ala kurdistan
Ey Reqîb

Geçmiş Biz ve Onlar

 

Uzun yıllardır Hasan Cemal dahil, birçok yazar çizerin makalelerini, kitaplarını okurum, yorumlarını dinlerim. Onlar mı değişti, biz mi bilemiyorum ama bazen acı acı gülümserim.

 

Değişim ve dönüşümlere ayak uydurmak ve/veya içimize sindirmemiz belli bir kuşak için söylüyorum, oldukça zor olacak.

Biz ki, uykulu ve ürkek gözlerle, hançeremiz yırtılırcasına ‘türküm, doğruyum, çalışkanım..’ diye bağırdıkça dayak yedik. Soğuklarda, karda-kışta minnacık bedenlerimizle 10 Kasımlarda ağlamaya zorlandık, ruhlarımız ‘ne mutlu türküm diyene’ye esir edildi, edilmeye çalışıldı.

Çoğu askere gidenlerimiz, bu dili orada öğrendi, okullarda öğrenenlerin beyinleri yıkanıyordu, askerde öğrenenlerin kişilikleri çalınıyordu, evli-barklı insanlara dayakla ve küfürle en olmaz hakaretler yapılıyordu. Türkçeyi öğrendiği, hakiki ‘Türk’ olduğu, öz be öz Kürt babasına yazdığı ‘Yüksek bir Türk gencine takdimdir’ mektuplarıyla kanıtlanıyordu..

Biz ki, askeri cunta yönetimlerinin ‘devrim’ sözcüğü ile süslendiği dönemleri yaşadık. Marksizm ve Stalinizm beyin ve damarlarımıza şırınga edilmeye çalışılınca da uyum sağlayamamıştık, vücudumuz bir türlü kabul etmemişti, beynimiz de ha keza.

Köylerimize mahallelerimize yapılan baskınlarda, erkeklik organlarımıza ip bağlanarak çırılçıplak kadınların önünden geçirildik, teşhir edildik. Kürdlerin bıyığa verdiği önemi bildiklerinden ilk uygulama olarak her yakaladıklarının bıyıklarını kestiler… Yetmiyordu, işkencehanelerinde kadınlarımıza, kızlarımıza tecavüz ediyorlardı. Bize cop sokuyorlardı, bok yediriyorlardı. En şanslı olanlarımızı öldürüyorlardı...

En şanslılarımız ölüyorlardı, çünkü bunları görmek ve yaşamak ölümden beterdi. Savaşanları topluca, savaşmayanları kuytularda kıstırıp, kaçırıp öldürdüler. Çook uzun süre ölülerimize sahip çıkmaya korktuk. Taziye evi açmamız, yas tutmamız bile yasaktı. Her cenaze törenimiz, başka ölümlerin olacağı anlamına geliyordu.

Gazeteci, öğrenci, esnaf, işçi, işadamı, politikacı, bürokrat, siyasetçi.. Kısaca her kesimden Kürdler öldürüldükçe, Türklerin devleti eliyle öldürüldüklerini söylemek başka ölümlere, işkencelere adeta neden oluyordu. Çoğumuzun fişlenip yeni ölüm listelerine eklenmemizin tek nedeni buydu..

Velhasıl kelam, çok gördük, çok şey yaşadık. Bizim yaşadıklarımızı yaşamadınız, hissetmediniz bile. Hepsi sizin gözlerinizin önünde oluyordu. Bir cümle dahi olsa yazmadınız, konuşmadınız. Pardon, yazdınız ama devletinizi kutsayarak. İnkarı, asimilasyonu ve imhayı alkışladınız, methiyeler dizdiniz..

Merak bu ya, Kürdler o zamanlar mumla bir Türk demokratı arıyorlardı, sadece İsmail Beşikçi adında boyu kısa, nahif manda yürekli bir adam gibi adam buldular.. Gene sizlerden O’nu karalamayanların sayısı ise iki elin parmaklarını geçmiyordu.

Yazmak ve anlatmakla sözün sonuna gelmemiz olanaksız. Ama ben bir anımla kapatmak istiyorum..

Başbakanınız Tansu Çiller ilk Bakanlar Kurulu için Hakkari’ye gelmişti. Bir kadın oluşu Türkiye için ilkti ve önemliydi. Bu nedenle deyim yerindeyse bir medya ordusu vardı beraberinde. SHP, DYP de dahil, tüm partilerin Hakkari il başkanları Hakkari, Çukurca, Şemdinli ve Yüksekova Belediye başkanları olarak ortak bir metin hazırlayıp imzalamıştık. Hakkari polis evindeki lobide Bakanlar Kurulu salonuna çağırılmayı beklerken orada bekleyen gazeteci kalabalığına ortak metnimizi tek tek verdik. Başbakan bizi çağırdı, içeride her bakanın masasına belediyelerimizin sorunlarını içeren birer dosya bıraktık, dosyalarımızın birinci sayfası da ortak bildirimizden oluşuyordu. Kısa ve resmi birkaç konuşmadan sonra, biz belediye başkanları salondan ayrılıp tekrar lobiye çıktık.. Hiç unutmam, çıkışa doğru olan koltukta Hasan Cemal elinde verdiğimiz bildiriyi göstererek sormuştu:

‘Başkanlar, bu metni siz mi yazdınız, Apo mu’ diye.

Tek sayfalık bildirimizde koruculuğun kaldırılması, OHAL’e son verilmesi gibi masumane taleplerimiz sıralanıyordu…

Uzun yıllardır Hasan Cemal dahil, birçok yazar çizerin makalelerini, kitaplarını okurum, yorumlarını dinlerim. Onlar mı değişti, biz mi bilemiyorum ama bazen acı acı gülümserim.

Nejdet BULDAN

 

Yorumları Görmek İçin TIKLAYIN..

Yorumlar

Biréz Buldan

Te her demeké rast got. Ber wé cihéte 99 gundan nema!

Slaw rézén xwe péşkéştıkem, Xalo.

   Xarza.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News