ala kurdistan
Ey Reqîb

“Kürtler Ne İstiyor” – İsmail Beşikçi

Mesut Yeğen, Uğraş Abdullah Tol, Mehmet Ali Çalışkan, Kürtler Ne İstiyor? Kürdistan’da Etnik Kimlik, Dindarlık ve Seçimler, İletişim Yayınları, 2016, İstanbul

Mesut Yeğen’in (d. 1964), Uğraş Ulaş Tol’un (d. 1974) Mehmet Ali Çalışkan’ın (d.1971) Kürtler ne İstiyor? araştırması ile ilgili olarak birkaç noktaya değinmek istiyorum.

Araştırmacı yazarlar, kitaplarında, Kürtler, Zazalar diye bir ayrım yapıyorlar. s.18’de daha sonraki bütün anlatımlarda, çizelgelerde, Kürdler-Zazalar diye bir ayrım var. Araştırmacı yazarlar, Kürtler-Zazalar ayrımını olgusal bir doğruluk olarak dile getiriyorlar. Bu ayrımın Kürd düşün hayatında, Türk siyasal hayatında tartışmalı bir konu olduğuna da değinmiyorlar. Zazaların Kürdlerden ayrı bir halk olduğunu, Zazaki’nin Kürdçe’den ayrı bir dil olduğunu tartışılmasına gerek duyulmayacak kadar  doğru bir bilgi olarak kabul etmiş oluyorlar.

Zazalar’ın, Kürdlerden ayrı bir halk olduğu, Zazaki’nin, Kürdçe’den ayrı bir dil olduğu devletin bilgisidir, resmi ideolojinin bilgisidir. Bu bilgi,hiç güven verici, güven duyulacak bir bilgi değildir. Düşünelim ki, devlet,  25-30 yıl öncesine kadar, Kürd-Zaza ayrımı yapmadan, Kürdçe-Zazaki ayrımı yapmadan bütün Kürdleri inkar ediyordu, Kürdçe’yi inkar ediyordu. Herkesi Türk sayıyordu… Kürd mücadelesi, 1980’lerin sonlarından itibaren kitlesellik kazanmaya başlanınca, mücadeleyi zayıflatmak için böyle bir ayrıma vurgu yapma gereği duyulmuş.

Kürtler ne İstiyor çalışmasında, araştırmacı-yazarların, çalışmalarına, resmi ideolojinin bilgisini, olgusal doğru olarak kabul ederek başlamaları,   bunun tartışmalı bir konu olduğunu bile dile getirmemeleri sağlıklı bir tutum değildir.

Bu konudaki güvenilir bilgiler, Malmisanij’in, Munzur Çem’in, Roşan Lezgin’in, Mehmet Sait Kaya’nın dile getirdiği bilgilerdir.

Sosyal antropolok Mehmet S. Kaya’nın Zaza Kürtler kitabı önemlidir. (Çev. Mehmet S.Kaya, Kenan Ataş, Mehmet Sabir Akgönül, Rupel, 2014, İstanbul)

Malmisanij’in Kırd, Kırmanc, Dımili veya Zaza Kürtleri, Deng yayınları, 1996, İstanbul) çalışması önemlidir.

Munzur Çem’in, Zazalar Kürttür  başlıklı çalışması önemlidir. (www.zazaki.net  9 Tebax 2009)

Roşan Lezgin’in Toplumsal Kürt Gruplarından Zazalar, Köken, Coğrafya, Din, Dil, Edebiyat, Roşna, 2016, Diyarbakır) kitabı önemlidir.

Mehmet Bayrak’ın, Kürt (Zaza artı Kurmanc) Asimilasyonu başlıklı yazıları, konuşmaları önemlidir.

Yusuf Ziya Döger, Şeyh Said Hareketinden Sonrası Peçar Tenkil Hareketı/1927 çalışmasında (Nubihar, 2016, İstanbul) çalışmasında, zaman zaman Kürt, zaman zaman Zaza cözcüğünü kullanır ama hep Kürdlerden Kürd katliamlarından, soykırımlarından  söz eder.

Alpaslan Üniversitesi (Muş) öğretim Üyesi Doç Dr. Ercan Çağlayan’ın çalışmasına işaret etmek de gerekir.  Zazalar: Tarih Kültür, Kimlik Bilgi Üniversitesi Yayınları, 2016, İstanbul

Yukarıda, konunun, Kürd düşün hayatında, Türk siyasal hayatında tartışmalı bir konu olduğuna değinilmişti. Yine yukarıda konu ile çok yakından ilgili altı Kürd uzmanın görüşlerine, kitaplarına vurgu yapılmıştı. Aslında şöyle söylemek daha doğrudur. Altı Kürd uzmanın görüşleri şu anlama gelmektedir: Kürdlerde Kürd-Zaza ayrımı söz konusu değildir. Kürd, Türkiye sınırları içerisinde kalan Kürdistan'da sadece Kurmanc, yine Güney Kürdistan'da da sadece Soran demek değildir. Kürd adı, Kurmanc, Soran, Goran ve Lur gruplarıyla birlikte Zaza grubunu, Kürdçe de bu grupların konuştuğu Kurmanci, Sorani, Gorani ve Luriyi kapsadığı gibi Zazaki'yi de kapsamaktadır. Bunlar, Kürdçenin farklı kolları, dallarıdır.

 

Devlet, resmi ideoloji, Kürd hareketini zayıflatmak, Kürdlerde kimlik bunalımını yaratmak için böyle bir ayrıma başvurmuş, Kürdlerden de kimi şahıslar bu görüşten etkilenmiştir, sahiplenmiştir. Ama devletin, resmi ideolojinin bu görüşlerine sahip çıkanların, konunun uzmanı oldukları söylenemez… Buna paralel olarak konu, Türk düşün hayatında tartışılır olmuştur. Devlet, resmi görüş taraftarları, bu görüşlere sahip çıkmaya çalışmaktadır.

 

Zazalar’ı, Kürdlerden ayrı kabul eden, Zazaki’yi Kürdçe’de ayrı bir dil kabul eden Kürdler beni çok eleştiriyorlar, ‘Beşikci Nereye’ gibi yazılar yazıyorlar. Bu eleştirirlerin hiçbir sakıncası yoktur. Ama, Beşikci, Zazalar, Zazaki söz konusu olduğu zaman, güveniler bilgiler olarak hep Malmisanij’in, Munzur Çem’in, Mehmet S.Kaya’nın, Roşan Kezgin’in, Mehmet Bayrak’ın, Yusuf Ziya Döger’ın çalışmalarına atıf yapmaktadır. Buna rağmen bu çevreler yine Beşikci’yi eleştirmektedir. Konunun bu uzmanlarının çalışmalarını da görmezlikten, bilmezlikten gelmektedir.

Alevilik-Müslümanlık

Araştırmacı-yazarlar Alevileri Müslüman kabul ediyorlar. (s. 19)  Etnik kimlik, dindarlıkla ilgili anlatımlarda,  bu konularla ilgili çizelgelerde,  böyle bir kabul var. Bu da resmi ideolojinin bir bilgisidir. Aynı zamanda tartışmalı bir konudur Araştırmacı-yazarlar, bunun da tartışmalı bir konu olduğuna değinmiyorlar, tartışılmayacak kadar doğru bir bilgi olduğunu, olgusal doğru bir bilgi olduğundan hareket ediyorlar.

Alevilik, İslam dışı bir inanç, İslam dışı bir dindir. Gerek Osmanlı İmparatorluğu döneminde, gerek Cumhuriyet döneminde, yönetimler, Alevileri Müslümanlaştırmak için,  Alevileri Sünni Müslüman yapmak için çok büyük çaba harcamışlardır. Sünni Müslümanlığa asimile olan Aleviler de şüphesiz vardır ama Aleviler daha çok her iki dönemde de,  Şii Müslümanlığın bazı ritüellerine eğilim göstermişlerdir. Ali, Hasan-Hüseyin, Kerbela, Oniki İmam, Ehlibeyt gibi kavramlar Şii Müslümanlığın kavramlardır.

Kerbela, Araplardaki bir iktidar kavgasıdır. Arap ülkesinde, Kerbela’da yaşanmıştır.  Bu kavganın Kürdlerle bir ilişkisi yoktur. Ama, örneğin, Dersim’de Aleviler, …en azından Alevilerin önemli bir kısmı, 1937-1938 de soykırımla  yok edilen atalarından çok,  hala, Hüseyin için yanıp tutuşmaktadır. Kerbela, 1340-1350 yıl önce yaşanmış. Dersim’deki Kürd soykırımı ise, 70-75 yıl önce…

Alevilik nedir? Bugün, Alevilerde yaşayan, Ali, Hasan-Hüseyin, Kerbela, On iki İmam, gibi ritüelleri çıkarın, Geriye ne kalır? Geriye kalan Aleviliktir. Dağlara, nehirlere, ağaçlara, dağlarda yaşayan canlılara saygı, insanı, doğayı, yaşamın merkezine koyma, mazlumdan yana olma Aleviliğin çok önemli özelliğidir.  Doğayı, insanı tanrı olarak kabul etme, yine önemli bir özelliktir. Munzur Baba’dan,  Düzgün Baba’dan,  Silbüs’den, , Hüseyin Gazi’den, yardım isteme, dağlara, çaylara, ağaçlara dua etme, bir bakıma Aleviliğin çok tanrılı bir din olduğunu  gösterir. Kanımca, Alevilikdeki demokratik tutum bununla ilgilidir. Alevilikte, Osmanlı dönemindeki Cem ibadetinde gizlilik de bununla ilgilidir. Çünkü, dağlardan, doğadan yardım isteme Allaha  şirk koşmak anlamına gelmektedir. Cezası idamdır.

Dersim Aleviliği’ne Raya Heqiye denmektedir. Ali, Kerbela, Hasan-Hüseyin, Oniki İmam, Ehlibeyt  gibi figürler, Yaresan (Ehl-i haq)  gibi inançları da etkilemiştir. İslam’dan önceki inançlar, İslam’ın baskısı karşısında, yaşamak için, İslam’ın bazı figürlerini benimser gözükmek durumunda kalmıştır. Emevi ve Abbasi halifelerinden, daha sonra da bütün halifelerden, sultanlardan, şahlardan, padişahlardan zulüm gören Aleviler, her zaman mazlumdan yana tavır almışlardır. Peygamber Muhammded’in torunlarının, büyük zulüm gördüğü açıktır. Ama, Alevilerde yaşanan durumun, “zulüm görenlerden yana tavır alma”nın ötesinde, Ali, Kerbela, Hüseyin Oniki İmam gibi fügürlerle  bütünleşme  olduğu görülmektedir.

Tek kadınla evlenme, içki… Aleviliğin önemli özelliklerindendir. Alevi düşüncesinde, öbür dünya, cennet-cehennem de yoktur. İnsanların cenneti de cehennemi de bu dünyadadır.

Aleviliği İslam dışı gösterme, bazı Alevilerde tepkilere neden olmaktadır. Dersim’de, bazı Alevilerde bunu izlemek mümkündür. Beşikci bu yönden de eleştiri almaktadır. Bu eleştirilerin de bir sakıncası yoktur, ama bu eleştiriler, yazılanlara bir cevap  olmamaktadır, hatta yazılanlar görmezlikten gelinerek genel bir tepkiyi, öfkeyi içermektedir.  Dersim’de, bazı aleviler,  Kürdlük-Zazalık gündeme geldiği zaman, “biz Kürd değiliz, Horasan’dan geldik” diyerek Kürdlüklerinden de kurtulmaya çalışmaktadır.

Halbuki, Osmanlı’da, Kanuni Sultan Süleyman’ın Şeyhülislamlarından Ebussuud Efendi’nin ve İbn-i Kemal’ fetvalarında, Yavuz Sultan Selim’in Şeyhülislamı Müfti El Hamza’nın fetvalarında yazılanlar, Alevilerin Müslüman olmadığını zaten göstermektedir. Horasan konusundaysa Mehmet Bayrak  çok aydınlatıcı yazılar, kitaplar yazmıştır, konuşmalar yapmaktadır. Bu konularla ilgili olarak Munzur Çem’in ve Roşan Lezgin’in yazıları ve kitapları da önemlidir.

Ezber Bozan Bulgular

Araştırmacı yazarlar, Mesut Yeğen’in, Uğraş Ulaş Tol’un, Mehmet Ali Çalışkan’ın bulgularında, ezber bozucu bazı sonuçlara da rastlanmaktadır. “Kürdlerin yarısı Batı’da yaşıyor” şeklinde bir ezber vardır. Araştırma, Kürdlerin üçte ikisinin Kürdistan’da, üçte birinin Batı’da yaşadığını ortaya koymuştur. (s.34)

Kürdlerle Türkler arasındaki evliliklerin, çok yüksek olduğuna dair bir ezber de vardır. Araştırmacılar, Hacettepe üniversitesi, Nüfus Etütleri Enstitüsü tarafından yapılan her beş yılda bir yapılan Türkiye Nüfus ve Sağlık Araştırmaları’ndan da ve KONDA 2010 Araştırması’ndn da  yararlanarak, bu evliklerin sanıldığı kadar çok  olmadığını söylemektedirler. Buna ilişkin rakamlar da vermektedirler… (s.36)

Kürdlerin, federasyon ve bağımsızlık istemediğine dair bir ezber de söz konusudur. Araştırmanın bulguları bu ezberi de doğrulamamaktadır Örneğin, federal yönetim isteyenlerin oranı % 50’lere varmaktadır. (s.23,s.121-138)

Aşiretlerin, Kürdlerin sosyal ve siyasal hayatının biçimlenmesinde etkili olmadıkları da  araştırmanın önemli bulgularındandır. (s.19)

Araştırmada, Kürdistan’da Seçimler bölümünde, 1970’lerden sonra, Refah Partisi’ndeki gelişmeler değerlendirilmektedir. (s.49-58) Bu süreçte, ABD’nin, Sovyetler Birliği’ni çevreleyen Yeşil Kuşak Oluşturma anlayışına dikkat çekilmelidir. Bunun  yanında, Kürdlerdeki milliyetçi gelişmeyi engellemek için dinsel duyguları geliştirme projesini de göz ardı etmemek gerekir.

 

 

 

Yorumlar

Sayin Besikci Hocam,

bunlar türk solundan etkilenmis, kendi önlerini bazen göremeyecek kadar aydindirlar.

Bu, kendi önünü dahi aydinlatamayan, aydinlarin yüzünden, Kürdler ne yapacaklarini sasirmis ve zulüm de yasiyorlar.

Yaradan her kese akli basinda aydin verir iken, biz Kürdlere sömürgecisinin hayrani aydinciklar kalmis.

Gerci büyük partilerimizde ha keza, bunlar gibi.

Size saygi ve selamlarimla saglik ve basarilar dilerim.

Sayin hocamızın bu yazısı üzerinden bir görüşümü dile getirmek istiyorum...Aslinda Hocamiz bir cok yazisinda da buna vurgu yapmaktadir.

Biz Kürdlerin tarihsel sürec icinde yaşadigi zayıfliklar devletlesmemeyi belirleyen temel bir faktör olarak karsimiza cikiyor...

Simdi Kürdlere ve tarihine iliskin bircok kitap var ve yasadiklari zayifliklara iliskin de degerlendirmeler bulunmaktadir.

Millet olarak tarihimizi bilmeme hatta kendimizi bilmeme, tanimama gibi temel sorunumuz var. Hal boyle olunca zayifliklari bilince cikaramama dolayisiyla asamama hatta tekrarlama gibi icinden cikilamaz bir kör dügüm durumu oluyor. Buna bilinçlice carpitilmis tanimlamalar ( ki yukarda hocamiz da dile getirmis) da eklenince, ayıkla pirincin taşini....

Bana göre Kürdlerin yasadigi tüm zayifliklari tarihsel olaylari da örnek vererek, ele alan bir kitap yazilmalidir. Politik, toplumsal, dinsel; gelenekleriyle, mentalitesiyle, birey-toplum kaosuyla, namus anlayîşiyla, egemen halklara tapmasıyla, cabuk aldanabilmesiyle, vs. bir cok yònüyle ele alan bir kitap...

Yalin, tüm milletimizin ( farkli dillere cevirleriyle), herkesimin anlayacagi bir dille yazilacak, cesur ve çarpici bir kitap.

Devletleşmiş halklardan farklarimizi ortaya koyan bir kitap......

Ama sadece zayifliklara ve onu yol actigi devlesememeye deginecek, İsmail hocamizinda degerlendirmelerini de icine ele alan toplu bir kitap...

Bizi bize anlatacak bir kitap...belki de tarihsel bir cikisa vesile olacak bir kitap...Okuyunca kalbimizi sızlatacak ama bizi millet olarak uyandıracak bir kitap...

Düşüncemi bu kisa yorumda tam anlata bildim mi bilmiyorum ama bu konuyu eli kalem tutan, cesur ve objektif yazarlarimiza bir öneri olarak sunuyorum....Milletimize acil bir ihtiyaç olarak görüyorum....

Sadece bu konuyu ele ala bir kitap var mi bilmiyorum. Varsa da cahilligime bagislayin...

      Zaza yani Dimili, Kurd mensubiyetlerinden biridir... Soraniler , Goraniler , Sipkiler , Sadililer , say sayabildigin kadar , hepsi Kurd milletinin birer mensubiyetidirler, dildeki farkliliklar Zarawa yani lehce, Heremi, yani sive , devuk, yani agiz gibi , birazcik dilbilgisi bilenlerin vukufiyetinde oldugu gibi, tum dillerdeki kurallarin  aynisidir.. Ben degilim ama kendisine arastirmaci yazar unvanini yakistirip ortaya cikan ham (XAM) caylaklarin gercek bir filolog gibi yazmasi cizmesinin elbetki bir sonu gelecektir bilim adina.. Bekliyecegiz... Zaza yani Dimili mensubiyeti,  resmi ideolijinin KURD milletini,    "" parcala yut "" politikasindan baska birsey degildir... Sex Mahmudi Berzenciyi anlamak, Melle Mustafa Barzaniyi anlamak, Qadi Muhammedi anlamak, Sex Said i anlamak, Ali SER i anlamak, Seyid Rizayi anlamak, bu konuyu aydinlatmayada yeter, resmi ideolijinin "" parcala yut"" politikasini bitirmeyede yeter.... Aleviligi baska bir gune birakalim!....  Saygilar...  C E N G   A R Y E N  

Hocam bunları yıllardır yazıyorsunuz. ,doğru yazıyorsunuzteşekkürler ama bu tırşıkçı ve isotçular aNLAMAZ .çünkü bu tipler asimile olmaya karar vermişler. namuslu düşünen kürtleri deasimile olmaya yöneltiyorlar baksana isminin önünde PROF yazıyor

 

Sayın hocam, yanılmıyorsam, Mesud Yeğen bey Siverekli bir akademisyen ve Zaza Kürdüdür. Bu arkadaş bir de "Kürt Tarihi" adlı derginin de editörüdür. "Kürdler Ne İstiyor" adlı kitabı okumuş değilim, ama hakkikatten sayın Mesud bey kendini Kürd olarak kabul etmiyorsa, böylesi bir derginin editörlüğünü neden yapıyor? onu anlamış değilim. Zaza Tarihi adlı bir dergiye editörlük yapsa daha iyi olur diye düşünüyorum.  Uğraş ve Mehmet Ali'yı tanımam, ama Mesud ile bir telefon görüşmem olmuş, onunla konuşmuşumdur.

Evet hocam geçenlerde Kızılbaş Dergisi adlı bir dergide, bir gencin konu ile ilgili bir yazısını okurken baya üzüldüm. Genç yazısında "Kürdler bizi asimile etmek istiyor, Zazalar bir ulustur, yaşaşın Zazaistan" diyordu. Bunu diyen de bir Dersimli. Oysa düne kadar hiç bir Dersimli Zaza, "Zaza" kelimesini hakaret sayıyor, bu lafı Palo, Hun ve Genç sünni Zazalara diyordu. Tek kelimeyle yazık, ki bugün düşman safıyla birleşen, Kürdü Kürdden ayıran Kürdler var. Yine çok yazık., çok yazık.  Bu düşmanca ayrılığı, düşman, Ebubekir Pamukçu eliyle yaptı. O'da Siverekli bir Zaza idi. Hiç unutmam yıllar önce ünlü ozanımız Sayın Şıvan Perwer'in eşi Gülistan bacım bana "Kekê Paris'te bir konserim vardı, program sonrası dışarıya çıktığımda bır genç delikanlı kanlar içinde "Kahrolsun Kürd, Kürdistan, yaşasın Zazaistan" bağırarak slogan atıyordu  dedi. Evet o gün bugün bizden Yusuf Hallatçıoğlu'nun ve Ebubekir Pamukçu'nun talebeleri çoğaldı. Yolları açık olsun, başka ne diyebiliriz ki. Saygılar.  

"kerbelada bir katliam yasandi" bunu her dersimli bilir!

"1937-38 de bir katliam yasandigini" sayin erdogandan ögrenmis bulunuyoruz!

Munzur cem gibi dersimli yazar ve politikacilar Nuri dersimide dahil "dersimde isyan oldugunu, dersimde isyan eden asiretleri" her zaman dile getirdiler.

dersimliler "biz isyan ettik" " isyan eden asiretteniz"  "seyit Riza isyanin lideriydi" diyorsa dogrudur!

Munzur Çem, Mehmet S.Kaya, Mehmet Bayrak "dersim isyani" dediklerinde nasil yanildilarsa simdi söylediklerindede yaniliyorlar.

1937-38 dersim isyanini isleyen Nuri dersimi "dersim isyani" adli kitabini yazarken ne kadar dogruydu! 

dersimdeki katliama "dersim isyani" diyen yazarlara ne kadar güvenelim.

alevilik tabiki islamdir.

aleviler islami dogalastirarak seven bir halktir

günese "muhammed" aya "ana fatma" diyen dersimliler islami öyle ögrenmisler bildikleri odur.

dersimliler cocuklarina islami isimler koyarlar!

dersimliler sünnet olurlar.

dersimliler kurban keserler.

dersimliler ölülerini islamin kurallarina göre gömerler.

dersimliler domuz eti yemezler helal harami bilirler.

dersimlilerin ziyaretlerinin ismi bile islamidir.

dersimdeki ziyaretler cok eski ziyaretler degildir köylerinin yanindaki yüz yillik agaca ziyaret derler bunun islamiyet öncesiyle alevilikle bir alakasi yoktur.

rayberler-pirler bir agacin bir tasin yaninda oturmussa o pir-rayber surda oturdu  bu agacin altinda dua etti diye agaci -tasi ziyerete cevirmisler.

"bir esle evlilik yaparlar" diye islam disi sayilmamalilar!

kerbala olayi araplari, farsalari, azerileri vd.. ilgilendirdigi kadar dersimlileri veya türkiyedeki alevileri-türkleride ilgilendirebilir.

camiye gitmiyen müslüman oldugu gibi alevi gibi müslümanda olur.

ramazanda oruc tutmayan müslüman varsa agaclari taslari ziyaret olarak gören alevilerde olmalidir.

agaci tasi mezari ziyaret-haneye ceviren müslüman varsa dersimdeki taslari agaclari ziyeret-haneye ceviren dersimli alevi müslümanda olmalidir.

zazalarin zaza oldugunu söylemesi kürt mücadelesini zayiflatmaz aksine güclendirir.

alevilerin "alevi" oldugunu söylemesi islami zayiflatmadigi gibi zazalarin zazaligida kürtleri zayiflatmaz.

zazalar zazaca konusuyorsa zazadir.

alevilerin sunniler siiler kadar müslüman olma haklari vardir niye "degiller" diyoruzki!

sunnilik siiligi islam görmedigi gibi aleviligide görmemistir.

sunniler dersimlileri (aleviligi) müslüman görmedigi gibi dersimlilerde sunnileri müslüman görmüyor.

dersimliler sunnilere "kafir" derler.

sunniligi islamda sayalimmi!

saygilar

 

 

 

 

 

Muhammed sacmalama, arapta iyi bir sey var da biz mibilmiyoruz.

 Alawiler musluman degil, degiliz. Arabin dininden degiliz...

kürdler özgürlük istiyor

kürdler türk teröründen kurtulmak istiyor

kürdler kendi devletini istiyor

kürdler isgalciler  isgale son vermesini istiyor

kürdler türkler yaptiklari sucler icin

özür istiyor tazminat istiyor

90 sene türk terörü  yeterden bile cok

bu terör bizi yasami cehennem etti

bu terör bizi mutsuz

bu terör körlestirdi

bu terör gelismemeize engel oldu

her kürdün bu halinden katil türk sorumlu

Sayin Besikçi,

70 li yıllarda daha bu zazacilik tartismalari olmadan Türk soluna mensup bazi insanlarin özel görüsmelede"Zaza'lar" üzerine düsünce beyan etmeleri dikkatimi çekmisti.

Isin ilginç yani kendilerine "Zaza" denilen topluluklarin bildigim kadarı ile hiç biri kedini öyle tanimlamiyor.

Dersimliler kendilrine Kirmanj, dillerinede Kirmanjiki derlerdi. Palu taraflarinda Kirdi, bazi yerlerde de dile Dimilî denir. Bana göre "Dımılî" kavrami'nin "Deylam" veya "Deylami" ile alakasi yok. "Mılı, Dımılı" yani Mıllı'nin ikinci kolu olarak anlasilmasi lazim.

Saygilarimla.

Yıllardır bu sitede yazı yazan bütün yazararın yazılarını okur, beğendiğim yazıları kopyalayarak arşivime koyuyorum. Ayrıca yorum yazan bütün yorumcuların yorumlarını tek tek okurum. Açık yüreklikle söyleyeyim, bütün yorumcuların yorumlarından hiç bir bilgi aldığımı söyleyemem. Kimi Apo'ya övgü düzer, kimi Barzani'ye sövgü. Yani herkes aklına geleni, doğru mu, yanlış mı demeden yorum yazıyor, herhalde yazdığına da "En doğrusu budur" diyor. Ha, "En doğru yazan benim" de demiyorum. Sonuçta bende herkes gibi doğrunun, yanlışın olduğu bir dünyada yaşıyorum.

Evet, bu sitede zaman zaman yorum yazan yukarıda adı geçen Muhammed'in de yorumlarını okuyor, okurken de onun adına üzülüyorum. Yukarıda sayın Muhammed'in yorumunu okurken yine üzüldüm. Adam bir dahi kesilmiş, Alavileri İslam yapıyor. Burada sormak istiyorum sayın Muhammed beye; kardeşim sen Alavileri nasıl İslam kabul buyuruyorsun? İslam'in hiç bir şartını yerine getirmeyen bir insan topluluğu nasıl İslam oluyor? Ben 82 yaşına girmiş bir Dersimliyim. Hemde Baba Mansur Ocak merkezli bir köyde doğan, büyüyen ve gençliğinde büyükleriyle talipleri gezip kamberlik yapan biri. Ben köyümde Alavi bilgesi merhum Seid Süleyman Şahin'e, onun yakın akrabası, büyük bestekar, adsız ozan merhum Veli Yılmaz'a bir kaç kez bu untulmaz bilge kişilere: "Ap Sılêman, Ap Veli biz İslam miyiz, değil miyiz? dediğimde, her ikisinin cevabı şu idi: "Haşşa, biz İslam değiliz, biz El İmanız. Çünkü biz ezelden beri imanlı olan bir toplumuz. İslam kılıç zoruyla halklara empoze edilen bir inançtır" diyorlardı. Yalnız onlar değil, 1950 öncesi her Dersimli Alavi dedesi bunu söylyor ve buna inanıyordu. Ama 1950 sonrası devlet Alavi dedelerini de satın aldı, onlara İslam yolunu gösterdi. Kimlerin eliyle? Malatya, Doğanşehirli lı Hüseyin Doğan, oğlu İzzeddin Doğan gibi sözümonana hukuk profesörü ve İzzeddin'in öz dayısı Lodekli Hüseyin Doğan ve benzeri  işbirlikçilerin eliyle. Ha, Haca gitmiş Hacı Bektaş Veli ve bugünkü postnışinlerini, Ulusoyları da unutmayayım. Zira 1950 öncesi Dersim'in 12 Alavi  ocağının hiç biri ne Hacı Bektaş Veli dergahını biliyordu ve ne de isminden bahsediyordu, Yani tanımıyordu. Bugün ise Yeniçeriler Piri Haci Bektaş Veli onlara Peygamber, dergahı da Mekke olmuş. Neden????????????

Sayın Muhammed, Dersim Alaviler -Alevi demiyorum, çünkü Alav î sözcüğünün Alevi'ye dönüştürüldüğüne inanıyorum- yüzyıl öncesi bir ağacı ziyaret yapmadılar Bu binlerce yıl öncesinden günümüze gelen bir inançtır. Neden Kürd Alavisi ağaca, dağa, taşa, suya, ateşe, güneş ve ay'a tapmıştır? Bunu sana ve sen gibilerine anlatmak çok uzun sürer. Bu iş binlerce  sayfalık kitap ister, ki benim bunu yapacak gücüm ve zamanım yok. Dilerim Delal kızımın arzusu gibi, biri de bu konuya eğilir, gerçeğe uygun sağlıklı bir kitap yazar insanlarımıza.

Sayın Muhammed, kanımca sen sadece Dr. M. Nuri Dersimli'nin ismini duymuşsun, onun kitaplarını okuyan biri değilsiniz. Çünkü merhum Dr. M. Nuri Dersimli'nin iki kitabı var. Biri "Kürdistan Tarihinde Dersim" ikincisi ise "Hatıratım" adlı anı kitabıdır. Lüten filozof kesilme bu bir. İkincisi: "Kerbela'da bir katliam yaşandı bunu her Kürd biliyor" diyorsun. Ne zaman yaşandı bu katliam? Dün mü? Sen geçmiş zaman ıle gelecek zamanı bile birbirine karıştırıyorsun. Önce bu kuralı öğren. İkincisi benim anne ve babam Kerbela'yı bilmiyordu. Biri bunlara "Kerbela" dediklerinde, onlar "Kera kê bûye bela" diyorlardı. Yani kimin eşeği bela olmuş? diye sorarlardı. Ayrıca bizim evde Ezidi kardeşlerimizin kutsal kitabı Müsafa Reş vardı. Unutma senin, geçmiş atalarını katleden, ismini aldığın kişinin kitabı Ku'an'in Dersim'e giriş tarihi 130-140 yılı geçmez. Eğer bugün bütün Kürd Alaviler kendilerine "Elhamdüllüllah biz de müslümanız" diyorlarsa, bunu iki nedenden dolayı söylüyorlar. Bir: Çıkar ve mevki meselesi. Yani zalim ile zalimliği kabul etmek, sömürüye ortak olmak. İki: Takiye. Bu da korkudan. Kısacası mesele bu. İslam'da ne kadar Alavilik varsa, Alavilikte de o kadar İslamilik var, ez gori.

Son verirken Muhammed kardeşime bir-iki sorum olacak. Bir: 612 miladi yıldan önce Kürd atalarımızın dini inançları ne idi? İki: 612 yılında çıkan İslam, bugün 2016 yılına kadar biz Kürdlere ne verdi ve ne kadar atalarımızı katletti?. Lütfen doğru cevap ver sayın Muhammed: Ha, unutmayayım, Dersimlilerin isimleri sadece düşman İslam'ın isimleriyle kıyaslanmaz, bugün barbar Türk'ün ismi çoğunluktadır. Besê'mız olmuş Yeter, Kawa'mız olmuş Kaya, Anık'ımız Akgül, Gulçın'ımız Gülçün. Erdoğan, Güngör, Gündoğdu, Aysel, Nurten, Necla say da say. Sayın Muhammed, senin ismin de Kürdün 1400 yıllık düşmanının adı. DAİŞçiler onun aslan militanları. Yani yeniden hortlayan. Dilerim kızmazsın Memo kardeş. Hakikate "Yalan" deme olu mu bırayê delal?  Saygılar. 

 

Sayin Sivan yorumunuza bir ilave yapmak istiyorum, Dersimde Alavi yada Alavi kavrami da ellilerden önce yoktu. Dersimliler kendilerine "Kirmanj" derlerdi. Bu hem onlarin etnik kimligini hemde dini kimligini ifade ederdi. "Raa ma ra haq'iya" (Yolumuz hakikat yoludur), gibi deyislerde vardi. Cemler de dualar, zikirler ve gulbenkler agirlikli olarak kürtçe yapilirdi ve yurtseverlik temalari islenirdi. Sik sik Dersim topragina ve Dersim asiretlerinin birligine atif yapilirdi.

saygilarimla

Birez Sivan. Yorumun cok makul ve yerinde. Kurdistanin Palu mintikasindanim. Buyuklerimiz ma Kird i derlerdi. Kurmanci konusan komsu koylerdekine de Kurmanc derlerdi. "Ma shi ki cirani ma ye Kurmanc" Kurmanc komsumuzun evine gidelim. Bu zaza kelimesi sonradan ortaya cikti. Ben sahsen zaza kelimesini severim. Kolay ve kulaga rahat gelir. Yazar Ehmede Xani Mem u Zin de Kurmanc kelimesini kullanir. Bunu baz alsak Soranlar kurt degil deriz. Islam ve somurgecilik Kurdistanlilarin beyinleriyle cok oynamis. Uyduruk bilgilerle. Muhammedin nasil pergamber oldugunu tarafsiz kaynaklardan irdelersek allah tarafindan gonderilmedigini en azindan bazilarimiz anlar.

Paris Kürt Institüsü çevresindede hatiri sayilir "Zazacilik" şampiyonlari var. Bunlardan bir tanesi de Joys Bleu.

Sayın Anonymous ve Kaki kardeşim, yorumumda da dediğim gibi ben 82 yaşıma girmiş biriyim. Dersimliyim ve Dersim Kürd halkını da iyi tanıyanlardanım. Sayın Muhammed'in subjektif yorumunun bir bütününe cevap vermek, böylesine sınırlı bir site de mümkün değil. Bu kardeşimizle bu konuyu tartışmak günler ister, ki ne kadar inandırabileceğimiz de belirsiz. Gönül isterdi ki benim sorularıma onun cevap vermesi. 

Sayın kardeşlerim, Muhammed'in nereli olduğunu bilmem. Bildiğim tek şey onun Dersim Kürd halkını hem iyi tanımadığı ve hemde dini inaçları hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması. Belki de kendisi daha önceleri Alavileri kafir, çıra söndü biliyordu, ya da ailesi. Bu kardeşimiz yorumunda, onun deyişiyle "Aleviler sünnet olur, Aleviler kurban keser, Aleviler Domuz eti yemezler" diyor, bilmem Muhammed'i güneşe, Fadime yi ay'a benzetirler, falan, filan. Zorbalar zavallı toplumlara, -haşa huzurunuzda- boku bal diye beyinlerine sokarlar. Zavallılar kokuyu hissetselerde, yine ona "Bal" derler. Dersim, Ovacık yolu üstünde bir çeşmeye "Ana Fadime" çemeşi adını vermiş, orada bazı kadınlar yolculardan Ana Fadıme hakkı için sadaka isterler. Oysaki o çeşme binlerce yıldan beri orada var. Bir başka gerçek, Muhammed kızı Fadima Mekke, Medine ve Arap çölünden başka bir diyar görmüş değil. Munzur efsanesinden de yine haca giden bir ağa hikayesi var. Zavallı halk buna da inanıyor. Niye haca bağlamışlar????????? Uzun hikaye.

Dersimliler kurban keser, ama neye ve ne için keser? Ayrıca kurban kesilince, Dersimli her Alevi Kürdün kıblesi güneştir. Güneş doğuda ise Kurban doğu ve güneşe karşı kesilir. Batı da ise Batıya doğru. Bir başka gerçek, ben, dedem, babam ve bütün Dersim Alevi Kürd halkının Kurban bayramını kutladığını hiç görmedim. Ama babam her Xızır bayramında -Ocak ayının sonunda ve 15 Şubat'a kadar- kesinlikle üç gün oruç tutar, bir de  kurban keserdi. Ramazan ise, ismini dahi duymamıştık o dönem. Sonra Kurban İslam'a özgü bir gelenek de değil. Sünnet desen hakezza. Domuz meselesine gelince Muhammed kendisi, Peygamberliğini ilan etmeden evel her zaman yiyiyormuş. Şarap da dahil. Yani domuz eti yememe geleneği İslam'a özgü değil. Kürd Aleviler tavşan da yemezler. Bunun da nedeni var. Ama bugün ben hem domuz etini ve hem de tavşan etini yerim. Tabii severek, ya da günah diye değil. Özellikle tavuk ve tavşan etini o denli sevmem. Ama yumurtalı jambona bayılırım.  

Anonymous kardeşim doğru yöylemiş. 1950 öncesi ben de Alevi ve Kızıllbaş ismini hiç duymamıştım. Hele Bektaliliği hiç birimiz. 1948'de zalim devlet "Bektaşiliğin İçyüzü" diye bir kitabı bütün Dersimli dedelere bedava dağıttı. İlk o yıllarda Bektaşılikla tanıştım ve Hacı Bektaş ismini duydum. O kitapta okuduğum bir dörtlükle yazıya son vereyim. Dilerim Muhammed kardeşimize merhamımızı anlatmış olduk.

Ey sofu canabı, haliqin mutlak

Bu şarabı bize helal eylemiş

Çok meht-etmiş onu Kur'an'ı aç bak

Mümin olanlara helal eylemiş.

 

Kur'an'da bu şarabın ismi "GOZE"dir.

Heval kardeşim ben adnı verdiğin sayın profesor Joys Bleu'yu iki kez Paris Kürd enstütüsinde, bir kez de Kürdistan Başkenti Hewlêr'de hem Çar Çıra otelinde bir konferansta ve hem de yine aynı kentte, Hüseyin Sıncar'ın evinde -merhum şehit Sami Abdulrahman'ın amcasının oğlu- bir yemekte tanıdım. Sıskacık, yaşlı bir bayan. Ne yazıkki tarihimizi hep yabancılar yazıyor. Kendine inanmayan bir toplumuz biz.. Ku heye Xwedê nepejirîne. Saygılar.

sayin Sivan

alevi lider sayin seyit Rizanin idama giderken 1937'de söyledigi tek cümle "evladi kerbalayik yaziktir günahtir"

 alevilerin islamligiyla ilgili cevaptir.

pir Sultan Abdaldan bir sey yazmama gerek yoktur.

pir Sultan Abdal dersimin fazla uzaginda yasamamistir.

islam dünyasi hazreti Muhammedin ölümünden sonra bir askeri ve dini darbeyle bozulmustur o gün yapilan darbeciler hala islami yönetmektedir.

alevilik hazreti muhammedin ölümüyle ailesine karsi yapilan askeri ve politik darbenin sonucunda ortaya cikmistir.

bugün yasanilan darbeler ne kadar kötüyse muhammedin ailesine yapilan darbede o kadar kötüdür.

saygilar

 

Sayın Muhammed kardeşim, lütfen beni bana anlatma. Seid Rıza'nın o deyişinin yorumu başkadır. Ayrıca bilmeni isterim ki ne Muhammed, ne Ali ve ne de 12 İmam Alevi değiller. Bunların hepsi cihatçi ve şeriatçi İslam.

Senin adını aldığın Arap Muhammed'in orduları yüzbinlerce Zerdüşt Kürd atalarımızı ve diğer halklardan milyonlarca insan öldürmüşlerdir. Hiç bir halk senin Muhammed'in ordularına, Arap diliyle "Siz hoş geldiniz" demediler bavê min. Lütfen beynini çalıştır ve gerçek insanlık tarihini oku. Unutma benim şeker kardeşim "Balık baştan kokar" ata sözünü iyi yorumla. Muhammed'in orduları bugün hortlanmış, DAİŞ adıyla kan döker, kelle keserler. Dilerim onlardan biri olmak istemezsin. Zira bugün binlerce Kürd insanı bu çetenini içinde, kardeş kellesini uçuruyor.  

Kürdçe bir dörtlükle son vereyim.

Nekev xewê, rabe lo/ Hişyar be naske dijmin/  Guhên xwe veke bira can/ Rind famke tu gotinên min.

Dilerim anlayasın beni. Gözlerinen öperim.    

Sayın Muhammed kardeş unuttum. Peygamber Muhammed'i tanımak istiyorsan, onun Kur'an'ını iyi okumani isterim. Her sayfası bir kandır, bir haksızlıktır bıra can. Pir Sultan'a gelince, Nazlı Rızgarlı köyde yaşamış. Yani Banaz. Tabi bu bir söylence. Sahiden Pir Sultan diye biri var mı? Banaz da yaşamış mı?  Yoksa bu bir efsane ve mitolojik bir kahraman mı? Sana kardeşçe tavsiyem özüne, atan Zerdeşt'e dön, ez gori. Saygılar

sayin Sivan

araplarda alevilere-alevilige cok kizar!

araplar alevilige-alevilere kiziyorsa daha cok alevi daha cok alevilik diye slogan atmamiz gerekmiyormu!

 "alevilik islam degildir" deriz alevilerin cesmesine taktigi isme kizariz!

pir sultani yok sayamayiz.

pir sultanin siirleri, edebiyati, osmanliya karsi mücadelesi var nasil yok sayariz?

pir sultani "yok" saymak kürtleri "türk" görmekle estir.

pir sultanin köyü, yasadigi topraklar, idam edilisi varsa demekki vardir, efsane degildir.

Muhammedin bir bucuk milyar seveni var "kötüydü, kuran kötüdür demek inandirici degildir!

zerdustluk iyi olsaydi zerdustlukta devam ederdik.

alevilik (islam)zerdustluktan daha ileri daha devrimci degilmi?

islama ihtiyac duydugumuz icin zerdustlugu biraktik!

islam simdilik vardir, iyidir, yeni bir din bulana kadar idare etmek zorundayiz dinsiz yasayamayiz!

DAES müslümanlari öldürüyorsa öldürsün niye üzülüyorsunki?

muhammed olmasaydi, savas olmasaydi, islam olmasaydi ne yapacaktik can sikintisindan patliyacaktik.

kendine bir din bul, dinsiz yasamak iyi degildir.

dini bayramlar cok güzeldir egleniyoruz, ziyaretlere gidiyoruz, calismiyoruz.

keske islam gibi on dinimiz kuran gibi on kitabimiz muhammed gibi on peygamberimiz daha olsaydi!

peygamberlerden zarar gelmez, kendine bir peygamber bulursan daha saglikli yasarsin!

saygilar

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sayın Muhammed, -"Sana sayın" demem bile hata- eğer sen gerçekten insanikamil kafasıyla düşünen bir insan olsaydın bu tür saçmalıkları yazamazdın. Bire oğlum Hıristiyanlık İslam'dan çok kötü müydü kü barbar İslam orduları ta Madrid ve Lizbona kadar gittiler? Sen yaşamında Zerdeşt ile ilgili bir bilimsel kitap okudun mu. Senin Ahura Mazda, Zend Awesta, Mazdekizm, Maniizm hakkında bilgin ne.  Ulan senden hiç insani vicdan yok mu, ki "Zerdüştlük daha güzel olsaydı biz Zerdüşt kalırdık" diyorsun. Ulan senin barbar peygamberin orduları bıraktılar mı? O ordular ki ilk girdikler Kürdistan toprağında iki hafa içinde 160.000 Kürd insanın kelesini keserek, Kürdistan'ın her yerine giden bütün yolların güzargahına kazıklara çaktılar. Ulan yine hiç utanmıyor musun "DAİŞ müslümanları öldürüyorsa öldürsün, niye üzülüyorsun" diyorsun ki, bunun için sana "insan" demem doğru değil. Çünkü herşeyden önce o insanlar benim halkımdan Kürd, bir diğerleri ise benim ve senin gibi ican taşıyan insan. Yani ana baba çocukları. İnandığın Tanrı'nın kulları.  Ulan utanmadan öyle şeyler yazıyorsunki insan seni kana susamış bir vampir zanneder . Çünkü sen, "Muhammed olmasaydı, savaş olmasaydı, İslam olmasaydı biz can sıkıntısından patlıyacaktık" diyorsun. Ulan ne duruyorsun vampir herif, git DAİŞ'e katıl, istediğin kadar savaş, insan öldür, onların kanını iç ve neşelen, sıkıntını gider. Sonra ben sana "Senin Muhammed'in ve onun İslam dininin biz Kürdlere ne verdi" diye sorusunu sormuştum, sen ise canavarcasına birşeyler yazıyorsun. Yazı ile de olsa seninle muhatap olduğum için kendimi lahnetliyorum. Çünkü sen insan değilsin.                        

Ha, Kur'an'ı ne kadar okuduğunu ve ne kadar anladığını bilmem.  Sana Kur'an'dan üç örnek vereyim. Bir: Bir insan bir fakir insandan bir erkek bebek alır evlat yapar, onu büyütür evlilik çağına getiririr, sonra o evlatlığını kendi öz halasının kızı ile evlendirirse, sonra o evlatlık karısından boşanırsa, yaşlı babalık o genç hala kızıyla evlenebilir mi, yani evlat edindiği kişinin eşiyle. Süre EL-Ahzab  ayet 36-37-38 ve devam et.

İki: Süre EN-NİSA  ayet  34 anamız kadınlarla ilgili. Dört:  Süre Enfal,  ayet 41 ganimet ile ilgili. Bir Peygamber ganimeti kimden alıyor ve bu ganimetin  yüzde yirmisini de kendisi için istiyorsa ona "Paygamber" denilir mi? Literatörde buna soyguncu eşkiya, barbar denilir benim zavallı bilgem

Son verirken babamın bana bir vasiyeti ve bir de ata sözüyle son vereyim. Babamın bana vasiyeti şu idi: Lawê min ji qirikêra nebe heval ku nîkulê te bi gû nebe". Yani "Oğlum karga ile arkadaş olma ki ağzın boklu olmasın" . Ata sözü:  "Tu semerê zêrîn jî bidî ser pişta kerê, ker dîsa ker e". Yani sen eşeğe atından semer de taksan, eşek yine eşektir.  Bu senin için de geçerli.

 

 

 

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Rojname Kurdish News

Güncel

Kuzey Suriye sınırlarının 30 bin kişilik bir orduyla korunacağı haberlerinin ardından, başta Kürtler olmak bütün dünyayı tehdit etmeye başlayan Erdoğan, bugün yaptığı konuşmada da kürsüden TSK’ye ‘