ala kurdistan
Ey Reqîb

Hizbullah ve PKK Gerilimi Üzerine

Hizbullah ve PKK'nin 90'lı yıllardaki kanlı çatışmalarını bütün Kuzey Kürdistanlılar biliyor. Bu çatışmalarda yüzlerce insanımız hayatını kaybetti. Bu çatışmaların başaktörü Hizbullah'ın kurucusu ve aynı zamanda bir JİTEM elemanı olan Hüseyin Velioğlu'ydu. Velioğlu o dönem sadece PKK ile çatışmadı. Diğer İslami Kürt hareketlerine karşı da saldırılar gerçekleştirdi. Bunun sonucunda Zehra Vakfı kurucusu İzzettin Yıldırım, Kürdistan İslami Partisi üyesi (PİK) İbrahim Sarıaltun, İslami feminist yazar Gonca Kuriş gibi bir çok kişi öldürüldü. Mardin ve çevresindeki Nakşibendi tarikatının birkaç Şeyh'ini baskılayarak Güney Kürdistan'a kaçmalarını sebep oldu. Sonrası Malumunuz Abdullah Öcalan yakalanınca devlet artık Hizbullah'a ihtiyacının kalmadığını düşünerek Hizbullah’a çeşitli operasyonlar düzenledi. Zaten devlet kurduğu için eliyle koymuş gibi bütün Hizbullah elemanlarını topladı ve bunun sonucunda 2000 yılında Hüseyin Velioğlu İstanbul Beykoz'daki villasında devlet tarafından öldürüldü. 

Sonrasında Hizbullah bir dönüşüm yaşadı. Silahtan uzak durarak sivil yardım dernekleri şeklinde örgütlenmeye başladı. İlk adımı Mustazaf-der olarak kurulan sosyal yardımlaşma derneğiydi. Sonra da bu dernek partileşerek Hüda-Par oldu. Mustazaf-der Türk devleti tarafından kapatıldı.  

Uzun süredir sönmüş olan PKK-Hizbullah çatışması 2011 yılında Mustazaf-der şube başkanı Ubeydullah Durna PKK tarafından öldürülmesi ile yeniden hatırlandı. Bunun üzerine yükselen tansiyon İslami sivil toplum kuruluşlarının araya girmesiyle yatıştırıldı. Bundan sonra da bu iki taraf sık sık karşı karşıya geldi. En son Mayıs ayında PKK'nin gençlik yapılanması YDGH üyelerinin Dicle Üniversitesinde bildiri dağıtan Hizbullah'a yakın gençlik üyelerine saldırmasıyla çıkan kavgalarda birkaç kişi yaralandı. Olaylar yatıştı ama son dönemde PKK'nin gençlik yapılanması olan YDGH'nin Hizbullah'a yakın derneklere karşı yaptığı bombalı ve Molotof kokteyli saldırıları söz konusu oldu. Ve yine bildiri dağıtan Hüda-Par üyelerine fiziki saldırılarda bulunuldu. Yine Hizbullah üyesi oldukları söylenen bir grup Batman'da bildiri dağıtmak istedikleri bir düğünde engellenince geri dönüp silahlı saldırıda bulundular, bunun sonucunda iki çocuk babası BDP yöneticisi Özcan Temel öldürüldü ve birkaç kişi yaralandı. Ölen kişinin BDP yöneticisi olması saldıranların rasgele değil hedef gözeterek ateş açtıklarının göstergesidir. Bu cinayeti Hizbullah içindeki derin güçler işledi. Bu güçler hiç kuşkusuz  İran ve Türk Ergenekonunun uyuyan hücreleridir. Hüda-Par yöneticilerinin böyle bir olaydan haberleri olmadığı aşikar. PKK nasıl BDP'yi angaje ediyorsa Hizbullah'ın askeri kanadı da  Hüda-Par’ı angaje ederek kontrol altına almak istiyor. Bu yüzden birçok militanlarını Hüda-Par içinde yerleştirmişler. 

Halen de Hizbullah İran'a militan gönderiyor ve bu ülkede silahlı eğitim görüyorlar. İran  Kürdistan'ı karıştıracak güce sahip; Kuzey'de bazen Hizbullah bazen PKK üzerinden, Güney'de ise Goran ve YNK üzerinde etkisini kullanarak Kürdistan siyasetine müdahale ediyor. İran'ın PKK'nin  Türkiye ile olan savaşına ara vermesinden rahatsız olduğu aşikar. İran PKK'nin İran kolu olan PJAK ile yaptığı anlaşma gereği Kürtlere karşı uyguladığı idamları durdurmuştu; lakin geçen hafta aniden iki Kürt siyasetçi Molla rejimi tarafından idam edildi. Bunun üzerine PJAK lideri Hecî Ehmed ateşkesi gözden geçireceklerini bildirmişti.   

Malum Hizbullah lideri Edip Gümüş şu an İran'da iltica ediyor. İran istediği zaman Edip Gümüş üzerinden Kuzey Kürdistan'da Kürtler arası çatışma yaratacak güce sahip.

Kanımca, iddia edildiği gibi şuan Hüda-Par-AKP ittifakı söz konusu değildir. Çünkü Hüda-Par BDP'den çok AKP'nin oylarına talip. BDP kitlesi Hizbullah'ı hasım olarak görüyor ve BDP'ye oy veripte Hüda-Par'a oy verecek BDP'li seçmen çok azdır. Ama AKP ve Saadet’ten, Hüda-Par'a oy verecek bir sürü seçmen var. Yıllardır tüm sistem partilerinin kendisine karşı birleştiğini iddia eden BDP, istediği şeyi yapacak yani AKP'nin oyları bölecek bir partiye neden saldırır, anlayamıyorum. Bu da şunu gösteriyor; iki kesimi çatıştırmak isteyen derin güçler var. PKK/BDP içine çöreklenmiş Kemalistler ile Hüda-Par içinde güçlü bir yapıya sahip olan İran, Kürtleri çatıştırmak istemektedir. Bu iki kesim içinde sağduyulu siyasetçiler de var. PKK ve Hizbullah çatışmasının kapıda olduğunu gören Avukat Sıtkı Zilan, (Sıtkı Zilan'ın Hizbullah ile ilgisi yok Azadî İnisiyatifi aktivistidir.) Diyarbakır cezaevinde Hatip Dicle'yi ziyaret edip olanları kendisine iletti. Hatip Dicle 90'lı yıllardaki cehennemi çok iyi bildiği için Hizbullah camiasına yakın derneklere yapılan saldırıları yanlış bulmuş ve bu saldırıların durmasını istemişti. Ama kimse bu uyarılara kulak asmadı. 

Bu provokasyona zemin hazırlayan PKK'dir. Cemil Bayık KCK'nin başına geçtiğinden beri PKK ve diğer Kürtler arasındaki gerginlik had safhaya ulaştı. Cemil Bayık'ın ‘derin güçlerle’ ilişkileri hep iddia edilmektedir. Yönetime geçtikten sonra Bayık'ın ve PKK yönetimi içerisinde kendisini savunanların yaptığı ilk icraat uzlaşmazlık yaratarak ulusal kongrenin ertelenmesine neden oldu. Sonra PKK'den ayrılarak PWD'yi kuran Nizamettin Taş ve arkadaşlarına suikast girişiminde bulunulacakken tetikçiler yakalandı. Tetikçiler Süleymaniye polisine suikast emirlerini Cemil Bayık ve Mustafa Karasu'dan aldıklarını itiraf ettiler. Sonra Rojava'da diğer Kürt gruplara baskıyı uygulayıp Amude'de sivillere ateş açıp  6 sivil öldürülmesi üzerine KDP ile gerginlik yaşandı ve bunun üzerine KDP Güney Kürdistan'a açılan sınır kapısını kapattı, bu gerginlik hala devam ediyor. PKK Medyası tüm imkanlarıyla Barzani'yi karalayan ve hakaret dolu yayınlar yapıyor son olarak da BDP Mersin il örgütü "El Tayyip, El Barzani ve El Nusra Rojava'da döktüğünüz kanda boğulacaksınız" diye bir pankart açmıştı. Bu tür söylemleri daha çok Kemalist örgütler yapıyor. Bununla PKK'nin kimin kontrolünde olduğu açık ve net görülüyor. Yine Cizre'de  Kadirî tarikatına mensup ve Barzanî ailesine yakın Şeyh Abdulbaki Haşimi'nin evine bomba atıldı.  Sonrasında bir çok Hizbulah derneğine saldırı yapıldı. Son olarak Kürdistan Post yazarı Fikret Yaşar'ın Mersin'deki evine girilip ev dağıtılarak eve çarpı işareti koyulmuştu. Bunu yapan da Mersin'deki paramiliter YDGH idi. Mersin'e dikkatinizi çekerim, burada Kurban derisi toplayan Hizbullah sempatizanlarına da saldırı yapıldı. Sayın Mesut Barzani'ye hakaret içerikli pankart açanlar ve Sayın Fikret Yaşar'ın evine saldıranların hepsi Mersin'den, bu tesadüf olamaz. 

PKK Kürtler arası barışı dinamitliyor. Eğer ortada bir provokasyon varsa, kanımca bunun müsebbibi PKK'dir. Kendisi dışındaki hiçbir ideoloji ve görüşe yaşam hakkı vermeyen ve sürekli gerilimle beslenen PKK; sonunda Kürtleri 90'lı yıllarda Irak ve Türkiye'de yaptığı gibi birbirine karşı dikeceğini düşünmek bile insanı ürkütüyor. PKK ve Hizbullah, her ikisi Ankara’da kuruldu ama şimdi ipler gah Türklerin elinde gah başka devletlerin elinde gidip gelmekte. Kürt karşıtı cephe ne zaman Kürtleri karşı karşıya getirmek istese bu iki hareketi kullanıyor. Bunun sadece bir kanıtı; Amerika Irak'a müdahale ettiği vakit YNK Bağdat'ta, Saddam Hüseyin ile PKK'nin anlaşma metinlerini ele geçirdi. İsteyen YNK yönetiminden bu belgeleri isteyip okuyabilir.

Kürt halkı şunu bilmeli ki, ne PKK'ye ne de Hizbullah'a mahkum değilir. Bu son olaylarda provokasyona gelmeyen halkımız artık bu tarz oyunlara pabuç bırakmayacağını göstermiştir. Bu halk her zaman siyasetçilerinden ileri olmuştur toplumsal hassasiyetler konularda. 

PKK çevreleri, liderleri Öcalan her gün MİT ve AKP hükümetiyle görüşürken başka bir Kürt grup ve siyasetçileri Türk hükümeti ile görüştüğü zaman hemen ihanetle suçlarlar. Hüda-Par AKP ile görüşünce hemen kıyameti kopardılar.  Vay efendim AKP ile Hüda-Par  ittifak kurdular. Tabii Hüda-Par hükümetle görüşecek, sonuçta siyasi bir partidir. BDP nasıl görüşüyorsa onların da görüşme hakkı var. 

Hüda-Par kendisini Hizbullah'tan kurtarıp daha Kurdî bir şekil almalı. Kürdistan'da ölen çocukların şahadeti üzerinden Mısır'a, Filistin'e ağlamak gerçekçi değil. Eğer bunu yapacaksanız Kürdistan'da değil Mısır ve Filistin'de parti kurun. Kaldı ki Filistinli siyasetçiler, hem HAMAS hem de El-Fetih Kürt devletine karşı olduklarını deklare etmişken. Filistin davası yürütmek bizim işimiz olmamalı. 21. Yüzyılda ümmet siyaseti yapmak pek gerçekçi değil. Ulus dini ve mezhebi olarak heterojendir. Bu yüzden tüm ulusu kucaklamak istiyorsanız demokrat olmanız lazım. Alevileri dışlayarak cinsel eğilimlerinden dolayı insanlara sapkın diyerek kitleselleşemezsiniz ve  bu haliyle marjinal olmaktan kurtulamazsınız. Hüda-Par eğer Hizbullah'tan kurtulup Müslüman demokrat bir yapıya bürünse büyüme şansı yüksek olur. Bugünkü haliyle marjinal bir hareket olarak kalır. Kendilerine Güney Kürdistan'daki Yekgirtû'yu (Partiya Îslamiya Yekgirtî) örnek alsınlar.

PKK'den umut kestik; ama BDP, PKK'den kurtulup daha ulusal bir niteliğe bürünerek Kuzey Kürdistan'da merkez bir partiye dönüşebilir ama eğer PKK'nin vesayetinde Türk solunun peşine takılırsa yavaş yavaş yok olacaktır.

Son olarak halkımız yukarıda bahsini ettiğimiz provokasyonlara karşı uyanık olmalı. İster BDP'li, ister Hüda-Parlı, ya da Hak-Par'lı olsun birbirimizle yaşamak zorundayız. Aynı şekilde birbirimize komşu ve çoğumuz akrabayız, bizim bizden başka kimsemiz yok. Birbirimizi yiyeceğimize birleşip işgal altındaki ülkemizi özgürleştirelim. 

Unutmayın, Allah direnen ve birlik olanların yanındadır.

Erdoğan Alparslan

[email protected]

 

YORUMLAR...

Yorumlar

Ankarada kuruldular deniyor iki partide,jitemin kurdugu Hizbul

konttrada kurd partisi yapan A.Erdogan'a bravo dogrusu...

Guney yunetimi el nusra cetelerine yunlendirdigi el parti gibi

olusumlari ornek alarak Turk jitemin Kurdugu Hizbul seytan

partisine nesihat ediyor bizim A.Erdogan kardesimiz 2'nci bravo

yu hak ediyor hemide fazlasiyla Bréz Nviskar'imiz...

Bréz A.Erdogan, Yuzbine yakin Kurucu var K.Kurdistanda. bir makelede

onlari saflara cagirsaniz cok iyi biris yaparsiniz...

PKK-ye karsi kurucu ve hizbul kontra koalisyonu sayenizde olusursa

Necir memnun olur ve sizede minnetdar kalacagini cok iyi biliyorsunuz.

XH'us ve héjar yazdiklarinizi okudumu aceba merakediyorum dogrusu...

PKK ile ilgili dusunceniz Eski orgut liderlerin gurusleriyle cakisiyor...

Kallesce yaklasip yurtseverleri katl edip karakola kacanlar nezemandanberi

PKK'ile catismis? Sayin Erdogan bizibilgilendirirse cok memnunoluruz

selamlarimla

RA

R.A.

 

 

 

O zaman PKK'yi kimler hangi merkezden yönetiyor açıkça söyleyin ki bizimde ufkumuz açılsın. Nesihatlarınız birleştirici değil ulus devlet anlayışı faşist bir anlayışdır.Tükr ulusu militarizmi doğurmuştur ve halklar arasında ayrıştırıcı nefret hegemonyası yaratmıştır.Ulus kavramı bugünkü modern dünyanın demokratik ve özgürlükçü anlayışıyla örtüşmemektedir.Çönkü Ulus anlayışı diğer etnik grupların varlıklarını inkara yöneliktir ve tek ulus kavramı , var olan kavgaların devam etmesi demektir.Bu nedenle demokratik siyasetin varoluş gayesi halkların kendi öznesiyle yaşamayı tahamül etmek ve birlikte yaşamanın hukukunu oluşturmaktır.    

biz kürdlüğümüzü pkk ve bdp sayesinde tanıdık.kanımca pkk-pdp gibi kürt örgütleri olmasa kürdistanın afganistandan hiç bir farkı kalmaz.türk devleti pkk ile mücadele etme de başarısız kalmıştır.bu başarısızlığını 2002 de islami bir parti olan akp yi getirmek ile kanıtlamıştır.türk devleti varlığını islami bir harekete teslim etmiştir.bunun da tek bir nedeni vardır:kürt özgürlük harekatına yenildiğini görmüş,çok ciddi bir karar almış ve laik tc devleti varlığını islama devretmiştir.t.c devleti kürtlerin din hasasiyetini çok iyi bilmektedir.2002 yılından sonra kürdistan da islami dernekler ve örgütler deyim yerinde ise tolık gibi çoğalmıştır.diyarbakırı merkez olarak ilan etmişlerdir.sonuç olarak kürdistan da  akp nin kürt oylarının yarısını alması,diğer partilerin tabela partisi kalması t.c devlettin derin ve özlü politikasıdır.biz umudumuzu pkk ve bdp dışın da başka bir hareketa bağlıyamıyoruz,çünkü kürdün demokratik,ulusal hakkını savunan hiç bir yapı yoktur.eğer bir yazar olarak huda-par,hak-par vb örgütleri alternatif olarak görüp ve kürde öneri olarak sunuyorsan senin kalemin t.c için çaılışır derim.pkk-bdp nin katı sert ideolojisi vardır bu inkar edilemez,lakin ortadoğuda iran,ırak,türkiye ve surye gibi devletleri karşısına almış,yetmemiş abd ve ab gibi ülkelerin de kürdün tasviyesi içinde yer aldığını da eklersek biz bu pkk ve bdp nin elini ayağını öpmeliyiz.cemil bayıkı ajan ilan eden,abdullah öcalanı mit mensubu olarak gören yazar arkadaş,apoyu tc ye teslim edenler belidir,teslim etmelerinin sebebide açık ve nettir.pkk harekatı hiç bir devletin işçisi olmamıştır,bazı federe bölgeler gibi karakolları da olmamıştır.onun için işlerine gelmemiştir.bugün barzanin rojavaya sırt çevirmesini bir kaç sivilin ölümü ile bağlamak çocukça bir yaklaşımdır.kürtlerin statülerini kendi kontrol ve tekellerin de tutmak isteyen devletler bellidir.abd,tcingilter bu ülkelerin başında gelmektedir.ben diyarbakırlıyıım,huda-parı çok yakın da takip eden biriyim.1990 lı yılların tetikçileri devlet destekli ve teşviği ile kürtlere karşı legal alanda montalandırılmıştır.kürdistan da pkk-bdp çekilirse kimin kazanacağını siz iyi biliyorsunuz.onun için biz yurtsever kürtler olarak boş durmayacağız,ne huda-par-nede hak-par gibi kürde karşı siyaset yapan örgütleri pasivize etmek bizim onur borcumuzdur.

okudugum en absurd kose yazisi.....sayin yazar uzaydami yasiyorsunuz.hudapar jitemin bir koludur.daha gecen ay rte baskaniyla gorustu ....

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News