ala kurdistan
Ey Reqîb

Tahran, Suriye'de ABD'ye Tuzak Kurdu-Fırat BADIKANLI

Suriye’deki iç savaşın başlaması ile bu ülkeye yerleşen İran’ın askeri varlığı İsrail ve Amerika’yı kaygılandırıyor. Bölgesel etki siyaseti kapsamında İran’ın Suriye’de kalıcı olacağı tahmin ediliyor. Tüm işaretler ve olgular, Suriye'deki iç savaşın başlamasından bu yana tümüyle Esat rejimine karşı olan koşulların, Tahran'ın kurnaz ve sabırlı siyaseti sonucunda ABD, İsrail ve Batı ülkelerinin aleyhine döndüğü görülüyor. ABD'nin Suriye'de ilk zamanlarda Suni selefilere dayanan stratejisini tersyüz eden İran'ın bu şekilde meşru halk hareketi olarak başlayan Suriye devrimini ABD'nin eliyle kriminalize ederek tuzağa düşürdüğüne dikkat çekiliyor. ABD'nin ilk 4 yılda izlediği yanlış stratejisinden dönerek son üç yılda seküler Kürd güçleri ile ittifak yapmak zorunda kalarak Suriye'de oyunda kalması ise Tahran'ın hesaplamadığı sonuçlardan biri oldu.

Washington ise Suriye yönetimi ile her türlü ilişki için İran’ın ülkeden çıkarılması şartını koşuyor. İsrail ise Suriye’deki İran varlığına karşı rutin askeri operasyonlar düzenliyor. İsrail’i kaygılandıran sadece İran ordusunun Suriye faaliyetleri değil, Lübnan sınırını kontrol altında tutan Tahran yanlısı Hizbullah milislerinin giderek güçlenmesi. Hizbullah, etkin olarak katıldığı Suriye savaşında ciddi bir savaş deneyimi ve askeri cephane ile tekniğe sahip oldu. İran’ın Hizbullah’a balistik füzeler verdiği de iddia ediliyor.

Uzmanlar, ABD’nin İran’a yönelik uyguladığı yeni ambargonun da İran’ın Suriye’deki etkinlikleri ile ilgili olduğunu ifade ediyor. Suriye’deki İran askeri faaliyetlerine karşı etkin olamayan ABD, buna karşılık, ‘Arap Nato’su denilen ve Süni Arap ülkelerinden oluşan bir askeri ve siyasi birlik oluşturmaya çalışıyor.

İran Şii hilali operasyonunu General Kasım Sileymani yönetiyor. Süleymani, Suriye'deki Şii ve İran güçlerini de koordine ediyor

İran: Süresiz olarak Suriye’deyiz

İran’ın 2011 yılında, Suriye rejimine askeri danışmanlık ile başlattığı dahlini daha sonra her türlü işbirliği ile daha da ilerlerletti. Afganistan ve Pakistan’daki milisleri dışında Lübnan Hizbullah güçlerini de Suriye’ye taşıyan İran bir süre sonra resmi askeri varlığı ile de cephede yer aldı. İran ve bağlı askeri güçleri ile milisleri şu anda Suriye’de Esad ordusundan sonraki en büyük askeri kapasiteye sahip durumda. İran’ın askeri etkinlikleri için Suriye’nin çeşitli yerlerinde çok sayıda askeri üs kurdu. İsrail ordusu bu üslerden tesbit ettiklerini düzenli olarak bombalıyor.

Ağustos ayında İran Savunma Bakanı Amir Hatami, Suriye’ye yaptığı ziyarette Esat ile görüştü ve Suriye Savunma Bakanı Ali Abdullah Ayoub’la savunma işbirliği anlaşması imzaladı. Anlaşmanın duyurulması ardından İran ordu yetkililerinden Abolghasem Alinejad, İRNA’ya askeri danışmanlarının süresiz olarak Suriye’de kalacaklarını söyleyerek, “Tahran ve Şam arasındaki savunma-teknik anlaşması kapsamında İranlı danışmanların Suriye’de kurtarılmış bölgelerdeki varlıkları devam edecek” dedi.

İran, Suriye’ye Şii nüfus taşıyor

Bölgeden alınan haberlere göre Tahran rejimi, Suriye’deki etkinliğini kalıcılaştırmak için bölgedeki demografik değişimlerden de faydalanarak, yerlerinden olan Sünnilerin yerine, Şii varlığını güçlendirmeye çalışıyor. Buna göre Suriye’de Sünnilerin yaşadığı ancak savaşla birlikte boşalan ve ardından ordu denetimine giren bölgelere, Pakistan, Afganistan ve Irak’tan getirilen Şii aileler yerleştiriliyor. Nisan ayında Suriye’de Devlet Başkanı Esat’ın yayınladığı 10 numaralı kararnamenin İran’ın bölgeye Şii nufüs taşıması ile ilgili olduğu ifade ediliyor. Kararname savaşta yok olmuş bölgelerin yeniden inşası konusunu düzenleyerek, savaşta yıkılmış bölgedeki Suriyelilerin kendilerine ait olan taşınmazlarla ilgili 30 gün içerisinde kanıtlar sunmalarını öngörüyor. Ancak uzmanlar bunun imkansız olduğunu, yıkımın büyük olduğunu ve halkın rejimin baskısından korktuğunu söylüyorlar.

Milyarlık Şii ekseni projesi

İran, bölgesel güç ve Şii hilali kurma stratejisi doğrultusunda milyarlarca dolar harcadığı bildiriliyor. Amerika Dışişleri Bakanlığı’nın Ekim’de açıkladığı rapora göre, Yemen, Irak ve Suriye’de çeşitli gruplara mali destek sağlayan Tahran bunun için 16 milyar dolar bütçe ayırdı. ABD’ye göre Tahran, 2012 yılından bu yana, Suriye’de Esad rejimini güçlendirmek ve Lübnan, Irak ile Yemen’deki Şii grupları desteklemek için 16 milyar dolardan fazla harcama yapti

İran’a karşı Amerikan politikası

İran’ın Suriye’deki askeri varlığı ve bölgesel politikası İsrail ve Amerika’yı kaygılandırmanın yanısıra, buna karşı nasıl bir strateji geliştirilmesi konusundaki tartışmalara da neden oluyor.

Astana, Tahran ve Soçi süreçlerinde Rusya ve Türkiye ile birlikte Suriye’de garantör ülkeler arasına yerleşen İran rejimi bu konuda ABD ile giriştiği mücadelede Moskova ve Tahran’ın da desteğini alıyor. Rusya ve Türkiye’nin Tahran ile birlikte hareket ederek ABD ve Batı ülkelerini oyun dışına itmesi ABD’de de başka bir hassasiyete neden oluyor.

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçi Ileana Ros-Lehtinen, İran’ın bölgedeki etkisinin artmasının önüne geçilebilmesi için tutarlı ve kapsamlı bir stratejiye ihtiyaç olduğuna dikkat çekerek, “Rusya ve İran, Suriye’de uzun vadeli kalmak için hazırlanıyor. Bu durum Amerika’nın ve ortaklarımızın çıkarları konusunu gündeme getiriyor” diyor.

Ağustos ayında Esad yönetimi ile kapsamlı askeri işbirliği anlaşmasını imzalayan İran’ın kısa vadede Suriye’den çıkacağına yönelik bir işaret vermediğine dikkat çeken Lehtinen, Amerika’nın, Ortadoğu’da gelişen etkisini kırmak için İran’a karşı daha kapsamlı ve tutarlı bir stratejiye ihtiyaç olduğunu savunuyor.

Pompeo uyarıyor, İran istediğini yapıyor

ABD, güçlerini Suriye’den çekmesi konusunda İran’ı sık sık uyarmasına rağmen, Tahran güçlerinin Şam rejiminin çağrısı üzerine yasal olarak bu ülkede bulunduğunu savunuyor. ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, “Eğer Suriye, İran askerlerinin tamamen ülkeden çekilmesini temin etmezse, yeniden yapılanma için Amerika’dan tek bir dolar dahi alamayacak” diyerek Suriye’ye karşı pek de etkili olmayan tehditlerde bulunması sonucu değiştirecek gibi görünmüyor. Pompeo ABD’nin, İran’ın tüm askerleri ve bağlı milis güçlerinin Suriye’den çıkarılması ve ülkede barışçıl bir siyasi sürecin gelişmesi için çalışmaya devam edeceklerini de söylüyor.

ABD ve Mütefiklerinin Suriye'deki askeri faaletiyetlerini koordine eden General Votel, SDG ile ilişkilere önem veriyor

Uzmanlar: ABD adım atmalı

Ancak uzmanlar İran’ın Suriye’den çekilmesinin zaman alacağını, ancak İran’ın etkisinin azaltılması için atılabilecek adımlar olduğunu söylüyorlar. ABD’li uzmanlar İran'ın Suriye’deki ve bölgedeki yayılmasını durdurmak için Amerika’nın adım atması gerektiğini savunuyor ve Suriye’de yaşanacak siyasi bir değişimin de İran’ın varlığını sınırlamak için etkili olacağına inanıyor. Ancak bu da Esad’ın gitme şartına başlı. ‘Eğer Esat giderse, İran’ın Suriye’deki gücü azalır.’ Eğer!..

Şu anda görünen ABD’nin Suriye’de gerek İran, gerek Rusya, gerek Türkiye, gerek Esat’a karşı Kürdlerin ipine sarılmak dışında bir şansı yok. ABD askerlerinin Suriye ve Irak’ta güvenle ayak bastığı topraklar Kürdlerin kontrolündeki alanlar.

IMP News

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News