ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Amed’de Bozulan/Bozulmayan Ezberler

Şu Türk’lerin sultanı bir gösteri yaptı vallahi hepimiz, ama istisnasız hepimiz balıklama atladık. Bilen-bilmeyen, partili-partisiz, sanatçı,siyasetçi, yazar,velhasıl-ı kelam cem-i cümlemiz.

Bu gösterilerde bizim aktörlerimizi, biz Kuzey Kürdleri resmen lince tabi tuttuk. İşte bizim cenahtan yana bozulmayan ezber bu. Hatta izlediğim kadarıyla daha Kurdistan Federe Devlet Başkanı’nın bu davete gelip gelmeyeceği belli degilken, BDP yöneticileri protesto edeceklerini açıkladılar. İçler acısı bir açıklamaydı tek kelimeyle ve de talihsiz. Sonra ne oldu? Böyle bir hareketin kabul görmeyeceğini mi anladılar, yoksa her zamanki gibi ‘’belki yerler’’boş blöf taktiği miydi? Bilemiyoruz..

Olayın ne olduğunu yeniden anlatarak hafıza tazelemek istemiyorum. . Ama bazı saptamalar yapmak isterim.

Bir: Güney Kurdıstan Federe Devletinin ‘’Büyük Kurdıstan’’ gibi bir çalışması veya projesi yok. Elbette her Kürd gibi hayal edebilirler, ama çok iyi biliyorum ki bir proje veya stratejileri olmayacak kadar realisttirler. O nedenle PKK/BDP'nin bu yönlü endişeleri yersiz ve rahat olsunlar..

Bu nedenledir ki peşmergelerin savaş döneminde Doğu-Güney Kurdıstan arasındaki tüm geliş ve gidişlerinde, yol üzerindeki Kürd köylerinden en çok rehberlik konusunda yararlanırlardı. Bunu da o denli itinayla yaparlardı ki, kedilerine yardımcı olacakların en ufak bir maddi-manevi zarar görmemeleri için, yaşamlarını da tehlikeye attıklarının tanığıyım. .

Tanıklığa devam ama kısaca. Bundan birkaç yıl önce Türk sömürgeci devleti gene gerillalarımıza kapsamlı bir harekat başlatmıştı. Özellikle Zap vadisinden daha güneye gelebilecek gerillalara saldırmak için Bamerne’de bulunan tanklarını da yürütmeye başladılar. Duhok vilayetine bağlı en yakın ilçe ve köylerden onbinlerce Kürd, Qediş köyü girişinde tankların önünü kesti. Kadın, erkek, genç, yaşlı insanlarımız tankları bir adım attırmayacak şekilde çembere aldı. Doğal olarak Duhok ve çevresindeki polis ve peşmergeler de tanklarla kitlenin arasında bir çember oluşturdular ve etraflarını sardılar. Bize yakın duran Peşmerge sorumlusuna verilen telsiz ve telefon emri aynen şuydu:

-Kitleye söyleyin tanklara zarar vermesinler. Türklerin de en yetkilisine bildirin, halkımızdan bir kişinin burnu kanarsa sonuçlarına katlanırlar. Siz bunları bildirdikten en geç beş dakika içinde geri dönmezlerse halkı uzaklaştırın ve tanklarını içindekilerle imha edin, bize de onbeş dakika sonra sonucu bildirin!!

Tercümanlarıyla iki peşmerge sorumlusu rütbeli bir türk subayıyla görüşüp yanımıza gelinceye kadar da kendi üstleriyle görüşmelerini bitirdiler. Aynen istendiği gibi olay bitti. Öyle mahşeri bir kalabalıktı ki Duhok'a geri dönmemiz dört saati bulacaktı. Peşmerge komutanı ile Türklerin kaldığı Bamerne'ye hakim bir köyde beraber yemek yedik, ev sahipleriyle sohbetimiz sadece komutanın telefon ve telsizlerle yaptığı görüşmeleri dinlemekti....Bir de Amediye ve Şeladıze'deki tankları merak edip komutana sormuştum, aldığım yanıt durumlarının buradakilerden daha iyi olmadığıydı veya aynı muameleye tabi tutulmuşlardı. Tek farkla, onlar yerlerinden kıpırdayamamışlardı..

Kısaca Güney halkı da yöneticileri de Kuzey özgürlük mücadelesinin her başarı ve kazanımlarından büyük keyif alıyorlar, bunlar benim bildiklerim...

İki: Gönül isterdi ki Sayın Barzani'nin Amed'e geleceği anlaşıldıktan sonra BDP organizasyonu, yol boyu ve tüm kenti ve sultanın mitingini Kurdıstan bayraklarıyla donatsaydılar. Bu yüzden çıkacak bir kargaşa tüm nahoş davranışları hem örtbas ederdi, hem de cezaevlerinde Kürdçe savunma yapmak gibi onurlu bir davranış oludu. Amed de taçlanırdı, Federe Kürd devleti de, BDP de.

Üç: Sultan Recepin söylediklerini kaale almıyorum sonra hemen rücu etmekte pek beceriklidir. Ama yukarıdaki hayalim gerçekleşseydi Sultanın durumunu çok merak ediyorum doğrusu. Ah bir de Şıvan Perwer ''Kine Em?''i söyleyebilseydi.

Dört: Şıvan Perwer'in ülkesine dönmesi gayet normal. Kişisel kararıdır ve saygı duyulur. Ne itirafçı olarak döndü, ne de Kürt ulusal hareketinin bir karşıtı olarak. Kırk yıla yakındır Kurdıstani duruşundan da taviz vermedi. Ulusal bir Kürd sanatçısıdır. Üstelik peşmergeler O'nun kasetlerini dinleyerek ama hiç görmeden savaştılar. Bu nedenle Kurdıstanda devlet protokolündedir, Kuzeyde o çokça söylenen ''barış veya çözüm'' sürecine katkı için gittiğini söyledi. Kendisine saldıranlardan daha çok bu davaya hizmet etti, hizmet ettiği davanın televizyonlarında yasaklı, adını getirenler suçlu, kendisine ülkesinde yaşama hakkı vermeyen Türklerin devleti ondan özür diliyor vs.vs...

Ne zaman ki ondan daha siyasi olanların Türkiyeye döndükten sonra yaptıklarını yaptı, söylediklerini söyledi o zaman kızmalı bazıları.

Nejdet BULDAN

20.11.2013

Almanya

 

YORUMLAR...

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News