ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürdistan Gerçekliği ve Siyaseti- Hüseyin Turhallı

Kürdistan Gerçekliği ve Siyaseti

A- Genel Olarak

Kapitalist-emperyalist sistem ile Sosyalist-komünist sistemin 150 yıllık çatışması komünizmin yenilgisiyle sonuçlandı. Komünizmin yenilgisi klasik kapitalist-emperyalist sistemin de sonunu getirdi.

Dünya 1990 sonrasında küresel süreç dediğimiz yeni bir tarihi evreye girdi. 20 yıllık bir gelişme sonrasında sistem kendi içinde kaotik bir sürece evirildi. Toplumların gelişim yasası açısından bu olağanüstü bir durum değil, beklenilen bir sonuçtur.

Küresel sürecin maddi yaşam biçiminde ilişkiler hızlı değişken ve yüzeyseldir. Sığlık ve hızlı değişkenlik yaşamın bütün alanlarına hâkim olur. İşte, aşkta, arkadaşlıkta, evlilikte, aile ilişkilerinde kendini hissettiren sığlık ve hızlı değişkenlik kurumlar ve ülkeler arasındaki ilişkilerde de geçerlidir.

Örneğin dünyanın iki büyük askeri yapılanması Varşova paktı yıkıldı, NATO'nun da "beyin ölümü" gerçekleşti. Her gün kurulup bozulan ittifaklara tanık oluyoruz. Sistem bu esaslar üzerinde yavaş yavaş yerine oturdu/oturuyor. Buna karşılık üst yapı kurumunda ciddi bir bunalım yaşanıyor. Değer yargıları, ahlaki yapıda ve hukuk sisteminde büyük bir kaos yaşıyor. Dünya adeta ahlaksız ve hukuksuz kalmıştır. Bu sürecin 5-10 yıl daha devam edeceğini öngörmek mümkün.

B- Küresel sürecin Kürdistan üzerindeki etkileri

ı- Bilimsel kurum inşasının geçiştirilmesi, hezimet ve geri dönüş

Ocak 2001 yılında Hollanda'da yapılan Kar-Saz toplantısı öncesinde Özgür Politika gazetesinde "Küresel Süreçte Kürdistan'da Ekonomi" başlığı altında uzunca bir dizi yazım yayınlanmıştı. O yazıda sadece gelecekteki ekonomik durumu değil, olası siyasi ve askeri durumlara da vurgu yapmaya çalışmıştık.

Yazıda özet olarak, küresel süreçte güvenliğin yerelden sağlanacağını, bunun Kürdler için yeni fırsatlar yaratacağını ve hazırlıklı olunması gerektiğini söylemiştik.

"Hazırlığın ne olması" gerektiği sorularına ilişkin olarak "bunun hazır bir reçetesinin olmadığını, 10-11 temel bilim dalından oluşan komple bir "Bilimsel Araştırma Merkezi"nin kurulmasıyla bu sorulara cevap bulunabileceğini söylemiştik.

Hatta çok büyük bir iddiada da bulunmuştuk. Sarsılan dünya düzeninde böyle bir kurumun küreselleşen dünyada manivella gibi bir rol üstlenebileceğini iddia etmiştik.

Yanılmadık ve tarih 12 yıl sonra Kürdlere bu fırsatı sundu, lakin......

Yılların tecrübesi ve aylarca süren böyle bir çalışma ne yazık ki değerlendirilemedi. Bunun nasıl hayata geçirilebileceği konusunda 2001'de Köln'de Eyyüp Burç ile tartışırken bana "Fazla umutlanma. Kürdler davul zurna için milyonlar harcar, ancak bilimsel kurumlar için tek kuruş harcamaz" demişti. İnanmamış/inanmak istememiştim. Eyyüp haklı çıktı.

ıı- Kürdistan'ın nesnel gerçekliği nedir, ne yapılabilir?

a- Kürdistan diğer coğrafyalardan çok daha farklı dinamik esaslar üzerinde varlığını sürdüren nev-i şahsına münhasır bir yapıya sahiptir.

Her şeyden önce Kürdistan'ın kaderini iç dinamikler değil, dış unsurlar belirliyor. Belirleyiciliğin dış unsurlarda olması birincil hedef çalışmanın ne olması gerektiğine işaret eder.

Güney Kürdistan'ın geçmişte yaptığı, bugün de yapmaya çalıştığı bu çalışma, umudu dışa bağımlı hayali bir çalışma değil, dinamik esasları ve dayanakları olan bir çalışmadır. Hatta Kürdistan davasında uluslararası diplomatik çalışma "ulusal birlikten önce" gelen bir özelliğe sahiptir.

Güney Kürdistan'ın bugünkü statüye kavuşması, öncülüğünü Celal Talabani'nin yaptığı böyle bir çalışma sonucunda gerçekleşmiştir. Ancak referandum sürecinde bu ilke ve dolayısıyla diplomatik çalışma göz ardı edilerek içe yönelik bir siyaset yürütülmüş ve bunun sonucu olarak Kürdistan coğrafyasının %51'i kayıp edilmiştir.

Bu gün Rojava'da yaşanan sorunlar da bu ilkenin önemsenmemesinin doğal sonucudur.

b- Ortadoğu'da kargaşa ve savaş Kürdlerin aleyhine değil, lehinedir.

Kürdlerin diğer halklarla barış içinde yaşamak istemeleri ahlaki ve insani bir arzudur. Ancak bu gerçeklikten uzak sadece bir arzu. Hepsi bu.

Barış ve huzurun önündeki engel sömürgeci egemen güçlerdir. Bu engellerin ortadan kaldırılması için birbirleri ile çatıştırılarak zayıflatılması gerekiyor. Kürd parti ve örgütleri siyasetlerini devletleri birbirleri ile nasıl çatıştıracakları esası üzerine inşa etmek durumundadırlar.

Öcalan Suriye'de kaldığı 20 yıllık sürecin en az yarısını bu anlamda oldukça verimli kullanmıştır. Ancak yukarıda anlatılan birinci ilkenin ihlal edilmesi ile devlet kurma bilinci ve kültüründen yoksunluk PKK öncülüğünde yürütülen mücadelenin sonuç almasını engellemiştir.

Suriye özgülünde benzer fırsatlar ortaya çıkmıştır. Değerlendirilebilir, değerlendirilmelidir.

c- Ortadoğu'ya barış Bağımsız Kürdistan ile gelir.

Ortadoğu'da kaos ve savaşların asıl nedeni Kürdistan devletinin yokluğundandır. Bu anlamda Kürdistan için devletsizliği savunan ideolojik ifadeler birer saçmalıktan öte bir değer ifade etmiyor.

Sadece Ortadoğu için değil, Kürdistan'da iç barış devletleşme ile gelir. Rojava ve Güney Kürdistan'daki istikrar bunun canlı örneklerdir.

Dolayısıyla Kürdlerin devlet kurma isteği ve arzusunun savaş gerekçesi gibi algılanması bir yanılsamadır.

Bağımsız Kürdistan'ın kurulması ile Ortadoğu'ya barışın geleceğine ilişkin olarak dünya ikna edilebilir/edilmelidir.
Böyle bir çalışmanın yürütülmesinde siyasiler kadar Kürd aydını da sorumludur.

Sonuç olarak; küresel süreçte güvenliğin yerelden sağlanması ilkesi gereğince Kürdler, Kürdistan coğrafyasında hala temel aktördür.

Kürdlerin kendi kaderlerini tayin hakkının belirlenmesinde belirleyici olan dış etmenlerdir. İç dinamiklerin gelişmesi dış baskının sınırlandırılması ile mümkündür. Sömürgeci güçlerin birbirleri ile çatışması/çatıştırılması ulusal mücadele programının da önemli bir parçasını oluşturur.

Sözün özü, Kürdistan ulusal kurtuluş mücadelesinin zorluğu imkânsızlığından değil, diğer mücadele biçimleriyle ortak paydasının az yada hiç olmamasındandır.

Kürdistan siyasetinin gerçekliği budur.

Yorumlar

Yazdiklarinizin hepsi hikaye asil sorun Kurdlerin müslüman olmasi ve Müslümanlardan anca bu cikar aslinda bakarsaniz Kurdler kurtulsa ne cikar? Tekerlegi yenidenmi icat edecekler? Ikinci sorunlari haini bol olmasi biri kahramanligin kitabi yazarken öbürü ihanetin kitabini yaziyor! Kimse kusura bakamasin bu dünyada müslüman toplumlarin bir gelecegi yok , neden kimse görmüyor bizi “müslüman”oldugunu söyleyenler öldürüyor! Bunu görmeyen cavuslar döner bir yerini avuclar! Özgürlük anca Adam olana! Birazda bunlari yazin!

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News