ala kurdistan
Ey Reqîb

“Öfke İle Kalkan, Zararla Oturur”-Nurettin Yıldırım

Kürdler olunca Türk milliyetçi faşizmi şaha kalkıyor. Milliyetçi, ırkçı ulamalar havada uçuşuyor. Operasyon görüntüleri, havadan uçaklar gösterileri haydutça yıkım ve ölüm kusmaları yerinde ve canlı televizyonlara servis edilir.

Hani, “Erin’i dönde gel ” vb. yapılan eğlenceli soytarılıkları biliyoruz.

Birde Kürdlerin bedenine saplandığında isimleri bulunsun diyebilecek kadar vahşileşenler vardı. Sıra- sıra dizilmişlerdi. füzelerin üzerine isimlerini yazdırılmalar vs. gibi gönüllü, milliyetçi yarışmaları vardı. Kanal- kanal dolaşan güya en değme aydını, stratejisti Kürdlerin katledilmesi, öldürülmesi üzerine yaptıkları övünmeler ve arkası gelmeyen methiyeler

Efrin’ e, Gresipi, Serékani vb. Kürd yerleşim yerlerine ve savaşçılarına yapılan hava saldırıları kahpe, alçak değilken, nedense İdlib’ de kendilerine ve Cihadist teröristlere yönelik yapılan hava saldırıları ise “kahpe ve alçak” oluyor.

Ama gelin gör ki, İdlib’ de olup bitenler karışında Türk cephesinde aynı isterik milliyetçi kabarma ve yarışmaları göremiyoruz. Aksine devletin ve destekçilerinin hepsinde büyük bir panik ve Korku ve tedirginlik sarmış bulunuyor.

Erdoğan’ın saçmalığa varan ve neredeyse her konuşmasında dile getirdiği, “Şehitler tepesi, şehitler tepesi inşallah boş kalmaz” gibi anlamsızlıklar üzerinde yaptığı ölüm güzellemeleri onun panik ve korku halini gözler önüne seriyor.

Erdoğan çok iyi biliyor ki, İdlib kendisinin ve Türkiye'nin başına büyük bir bela açacaktır. Çünkü vakit gelmiş ve gelişmeler o yönlü ilerliyor. İdlib’ de olup bitenler Erdoğan'ın bırakın iktidar, siyasi ve mal varlığını, belki de can varlığını bitirecek kadar belirsiz ve sürpirizlere adaydır.

Süriye krizi boyunca İdlib ‘deki sivilleri ve Mültecileri rehin tutan Türkiye ve çeteleri bu rehin siyasetinin arkasına gizlendiler. Bu son gelişmelerle bu santaj siyaseti üzerinden Avrupa’ya, ABD’ye, NATO’ya destek anlamında imdat çağrılarıyla Rusya’ya karşı devreye sokmak istediler. Buradan da anlamlı bir destek gelmedi.

Her şeye rağmen Rusya ve Süriye rejimi açısından bu oyalama ve santaj siyasetinin kendileri açısından bir anlamı bulunmadığını ve Türkiye’nin ve desteklediği terörist unsurların saldırılarına müsamaha göstermeyeceğini yönünde kararlılık oluşmuşa benziyor.

İdlib ‘de karşılıklı tırmandırılan çatışma gerginliği Rus -Türk ilişkileri açısından her an kontrol dışı beklenilmeyen daha büyük çaplı çatışmalara, savaşlara yol açabilir.

Bir kaç gündür Rusya hamiliğinde Süriye rejiminin hamlesi ve elde ettiği avantajlar, Türkiye'nin ve hamiliğindeki cihadist teröristlere korku ve ecel teri olmuştur. Bu yeni girişimler dengeleri yeniden evirip, çevirerek Astana, Soçi benzeri anlaşmaları geçersiz hale getirmiştir.

Avrupa'dan Türkiye'ye; " mülteciler konusundaki yükümlülüğünü yerine getir" çağrısı ardından Türkiye, Kapıları açıyorum ”diye etik olmayan bir dayatmayla mülteci meselesi üzerinde yalnızlığını ve sıkışmışlığını aşama çabasında. Çok hızlı gelişen olaylar zinciri içinde gelişmelerin yönünü belirlemek zorlaşmaktadır.

Rusya' dan Türkiye’ye de sürekli hatırlatılan ise,” İdlib konusunda Astana, Soçi mutabakatın yükümlülüklerin gereğini yapmadın" hatırlatması yapılıyor.

Türkiye tarafı ise; “Astana, Soçi anlaşması” na vurgu yaparak, Rusya’ya, Süriye rejimini işaret ediyor.

Türkiye aklınca Osmanlı oyunlarıyla tarafları kandırabileceğini düşünüyor. Avrupa’yı, Amerika’yı, sözde müttefiklerini kendi yayılmacı siyasetine malzeme yapabileceğini düşünmektedir. İç siyasette CHP’yi, Kılıçdaroğlu’nu nasıl kandırıp kendi tek adam iktidarına ve dış politikasına endekslediyse, aynısını uluslararası güçlere de dayatma ya çalışmaktadır. Beli ki, Erdoğan siyaseti dış aktörleri de, iç aktörlere benzetme gibi bir gaflet içinde olmalı ki, işler istediği gibi gitmediğinde aklında zoru varmış gibi akıl almaz zorbalıklara baş vuruyor.

Olmadı Recep,

Rüzgar tersinden esmeye ve farklı tahminlerinde ötesinde yeni gelişmeler ortaya çıkınca; Sanki ‘dostun Putin’ sayesinde değil de ABD ve NATO isteğiyle orada imişsin havasında ‘ah vah’ etmenin bir alameti yok. Oradan 'el aman' destek istemeler de neyin nesi!

Dünya beşten büyük ya! Amerika, Rusya gibi ülkeler şuraya, buraya müdahale ediyorsa, neden Türkiye etmesin mealinde bir oyun kurguladıysan o zaman sıkıştığında şunun, bunun arkasına saklanmayacaksın. Bu tür oyun kuralları ancak çocuk oyunlarında ve çocuk kavgalarında olur. Madem kendi göbeğini kesiyorsun, sonuçlarına da katlanırsın.

“Öfke ile kalkan zararla otururmuş” diye bir söz var. Yani etme bulma dünyası. Şimdi bu kadar aymazlıktan sonra birileri sana neden, nasıl, ne adına destek versin?

Gele, gele Erdoğan ve Türkiye’si arap saçına dönüşen bir yumak halinde çok sert bir duvara çarpmış bulunuyor. 1. Mart tarihi itibarıyla İdlib'e yönelik "Bahar kalkanı" adında saçmalık bir operasyon başlat mış. Mış gibi olmuş.

Saçmalıklar zinciri içinde oluşan operasyonun eylemin hülyası güya Rejimin kendisine ait olan, “işgal ettiği" alanlardan yani İdlib ‘den çekilmesi maksatlan mış. Bir uyduruk operasyon. “laf olsun, çuval dolsun” gibi Sırf verilen sözün gereği yapılmış, mışı olmuş. Bu tür uyduruk operasyonlarla Süriye ordusuna değil çektirmek, topun ağızına sürülen bolca askerler ile birlikte, "pirince giderken, evdeki bulgurdan olmak" türünden bir niyetten bir kısmete düşmeyeceği ne malum?

İşte en son örneği bir harekette, bir kıpırdanıştan yüzlerin üstünden bir dökülüşün ortaya koyduğu tablo bundan sonra atılacak her yanlış kararın ne gibi sonuçlarla karşılaşılacağının anlatıcısıdır.

Her yıkım ve felaket, gelecek olan daha ağır bir başka yıkım ve felaketin habercisidir.

Bir de şu pişkinliğe bakın ki; Erdoğan’ın Putin'e, “Suriye ordusu ile aramızdan çekil” demesine,

Putin'den Erdoğan'a yanıt: “teröristleri desteklemeyi bırakın ve Suriye’nin egemenlik haklarına koşulsuz saygı gösterin" demesi işin içindeki Rus ağırlığı ve ciddiyeti bu kadar açık ken, Türkiye'nin halen kör bir noktadan bakmasının hiç bir ciddiyeti yoktur.

Soru: "Türkiye, Rusya ile de çatışmayı göze alacak mı?"

Alamayacaklarını kendileri söylüyor.

O zaman bu kadar çığırtkanlığa ne gerek var?

Bu da ayrı bir mesele..

Ancak Türkiye ve emirindeki terörist guruplar bu sıkışma halini gidermek üzere daha çok Türkiye'nin de yönlendirmesiyle Rojava üzerinden boşalma, boşaltma gibi risk oluşturacak hamleler gelişebilir.

Türkiye böyle bir seçeneği vereceği tavizler karşılığında isteyebilir. Bu varsayımı da akıl da tutmakta yarar var.

Çünkü Türk egemen geninde ve geleneğinde güçlü olanın karşısında aldığı yenilgi psikozunu kendinden zayıf gördüğü güç üzerinden sahte zaferler yaratarak tatmin olmaya çalışır. Tarihte bunun örnekleri çoktur.

Rusya’nın Astana ve Soçi diyerek İdlib’i Türkiye ile ilişki içinde çözme taktiği sonuç itibarıyla Rusya'ya pahalıya patladı. Mevcut durum içinde bu hat üzerinde yol almanın ve siyasal bir çözümün gelişmesinin imkansızlığı anlaşılmıştır

Bu nedenle, Rusların da, Rejimin de mevcut durumda en aşağısından ele geçirdikleri alandan çekilmesinin mümkün olmadığı gibi M4-M5 kavşağındaki Serakıp’ı de Türkiye destekli cihatçılara bırakmayacağı ortada. Rusya, İdlib düğümünü sonlandırmak üzere kararını vermiş ve sonuna kadar gitmekte ısrarlı görünüyor.

Türkiye’nin önünde iki seçenek var.

Ya Rusya'nın dediğine tıpış, tıpış gelecek ve siyasi çözüm adı altında kendini kurtarmaya çalışacak.

Ya da çok kötü bir hezimete razı olacak!

Erdoğan’ın, Putin’le muhtemel görüşmede gidişatın yönü daha net hale gelecektir.

Ufukta şimdilik bundan başka bir yol gözükmüyor.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News