Kurdün Kurtuluş Yolu-Mahfuz Yıldız

Bildiğiniz üzere, Diyarbakır'da, Kurd birliği üzerine bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıya Ahmet Türk, Osman Baydemir, Imam Taşçıer gibi HDP'li vekil ve şahsiyetlerin yanı sıra, Hak-par'dan temsilciler katıldı. Yine, PAK Genel Başkanı Mustafa Özçelik birlik ve seçim blokundan bahsetti. Son olarak da Imam Taşçıer, birlik konusundaki çağrısını yenileyerek, "Eğer biz Kuzeyliler bir araya gelirsek, bu, diğer parçalar için de örnek teşkil edecektir" dedi. Bu çağrıya hem PSK'den hem KDP-T'den red edici bir söylem değil, 'görüşülebilir' şeklinde bir olumlayan karşılık geldi.
 
Şu son 5-6 yılda yaşadığımız tecrübeler, baş döndürücü, sarsıcı, silkeleyici bir süreç olmasının yanında, Kurdlere müthiş fırsatlar da sundu. Bu fırsatların bir kısmı değerlendirildi, bir kısmı heba edildi. Hepimizin, az-çok, bildiği durumlar bunlar, tekrarlayıp lafı uzatmayacağım. Eğer, bu süreçte, bir Kurd birliği-beraberliği olsaydı Kurdlerin kazanımları hem daha fazla, hem de kalıcı hale gelirdi fakat ne yazık ki (Wey hezar heyf) böyle bir şansımız olmadı!
Birlikten kuvvet doğar, demişler. Birlik olmak demek, başlı başına, büyük bir güç olmanın yanında, dikkate alınır hale gelmek demektir. Eğer Kurdler, bu olayı başarabilirlerse, ne kazanımları olur, diye soracak olursak, kaba taslak, şöyle cevaplar alabiliriz: 
Uluslararası arenada kale alınırlar
Ilkin, bölge devletleri, bütün güçleriyle saldırıp, bu birliği bozmak için, her türlü kirli ve kanlı oyunu sahneleyeceklerdir. Bu adımı atmadan önce, buna hazırlıklı olmak gerekir fakat, sonra, onlar da dikkate almak zorunda kalacaklardır.
Bölge devletleriyle pazarlık edebilme yolu açılırken, aynı zaman da elimiz güçlenir.
Birbirimizi alt etmek için harcadığımız enerjiyi, illerlememize ve dünya siyasetini iyi okuyup, tahlil edip, karşılaşabileceğimiz, karşı hamleleri bertaraf etmeye sarf ederiz.
Otomatikman bir Ulusal Basin sahibi oluruz.
Parti kurum-kuruluşları, otomatikman, ulusal kurum kuruluşlara dönüşür.
Lobi faliyetleri tek ses ve çok daha güçlü, sonuç alıcı olur.
Dosta güven, düşmana caydırıcılık verir.
 
Aristo Teles'in tespitidir. Bütün, parçaların toplamından büyüktür. Sosyoloji, ekonomi, dilbilim, felsefe ve benzeri dallarda, bir sistemin bütünü, kendisini oluşturan parçalardan ve alt sistemlerden farklı bir yapı oluşturur. Bunu birlik meselesinden alacaksak, buna, birlik ruhu diyebiliriz. Bu ruhun, insanlarımızın yüreğinde, nasıl bir coşkuya dönüşebileceğini hayal edin lütfen.Hayret ve hayranlık uyandıran bir güç çıkaracaktır meydana.
Bir klişedir söylene gelir, Ortadoğu gibi bir coğrafyada, ne kadar haklı olunursa olunsun, güçlü olmadan, bir şey elde edilmez zira her şey, hala çok vahşi, toplumun en küçük biriminden, en büyük birimine kadar, şekillenme, ezme-ezilme üzerine kuruludur. Esad pratiği, Türkiye'deki kontrollü darbe ve sonrasındaki Erdoğan karşı darbesi, IŞID, Haşdi-Şabi ve Iran bize, bunu çok iyi belletirmektedir. Kaldi ki Ortadoğu'da rejimler, çok büyük güçler karşısında ancak esneyebilir ki çoğunlukla esnemek yerine, kırılırlar. Hele hele dağınık Kurd mücadelesi, bu rejimleri ancak güçlendirir; Bu rejimlere, sürekli, kendilerini sınama şansı sunar. Oysa, birlik durumunda, yerel ve genel bazda, bu rejimleri esnetme olanağı ve eğer esnemiyorlarsa, kırma gücü elde edilebilir. Bu, matematiksel bir sonuç kadar, geçerli bir doğrudur.
 
Buyrun, en sicak gündemiyle Iran'ı ele alalım. Iran'da Kurdler, Lekler, Lorlar, Soranlar, Şikaklar,Kelhorlar, Hewremaniler adı altında bölünmüş haldeler. Iran resmi devlet politikası, bu bölünmüşlüğü, çok haince kullanarak, sanki bunların hepsi farklı milletlermiş gibi lanse etmenin yanında, özelikle, farklılıkları derinleştirmektedir ki bir millet olduklarının ayırdına varmasınlar.(Biliyorsunuz Kuzey Kurdistan'da da ikide bir, MIT çıkışlı olduğu açık olan, şu söylem gündeme getirilir: Zazalar Kurd müdür?).Bunun yanında, Doğu Kurdistanlılar, farklı inançlara sahipler. Suniler, Şialar, Yarsanlar... Ne kendi dilleriyle bir egitim kurumları var, ne de siyasi bir ortaklaşmaları. Siyasi partilere gelince, yine ayni bölünmüşlük yürürlüktedir. Irandaki Kurd partilerini KDP-I, Komela(Kendi arasında ikiye bölündü), PAK, PJAK, YNK şeklinde sıralayabiliriz ki  zaten YNK Iran dostu sayılır. Ne Milli bir birlik ne Dil birliği Ne de Siyasi bir güç birliği söz konusudur. 
Şimdi, bu manzaraya bakıp, kim, Iran'da Kurdleri kale alır? Bu halleriyle ancak boşluk doldururlar ama bir güç birliği durumunda, nasıl bir havanın oluşabileceğini, varın siz hesap edin.
 
Birligi, bir yerinden tutup, bir yerde başlatmak gerek. O tutuğumuz yerden diğer yerlere, kolayca uzar gider; Bu yer, Kuzey olur, Güney olur, Batı olur, Doğu olur lakin gider.
Birlik, farklılıkları hiçe sayıp, benzeşmek demek degildir, farklılıkları tolere etmektir, kendini birbirine daytmak da degildir. Birlik, 40 yıl önceki sorunları, kırgınlıkları, günahları, düşmanlıkları pişirip pişirip, yeniden, gündeme almakla da olamaz herhalde. Asgari müşterek değerlerden başlayıp, birbirine samimi bir kaç adim atmakla bu yola girilebilir. Bu yol Kurdun kurtuluş yoludur. Ol sebepten Yaresan diyarı narı, Şengal toprağı, Zerdeş ateşi ve Zemzem suyu gibi Kutsaldır. Buna, kesinlikle, bütün kalbiyle inananlardanım!
 

Yorum yaz

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.