösterişten ibarettir.

Rusya'nın Halep boşaltılmasından bu yana kayda değer bir başarısı yok. Bundan sonrada fazla yapacağı bir şeyi kalmamıştır.

Süriye krizinde kendilerini garantör gören bu üçlü şimdi Amerika' nın bundan sonra ne yapacağını Rejime dair yaklaşımı nasıl olacağı ve bölgeden ne zaman çekileceği gibi vs. Yanı sıra güvenli bölge yada DSG’ nin uzun vadedeki siyasetinin ne olacağı yönünde ortaya çıkacak sonuçları beklemektedirler.

Aslında Süriye meselesinde düğümü çözecek esas güçlerin kim yada kimlerin olduğu meselesinde Kürdleri kaale almayan Türkiye, İran, kısmen Rusya şimdi daha farklı boyutlarıyla kara kara düşünür oldular. Gelinen aşama itibarıyla bu üçlünün nazarında da Kürdlerin başını çektiği QSD’nin, ABD ve koalisyon güçleriyle ortaklığı ve bu ortaklığının Süriye ve bölge denklemindeki önemi anlaşılmıştır.

Rusya’ nın resmi ağızlardan Kürdler hakkında son zamanlardaki önemli ve olumlu sayılabilecek kimi açıklamaları buna işarettir.

Yine bu konuda Türkiye’nin sanki yumuşama eğilimi içindeymiş gibi bir hava estirmesi ve İmralı görüşmelerinden basına yansıdığı kadarıyla QSD ile Amerika üzerinden güvenlikli bölge meselesinde yapılan müzakereler ne kadar olur veya olmaz bu yönde tartışmalar sürdürüle dursun ama bu saatten sonra kimse Kürdlerin kazanımlarından ve bir şekilde Statü elde etmelerinden geri adım attırması, dahası ileri doğru yol almasını engellemesi mümkün değildir.

Bölgede Süriye krizinin yanında ABD, İran gerginliği giderek daha da tırmanacaktır. Bu demektir ki, bölge her an bir yanar dağın patlamasına benzer nitelikte beklenmedik yeni patlamalara ve sosyal, siyasal gelişmelere sahane olabilir.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News