ala kurdistan
Ey Reqîb

Yorum yaz

Kanlı sınırlar kanla değiştiriliyor – Hejarê Şamil

Zernews.net ten rêzdar Faruk Bedirxan’ın “Arap baharı ile başlatılan Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi denkleminde Kürd siyasal yapılanmalarının izlediği politikalar hakkında neler söyleyebilirsiniz?” sorusuna şöyle yanıt verdik:

İsterseniz önce kısaca Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi meselesine, ‘Büyük Ortadoğu’  ismiyle 1980’den beri kullanılmaya başlayan ‘Yeni Ortadoğu’ projesine bir göz atalım. Yeni Ortadoğu, ekonomik bir proje olarak ortaya çıktı. Kuşkusuz tüm siyasi adımları belirleyen ekonomi, ekonomik çıkar mücadelesidir.

Yakın 25 yıllık tarihte Ortadoğu ile ilgili stratejik anlatım biçimlerinin, değimlerin gelişim seyri şöyledir: “Büyük Ortadoğu” – “Yeni Ordadoğu projesi” – “Kanlı sınırlar” – “Arap baharı”...

Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi, yani ‘Yeni Ortadoğu projesi’ bir terim olarak eski ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice’ın 2006 Haziran’ında Tel Aviv’deki bir konuşmasından sonra dünyanın politik terminolojisinde yerini aldı. Hatırlanırsa, ‘yüzyılın projesi’ denilen Baku-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattının resmi açılışı Rice’ın bu ifadesinden kısa bir süre sonra 13 Temmuz 2006’da olmuştu.

O dönemde global ekonomik projelerin anlatım biçimi olarak “Yeni Ortadoğu”, Beyaz Saray güvenlik danışmanı, stratejist Zbigniew Brzezinski’nin  “Büyük Ortadoğu”  analizinin daha somutlaştırılmış ifadesi oluyordu.

Brzezinski’ye göre Balkanlar, Kuzey Kafkaslar (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan), Asya’nın orta kesimleri (Kazakistan, Özbekistan, Kırgızistan, Türkmenistan, Tacikistan, Afganistan) Büyük Ortadoğu’nun parçasıydılar.  

Ekonomik “Yeni Ortadoğu” Projesi, 2006 Haziran’ında ABD Milli Askeri Akademisi çalışanı, Amerika’nın en gözde askeri stratejisyenlerinden albay Ralf Peters’in Armed Forces Journal da yayınlanan ünlü “Kanlı sınırlar” makalesi ile askeri ve siyasi açıdan desteklendi. Albay Peters, ‘Büyük Ortadoğu’nun yakın gelecekteki muhtemel sınırlarını şu harita ila ortaya koydu:

Yeri gelmişken Peters’in bu harita ile görüntületilirmiş öngörüleri yalnız ABD askeri akademilerinde değil, NATO bazında da eğitim malzemesi olarak halen okutulmaktadır.

Bugün “Arap baharı” dediğimiz olayın, 21 yy.ın Büyük Ortadoğu projesinin pratik davamı, ayrıntısı olduğu açıktır. 

Büyük projeler; çok değişik, amatör gözlemcilere göre ise ‘akıl almaz’ ilişki ağı gerektirir. El-Kaide’nin ideolojik, Saddam artıklarının askeri ve El-Nusra’nın fiziki yapısı üzerinde büyütülmüş DAİŞ ile ABD’nin karmaşık ilişkiler içinde olması, NATO’un Ortadoğu ‘temsilcisi’ Türkiye’nin DAİŞ terörizmini canı pahasına desteklemesi, Suudi Arabistan’dan islamcı cihatçılara para akıtılması, küçük Katar’ın hırslı çıkışlarına göz yumulması, “akıl almaz’ işler değildir, büyük projenin pratik ayrıntılarıdır sadece.   

Bölgenin ‘ağır taşları’nı yerinden oynatmak için Ortadoğu sallandırılmalıydı; kimi statik yapılar çökertilmeli, bazıları yarı can bırakılmalı, birisi ölüm döşeğine yatırılmalı, bir diğerinin de ecel teri, korkudan akıttığı sidiğine karıştırılmalıydı.

Elbette ki, asırlık projeler, düz bir hat üzerinde yürümez, yürütülmesi de mümkün değildir. Zikzakları, tıkanma dönemleri, tashihleri olur. Bazen de beklenmedik müdahaleler nedeniyle B. C. planlarının devreye sokulur.  

Rusya’nın, Ukrayna krizi nedeniyle kendine karşı uygulanan ABD’nin başını çektiği çok devletli ambargoyu delme çırpınışı ile Suriye şahsında Ortadoğu’ya yaptığı ‘çılgın müdahale’, ABD’nin Ortadoğu planlarını redaksiyona uğratan olgulardan biridir. Birkaç haftalık kısa gerginlikten sonra Suriye konusunda ABD ve Rusya arasında bir anlaşmaya varıldı ama. Bu anlaşmayı Ukrayna üzerine anlaşma takip ederse, Rusya Akdeniz’deki askeri donanmasını garantiye alma koşuluyla Ortadoğu’daki ABD planlarına engel olmaktan vazgeçebilir.

Bu kısa genel değerlendirmeden sonra Arap baharı ile başlatılan Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi denkleminde Kürd siyasal yapılanmalarının izlediği politikalar hakkında neler söyleyebilirsiniz?” sorunuzu objektif bakış açısıyla yanıtlamak daha kolay olacaktır.

Burada özellikle Kürdlerin Güney Kurdistan ve Doğu Kurdistan’daki siyasi davranışlarını konu etmek gerekir. Kuzey Kurdistan’da ‘Yeni Ortadoğu’ya manevi bir hazırlık yapılmaktadır ama fiili ve siyasi olarak ‘türkiyeci’ oyalamalar, Kuzey’i projenin dışına itmiştir. Şimdilik! Doğu Kurdistan’ın projeye nasıl dahil olacağı ve edileceğini kestirmek biraz zordur. Ancak Doğu’muzda işler gürültüsüz, kavgasız, patırtısız olmayacaktır; bunu kesin söylemek mümkündür.

Yerli halkların kendi iradesi ile değil asla Uluslararası güçlerin müdahalesi ile düzenlenen yeni bir Ortadoğu’nun en dinamik değiştirici ve dönüştürücü gücü Kürdlerdir. Bunu ABD’si de, Avrupası, Rusyası, Çini de biliyor ve buna göre davranıyorlar. Kürdlerin bu bağlamda yapması gereken ‘kendi yerini bilmek’tir – ki, bu konuda Mesud Barzani öncüllüğündeki Federe Kurdistan Devleti’nin hata yaptığını düşünmüyorum. Uluslararası koalisyonla ve hatta sonradan alana dalmış Rusya ile uyumlu ilişkiler içerisinde adım adım mevzi kazanılıyor. Barzani ekibinin eksik gördüğüm yanı, Batı Kurdistan’ın, Kurdistan’ın Güney’i ile birleştirilmesi konusunda daha kucaklayıcı siyasete sahip olmamaları, çok açık bir değimle misyon yoksunluğudur. Alandaki ‘oyunbozan’ Kürd güçlerin ulusal perspektiften uzak diretmelerine asla tepkilenmemek, kılı kırk yarar gibi çok ama çok ince bir siyaset izlemek zorunluluğu ile karşı karşıyadır Barzani. Çünkü biliyoruz ki, “Büyük Ortadoğu Projesi” isimli stratejik odada bulunan ön raflardaki dosyalarının birinin içinde Güney ve Batı Kurdistan parçalarının tek bir Federal yapı altında bütünleştirilmesi de var…

PKK yönetimindeki PYD / YPG, Ortadoğu’nun yeniden düzenlenmesi projesinde aktif rol oynayan ve oynayabilecek diğer bir önemli Kürd gücüdür. PYD, şimdilik reel politikle devrimci romantizm arasında bir yerlerde duruyor. Diğer taraftan da Türkiyeci, empoze ‘demokratik Suriyeci’ Kuzey rüzgarının baskısı altındadır. Yeni Ortadoğu Projesi’nin başını çekenlerin, PYD’yi Türkiye’den esen rüzgara kaptıracağını hiç sanmam.

Ortadoğu’da 20. yy’ın başlarında çizilmiş Kanlı Sınırlar, gene kanla değiştiriliyor. Kürdlerin bu sefer hata yapma lüksü yoktur. 

Selam ve hürmetler,

Hejarê Şamil

Kürt siyasal partileri ve politikaları – Hejarê Şamil & Faruk Bedirxan

http://zernews.net/kurt-siyasal-partileri-ve-politikalari-hejare-samil-f...

 

 

 

     

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Siyaset

Askeriye, siyaset ve hukuk katmanları üst üste geldi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), uluslararası koalisyonun katkıları ile IŞİD'i Suriye'de artık askerî olarak yendi.

Analiz

“Biat etme” terimi, muhalif dile epeyce yerleşmiş bir kalıp. Kimisine “biat etti” diye kızılıyor, “biat ettirmek istiyorlar” ikazı yapılıyor, “biat etmeyiz” diye meydan okunuyor.