ala kurdistan
Ey Reqîb

Afrin-Hüseyin Turhallı

6 yıldır Suriye'de vekalet savaşları yürütülüyor. Suriye baştan başa harap bir ülkeye döndü. Yıkılmayan bir Afrin vardı onu da Osmanlı torunları yakıp yıkıyor.

Afrin'de yeni bir sürece girildi. Vekalet savaşı yerini asillerin savaşına bırakıyor.

Yapılan resmi açıklamalara göre Suriye Halk Mukavemet Güçleri 1500 kişilik bir güçle Afrin'e gelmiş bulunuyor. Sayılarının 4 bini bulacağı söylenen bu güçler Türkiye Afrin sınırına konuşlanacak. Hemen ardından yapılan açıklamada ise Türkiye'nin saldırıları sonucunda 2 Suriye askerinin öldüğü ve 3'nün yaralandığı haberleri geçti.

Hemen belirtelim. Kürdistan'ın genel sorunuyla ilgili olarak baştan beri düşüncem şu:

Her parça sorunlarını ilgili sömürgeci devletle çözmeyi esas almalı. Bu denkleme/soruna dahil olan güçleri ve faktörleri asgariye indirir, çözümü kolaylaştırır. Kürdler arası çatışma ve çekişmeyi de bitirebilir.

Bu anlamda Güney Kürdistan'ın sorunlarını Bağdat ile çözmeye çalışmasını hep doğru buldum. Halen de aynı düşüncedeyim. 

Rojava için de aynı şeyi düşünüyorum. Yapılan/yapılacak olan anlaşmadan bağımsız olarak YPG'nin Suriye güçlerini Afrin'e davet etmesini de yanlış bulmuyorum. Bu durum uluslararası alanda Rojava yönetimine meşruiyet kazandırır. Bu dengesiz vahşi savaşta askeri olarak YPG'yi rahatlatır. Daha da önemlisi Rojava-Suriye sorununun politik yollarla çözülmesi için güçlü diyalog kapısını aralar.

Peki bundan sonra ne olacak?

İşin doğrusu Amerika ve Rusya'da ne olacağını bilmiyor. Onların kafası bizimkinden daha karışık. Kaotik bir durum yaşanıyor. Krizin zirve yaptığı, keskinleştiği bir süreçteyiz.

Başta söyledik tekrarlıyoruz. Suriye'de vekiller savaşının sonuna gelindi. Asiller savaşacak." Asiller savaşacak" gerçeği tam olarak ifade etmiyor.

Savaş, yıkım ve ölümdür. Asiller bunu göze alır mı?

Asıl sorulması gereken soru da budur. Türkiye Cumhurbaşkanından, sözcüsüne kadar hepsinin ağzı kurumuş, sağı solu arıyorlar. Kürdleri dövmek kolaydır da savaşa girmek hiç de o kadar kolay değil. Böyle bir savaşın yaşanması için akli hiçbir gerekçe yoktur. Lakin Türkiye'yi hastalar, cahiller ve aptallar yönetiyor. Böyle bir savaş yaşanmaz diyorum. Ancak yaşanabilir de.....

İki seçenek var.

ı- Türkiye Afrin'e yönelik saldırıları durdurur. Sınırlara çekilir. En büyük ihtimal bu.

ıı-Savaş daha da büyür, Azaz, Jarablus, Bab ve İdlib'in de içinde olduğu sahada Türk devletine karşı büyük bir cephe savaşı açılır. Türkiye hezimete uğratılır ve dünya da böylece Erdoğan'dan kurtulmuş olur.

Kısacası tercih edilen birinci şık da olsa ikinci şık da sonuçta kuyruğunu bacakları arasına alıp kaçan yada ensesini kaşıyan Türkiye olacaktır.

Yeni sürecin bana söylediği bu.

Yorumlar

Osmanlı sopa yemeden ıslah olmaz, başka türlüsünü de kendisine zul sayar, 2 şık sanırım olacaktır. Ondan sonra gak guk da edemezler ... yok almanya birinci harpte yenildiği için biz de yenik sayıldık ayağı.. şimdi de işid yenildiği için biz de yenik sayıldık diyecekler ama mızırak çuvala sığmıyor, orantısız..

Her iki şık da da Kürtler kazançlı çıkar. Ayrıca umarım ki artık tali sorunlarla uğraşmayız ve biran önce temel sorunumuz olan ulusal birliğimizi gerçekleştiririz. Saygı ve sevgilerle.

Ortada SURİYE topraklarını TÜRKİYEye peşkeş çeken- SATAN bir  PUTİN var. CERABLUS- AZEZ- ELBAB... sırada EFRİN, İDLİB tamam gibi. Emerika ile  Tillerson görüşmesinden bu yana sessizliğe gömülen MINBIC  erdoğan çıkışları bu ara susmuştur. EMERİKA ile aralarında ne geçtiyse, ne sözü verildiyse, ortaya çıkacaktır. SURİYE topraklarını Türkyeye satan PUTİN, son günlerde Dışişleri vasıtasıyla yaptığı açıklamalarla habire  " ... EMERİKA  PYD ile suriyeyi bölmek - parçalamak istiyor" diye çıkışlar yapıyor. Oysa görülüyor ki Asıl parçalayan , Türkleri taa SURİYEnin HELEBine , İDLİBE kadar sokan PUTİN RUSların ta kendisidir. PUTİNin kuyruk acısı , EMERİKA ve koalisyon hawa gücünün DEYR zorda RUS ve REJİM yanlısı askerlerin QSD güçlerine saldırıp, KOALİSYON uçaklarının onları vurması ve çok sayıda RUS askerlerinin ölmesinden kaynaklanıyor. Güya YPG  ABDnın müttefikidir diye Misilleme olarak Türklere EFRİN yolunu açtı. Böylece O da intikam alıyormuş ABDden...

NOT; Küçük bir şey ama içime de sindiremiyorum. Bu aydınlar ve yazarlarımız neden Türk Dewletinin ASİMİLASYON politikalarına YAĞ sürüyorlar ? Günlerdir Türk basın ve tw. lerinden herkesin " EFRİN ""  Şehrine  ısrarla sürekli " AFRİN" demeleri Asimilasyon politikalarının bir sonucudur. Yani hiç bir zaman bir KÜRD isimlerine Gerçek manada çağrışım yapmamışlar, sürekli değişikliğe uğratıyorlar. İşin üzücü tarafı bu bilinçli Asimilasyon çarpıtmasına  bizim  yazar- kimi yorumcu KÜRD aydınlarımız da ortak olmaktadır.( Belki de farkında olmadan..)  Başta NERİNAAZAD olmak üzere kimi KÜRD sitelerinde de bu hata işlenmektedir.  EFRİN.... EFRİN... BIJİ  BERXWEDANA  EFRİN'E U  ŞERVANé wé....

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News