ala kurdistan
Ey Reqîb

Mir Dengir Fırat- Hüseyin Turhallı

Mir Dengir Fırat

Mir Dengir Fırat meselesi hem bir öğreti ve hem de bir trajedi.
Cumhuriyet dönemi Eşrafı işbirlikçidir. Şeyh Said'in askerleri Diyarbakır surlarına dayandığında Eşraf Mustafa Kemal'den yana tutum takınarak isyanın bastırılmasının öncüsü ve nedeni olmuştu.

Ha keza Maraş, Antep, Urfa Eşrafı ve ahalisi Fransız işgaline karşı "Kuvvayı Milliye" hareketini oluşturarak savaşmışlardır. Maraş, Urfa ve Antep Eşrafının kurduğu bu hareket aslında Kürdistan'ın bu günkü sömürge statüsünün de nedenidir.

O günkü Kürd öncüler ulus bilincinden yoksun olarak "ümmet" bilinciyle hareket ediyorlardı. Öyle de olsa bu öncüleri basit bir sorgulama ile suçlayamayız.

Kürd toplumunun tarihsel ve toplumsal derinliklerine inmemiz gerekiyor.

Osmanlı Safevi meydan muharebesinin yaşandığı 1514 yılından sonra Kürd beylik ve emirlikleri kendi varlıklarını otonom bir biçimde Osmanlı Tabası ve koruması altında devam ettirmişlerdir.

Ancak Türk ulusu esasına dayanan Türkiye Cumhuriyetini tıpkı "imparatorluk" gibi değerlendirmiş ve tutumlarını da bu çerçevede belirlemişlerdir. Dönemsel eksik algılama ve değerlendirme onları yanlış tutum almaya götürmüştür.

PKK'nin kuruluşuyla birlikte deklare edilen "Kürdistan Devriminin Yolu" broşür kitabında bu çevreler "Komprador burjuvazi" olarak değerlendirilmiştir. Kürdistan devrimi önünde engel olan bu işbirlikçi yapının yok edilmesiyle Kürdistan devrimi yolunun açılacağı savunulmuştur.

Teorik anlamda doğru görülen bu belirleme, Siverek Hilvan pratiğiyle hezimetle sonuçlanmıştır. Bu hezimetin özeleştirisi verilmediği için benzer uygulamalarla koruculuk sistemi yaygınlaşmış ve adeta yeni sosyal bir sınıf haline gelmiştir.

Sömürge ülke toplumu ve hatta bireyi kaotik bir durum yaşar. Buna karşılık devrim, kaos yaşayan toplumu ve bireyi arındırma işlevini üstelenen bir mekanizma işlevini görür.

Pratik ve reel gerçeklik bize öldürerek değil, eğiterek değiştirmenin sonuç alıcı olduğunu söylüyor.

Adıyaman Eşrafından olan Mir Dengir Fırat'ı da bu çerçevede değerlendirmek gerekiyor.

Dedesinden başlayarak Kemalist düzen içinde bir Kürd olarak varlığını sürdürmüş bir aile. Reşi yada Reşkan aşireti Kemalist sistem içinde yer almasına rağmen Cumhuriyet tarihinin hiç bir döneminde Kürdlere karşı açık bir düşmanlık yapmamıştır.

Örneğin önceki gün Av. Sabri Erik paylaşımında "Rehşan Affı diye bilenen yasal düzenlemeden Kürd tutsak ve mahkumlarının yararlanmaması için bir düzenleme yapılıyordu. Bir avukat gurubuyla birlikte Mir Dengir Fırat'a gittik. Bu yasal düzenlemeden Kürd mahkum ve tutsakların da yararlanması için öneride bulunduk. Mir Dengir Fırat bu isteğimizi can kulağıyla dinledi ve inisiyatif kullanarak bu taslağın yasallaşması sürecinde Kürdlerin de yararlanmasını sağladı" diyordu.

Daha sonraki süreçlerde bizzat Mir Dengir Fırat bir söyleşisinde özet olarak "Erdoğan Kürdlerin devleti var mı ki dilleri olsun" deyince benim dünyam ve safım değişti" diyor.

Sonrasında Kürd hareketi içinde yer alarak safını belirliyor......

Demek ki mücadele süreci Komprador burjuvazi olarak tanımlanan bu kesimi de eğitmiş ve saflarını belirlemesini sağlamıştır.

Sömürge bir ülkede tarihsel süreç içinde oluşan sosyal bir sınıfı, öldürerek, baskı kurarak, yok ederek devrim yolunun açılacağı tezinin Mir Dengir Fırat'la bir kez daha yanlışlığı ispatlanmıştır.

Bu önemli bir sonuçtur. Bir olayı ve hatta şahsiyeti değerlendirirken onu geçmişi ve tarihsel gerçekliği ile birlikte ele almak gerekiyor. Yüzeysel değerlendirmeler bizi ancak ve ancak tekrardan yanlış yapmaya yöneltir.

Mir Dengir Fırat'ın cenazesinde hazin, hüzünlü ve dramatik bir görüntü de var. Naşı beyaz-kırmızı bir lahitin üstüne konuluyor, tabutu da Türk bayrağına sarılıyor. Hiç kuşkum yok. Mirimin ruhu "Bu laneti üstümden kaldırın" diye feryat etmiştir.

Bu bir trajedidir.

Burada sorumluluk onun değil, kaygılarla hareket eden ailesinindir. Kürd bayrağına sarılmasını umut ve hayal ederdi/ederdik. Ancak hiç olmazsa olağan bir tabut gibi onun da tabutu "Ayetül Kürsi'nin yazılı olduğu" yeşil bir örtüyle sarılabilirdi.

Tarih kimin ne olduğu değil, yaşamının nasıl son bulduğuyla ilgilenir.

Bu anlamda Mir Dengir Fırat'ın yaşamı bir öğretidir.

Mir Dengir Fırat Cumhuriyet dönemi Kürd Eşrafı gibi yaşadı ancak yaşamının son yıllarını safını belirleyerek onurlu bir Kürd olarak yaşama veda etti.

Ailesine, yakınlarına ve dostlarına sabırlar diliyorum.

Ruhu şad olsun ışıklar içinde uyusun.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News