ala kurdistan
Ey Reqîb

Covid-19'un Düşündürdükleri- İdris Candan

Çin'in Wuhan şehrinde ortaya çıkıp büyük bir hızla dünyaya yayılan bu musibetin insanlığa verdiği/vereceği büyük mesajlar içeriyor.

Şüphesiz insanlık ilk defa böyle bir hastalık musibeti ile karşılaşmıyor. Daha önce de veba, kolera, SARS, AIDIS gibi birçok bulaşıcı hastalıklara maruz kaldık. 20.yüzyılın başlarında Avrupa kıtası nüfusunun neredeyse üçte biri yine böyle bulaşıcı bir hastalık yüzünden yok olmuştu.

Tabi bu arada epey komplo teorileri de tedavülde. Kimine göre ABD laboratuarlarında üretilen Corona-19 Çin'e gönderilmiş, kimine göre de Çin'in Wuhan eyaletinde Çinliler tarafından üretilerek dünyaya yaydırılmıştır.

Felsefeciler de kendilerine göre olayı tarihsel ve toplumsal süzgeçten geçirerek değişik yorumlar getiriyor. Doktorlar ve sağlıkçılar ise hastaların iyileşmesi ve virüsün yayılmasının engellenmesi üzerinde kafa yoruyor, çaba gösteriyor. Bizler de olaya dini bir perspektiften bakmaya çalışacağız.

İnsanlığın başına böyle bir musibetin geleceğini kimse beklemiyordu. Virüs zengin-fakir, cahil, alim, güçlü güçsüz, kral-taba ayırımını yapmıyor. Öyle bir korku salmış ki insanlar adeta sığınacak bir delik arıyor. İster gecekonduda isterse lüks villasında kendini izoleye almış olsun, herkes ama herkes değişik bir biçimde hapis yaşıyor.

Hakikatlere karşı gözlerimizi kapadık, kulaklarımızı tıkadık. Dünyanın efendisi olduğumuz kibriyle şımardık.

Rabbimiz "Sakın ölçülerle oynamayın" (Rahman-8) diyor. Ama biz bütün ölçülerle oynadık, doğanın-yaşamın dengesini bozduk. Allah ü Teala Kuran'da 90 defa, insan rızkına kefil olduğunu beyan ediyor. Bir yerde de Şeytan'ın insanı fakirlikle korkuttuğunu söylüyor. Maalesef insanlık 90 defa tekrarlanarak vaat edileni unuttu. Şeytan'ın yalanına uydu.....

Hz. Aliye "Başımıza gelen musibetler imtihan mı yoksa caza mı" diye sormuşlar.

Hz. Ali "Eğer bizi Allah'a yaklaştırıyorsa imtihan, uzaklaştırıyorsa ceza" diye cevap vermiş. Ceza yada imtihan, burada önemli olan "insan elinin yaptığıdır".

"Size isabet eden sıkıntı ve musibetler, kendi ellerinizle yaptığınız yanlış işler yüzündendir. Üstelik Allah hatalarınız birçoğunu da af etmiştir" (Şuara-30).

"Karınca ehlinin tehlikede olduğunu hissettiğinde şöyle dedi. "Evinize girin" (Neml- 18). Ne gariptir ki şu an amiri de memuru da ancak kendini evinde hapsederek müdafaa edebiliyor! Camiler, mabetler cemaatsiz kaldı. Cenaze namazları bile kılınamıyor, kardeş kardeşe, anne-baba evladına sarılamıyor.
Torunlar dede-ninelerine, komşu-komşuya, gidemiyor. Büyüklerin ellerinden, küçüklerin gözlerinden öpemiyoruz.

Kâbe tavaf edilemiyor, Peygamberin kabri ziyaret edilemiyor. Mescidi Aksa da ibadet yapılamıyor.
Ne gelenimiz var ne de gidenimiz. İnsanlar sıcak bir karşılamaya, misafir etmeye ve edilmeye hasret.

Neden?

Kuran'da sayısız defa tekrarlanan "siz hiç düşünmez misiniz" sorusunu bir kez de biz kendimize soralım.

Düşündünüz mü dostlar, arkadaşlar düşündünüz mü? Tüm bunlar neden ve niçin?

Hz. Adem'den Hz. Muhammed'e kadar helak olan bütün kavimlerin yaptıkları kötülüklerin, işledikleri günahların, isyanların vb. bütün cürümlerin 21. asırda işlendiğini bunun için de bela ve musibetin insanlık için bir ders olduğu üzerine tefekkür edip düşünelim. Öyle ki dünya insanlığını bir yaşam kaygısı ve korkusu sardı. Üstelik insanlık tarihinde insanın en güçlü olduğu bir dönemde!
Bilgi, bilim, iletişim ve teknoloji devrimlerinin yaşandığı, dünyadaki canlı varlığı yok edecek düzeyde nükleer ve kimyasal silahların üretildiği bir dönemde.

Tıbbın ve ilaç sanayinin zirve yaptığı, ölümsüzlük çarelerinin arandığı, uzayda yer edinmenin arayışına girildiği bir çağda bütün bunlar yaşanıyor.

İnsanlık gurur ve kibrinin zirve yaptığı böylesine bir uygarlık düzeyinde ancak elektro mikroskoplarla görülebilen bir zerrecik (virüs) insanlığı teslim alıyor, evlerine hapsediyor....

Bilim bütün bu meseleleri açıklamaya, sebeplerini izah etmeye çalışır. Din ise anlamlandırır. Görünen ve görünmeyenin anlamı üzerinde bizi düşünmeye davet eder.

Bütün mesele şu:

İnsanlığın başına gelen bu musibet, niye ve neden?

"Ölçülerle oynadık mı, oynadık".

O zaman düşünelim......

Yüce Rabbimiz büyük bir bağışlayıcıdır. Belki o zaman helak olmadan kusurlarımızdan dolayı bizleri af eder.

Bu vesileyle Ramazan ayının insanlığa ve İslam alemine hayırlı olmasını diliyorum.

Melle İdris Candan

Yorumlar

coronadan korkmamiz gereksizdir, bizim neyimiz varki korkuyoruz.
devleti, kimligi olmayan bir halkin koronayi ellestirmesi gunahtir.
koronadan ne istiyorsunuz ?
vergiler kurtlerin devlet kasasinami giriyor?
kapanan okullar kurtlerinmi, kurtcemi egitim veriyordu?
camiler kapali, kiliseler kapali bundan daha guzel sey varmi?
iflas edip batacak olan kurt diye bir devletimizmi var?
coronaya haksizlik yapmayin.
kurtlerin dusmanlari can cekisiyorsa, iflas ediyorsa sevinmeliyiz.
yillardir kahrolsun felan, yikilsin filan diye slogan bagirmiyormuyuz?
iste tam zamani biz sloganlarla yikamadik, corona yikilsin dedigimiz somuru duzenlerini yikabilir coronaya duaci olalim.
coronanin verdigi mucadele devrimcidir ve marksistir.
emperyalistlerin ve kapitalistlerin kayiplarina uzulmiyelim.
yasasin corona diyerek dertlerimizi anlatirsak sesimizi daha cok duyanlar olacaktir.

çok isabetli analiz yazmışsiniz.ellerinize sağlık
spas.

Çok isabetli, tebrikler.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News