ala kurdistan
Ey Reqîb

Medlerden Efrin’e Kürd Direnişçiliği- Nurettin Yıldırım

Efrin’de yeni bir Kürd-Med hamlesi yaşanıyor. Efrin direnişi karekterleri bakımından çağdaş anlamda, yeni bir med hareketi olma yolunda ilerliyor. Hem bölgesel, hemde uluslararası anlamıyla beraber bugün Türk soykırımcı barbar yapısıyla, Kürt ulusunun özgürlük mücadelesi arasında yaşananlar adeta; Asur kıralı zalim Dehak’ la, demirci Kawa’nın direnişine öncülük ettiği Medlerin dönemini andıran savaşa benziyor. Efrin’de kıran kırana yaşanan bu savaş ve kürt halkının destansı şahlanışı yeni bir med kalkışmasının işaretleriyle doludur.
 
TC’nin Kürt düşmanlığı ve ırkçılığı Erdoğan’la bugün doruğa çıkmıştır. Öyle ki, Dehak’ın şahsında tanımlanan özellikte bütün kötülüklerin, o kan emiciliğin, zorbalığın ve zülmün bütün versiyonları bugün Erdoğan şahsında yeniden hortlanmıştır. Erdoğan’ın da tıpkı Dehak gibi kan ve katliam üzerinden beselenerek kendisine ve sultasına bir gelecek aramaya çalışmaktadır. Bunun için mide bulandıran her tür kütü, kirli, çirkin, kalleş pislik içeren kusmuğuyla kokusu artık bütün sınırları aşmış bulunmaktadır.
 
Öte taraftan Efrin dirinişi de tıpkı tarihtaki med hareketine benzer özgünlükler kadar özgürlüğü sahiplenme duygusunun canlı akışı içinde devrimsel gelişmelere sahe oluyor. Ona benzer bir güncellik içinde anlamlanan bir derinlikte misyon kazanıyor. Bu direniş Kürtler de bıraktığı etki kadar başka halkların nazarında da bir umud, bir kurtuluş yolu olarak çığır açıyor.
 
Kürtler, Efrin’ de YPG, YPJ gibi çağdaş devrimci Kawa gibi savaşçılarıyla Edoğan’lı faşist rejiminin ırkçı, soykırımcı kan emici sultasının hakimiyetine izin vermeyecektir. Kürt halkının ateş topuna dönüşen iradesi bu güce fazlasıyla sahiptir. Bu güç çağdaş Kawa’larıyla bir med destanının tarihine bir yenisini ekleyecek kadar gelişmiştir. Sürecin Kürtlere faturası çok ağır bedeller içerebilir, ama getirisiyle çok daha fazla kazanan taraf olacağı muhakaktır.
 
Efrin direnişi beklenmedik sallamalarıyla açılacak yeni fay hatlarıyla dünyayı sarsmaya devam edecektir. Gün güne eklenen artçı depremleriyle dünyayı sarsama hareketleri büyüyor Efrin. Uluslararası ve bölgesel güçlerin çıkar ve hesaplarıyla birlikte yeniden konum ve yer değiştirme hareketlenmelere yol açıyor. Hatta bir üçüncü dünya savaşına gidecek kadar dengeleri zorluyor. Her an bir üçüncü dünya savaşı gelebilir.
 
Küresel çapta sadece çıkar ilişkileriyle değil, vicdanları da sorgulayan ve harekete geçiren nitelikte gelişmelerin artan kamuoyu baskısıyla gündemleşmesi kaçınılmaz gibi. BM bünyesinde Uluslararası suç, ceza ve yargı hükümlerinin işletilmesi dahilinde baskılar gelişebilir. Haklı, haksız taraflarıyla birlikte yeniden herkesin sorgulandığı bir gelişme ihtimal her zaman mümküdür. Uluslararası demokratik kuruluş ve kamuoyu bu konuda giderek vicdani ve insani sorumluluğunu göstermek durumuyla yüzyüzedir. Olacakları bugünden yarına kestirmek pek mümkün görünmemektedir.
 
Efrin halkının ırkçı türk faşist güçlerinin işkaline karşı topyekün kadın’lı, erkek’li bütün varlık-yokluklarıyla savaşması hayranlık uyandırmaktadır. Dış ve tırnakla, büyük inaç ve irade ile sergilenen olağanüstü vatan savunması ve direnci bölge ve uluslarsrası düzlemde yankı buluyor. Kürt halkı savaşın gidişatını değiştiren ve ses getiren duruşuyla şanını ve onurlu yükselişini bir kez daha gösterme şerefine nail oluyor.
 
Efrin halkının şahsında Türk yayılma ve işgaline karşı Kürt halkının bu direnişi Kerkük işgalinden bu yana Kürtler üzerinden oluşan olumsuz yargıları da berteraf etmiştir. Kürtlerin tek başına kalma seneryoları ile, geleceği üzerinde oluşturulan karanlık öngürüler yok olup gitmiştir. IŞiD’le mücadelede ve Kobani’de olduğu günlerinde ki gibi kendi özgücüne dayanan bir Kürt şahlanışı ve yükselişi yeniden gündeme gelip oturmuştur. Kerkük işgaliyle Kürtlere dönük oluşan olumsuz iç karartıcı iklim Efrin'le sonlanmıştır. Kürt direnişi ekseninde yeniden bir güven ve itibar iklimi yükselişe geçmiştir.
 
Bütün bu fırtınalı tamtamlar içinde Avrupa ve ABD gibi büyük devletlerin hepsi BM dahil Türk işgaline karşı diş gösterir cesarette tavır gösteremediler. Uluslararası iştahatları savunacak cesareti henüz göstermiş değiller. Halen korkak ve çekingen bir dil ile Efrin saldırısını sadece hafiften dokunmalarla geçiştiriyorlar. Daha çok ilgisiz bir seyir içinde gelişmeleri izlemekle yetiniyorlar. Bu durumun sürdürülebilir olmadığını kendileri de çok iyi biliyorlar. Bu nedenle hergün daha fazla duyarlı kamuoyunun baskısıyla karşılaşmaları artarak sürecektir. Eninde sonunda gelişmer karşısında taraflarını daha açık seçik belirlemek zorunda ve gerçeklerle yüzyüze gelmek durumunda kalacaklardır.
 
Rusya zaten tutumunu daha açık ve belirgin hale getirmiştir. Onun baskı ve otorite dışında hiç bir değer yargısı yoktur. Rejimi destekkeme üzerinden özellikle Esad’ı iktidarda tutarak alanda kendine yer açmaya çalışmaktadır. Rusya’nın islamcı teröristlerle mücadele diye bir derdinin olmadığı Efrin’deki gelişmelerle anlaşılmıştır. Kürtlere karşı Türk sopasını kullanarak hem kürtleri hem de ABD’ yi vurma arayışı içinde olduğu açıktır. Rusya’nın askeri başarısızlığı sonrası Türkiye’ İran, İrak ve Süriye devletlerinin kürt düşmanlığı politikası üzerinden oyun bozanlık yaparak kendini herkese dayatmak istemektedir Krizi derinleştiren bu yakaşımı katliamlarla yol açan çok tehlikeli bir sorumsuzluk öreğini oluşturmaktadır. Nitekim kendi hakimiyet alanında daha fazla katliam ve soykırımlara yol açan nitelikte kalleşçe aymaz bir şekilde almış başını gidiyor. Başkalarını da benzer şekilde kendi suç ortağı haline getirmek istiyor.
 
Kürt sömürgeci devletler, Kürt düşmanlığı üzerinde her ne kadar kendi aralarında bir itifak içindeymiş gibi görünüyorlarsa da, kendi aralarında çok yoğun farklılıkları barındıran bir didişme ve çatışma içinde oldukları açıktır. Bu güçler bölgede birbirine düşman ve birbirleriyle çatışan güçlerin farklı tarafları olarak her gün birbirlerine karşı vekalet savaşıyla dolaylı savaşıyorlar. Bu temelde birbirlerinin koyularını kazdıkları unutulmamalıdır. Bunların her an karşı karşıya gelerek birbirleriye doğrudan savaşmaları her zaman mümküdür. Kim kime nerede ne kadar dost, yada düşman kestirilemez. Kimin eli kimin cebinde o da beli değil.
 
Ama Efrin'den sonra her şey yeni baştan yazılmaya başlanacak. Bir diğer ifade ile, yanlış hesap Efrin'de dönecek.
 
Efrin direnişinden sonra Kürtler üzerine oluşan olumsuz kanı ve havalar dağılmıştır. Rüzgar Kürtlerden taraf esmekte ve herkes Kürdün gücüne bir kez daha tanıklık etmektedir. Hicbir dış gücün desteğini almaksızın kendi özgücüne dayalı direnişiyle zafer yolunda bir kez daha rüştünü herkese gõstermesi askeri kadar siyasi olarak da çok önemli bir aşama olmuştur. Özellikle Naton'nun ikinci ordusuna karşı Kürt gücünün küçük bir kürt kasabasında ortaya koyduğu direniş ve başarı takdire şayan olmuştur.
 
Önceleri sesiz kalan, hatta kürtlere şans tanımayan güçler Türk devletinin lehine sesizliği tercih ederken, YPG ve YPJ savaşçılarının direnişinin görkemi karşısında sesizliği bozmak zorunda kalmışlardır.
 
Bu demektir ki, her şey daha iyi duruma gelmiştir.
 
Uluslararası kurumlar, kuruluşlar ve devletler giderek TC ve saldırganlığını kınama yönünde tepkiler gelmek zorunda kalmıştır.Bu tepkiler gün geçtikçe daha da çoğalacaktır. Bölgede gelecek açısından kürtlerin en temel aktörlerden biri olarak önemi bir kez daha hatırlanır olmuştur.
 
Kürtlerin inanılmazı başarma iradesi bir diğer etkisi sömürgeci düşmanlarının tavırlarını bile etkilemiş olmasıdır. Onların da tahmin etmediği düzeyde bir Efrin direnişine tanık olmuşlardır. Irak TC'nin Efrin saldırısını kınama gibi bir cesarette bulunmuştur. Dahası kürtdistan federasyonu ile ilişkilerini düzeltme arayışına yönelmiştir. Keza İran türklerin işkallerine son vermeleri cağrısında bulunarak aynı anlamda karşı duruşunu göstermiştir. Süriye'nin tepkisi yanında hava sahasını zaman zaman santaj ve tehdit amaçlı kullanması, yine kısmen Rusya ile farklı yanlarını gösterip farklılılığını göstermek istemiştir.
 
Her şeye rağmen Kürtler daha iyi bir yere ve konuma gelmiştir. Bu savaşta kürtlerin kazanacağını daha savaşın ilk günlerinde anlaşılmıştır. Bunu Türk işkalci güçleri de, dost düşman herkes biliyor. Onların kazanma diye bir umutları kalmamıştır. Tek amaçları verebildikleri kadar yıkım ve tahribat vermektir. Eninde sonunda bu tahribatların altında kalacak olan kendileridir. Her diktatörün sonu gibi, bir son da Erdoğan’ beklemektedir. Bu kesindir ve bundan kaçışı mümkün değildir.
 
İşte direniş böyle bir şeydir. Dipten gelen gizemli dalgalar gibidir. Bir koptumu, dalgaların bu gücü karşısında ayakta duracak güç yoktur. Herkesin önemsiz ve sadece kullanılmak üzere piyasaya sürülen bir piyon olarak görmek istediği Kürtlerin, direnişleriyle ne yaman dalgalar olduklarını gösterdiler, gösteriyorlar. Önceleri serıkani de, daha şiddetlisini Kobani ve şimdi finalini Efrin'de gösteriyor. Bu anlaşįlmıştır.
 
Bu vesil ile, Kürtler bölgenin en temel unsuru olarak herkes tarafından yeniden doğru ve saygı duyulur bir şekilde hatırlanır olması çok daha önemlidir. Kürtler yeni bir Med hareketi olarak zoru başarmıştır. Zafere giden yol açılmıştır. Bundan sonrası, acılarıyla beraber her şey daha kolay olacaktır!
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News