ala kurdistan
Ey Reqîb

İki Olay-İki İnsan- Hüseyin Turhallı

ı- Dünyanın üçüncü, İsrail'in ilk kadın başbakanı Golda Meir.

Golda Meir ulusal mücadeleler ve kadın tarihinde militanlığı, siyasi kişiliği, hitabet yeteneği, çelik irade duruşu ile izlenmesi ve bilinmesi gereken büyük bir öncü kadındır.

Uzun hikayesini yazmayacağım.

İngiliz mandasında olan Filistin'de bir taraftan İngilizlerle çatışırken diğer taraftan da Araplardan arsa ve ev alarak Yahudilere "satın alınmış vatan" yaratan bir kadın.

"Bize Arapların toprağını işgal ettiğimizi söylüyorlar. O toprakları Araplar atalarımızdan zorla gasp etmişti. Biz gasp edilen toprağımızı alın terimizle kazandığımız parayla tekrar satın aldık. Biz vatan sahibi olduk, yoksul Araplar da zengin".

BM Genel Kurulunda yaptığı bu konuşmayla "İsrail'in varlığı kimsenin zararına değil, herkesin yararınadır" diyerek dünya liderlerini kendisine hayran bırakmıştı.

1946'lı yılların sonuna gelindiğinde İngiliz ve Araplara karşı savaşan gizli İsrail ordusunun (Irgun) 5 milyon dolara ihtiyacı olur. Bunun için Golda Meir ABD'de yaşayan Yahudilerden yardım toplamak için 1947'de ABD'ye gider.

ABD'deki zengin Yahudiler bir etkinlik düzenler ve onu da konuşmacı olarak davet ederler. Bu arada Gold'a Meir'e "Savaşı kazanma şansınız yoktur. Gençlerin kanını boş yere dökmeyin. Başka mücadele araçlarını ve yöntemlerini seçin" diyerek telkinlerde bulunurlar.

Golda Meir Kürsüye çıkarken salon ölüm sessizliğine gömülür.

Mikrofonu eline almadan önce salonu süzer, tüm gözlerin onun kalbine işaret ettiğini görür, bakışları kalbinde kilitler.

"Bu kürsüye çıkacağım ana kadar zengin Tüccar Yahudi arkadaşlarım bana insanlık ve İsrail oğulları adına yürüttüğümüz onur savaşını sonlandırmamı istediler.

Arkadaşlar, biz bu savaşı kimseye sormadan başlattık. Bizler 2 bin yıllık onursuzluğa karşı onur savaşını vermeye karar verdik. Bu yola baş koyanlar olarak ya kendimize özgür bir toprak yaratacağız, yada kendimizi toprağa gömeceğiz.

Sizinle vatan yaratma savaşını tartışmaya gelmedim. Bunu sizinle tartışmayacağım. Sizi yürüttüğümüz bu onur savaşına katılmaya davet ediyorum. Gördüğünüz bu kutu Yahudi çocuklarının ülkesidir. İsrail devletine evet diyenler emeğini bu kutuya koysun" diyerek kürsüden iner.
ABD'li Yahudi Tüccarlardan istenen 5 milyon dolardır. Ancak sandık açıldığında içinden 25 milyon çıkar.

Golda Meir'in yaptığı bu konuşma ABD gazetelerinde manşete çıkar. Başkan Henry S Truman onu Beyaz Saraya davet eder.

Sade bir giysi ile Beyaz Saray'a giden Meir güzelliği, itinayla seçtiği sözcükler ve mükemmel İngilizcesi ile Truman'ı kendisine hayran bırakır.

Anlatılara göre Truman 57 dakika ağzı açık halde Golda Meir'i dinlemiş ve

- Benden ne istiyorsunuz, diye sormuş.

- Biz 2 bin yıldır zulüm gören devletsiz bir halkın çocuklarıyız. Ata topraklarımızda kendimize bir vatan yaratmak istiyoruz. Dünya istese de istemese biz İsrail devletini ilan edeceğiz. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda resmen tanınmamız için sizden destek istiyoruz, der.

Truman'dan destek sözü alan Golda Meir Moskova yollarına düşer. Stalin ile görüşmesinde onu büyük bir etki altında bırakır ve ondan da destek sözü alır.

14 Mayıs 1948'de bağımsızlığını ilan eden İsrail'e karşı 24 saat sonra Lübnan, Mısır, Irak, Suriye ve Ürdün orduları saldırıya geçer.

İsrailli gençler, Telaviv'e nakledilirken "Tarım araç parçaları" olarak konuşmentoya geçirdikleri parça halindeki silahları birleştirerek yaptıkları küçük tanklarla Arap ordularını darmadağın eder.

ıı- Ait olduğun halkın katliam, talan, sürgün ve tecavüzle karşı karşıya olduğu anlardaki ruh halini ancak yaşayanlar bilir. 1989-1992 yılları arasında bu kahredici durumu defalarca yaşadım. O yüzden Mazlum Kobani'nin duygu ve düşüncelerini çok iyi anlıyorum.

Tam bir yol ayırımı.....

Ve hatta teslim olmak ile yaşamak arasında yol ayırımı.

Bu anlamda Şah'a teslim olan ve boynunu ipe uzatan Mahabad Kürd Cumhuriyeti başkanı Qadı Muhammed'i de anlıyorum.

"Bir tercih yapmamız gerekiyordu. Ya katliamı kabullenecektik, yada taviz vermeyi ve birçok şeyden vazgeçmeyi. Halkımızın yaşamasını tercih ettik". Bu da Mazlum Kobani'nin sözleri.

Dün gece ABD Başkanı Trump ile konuşmuş. Neyi konuştuğunu bilmiyorum. Ancak Beyaz Saray'ın etki altında kaldığı açıklamalarından anlaşılıyor.

Umarım Putin ile de böyle bir görüşme gerçekleşmiş olsun.

Doğrusu Mazlum Kobani'nin bu söylemi bana Golda Meir'i hatırlattı. Fotoğraf okumak çocukluğumdan kalan bir alışkanlık. Fotoğraftan kişinin sadece o anki ruh halini değil, tarihini ve geleceğini de okumaya çalışıyorum.

Fotoğraflara bakıyorum. Mazlum Kobani ile Golda Meir'in yüz ifadeleri her nedense aynı ufuk çizgisinde kesişiyor.

Yüz hatlarında iç içe geçmiş ve bir anda tümünün dışa vurulduğu umut, kaygı, korku ve güven......

Katliamın cinsiyeti ve ırkı yoktur. Bütün bakışlar aynı ufuk çizgisinde birleşir.

Biri bir asır önce doğmuş bir Yahudi kadın, biri de yüz yıl sonra doğmuş bir Kürd savaşçı olsa da.

Yorumlar

bence mazlum kobaninin osama bin ladin ile daha fazla benzer yonleri vardir..
osama da afganistanda mazlum gibi birileriyle birileri icin savasmisti.
osama amerikaya ters dusmeseydi basina kotu seyler gelmezdi.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News