ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Fazlalık- Selim Temo

Ayaklarım dağları buluyor, ellerim günleri, geceleri, yokuşları, sarhoş suları, dalgın ayak izlerini, Bêkes'in bir şiirini.

YAZININ KÜRTÇESİNİ OKUMAK İÇİN TIKLAYIN

Çölün dağa hücumu denmeli buna. Göğün rahmetini, zamanın bakışını bitiren bir kıyamet temsili. Anlatacağım şimdi; ellerim ne ile sınandı, parmaklarım ne ile? 

Bir karne günüdür, cıvıl cıvıl sözcüklerin sokakları doldurduğu. Şu minnacık özerkliğimiz, siyah beyaz ders kitapları gibi sevimli, toy. Çamura bata çıka yürüyen çocuklarının sevincine yetişemeyen bir babayım. Mazıların yanından, kavakların oradan, coşkulu arkların üstünden geçiyorum. Bir arkama bir de oğlanlara yeni aldığım uzun çoraplara bakıyorum. Ayakkabıları çamur içinde, ama paçalarını içine soktukları çoraplarda bir damla olsun leke yok. Arkamdan yürüyen kadın, karım olur, onun kucağındaki ise, kızımdır. 

Enfal suresi 75 ayettir, bilmez miyim? Hemen başında Allah der ki, savaşta kazanılan ganimetler bana ve Resulüme aittir. “Nefl”in, yani “fazla”nın çoğuludur. Savaş İslâm için yapılırken sevap kazanılır, elde edilen fazlalıklar da sevaba eklenir. Bin melek de yardıma gelir. Ben kafirlerin yüreğine korku salacağım, der orada Allah, vurun boyunlarını! 

Birden bir kıyamet kopuyor. Karımın şefkatli parmaklarını görüyorum tepemde, kızımın dehşete gömülmüş gülümsemesini. Birden alt üst oluyor dünya, birden cehenneme çeviriyor bahar. Dal uçlarında bedensiz yaralar, sularda köpüklü bir kırmızı. 

Onlarca defa prova etmiş gibi her bir koltuğuma birer oğlumu alıp çıkıyorum cehennemden. Ardımda sönmek için hiç acele etmeyen bir yangın kalmış olmalı. Bıçak gibi bir sırtı dönüyorum, korkudan hafiflemiş ayaklarımla. Geceden de hızlıyım, içime saklıyorum onu. Çetin dağların arkasında bir in, bir mağara. Oğullarımın ortasında uzanıyorum. 

Sabah, karınları acıkmış. İki yavru kuş gibi baktılar bana. Annelerini, bacılarını, sözcüklerini kaybetmişlerdi, gözleri vardı. “Ben dönünceye kadar birbirinize sarılın, sakın dışarı çıkmayın, dışarıda kurtlar var, ayılar var, kaplanlar var. Ben dönünceye kadar birbirinize sarılın, dışarıya bakmayın bile” dedim, çıktım. 

Gece herkesin, gündüz hiç kimsenindir. Çıktım. Gölgelerden bile sakınarak yabanî meyve aradım, kök aradım, kabuk aradım. Göğsüme doldurduğum şeyleri durduran şey, iki namludur. Benim gibi giyinen, hatta benden olanların namluları. Ne dua ne de yakarmalarımı duymuyorlar. Gözleri yuvalarından fırlamış üniformalı askerler gelince dua ve yakarmalarıma sırrımı da ekliyorum: “İki oğlum var, diyorum, soldaki vadinin içinde, inde, mağaradalar. İzin verin onları da alalım. İki yavru kuş onlar, açlar, gagaları sapsarı.” 

Yüksek duvarlı beton bir kalenin kapısına döküyorlar bizi. Bedenlerini sürükleyenlerin sırtına biniyorlar, bu bir tür eğlence olmalı. Yorgun bedenlerimiz dayakla ağırlaşıyor. Herkes bir yere düşüyor, ben bir yere. 

Gece herkesindir. Bir ses gibi çıkıyorum geceden, kaleden, dünyadan. Saklanarak, çömelerek, sakınarak değil, dimdik yürüyorum, yürüyorum, yürüyorum. Ayaklarım dağları buluyor, ellerim günleri, geceleri, yokuşları, sarhoş suları, dalgın ayak izlerini, Bêkes’in bir şiirini. İki gün sonra buluyorum ini, mağarayı. İçeri girip ellerim boş geldiğimi söyleyeceğim, ama artık ne bir gecem ne de bir gündüzüm var. 

Birbirlerinin boynuda dolanmış, kaskatı kesilmiş bu kolları çözüp boynuma dolayacağım şimdi. Sonra bu fazlalıkların ortasına uzanıp ben de öleceğim, günde beş defa huzuruna çıktığım Allah’a şu soruyu sorduktan sonra: “Allah’ım, bu kimin Kürdistanı’dır?!”

DEM 

Kürtler hiçbir zaman Kur’an’ı hatmedemezler 
Dururlar çünkü Enfal suresine geldiklerinde!

Adonis 

Enfal Nedir, Enfal’de Neler Oldu? 
• 1988-1989 sürecinde yüz seksen iki binden fazla sivil Kürt kimyasal silahlar, işkence, toplu katliam, baraj kapaklarını açarak boğma, kamp ya da çöllerde aç ve susuz bırakarak yok etme gibi yöntemlerle öldürüldü. 
• Operasyona Kur’an’daki Enfal suresinin adı verilmişti. 
• Operasyonda 4 binden fazla köy, yüzlerce cami ve kilise yerle bir edildi. 
• Enfal’i tek bir Müslüman, Hıristiyan, Musevi, Şintoist, Budist, Demokratik, Sosyalist, Şeriatçı ülke kınamadı. 
• Aileleri ve sevdikleri toplama kamplarında katledilen, yaşları 14 ila 20 arasında değişen yüzlerce kadın, Körfez ülkeleri, Ürdün ve Mısır’daki şeyhler, zenginler ve genelevlere satıldı. 
• 14 Nisan, Enfal kurbanlarını anma günüdür.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News