ala kurdistan
Ey Reqîb

İdlib Sonrası- Hüseyin Turhallı

Sosyal ve siyasal olaylarda determinizm diye bir kural var. Bu tür durumlarda iradi unsur acze uğrar. Hiç bir güç neticenin önüne geçemez. Savaş tarihi ve sanatında bu kural çok daha geçerlidir.

Şimdi herkes "İdlib'de neler olacak?" diye merak ediyor. İdlib'de nelerin olacağını söylemek için öncesine gitmek gerekiyor.

Merkezi Suriye hükümeti Suriye topraklarının sadece %17'sinde hakimiyet sağlarken IŞID ve cihadist guruplar %67'sini fiili hakimiyetlerinde bulunduruyorlardı. Rusya ve İran fiilen savaşa dahil olduktan sonra bu guruplar ilişkide bulundukları Türkiye'ye bağımlı hale geldiler.

Stratejisini Kürd ve Kürdistan düşmanlığı üzerine inşa eden Türkiye'nin bu zafiyetini fark eden Rusya ve İran Kürd karşıtlığı temelinde Soçi toplantılarını düzenledi. Jarablus, Ezaz ve Efrin'in işgali karşılığında Türkiye ile anlaşmalar yapıldı ve bu guruplar çatışmadan İdlib'te istif edildi.

Savaş taktiği ve tekniği gereği belli bir alanda toplanmaya zorlanan düşman ya "imha" edilir, yada teslim alınır. İdlib'de bundan başka bir sonuç yoktur, olamaz. İdlib sorunu, guruplar oraya toplandığında çözülmüştür. Bundan sonrası siyasi ve/veya askeri operasyona kalmıştır.

Bu arada savaş ve politik sanatta Putin bir usta olduğunu göstermiştir. Adeta bir cambaz gibi oynayan Putin Çarlık Rusya'sının yayılmacı politikasını sürdürüyor. Çarlık Rusya'sında olduğu gibi o da şu ana kadar Kürdlere düşmanlık yapmıştır, Kürd dostu olmaktan da uzaktır.

Sorun İdlib'in hal olmasıyla bitmiyor/bitmeyecek gibi görünüyor. AKP'ye yakın basın-yayın İdlib sonrası Fırat'ın Doğusu'nu- Rojava'yı işgal etmeyi gündemine almış bulunuyor.

Peki Türk ordusu Rojava'yı işgal girişiminde bulunursa öncülüğünü ABD'nin yaptığı Koalisyonun tutumu ne olur?

Türkiye-İran ve Rusya'nın, ABD ve Batı'yı Ortadoğu'dan söküp atma konusunda anlaştıkları görülüyor. Olayların akışından bizler biliyoruz da ABD ve Batı bunu bilmiyor mu?

ABD ve Batı'nın Rojava'ya yığdığı silah ve Güney Kürdistan'da yürüttükleri diplomasi, Rusya-İran ve Türkiye üçlüsünün geliştirdiği stratejiye karşı tedbir anlamına geliyor. Zira dayanacakları tek güç bu üçlünün saldırılarına maruz kalan Kürdler dışında dost olabilecek herhangi bir güç yoktur. Türkiye artık sadece kağıt üzerinde NATO ülkesidir. Safını İran ve Rusya'dan yana belirlemiştir. Bu durumda ABD ve Batı ya Ortadoğu'dan silinecek, yada Kürdleri sonuna kadar destekleyeceklerdir. En azından bu süreçte başkaca yol görünmüyor.

Uğradıkları sayısız ihanetler yüzünden Kürdler ayranı üfleyerek içiyor. Kafaları karışık ve net bir tutum alamıyorlar. Ancak Batı ve ABD olmadan da yapacakları/yapabilecekleri hiçbir şey de yok. Kürdler bu gerçeği görmek ve ittifak durumlarını berraklaştırmak durumundadırlar.

ABD ve Batı Kürdler için savaşmaz. Ancak Ortadoğu'da İran'ı dengelemek ve İsrail'i korumak için Kürdlerin varlığına ihtiyaçları var.

ABD'nin Minbic ve Şaddadi'de Rojava hava sahası kontrol radarlarını yerleştirmesi Rojava'ya yönelik saldırılara karşı askeri bir tedbirdir. Basına yansıyan ve yerelden gelen haberlere göre YPG öncülüğündeki QSD güçleri de Jarablus, Ezaz ve Efrin'e yönelik askeri harekatta girişmek için hazırlıklar yapıyor.

Bu şu anlama geliyor. Türkiye'nin Rojava'ya saldırmasından çok, koalisyon güçlerinin teknik ve hava koruma desteğiyle Jarablus, Ezaz ve Efrin hattında büyük bir operasyonla karşı karşıya kalabilir.

İdlib'in öncesi vardı, sonrası bitmiştir. Fırat'ın batısına bakalım, batısına.....

Yorumlar

Idlib sonrasi Kurde kazik, olacak o ne olursa olsun TC ve pust Ruslarin anlasmalari hicbir sekilde Kurde pozitif olarak dönmeyecektir, ben siradan bir yurtsever olarak görüyorumki, bu Sunnileri TCnin isgal ettigi yerlere yerlestirecekler bu kesin, TC kendi deyimleri ile ‘ Suriyenin Kuzeydogusuna’ ergec bir operasyon yapacak eger bunu yaparsa bilelimki herkesten izin almis demektir TC ABDye ragmen böyle birsey yapmasi bir cesit intihar olur ama ABD buna ses cikarmassa izin vermistir, zaten TCnin yöneticileri acikca diretiyor ya TC ya Kurdler, tehlike belli! Ben Kurd olarak suna kiziyorum düsman belli uzun vadedeki hedefi belli neden bu bekleyis?? En iyi savunma saldiridir, eger madem bir yenilgi yada zafer olacak kendini gönüllüce mezbahaneye götürmek yanlis degilmi? Bu mücadele nasil basladi hatirlayalim ne kadar zorluklar yetersizlikler ile degilmi O zaman korkunulmadida simdi bu korku neden? Zaten TC ve itleri hergün Kurd kanina giriliyor Kurdlerde artik anlamaliki bu bekleyis ölümünü bekleyen bir mahkumdan fark olmadigidir, bekleyelim dediler Efrin gitti bekleyelim dediler Münbic gitti eger daha cok beklenilinecekse bütün Rojava gider Kurdlük gider, kardeslerimize akil vermek hattimize degil ama gözüken durum Bu.

Olur ki TC. Suriye KÜRDİSTANına saldırdı da ABD ses etmedi, tersine ONAY vermiştir demektir. O zaman yapması gereken tek şey kalıyor. O da İŞİD ile saldırmamazlık antlaşması yapıp Onları serbest bırakmak, hatta alttan alta da destek verme, İşidi yeniden canlandırmak Hortlatmak. Batılıların anlıyacağı bu olsa gerek. Madem öyle al sana böyle. Umarım böyle bir duruma ihtiyaç kalmaz.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News