ala kurdistan
Ey Reqîb

Yerel seçimlerin başarısı akliselime bağlıdır – Hüseyin Akıncı

Tüm yasal ve siyasal kısıtlamaların yaşanması doludizgin devam edildiği halde ve özelikle de ötekileştirmelerden dolayı yaşanılan her türlü imkânsızlıklara rağmen, demokratik siyasal arenada, Kürdlerin yerel seçimlerle elde edilen başarının Kürdler için büyük bir fırsat olduğunu her seferinde söyledik durduk. Haydi diyelim ki geçmişte olumsuzluklar bağlamındaki yaşanmışlıkların birçoğunu, Kürdlerin ana toprağında yürütülen kirli savaşın yarattığı ortamdan dolayı sorgulama imkânı bulunmuyordu. Dolayısıyla yapılan yanlışları sorgulama imkânları savaşın psikolojik ortamıyla örülen duvarlara tuşlanıp duruyordu. Ulusal demokratik mücadelenin merkezinde bile yaşanılan birçok olumsuzlukların muhasebesini, kanlı savaşın kan deryasıyla oluşan bir ortamın atmosferine kurban edilerek sorgulanamıyordu.

Peki ya şimdi ne yapılacak? Geçmişin kan deryasıyla oluşan karanlık bulutlarda akan kanlı damlalar Kürd halkının genel çıkarlarına ve özelikle de özgürleşmesi gereken Kürdün şuuru önünde duvar olmaya devam mı edecek? Edilmemesi gerektiğinin en büyük teminat ve kanıtı, geçmişi geçmiş yaşanmışlıklarla geride bırakıp, yeni özlem ve istemlerle nakşedilen barış sürecinin kendisidir; dolayısıyla Kürdlerin özlem ve istemlerdeki değişimin özü mutlaka ve mutlaka Kürd şuurunda yeni şekliyle yansımalıdır. Zira biliniyor ki geçmişin kanlı bir savaşın gölgesinde şekillenen bilinç yada yapılandırmalarla, bahsi edilen sürecin yepyeni argümanların hayat bulması mümkün değildir. Çünkü oynanan her oyunun kendine özgü kuralları vardır. Eğer Kürd halkının önüne Kürd’ün elliyle konulan bir oyun varsa ki vardır, o zaman barış sürecinin kurallarına göre toplumu yönlendirmenin en büyük sorumluluğu da hiç ama hiç kuşku yok ki bu bahsi edilen oyunu kendi halkının önüne koyan siyasi öncülerin görev sahasındadır. Kürd halkının halk oluşundan kaynaklı haklarının başına musallat olanın, sadece düşman diye tabir edilen öğenin düşmanlıkları vurgusuyla yetinirsek eğer, kısır ve güdük siyasal kafa yelpazesiyle Kürd halkının haklarının üzerinde tepeleyen, sözüm ona Kürd siyasi unsurları unutmuş oluruz. Oysaki Kürd halkının haklarını tepeleyen düşman damgasıyla damgalı olanların tahripkâr duruşlarından daha tehlikeli olanlarsa, hiç kuşku yok ki, Kürd siyasetinin şemsiyesi altında Kürd halkının hakları üzerinde tepişenlerdir. Kürd halkının hakları üzerinde tepişme ölçütü elbette ki zordur. Zira her kesimin kendi siyasal çıkarlarıyla oluşturduğu siyasal yelpazede ki duruşuna göre, kendi siyasal çıkarlarına özgü parametreleriyle yükseltilen duvarları aşıp genel ölçütlerle buluşmanın imkansızlığı vardır. Kürd halkının ulusal demokratik mücadelesinin arenasında boy gösteren bu yeteneksiz unsurların itici motor gücüyse, hiç kuşkusuz yakınma siyasetinin dışında beş para eder bir siyasi duruşu olmayanlardır. Ve pek tabidir ki, Kürdlerin hak tanımadan yana en ufak bir olumlu gelişmeyi insanlık aleminin kurtuluşu gibi pohpohlayan ama diğer yandan da, yaşanılan bir çok çirkinliklere gözünü kaydırmayan yapay aydınlardır.

Her inancın, her ideolojinin ve her istem ve arzunun temel şartları vardır. Dolayısıyla Kürd aydını olmanın da temel şartları vardır. Belki de bahsi edilecek temel şartların başında onun bunun aydını olmaktan daha çok, Kürd halkının ulusal demokratik mücadelenin siyasal arenasında yürütülen halkın haklarını takip edebilen aydını olmaktır. Zira Kürd halkının ödediği bedelleri basamak yaparak siyasal arenanın merdivenleri bir bir yükselen bu çaptaki yeteneksiz siyasilere seyirci kalmak kadar günah bir şey olmasa gerek. Haydi Kürd siyasi arenasında yaşanan olumsuzluklara karşı sözüm ona Kürd aydınının aydın olma rötuşları sadece ve sadece kendi siyasal efendisinin yanlışını desenlendirmelerle doğruya çevirme rötuşları iyi bellemiştir. Peki yereller de görevlendirilen yerel yöneticilerin gözle görülen yanlışlıklarının üzerine gitmemeyi hangi aydın olmanın tarafıyla açıklayacağız?

Farz edelim ki yaşadığınız yerleşim alanınızda, o yerleşim alanında yaşayan halkın inanılmaz özverisiyle yaratılan ulusal değerleri illa da Kürd kadın hareketi adı altında kendi ideolojik egolarına kurban eden anlayışta direnen yerel yönetici birine karşı sessiz kalmakla mı aydın olunuyor yada aydın olunacak? Elbet ki, Kürd halkının ulusal mücadelesinde, Kürd kadının rolünü ve varlığını inkar etmeye çalışmak topyekun Kürd halkının varlığını inkar etmek demek olduğu biliniyor ve özelikle de biliyoruz. Ve pek tabidir ki, Kürd kadın hareketine önem vermemek ulusal değerlere önem vermemekle de eş anlamlı olduğunu da biliyoruz. Dolayısıyla anlatmaya çalışılan Kürd kadın hareketinin birikimleri üzerinden hareketle, barış adı altında Kürd halkının önüne konulan böylesi hassas bir süreçte herhangi bir yerel yöneticinin sadece ve sadece cinsiyet ayrımcılığında hareket etmesi halinde, diğer mevcut tüm birikimleri kadının güç olması için birer desen olarak kullanmaya yönelip diretilmesi Kürd halkının ulusal demokratik haklarının etrafında bütünleşmesi gereği ortada dururken, yepyeni ve gereksiz bir ayrışma ve kamplaşmayı da beraberinde doğuracağı gerçeğidir.

Hüseyin Akıncı

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News