ala kurdistan
Ey Reqîb

İdlib'de Kim Ne Diyor, Neyi Kovalıyor

Dünyanın gözü kulağı, Suriye rejiminin İdlib'deki cihatçı militanlara yönelik düzenleyeceği kapsamlı operasyondayken, Rusya'nın savaş uçakları İdlib'e ilk hava saldırısını gerçekleştirdi.

ABD’den de jet hızıyla katliam olur yolunda tepki mesajları geldi. Olası bir kimyasal saldırıda karşılık verileceğini söylüyor Washington yönetimi.

Türkiye, Rusya destekli Esad rejimi operasyonunu önlemek için Moskova ile mekik diplomasisi yürütmüş ancak sonuç alamamıştı.

İdlib'de üç milyondan fazla sivil bulunduğu, operasyonun yeni bir insani felaketin kapısını aralayacağı uyarıları eşliğinde gelen Rus saldırısının ardından, Suriye ordusunun da harekete geçip geçmeyeceği merakla izleniyor.

Türkiye de ABD ile diplomasi yürütürken Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan da “Katliam olur” açıklaması geldi son olarak.

Öte yandan İran, Rusya ve Türkiye’nin 7 Eylül’de İran’ın başkenti Tahran’da Suriye için üçlü bir zirve düzenlemesi planlanıyor. Zirvede İdlib ve Suriye’de Tahrir el Şam gibi radikal gruplarla nasıl mücadele edileceği konusunun konuşulacağı tahmin ediliyor.

Peki, uzmanlardan köşe yazarlarına kim, ne söylüyor İdlib hakkında?

Uzmanların genel kanaati, İdlib'in Suriye'de 2011'de başlayan iç savaşın dönüm noktalarından biri olacağı görüşünde.

Bir kısmı kamplarda yaklaşık üç milyon kişinin yaşadığı İdlib'e olası bir operasyonun göç dalgasını tetikleyebileceği ifade ediliyor. Birleşmiş Milletler, 'son yılların en büyük insanlık krizinin yaşanabileceği' uyarılarını yaparken Suriye’nin 10 Eylül için operasyon tarihi verdiğini açıkladı.

Rusya ve Suriye ise, bölgenin 'teröristlerden temizlenmesi gerektiğini' söylüyor. Türkiye de göç dalgası ve insani krizin tırmanacağı kaygısıyla operasyona karşı.

Şu an Türkiye'nin bölgede 12 gözlem üssü bulunuyor. Üsler, Afrin, İdlib ve Halep üçgeninde yerleştirilmiş vaziyette. Rusların dünkü saldırıda üç uçakla 20 hedefi vurduğu belirtilirken, YPG'nin Şam'la anlaştığı ve operasyona katılacağı bir diğer iddia.

Rus savaş uçaklarının, İdlib’in batısındaki Cisir eş Suğur, Bisenkul, Gani, İnneb, Sırmaniyye ve Hama’nın kuzeyindeki Zeyzun bölgelerine yoğunlaştığı açıklanırken, ölü ve yaralı sayısına dair bir bilgi yok.

İdlib'de yükselen tansiyon bugün müttefik ve dost gibi görünen ülkeleri, Türkiye-Rusya-İran, birbirine düşürme potansiyeli taşırken, Gazete Duvar yazarı ve Hariciye'de uzun yıllar görev yapmış isim Aydın Selcen, "Tanrı korusun ya Idlib'den tek bir şehit haberi gelirse" sorusuyla yaşanabilecek endişe verici olaylara işaret ediyor.

5 Eylül tarihli yazısında Selcen, Dışişleri Bakanı'nın Rus mevkitaşı Lavrov ile el sıkışırken gözlerinin içinin güldüğünü ve kendinden emin bir tavır sergilediğini belirtiyor.

İktidar medyasında ise Rusya'ya üstü kapalı tepkiler var. "Tüm dünyanın ‘Sonu felaket olur’ uyarılarına kulak tıkayan Moskova dün İdlib operasyonunu başlattı" denirken, "Rus jetleri muhaliflerin elindeki son kaleyi vurdu. Putin 4 milyon sivili bombaların hedefi haline getiren kanlı harekatla bölgeyi ateşe attı" görüşü savunuluyor.

ABD kanadında ise Başkan Donald Trump, pazartesi günü Suriye'nin müttefikleri İran ve Rusya'yı 'insanlık trajedisine ortak olmamaları' konusunda uyardı ancak diplomasinin sonuç vermemesi operasyon ihtimalini güçlendiriyor.

BBC Türkçe’nin haberine göre İdlib, farklı silahlı örgütlerin kurduğu ve bünyesinde el Nusra ile Ahrar'uş Şam'ı barındıran çatı örgütü Fetih Ordusu tarafından 2015'te ele geçirilmişti.

Şimdi İdlib'in yüzde 60'ı, El Kaide'nin Suriye kolu El Nusra'dan dönüşen cihatçı Heyet Tahrir el Şam (HTŞ) örgütünün kontrolünde. Lideri, eski El Nusra mensubu Ebu Muhammed Colani.

Suriye uzmanı Fransız akademisyen Fabrice Balance HTŞ cihatçılarını 'çok iyi organize, savaşa hazırlıklı' olarak tanımlıyor.

HTŞ çoğunlukta olmak üzere İdlib'de 30 bin savaşçı olduğunu tahmin ediliyor.

Türkiye, İdlib'e operasyon ihtimali konuşulurken geçen hafta Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi'yle HTŞ'yi terör örgütleri listesine aldı. Resmi gazetede 29 Ağustos tarihli yayımlanan kararnamede El Nusra'nın adının Heyet Tahrir el Şam olarak güncellendiği belirtildi.

İdlib, 2011'de başlayan savaşta muhaliflerin elinde kalan son büyük yerleşim bölgesi. Suriye ordusunun kapsamlı bir harekâtla bu vilayeti muhaliflerden geri alması uzmanlara göre 'yedi yıldır süren savaşı Beşar Esad'ın kazandığı' anlamına gelecek.

Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Yves Le Drian, "Esad savaşı kazandı. Bunu ifade etmemiz gerek ama barışı kazanamadı" sözleriyle bu algının siyasi çevrelerde yerleştirdiğini gösterdi.

Franceinfo'ya konuşan Suriye uzmanı Frédéric Pichon da, Suriyeli Kürtlerin ve ABD askerlerinin bulunduğu kuzeydoğu bölgelerinin hala bir soru işareti olduğunu hatırlatı ama "Tüm gözlemciler kabul ediyor, Esad bu savaşı kazandı" diyor.

Pichon, yeni duruma dair İran'ın önemine dikkat çekiyor:

"Fransa Cumhurbaşkanı Macron bile artık Esad'ın gitmesi çağrısında bulunmuyor. Bu, Batılıların hesaplarının çoğunlukla dışında bir durum. ABD'nin amacı İran'ın Suriye'den çıkması. Bu kadar. Onlar asıl, İran'ın gelecekte daha güçlü bir pozisyona gelmesini istemiyor ama henüz bunu başaramadılar."

Ahval

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News