ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

 AKP yönetiminin kullandığı "İmralı barış görüşmeleri" yöntemlerine göre, barıştırılacak taraflardan biri olan Türkler'den herhangi bir heyet ortada görünmüyor!

R. T. Erdoğan'ın barış masasına oturacak Türk heyeti hala bir muamma! El Kaide ve Nusra terör örgütlerine silah taşıyan, zehirli gazlar sağlayan MİT elemanlarının karşı heyet mi yoksa gözcü mü oldukları, Erdoğan'ın gerçek niyeti gibi derin kuyunun karanlık dibi olmaktan ileriye gidemedi.
 

Yıllar geçti, imralı'ya giden de Kürt, gelen de Kürt! Çağrılan heyet te Kürt, hapisteki karşı heyet(kişi) de Kürt!

Düzenbaz Makyavelist Erdoğan'ın Ali Cengiz oyunu yine tuttu: Cezaevinde tutulan Abdullah Öcalan ile dışardan getirilen Kürtlerin, cezaevi görüşme odasında masaya oturtulup, MİT denetiminde, 100 sene evvelki durumlardan daha ileri ve resmi olmayan sohbet ve konuşmalarına, "Kürt sorununu çözme'' adını vermek, Kürtlerle alay etmektir!

Kürt sorununu çözme adına entrikalar çeviren ve her kılığa giren Recep T. Erdoğan, Avrupa Birliği ve Amerikayı aldatmak için BDP'yi kullandı.

''heyet kurma, İmralıyı ziyaret etme'' adına Kürtler oyalandı. Sanki İmralı'da Türk heyeti varda, dışardan bir Kürt heyetinin teşkil edilmesi hilesi ile sorunu sullandıran TC yönetimi, Avrupalıları kandırmakta başarılı oldu. Dış devletler bu oyuna kanarak Erdoğan'ı demokrat sandılar.
 

Erdoğan bu şekilde zaman kazanarak kendi kişisel paralel devletini kurdu.
 

AKP'de simgelen bu yeni Türk rejimi, yalan ile talan üstüne kurulu bir tiyatrodur...Utanma adını taşıyan değer yargısı, ta başında iflas etmiş, hak ve hukuğu olmayan bir sistemden meddet ummak Kürtler'e ihanettir.
 

İhalelerden gizli pay alma ve Suriye terör örgütlerine satılan silahlardan gelir sağlamada  uzmanlaşan Erdoğan, bu türden başarılı karanlık iş yapma yöntemlerinin bir benzerini de Kürt sorununu çözme adına geliştirdiği planlarda kullandı. Sözde herşey gizli olacak ve insanların bundan bir haberleri olmayacaktı! Sağ gösterilip sol kullanılacak, beyaz denilip siyah anlaşılacaktı!

TC yönetiminin kullandığı İmralı yöntemlerine göre ortada herhangi bir Türk heyeti yok gibi görünüyor?

Dünyadaki bütün anlaşma ve barışmalarda en az  2  heyet olur ve bu heyetler barıştırılacak karşıtlardan oluşur: İmralı'da Kürt heyeti varsa, dışardan gidecek olan heyet en azından biraz Türk veya onları temsil eden 3. bir gücün unsurlarını taşıması gerekir.  AKP, önce kendisi bir Türk heyeti kurmalı, ortak bir belgeye imza atmalı ve bu belge yassallaşmadan kesinlikle ileri bir adım atılmamalıdır.

Tam tersinden bakılırsa, İmralı cezaevinde tutsak bir Türk heyeti veya onu temsil eden bir gücün varlığı varsayılıp, BDP heyeti de Kürtler adına oluşturulmuşsa, bu Türk heyetinin neden hüküm giydiğinin de açıklanması gerekir. Bu durum saçmalıkdan öte sahtekarlığa başvurmak anlamına gelmektedir. Kürt sorunu bu aşamada Kürtler arasındaki bir sorun olmadığına göre başka bir mantık rasyonal değildir.

Erdoğan, Kürtleri Ali Cengiz oyunları ile resmen oyalamaktadır. Hem oraya çağrılan ve giden Kürt, hem de Cezaevinde masaya getirilen taraf Kürt olduğuna göre, Türk tarafının ortada görünmediği bu türden barış görüşmelerinin deli zırvalıklarından öteye gitmediği aşikardır...
 

Erdoğan, sorunu Kürtler arasına sıkıştırıp, kendisi de yukarıda durup seyrederek bu oyunu kazandı!

Suriye'de kullanılan zehirli gazların sorumlusu olduğu ortaya çıkan böylesine bir kişiden meddet ummak saflıktır. R. T. Erdoğan tayfası, Suriye halkına karşı zehirli gazlar kullanan El Nusra, El Kaideye bunları sağlayan güçtür.

Batı Dünyasını Suriye'ye sokma hedefini güden AKP, zehirli gazları kullandırtan MİT çetelerinin telefon görüşmelerinin NASA tarafından ele geçirilmesi akabinde savaş çığırkanlığında dünya'da birinci olmuştu. Daha sonra, Suudi Arabistan desteği alınarak yapılan bu eylemin arkasında TC olduğu ispatlanınca ABD geri adım atmış ve TC yine yalnız kalmıştı.

Şimdi, BDP yapılan bütün bu adilliklerden sonra, Erdoğan’ın gibi kendi paralel devletini kurmakla uğraşan bir katilin oyunlarına alet olduğundan dolayı pişmanlık duymalı ve kesinlikle onun tuzağına düşmekten bir an önce vaz geçmelidir. Erdoğan'ın direktifi ile kurulan sözde İmralı heyetleri Kürtler için ölüm demektir.
 

Kürt'ün, Kürt ile heyet kurarak barış antlaşmasına oturması gibi bir saçmalıkla Türk- Kürt barışı olamaz.

Erdoğan, Türkler adına heyetler kurup oraya gitmeli ve Kürt heyeti ile barış antlaşmaları imzalamalıdır.

Sanki, A. Öcalan Türkleri temsil ediyor ve BDP 'de Kürtleri temsil ediyor gibisinden veya tam tersinden de algılanabilecek bu türden saçmalıkların Kürt halkına bir faydası yoktur. BDP, Erdoğan'ın kişisel oyunlarına alet olmaktan vazgeçmelidir. Erdoğan sözünde durmamaktadır. Kafası zıtlıklarla dolu, siyaha, aynı anda hem beyaz, hemde kırmızı diyecek kadar saçmalıyan bir kişi hiç bir milleti temsil edemez.
 

Meydanlarda demokrasi yalanları uyduran ve "istiklal savaşı"nın baş komutanı edasında naralar atan Erdoğan bu dünyada ibretliktir. Kürtlere gelince, ''belki yeni iyi bir Türk gelirse kurtuluruz masalı'', tekrarlanan yanılgı, aldatmacadır. Beyninde tümor olan bir sistem başkasını kurtaramaz...!
Erdoğan'ın devlet içinde devlet oluşu, paralel, diagonal veya devlet üstü hareketlerle, kişisel bir yapıya çevirdiği TC, Kürtler için bir mezarlıktır. Sokak kabadayısı Erdoğan'ın Kürt halkı ile alay etmesine son verilmelidir.

  

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News