ala kurdistan
Ey Reqîb

Baskın Oran: İktidar Barış Sürecini Paçavra Gibi Buruşturup Attı!

Hükümetin daveti üzerine Ege Bölgesi Akil İnsanlar Heyeti'nde görev kabul eden Prof.Baskın Oran, "iktidarın barış sürecini paçavra gibi buruşturup attığını" söyledi. Oran, "Sayın Başbakan’ın, cesaret ve ferasetle ve kendi eliyle başlattığı Barış Süreci’ni yine kendi eliyle boğmasına daha fazla seyirci kalamayacağım" dedi.

Prof. Baskın Oran, Kürt sorununa barışçı çözüm arayışları kapsamında son dönemdeki gelişmeleri değerlendiren yazılı bir açıklama yaptı.

"Kamuoyuna Baskın Oran Tarafından Zorunlu Bir Açıklama" başlığını taşıyan metin şöyle:

"Âkil İnsanlar Heyeti” çalışmalarına Nisan başında davet edildiğimde, bunu bir ulusal görev saydım. Tereddütsüz. Tersi, kanamanın devamını istemek olurdu. Doksan yıldır kanayan ağır yaranın pansumanı başlıyordu.

Kabul ederken, “sürecin tümünü, özellikle de Sn. Başbakan’ın olağanüstü yetkilerle başkan olmak istemesini eleştirme hakkım saklı kalmak üzere” demiştim.

Bu rezervimi şimdi kullanmak istiyorum:

Bu ulusal görevi yapmak için, birçok arkadaşım gibi, Ege gibi bir yerde, elimi ağır taşın altına koydum. Doksan yıldır ezberletilen paranoya yüklü bir dizi soruya/saldırıya bilimsel cevaplar vermek için iki ay boyunca büyük sabırla emek harcadım; helal ediyorum.

Ama Sn. Başbakan’ın, cesaret ve ferasetle ve kendi eliyle başlattığı Barış Süreci’ni yine kendi eliyle boğmasına daha fazla seyirci kalamayacağım.

Tabutların gelmesi bitti, PKK çekildi, Türkiyeli Kürtler sözlerini sonuna kadar tuttular.

Oysa iktidar, Barış Süreci’ni paçavra gibi buruşturup attı. Derhal ama derhal çıkartılması gereken demokratikleştirme yasalarını unuttu. Tam tersine, şimdi ülke çapında bir Cadı Tutuklama Avı başlatıyor.

Aynı anda başlatılan başka bir melanet var. Kürt meselesinde her şeye rağmen doksan yıldır önlenebilmiş bir iç savaş provası şimdi sahnede. Polisin ve jandarmanın yanı sıra, “polise yardımcı” eli sopalı ve bıçaklı milisler çeşitli şehir sokaklarına salındı. 

Bu vahim gidişlerin en az iki vahim sonucu olacak:

1) Türkiye adım adım kaosa götürülmekte. Sırf, Sn. Başbakan’ın şahsi hırsı ve inadı yüzünden. Askerî darbe yönetimlerinden alıştığımız bir “iç ve dış mihraklar” ezberi eşliğinde.

2) Türkiyeli Kürtler bu memleketten feci halde soğutulmakta. Bunun ilk belirtisi, Diyarbakır’da “Kuzey Kürdistan” adıyla bir konferans düzenlemiş olmaları. Böyle bir ciddi başlık hatasının vebali, aynen önceki bütün Türkiye hükümetleri gibi, bugünkü iktidarın da Kürtleri aldatmasının boynunadır.

Barış Süreci içinde “Âkil İnsanlar” görevini kabul etmeyi nasıl ulusal bir vazife saymışsam, yukarıdakileri kamuoyuna açıklamayı da aynı vazifenin ayrılmaz parçası telakki ediyorum."

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News

Siyaset

Askeriye, siyaset ve hukuk katmanları üst üste geldi. Suriye Demokratik Güçleri (SDG), uluslararası koalisyonun katkıları ile IŞİD'i Suriye'de artık askerî olarak yendi.

Analiz

“Biat etme” terimi, muhalif dile epeyce yerleşmiş bir kalıp. Kimisine “biat etti” diye kızılıyor, “biat ettirmek istiyorlar” ikazı yapılıyor, “biat etmeyiz” diye meydan okunuyor.