ala kurdistan
Ey Reqîb

Nereden Nereye!-Nurettin Yıldırım

Süriye de ilk iç kargaşaların başladığı yıllara bakın: Erdoğan Süryie’den parsa koprama adına ne çok heveslenmiş ve şahlanmıştı. ‘Kardeş Esat’ bir gece ansızın ‘katil Eset’ oluvermişti. ‘Şam’da namaz kılmak’ üzere besleyip, büyüttüğü islamcı örgütleri donatarak yine bir gece ansızın salmıştı Süriye’ye. Bir taraftan rejimi devirmek ve kendine bağlı islami bir devlet kurmak isterken, öte taraftan Kürtleri de yönelmeyi, yok etmeyi ihmal etmiyordu. Konsept hem rejimi devirmek, hemde kürtleri ve kazanımlarını yok etmekti. Bir de arkasında Suudi ve katarın finans desteğini görünce esip gürlemesi keyif içinde sürüp gidiyordu. Osmanlıya dönüşü güncelleyip imparator hayalleriyle yanıp tutuşması aman dilemiyor noktasına gelmişti.
 
Redikal islamcı selefi cihatist örgutlerin tümünü bir bütünlük içinde yapılandırılıp Özgür süriye ordusu (ÖSO) diyr servis edildi. Erdoğan dışardan gelen bu yabancı terörist yapılanmanın tamamını Türkiye topraklarından hoyratça alana sürerken bunlara her alanda açık desteğini ilan etmekten de bir sakınca görmemişti.
 
Çok kısa süre içinde Süriye’yi kan gölüne çeviren bu terörist guruplar, Esad’ın zülümüne rahmet okutacak türden bütün dünyanın nefretini üstüne çektiler. Bunların eliyle Süriye adeta bir insan mezbahanesine çevirildi. Erdoğan bir taraftan Esad’ı devrime konusuna odaklanırken, diğer taraftan kürtlerin alanlarını ele geçirilmesi için islamcı teröristleri kürtlere yöneltmişti. Türkiye en büyük desteği verdiği ÖSO içindeki El Kaide bağlantılı El Nusra çetelerini kürtlere saldırtmıştı. Serê Kani’den başlayan çatışmalar geniş bir alana yayılırken, nihayetinde Kürtlerin YPG nin zaferiyle sonuçlanmış ve El Nusra çeteleri alanı bırakıp kaçmışlardı.
 
Daha sonra ÖSO içinde hakimiyetini ilan eden IŞID Süriye rrjimi karşısında toprak alanını genişletmesiyle öne çıkması, Erdoğan’a yeni umutlar yaratmıştı. DAIŞ’in ele geçidiği avantajlarla Musul’u ele geçirdiğinde Türkiye ile anlaşmalı olarak Musu’un Türk elçiliğinin tüm elemanlarıyla birlikte teslim aldı ve sözde rehin tutu. Türkiye uluslararası baskı karşısında IŞID’e karşı tavır almamak için bilerek kendisini rehineler meselesine mahkum hale getirmişti. Davutoğlu’ nun DAIŞ hakında ‘öfkeli gençler’açıklaması Türk devletinin bunlarla ilişkisinin bir nevi itirafıydı. DAIŞ’in Musul işgalinden sonra Şengal’ den başlayarak güney kürdistan’a ordan Kobani’ye yönelmesi tamamiyle Türk rejimiyle yapılan ilişki ve anlaşma çerçevrsinde olmuştur. Hazır rehineler meselesi dururken, bu süre içinde kürtlerin kazanımlarının ve kantonlar meselesinin bitirilmesi ve haledilmesi öncelenmiştir.
 
DAIŞ’in Süriye’ den Irak’a uzanan işkal hareketi ve savaşı bütün acımasızlığyla sürüp giderken bütün uluslararası güçler seyrederken, hem Süriye hem Irak rejimi direnme ve savaşma kapisetesini yitirmiş halde büzülerek gersin geriye gidiyordu. Geriye direnen savaşan bir tek kürtler kalmıştı. Kürtlerin bulunduğu her alanda yükselen direnişler ve en son 7- 8 ekim serhıldanları ve kobani mucizesinden sonra ancak ciddi anlsmda IŞID’e karşı uluslararası tepkiler ve tavırların gelişmesi mümkün olabilmiştir.
 
Ondan sonra kürtler bölgede ana aktör olarak yükselirken, tüm islami selefi guruplar ve destekçilerin çözülüşü de imkan dahiline girmiştir. Bir taraftan YPG’nin parlayan yıldızı ve savaş yeteneği Kürtleri önemli taraf haline getirirken, öte taraftan Esat da karşıtlarının darbelenmesinden yararlanarak rejimi ve güçlerini yeniden toparlamaya çalışıyordu. Kürtlerin direnişini gören Amerika’nın kürtlere yanaşması ve Rusya’nın da doğrudan rejim yanında yer almasıyla bölgede yeni bir durum ve yeni bir süreç başladı. Amerika ve Rusya büyük güç olarak taraflarını belirleyince Kürtlerin de ana aktör olarak bölge siyasetindeki ağırlıkları bütün çįplaklığıyla açığa çıktı. Türkiye ve taraflarıyla birlikte ekarte edilerek, giderayak bir fügüran rolüne düşrüldü.
 
Muvcut haliyle Rus ipiyle İdlib’e inen türk birliklerinin, yada Erdoğan’nın öyle sandığı gibi içinde Türklerin kendilerine adedilecek bir başarı öyküsü yoktur. Çok iyi biliniyorki, Türkiye Rus uçağının düşürülmesinden sonra Erdoğan Putin’e biat etmiş ve Türk iradesi Rusya iradesi tarafından teslim alınmıştır. Astena görüşmeleri bu anlamda teslimiyet sürecinin nasıl ilerletileceğinin ve işleyeceğinin yol ve yöntemlerini belirleyen anlaşmalardan ibarettir.
 
Türk Rus ilişkisi Astena görüşmeleri ile, Türk teslimiyetinin ilk icraatları Halep’ in boşaltılması ve alana Esat rejimine bağlı güçlerinin yerleştirilmesiyle gerçekleşti. Buna mukabil Rusya’nın Erdoğan’a teseli mahayetinde Cereblus’u sundu. Erdoğan ve türk rejiminin kendileri için en büyük düşman olarak gördükleri kürt kantonlarının birleşmesini engellemek gerçekten en büyük teselli olmuştur. Onun içindir ki, Erdoğan her fırsatta bununla övünüp durmaktadır. Benzer durum şimdi de Idlib de yapılmak istenmektedir. Kürtler batıya, denize açılmasın diye Efrin önlerinde çeper olmak istemektedir. Bunun için Kendini Rusya’ya mahkum etmiş ve onun güdümünde her türden kişiliksiz duruşuna terdinden anlamlar yükleyerek ‘başarı’ diye lanse etmektedir.
 
Türk birliklerinin Idlib’e geçişinin amacı bir tarafı kürtlere karşı planlar içerirken, diğer taraftan Süriye rejiminin işini kolaylaştırmak içindir. Ve Rusa’nın istemi üzerine ve türkiye’ ye verdiği görevler çerçevesinde gerçekleşmiştir. Mevcut haliyle Idlip bütün arta kalan redikal islamcı teröristlerin biriktiği ve yuvalandığı bir alandır. Bunların hepsinin türkiye destekli ve kaynaklı olduğu da bilinmektedir. Özelikle El Nusra, El Kaideli örgütün türkiye ile bağlantısı ta başından beri vardır. Erdoğan çoğu kez bu örgütün ismini anarak, bir şekilde ona olan sempati ve desteğini belirtmiştir. Yine bu gurupların Türkiye içinde de faaliyetlerinin olduğu sır değildir. Rusya bir nevi Idlib’de yuvalanan bu pisliğin temizlenme işinin ihalesini Erdoğan’a Türkiye rejimine vererek risk almadan sonuca gitmek istemiştir.
 
Hey zaman sen neye kadirsin. Nereden nereye. Bir zamanlar bütün imkanlarını kullan ve dünyanın bütün teröristlerini besle, büyüt, donat bir rejimi devirmeye çalış. Sonra gel zaman git zaman devirmek istediğin rejimin devrilmemesi için bütün imkanlarını kullanmak süretiyle besleyip, büyütüp donattığın bütün teröristlerini temizlemeye çalış. Bu nasıl bir şey! Bu durum kürt lafını duyunca kırmızıyı gören boğa gibi çılgın saldıran Erdoğan ve faşist, ırkçı,tekçi türk rejimine mahsus bir durum olabilir ancak.
 
Türklerin kürt karşıtlığı üzerine inşa ettikleri birliktelik geçiçi, kısa süreliğine belki bir anlamı olabilir. Orta vadede kartlar değişebilir. Esas en büyük kapışma türkiye rejimi ile, kendisine bağlı bu redikal islami terörist guruplar arasında yaşanacaktır. İhanet ve kullanılma duygusunun yaratacağı kin ve intikam duygusu çok daha acımasız ve kanlı sonuçları olacağı tarihten yaşanmış örnekler çoktur.
 
Her şeye rağmen Kürtlerin konumu net ve sağlam gelecekleri parlaktır. Süriye rejimi kürtlerin statüsünü tanımak zorunda kalacak. Süriye rejiminin tanımama gibi bir şansı yotur. Kürtleri karşısįna aldığı andan itibaran bir geleceğinin olmayacağını biliyor. Bir anlamda buna mahkumdur. Aksi durumda güney kürdistan gibi bağımsızlık yolunu tercih etme durumu kaçınılmazdır. Mevcut durumda Tartışmaları özerklik üzerinden dillendimesi önemlidir. Oradan adım adım federasyona gelme ve onada rıza göstermek zorunda kalacak. Rusyanın da buna bir itirazı olmaz.
 
Bu yazıyı yayına hazırladığım sırada Kerkük de kürt güçleriyle Irak güçleri arasında catışmaların başladığını gördüm. Doğal olarak buraya dikkat kesildim. Sıcağı sıcağına bu konuda da bir kısa değerlendirme yapmak istedim. Haşdi Şabi denilen ve İran yapımı bu örgütün tıpkı IŞID gibi bir akıbete uğraması kaçınılmazdır. DAIŞ yada IŞID nasıl kürtlerin sınırlarını belirlemesine yol acıp, tartışmalı alanlarına son verdiyse ve bütün parçalarda kürtleri birleştirdiyse, Haşdi Şabi de aynı şekilde kürtlerin gelişmesine yol açacak. Güneyde kürtlerin devlet olmasına ve kerkük’ün kürtleşmesi kalcı olmak üzere sonlandıracak ve bütün parçalarda kürtlerin birleşmesinin yolunu açacak ve
 
kürtlerin daha güçlü olması sağlayacaktır. Kürdistan tarihinde yeni bir sayfa açacaktır. Kerkük de Koban' gibi dünyayı sallayacaktır.
 
Nurettin Yıldırım
16.10.2017
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News