ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Önce Cesaretini Yitirenler Ölür- Hüseyin Turhallı

Günlerdir doğru dürüst bir şeyler yazmak istiyorum. Bir türlü yazamıyorum.

Geçen gün facebook üzeri Selim Çürükkaya ile karşılaştık. Bana “Sakine’yi kimler vurdu?” dedi.

-İstihbarat

Peki istihbarat neden vursun?

-Sakine’ye sıkılan kurşun Kürdün kafasına vurulan sopa etkisi yaratsın diye?

Pek bir şey anlamadım ama …..

……..

Siyasetçilerin, ünlü ve namlıların açıklamaları ile yazar ve çizerlerimizin de yazıları beni çileden çıkarıyor. Topuna kafa atmak istiyorum.

Kendime dönüyorum. Yıllar öncesinde çözdüğüm ve mağdurlarına da bildirdiğim bir oluşumu neden yazıya dökemediğimi görünce yürekten darbe, kafadan sopa yemiş biri olarak kafa atma eyleminden vazgeçiyorum.

-İki şey söylüyorum.

-Kandil, olayın farkında. Ya elinde somut bilgiler var. Yada savaşta soğukkanlılığını yitirenlerin canlarını da yitireceğini çok iyi biliyor!

2-Katiller bulununcaya kadar katil kim sorusuna sadece Salahattin Demirtaş yarım ağızla söyledi. Geriye kalanların hepsi Chiristoph Colomb’un gemisine binip dünyayı yeniden keşfe çıkmış.

Kapkaranlık bir cehalet yani!

Aşiret geleneklerimiz var, bizi 1500 yıl idare eden İslam hukuku var, Roma Hukuku var, devletler hukuku, idare hukuku var. Bu hukuk literatürlerinde hükümranlık, egemenlik, objektif ve genel sorumluluk denilen kavramlar var. Bunu bilmemek bir siyasetçi için ayıp, hukukçu içinse utançtır.

Elimde mancınık olsa dünyayı yeniden keşfe çıkanların gemisine Gerejuva (Suda sönmeyen Bizans ateşi) fırlatacağım.

Yukarıda söylediklerimin tümü ünlü, namlı Kürdlere.

Kürdlerin beynini dağıtan Türklere de iki gün önce söylediklerim var:

Sn. Mumcu

Bugün Radikal'de yayınlanan Paris Cinayetleri ve İran Suriye Ekseni başlıklı yazınızı üzülerek okudum.

50 yaşında bir Kürdüm. Avukatım. Kırsal dahil Kürd ve Kürdistan mücadelesine 30 yılını vermiş bir insanım.

Ben Türklerin Kürd ve Kürdistan sorununa doğru bakmaya cesaret edemedikleri için çözüm gücü gösteremediklerini düşünenlerdenim. Sorunun çözülmemesinin temel nedenlerinden biri de budur.

Günlerdir Paris'teyim. Yani sorunun merkezinde. Kürd ve Kürdistan sorunu hakkında zerre kadar bilgisi olmayan ve işkembeden atan Christophe Chiclet'i esas almanız da ayrı bir muamma. Olay ve olgulara dayanma yerine Batılı'nın her dediğini Zebur'dan ayet sanmak Türk aydını için bu büyük bir zaafiyet olmalı.

Kürd ve Kürdistan sorunu Osmanlı İmparatorluğu'nun paylaşılması süreçlerinde (1800-1925) programlanmış bir sorundur. O süreçlerde seyyah adı altında yüzlerce ajanın Kürdistan’da yaptığı seyahatler var. Araştırmalar var.

Sonuçta Ortadoğu'nun kaderi Kürdlerin esareti üzerine kurgulanıyor. Kürdler savaşçı, inatçı, örgütsüz ve özgürlüklerine düşkün bir topluluktu. Böyle bir topluluğun elinden ülkesini  alıp başkalarına vermek ilelebet bir savaşı garantiye almak demekti.

Kürdistan topraklarının kendilerine verildiği devletler “Toprak kazandık” diye sevinecek bunun için Kürdlerle ilelebet savaşmayı peşinen kabullenmiş olacaklardı.

Yani anlayacağınız rafadan yöntemi. Yumurtaları bir birine çarpıştır, içini tavaya boşalt, kabuğunu da çöpe….

Sorunu “Türkiye’nin birliği ve bütünlüğü, Türkiye'nin büyümesini istemeyen dış mihraklar” olarak algılarsanız ahlâksızlığa düşeceğiniz için ta baştan itibaren sorunun çözümünden uzaklaşmış olursunuz. Toplumlar bağrına taş basar ancak sonsuza dek sürecek bir ahlâksızlığı sindiremezler.

Kürdlerin dilini yasaklayıp, ülkelerini talan ve işgal edeceksin, şehirlerini köylerini yıkıp mallarını talan edeceksin ve buna da Türkiye’nin gelişmesi diyeceksin…..!

Türkiye’nin bu biçimiyle nasıl geliştiği belli oluyor zaten!

Oysa ki Türkler şunu dese “Biz Anadolu’ya Kürdlerin yardımı sayesinde geldik ve yerleştik. Bu tarihi bağ nedeniyle kendi devletlerini kurmaları bizim boynumuzun borcu. Kürderle sepetimizdeki ekmeği bölüşmeye hazırız. İsterlerse ortak yaşarız. İsterlerse bağımsız. Her halükarda onlarla beraberiz” dediklerinde ahlâki bir üstünlüğe erişeceklerinden Osmanlı’nın yükselme dönemindeki gücüne erişmemeleri için hiçbir neden kalmayacaktır.

İnsanlık böyle yürümüştür, insan böyle büyümüştür. Hile ve dolap temiz ahlâk büyüsüyle bozulmuştur.

Sonuç olarak bence Türkiye’nin gelişmesini istemeyen Türklerin korkusu ta kendisidir. Hele hele Kürdler ve PKK hiç değildir. Size çok ters ve hatta mantıksız gelebilir. Aslında Kürdlerin Türk devletine karşı verdiği savaş, Türk insanını bu ahlâki çöküntüden kurtarma savaşıdır.

Gerçek şu ki çözümün tek anahtarı var:

Ahlâk!

Saygılarımla

Hüseyin Turhallı

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Analiz

ABD, Suriye’de 2011’de başlayan savaşa cihatçı örgüt Elkayde, IŞİD’e yönelik hava saldırılarıyla Eylül 2014’te dahil oldu. ABD, 2015’ten itibaren askeri noktalar kurma faaliyetine hız verdi.