ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Gerçek Bir Komplo ve Senaryolar

Birincil sekmeler


Gerçek Bir Komplo ve Senaryolar- Hüseyin Turhallı

Türk devleti dün itibarıyla Güney'de ve Kuzeyde Kürdlere karşı topyekun bir savaş başlattı. IŞID'a karşı olduğu ileri sürülen Carablus-Kilis hattındaki saldırı da özü itibarıyla Rojava Kürtlerine ve YPG'ye karşı bir savaş hamlesidir.

Dün ve önceki gün Kürdistan topraklarının bombalanması "Ne pahasına olursa olsun, bölgelerin birleştirmesine engel olacağız (Erdoğan)" biçimindeki ifadenin pratiğe dönüşmesidir.  

Kürdistan toprakları dışında bombalanan bir yer mi var? YPG şimdiye kadar Türkiye topraklarına mı saldırdı? Carablus-Qarakozak- Merea bölgesinin Kürdlerin denetimine girmesi neden Türkiye için bir tehdit oluştursun ki?

Carablus-Qaraqozax-Merea alanına yönelik askeri yığınak ve saldırının temel amacı Afrin-Cezire ve Kobani bölgelerinin birbirine bağlanmasını engellemeye yönelik politik-askeri bir hamledir. IŞID'a karşı bir operasyon değil.

Basına yansıdığı kadarıyla 98 km uzunluğunda 40 km derinliğinde bir coğrafyada gerçekleştirilecek olan bu işgal için ABD'nin de onayı alınmıştır. ABD dış işleri bakanının"güvenlikli bölge oluşturulmasını tartışıyoruz" sözleri bu işgale "ok" anlamında değerlendirilmektedir.  

"OK" ama ne zamana kadar. Onu da büyük patron ABD belirleyecektir.  

Türkiye'nin hesabı şu:

Alan, Türk ordusu tarafından desteklenen yerli işbirlikçiler tarafından işgal edilecek. Denetime alınacak olan bu alana 500-600 bin Arap ve Türkmen göçmen yerleştirilerek, Kürdler bu alandan tümüyle sökülüp kovulacak, Afrin bölgesi de ebedi olarak Cezire ve Kobani bölgesinden koparılacak, IŞID'ın yapamadığını Türkiye yapmış olacak.

IŞID'a karşı yürütüldüğü iddia edilen askeri operasyonun amacı budur.

Kuzey'de HDP'ye Güney'de ise HPG'ye karşı yürütülen savaşın da iki temel hedefi var:

a- NATO tarafından terörist olarak görülen, adlandırılan ve terörist muamelesi gören PKK'nin, Batı ve ABD nezdinde kazandığı prestijine darbe indirilecek, yakınlaşma ve dayanışmaları engellenmiş olacak.    

PKK'nin ve Kürd hareketlerinin (Berzani ve Talabani bile son süreçlere kadar ABD'de hukuken teröristti) Batı ve ABD nezdinde gayrı meşru muamele görmelerinin temel nedeni Türkiye'nin bir NATO ülkesi olmasındandı. Bu bağlamda Kürdler özü itibarıyla yarım asırdan beri sadece Türkiye ile değil NATO ile savaşıyordu.

IŞID saldırılarıyla birlikte PKK'nin Batı Avrupa ve ABD tarafından meşru bir kabul görmesi NATO'nun Kürdlere karşı savaşta Türkiye'den desteğini çekmesi anlamına geliyordu. AKP hükümetinin alelacele ve can havliyle ABD ile İncirlik anlaşmasına oturmasının nedeni de budur.  

b- Barış süreci adı verilen bir süreç yoktu. Buna ne PKK nede TC hiçbir zaman inanmadı. Ancak fiili bir ateşkes her iki tarafın da hesabına geliyordu.

Söylemindeki apolitik ve antisosyolojik gerçeğe rağmen pratik uygulamada PKK'nin bu süreci doğru değerlendirdiği ve lehine çevirdiği söylenebilir.  

-Rojava'daki durumu esaslı ve stratejik bir değer olarak ele alan PKK, güçlerinden bir kısmının yönünü ve politikasının ana dümenini buraya çevirdi. Nicel anlamda büyük olmasa da Şengal, Maxmur ve Kerkük'e de güçlerini göndererek Kürdistan'da ve uluslararası alanda büyük bir sempati topladı. Meşru bir kabul görmenin zeminini yarattı.

-Kobani'de yaratılan heyecanla yeni savaşçıları da YPG saflarına yönlendirdi. Rojava'da büyük bir askeri güç oluşturdu. Carablus ve Haseki'nin küçük bir kısmı hariç Rojava Kürdistan'ı haritasında yer alan coğrafyanın tümünde Kürd güçlerinin hakimiyetini sağladı.

-"Barış Süreci" adı altında Türkiye ve Kuzey Kürdistan'da ılımlı bir atmosfer oluşturdu. Bu atmosferden de yararlanan HDP büyük bir siyasi güç elde etti. AKP'yi Kürdistan'da bitirdi.

Buna karşılık AKP Hükümeti "Barış Süreci" adı verilen bu süreçten hezimetle çıktı.

-PKK'yi kendi rızasıyla Kuzey Kürdistan'dan çıkarmak ve Suriye bataklığına çekerek orada bitirmek istedi. Ancak bunda başarılı olamadı. PKK askeri olarak eriyip küçülme yerine daha da büyüdü.

-Oluşan, oluşacak olan ılımlı havadan da yararlanarak HDP-BDP'yi bitirmeyi amaçlıyordu. Ancak tersi durum oluştu. HDP oylarını ikiye katlayarak 80 milletvekili ile meclise girdi ve AKP'yi Kürdistan'da bitirdi, iktidardan indirdi.

Gizli ajandalarla yürütülen ve karşılıklı politik hesaplara dayanan süreç, ömrünü böylece tamamlamış oldu ve bitti. Zazaki de bir deyim var "Gi pê gudvori nê temerîyênu- B..k kar topuyla örtülemez" Kar eridi....

Süreç AKP  aleyhinde sonuçlanınca oyun da bozulacaktı ve nihayet bozuldu.

AKP hükümeti yasal bir yetkiye dayanmadan ve açık bir yetki gaspıyla Kürdlere karşı topyekün bir savaş başlattı. Hiç kuşkusuz bu savaşın AKP açısından temel gerekçesi iktidarını yeniden tesis etmektir.

AKP, Kürdlere karşı başlattığı bu topyekün savaşta MHP'ye kaptırdığı milliyetçi oyları geri alacağını, HDP'yi de marjinalleştirerek barajın altına iteceği hesabını yapmaktadır.

Hesap tutar veya tutmaz, o ayrı bir mesele. Ancak bu çatışmalı sürecin ömrü erken bir genel seçime kadardır.

Müthiş Bir Komplo

Defalarca yazdım. "Komplo teorilerini üretenler hasta, buna inananlar da yetenek yoksunu budalalardır" dedim. Halen de öyle düşünüyorum. Ancak şimdi olduğu gibi bunun da istisnaları vardır.  

TSK saldırılara başlamadan bir saat önce Davutoğlu, Federe Kürdistan Başkanı Mesud Berzani'yi arayarak "Güney hattını bombalıyoruz, haberiniz olsun" diyor ve Davutoğlu tv'ye çıkar çıkmaz "Bunu Berzani'ye de bildirdik" diyor.

Bu söylem ve girişimin amacı ve adı nedir, ne olabilir?

PKK basını içinde yuvalanan Kemalist Kürdler bu sözler üzerine Berzani ve Güney Kürdistan'a yönelik algı operasyonuna başlıyor, saldırıya geçiyor.

Sanki Berzani'nin bunu engelleyecek füzeleri, hava unsurları var da engellemiyor.....

Berzani çaresiz ve ilk açıklamasında sadece "Xemginim-üzgünüm" demekle yetiniyor. Ama yine de bu çatışmanın bitmesi için elinden geleni yapacağını söylüyor. Kürdistan Parlamentosu da saldırıyı kınıyor.

Ancak Kürd basınını eline geçiren Kemalistler olanca güçleriyle saldırılarına devam ediyor. Eğer Kandil yönetimi ve PKK'de buna inanındıysa o zaman komplo tam ve eksiksiz başarıya ulaşmış, demektir.

Kemalist Kürdler, Kemalist Türklerden çok daha tehlikelidir. Bunlar bilerek veya bilmeyerek MİT ve Ergenokon hesabına çalışan ajan unsurlardır. Paris katliamında, KCK operasyonlarında Kürdler büyük acılar yaşadı. PKK bundan ders çıkarmak zorundadır.  

Kimdir bunlar?

Bunlar, Öcalan'ın posterini Eyfel Kulesine asan Paris canisi Ömer Güney'in değişik versiyonlarıdır. KCK operasyonlarında tutuklanan 9 bin kişiden 1050'sinin mahkemelerde "ben MİT ajanıyım" diyenlerdir.

Sonuç itibarıyla Kobani'de, Şengal'de, Maxmur ve Kerkük'de görüldüğü gibi Kürdlerin kaderi birdir. Türk devletinin, AKP'nin ve Kürd Kemalist unsurların oyunları ancak ve ancak zorbaya ve zulme karşı savaşan Kürd güçlerinin dayanışması ile aşılabilir. Kandil, her halükarda Güney Kürdistan hükümeti ile istişare içinde olmalıdır. Genelde Kürdlerin, özelde PKK'nin meşru kabul görmesi ve 60 yıldır NATO'ya karşı savaş ancak bu yaklaşımla sonlandırılabilir.

Oynanan oyunlar ve kurgulanan senaryolar da böylece sonuçsuz kalır. 

 

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News