ala kurdistan
Ey Reqîb

Kürdistan Tarihinde Pazuki Aşireti ve Öcalan

Aydınlık Gazetesinin son günlerde Öcalan’ı konu alan yayınları dikkat çekmektedir.

Konuyu işleyiş niyetine bakılırsa eğer; Kürd milliyetçilerle Türkiyelileşmek isteyen Kürdleri karşı karşıya getirmek, istiyor gibi yorumlanabilir..!

Şimdilik bu tartışmayı bir başka zamana bırakıp aşiretin tarihine bir göz atalım.

Gerçekten Öcalan’ın mensup olduğu Pazuki Aşireti Türkmen midir, yoksa Öcalan’ın Turkiye sevdası mı bu aidiyet ihtiyacını ona dayatıyor ..?

Bunu öğrenmenin tek yolu tarihin tozlu raflarına uzanmaktır.

(Pazuki- Bazuki-Beski) BéZIKİ AŞİRETİ:

Bu ifadelerin içinde Kurd fonetiğine uyan, Kurdi anlam taşıdığı gibi Kürdler tarafından da kullanılan “Bézıki” ifadesidir.

Bézıki, Kürdçede “karınsızlar” anlamını taşır.

Her ne kadar tarihi kaynaklarda bu aşiretin merkezi yerleşim alanı Nahcivan ve Tebriz civarı gösterilse de günümüzdeki yerleşim alanları dağınık olup Nahcivan, İran toprakları, Dérsim ve Urfa civarıdır.

Bugün bile Halfeti ve Bozova arasında kalan bölge “Deşta Bézıkan” olarak bilinir (Bézıki Ovası).

ŞerfXan, “Şerefname”de Pazukilerle ilgili şöyle der: “ Bézıkilerin aslı Sıveydi aşiretidir. Sıveydilerin kökeni de Barmekilere dayanır.”

Bazı kaynaklar Barmeki soyunu Muhammed Peygamberin sahabesi Esved’e, ya da Medine şehrine yakın Suveydi köyüne  dayandırırlar. Ancak Barmekiler kendilerinin Fars asıllı olduklarını kabul ederler. Bézıkilerin bir süre Barmekilerle beraber yaşamış olması Barmekilerle ilişkilendirme sebebi olmuş olabilir...

Sayın K.Fani DOĞAN’ın Pazukilerle ilgili şu yorumu da dikkate değerdir: “ Bazukiler tarihte Pazuki olarak geçer, evveliyati Zekertu ve Zag kabilelerine kadar inen bu topluluk Zag'ların büyük kollarından biridir. Yavuz Selim zamanına kadar Homa tapımı (mitracılık) inancındadırlar ve bu nedenle tıpkı Canbegan Kürt topluluğu gibi sapık inançları bahane edilerek göçe mecbur edilirler. Bugün ağırlıklı olarak İran'da yaşıyorlar ve Kürtlüklerini hala muhafaza ediyorlar.

Türk toplulukları içerisinde mitracı bir topluluğa rastlanmadığı gibi Türklerin Allah'a “Homa” dediklerine hiçbir tarihi belge tanıklık etmez.

Pazukiler, diğer zaza aşiretlerinin Barmaki hanedanlığınca yönetilen Sıvedi Konfederasyonu içerisinde yani Ginc Mirliği içerisinde yer almayı salt dini nedenlerle kabul etmeyip kendi mirliğini muhafaza etmek istemesi sonucu gadre uğramış ve mirleri Pazuki Niyaz Bey öncülüğünde topluca göç etmişlerdir...”

Pazuki Beyliğiyle ilgili en geniş açıklamayı, -eksik olsa bile- E. Xemgin yapmaktadır. E.Xemgin’e göre, ” Pazukiler Şah İsmail döneminde Xalid Bey tarafından yönetiliyordu.  Xalid Bey savaşta bir elini kaybettiği için “yekdest Xalid” diye çağrılırdı. Savaşlardaki kahramanlığından ötürü Şah İsmail tarafından kendisine altından bir el yaptırılmıştı. Pazuki bölgesinde (bugünkü Nahcivan) kendi adına hutbe okutan ve para bastıran Xalid Bey, bir süre sonra safevi hanedanlığıyla yollarını ayırınca Osmanlıya bağlılığını sunmak zorunda kaldı. Yavuz Selimin Çaldıran seferinde Şah İsmail’e karşı cephe alıp savaşmasına rağmen, savaştan sonra padişah emriyle öldürülmesi aşiretin yönünü yine İran’a çevirdi. Öldürülmesinden sonra yerine geçen oğlu Uveys Bey babasını öldüren Osmanlıdan intikam almak için karşı tarafa, yani Safeviler tarafına geçti. Bağlılık yemininden sonra kendisine Osmanlı sınırında kalan Erciş, Adilcevaz ve Beyazid yörelerinin beyliği verilerek kendisinden sınır bölgesinin korunması istendi. Ancak bölgedeki Kürdleri kontrolüne alma girişimi ve egemenlik alanını genişletmeye çalışması Tebriz Valiliği ve dolayısıyla Safevi yönetimini tedirgin etti, bunun üstüne Şah, Tebriz valisi Musa Sultan’ı Pazuki Beyliği üstüne göndererek Kürdlerin bölgede güçlenmesini engellemek istedi. Üzerine gelen orduya karşı savaşamayacağını anlayan Uveys Bey, Osmanlıya tekrar sığınmak zorunda kaldı. Pazuki Beylerinin devamlı saf değiştirip bölgede sorun yaratmaları ve kendi başlarına buyruk davranıp Kürdleri bir araya getirmeleri Kanuni Sultan Süleymanı da endişelendirmişti. Bu yüzden Kanuni, Durzi Davud’a haber göndererek Pazuki Aşiretinin adamlarını kılıçtan geçirmesini istedi. Durzi Davud emir gereği baskın yaparak Pazuki beyi ve adamlarını kılıçtan geçirdi. Ancak bu katliamdan Uveys Bey’in iki çocuğu kurtulmayı başararak Zırıkanlı Ahmed Bey’e sığındı. Uveys Bey’in katliamdan kurtulan çocukları Kılıç Bey ile Zülfikar Bey büyüdükten sonra aşireti toparlayarak  Safevi hükümdarı Şah Tahmasp’a sığındılar.

Şah kendilerine sığınan Pazuki Aşiretine eski topraklarını geri verdi. Oğul Kılıç Bey yörenin beyi oldu ve ölünce yerine kardeşi Zülfikar Bey geçti. Ancak Zülfikar Bey’in dönemi kısa sürdü. O da ölünce yerine Kılıç Bey’in oğlu 2.Uveys geçti. Annesi tarafından beylik yapması engellenince aşiret beyliğine aşiret ileri gelenlerinden Yadigar Bey geçti. Yadigar Bey Pazuki bölgesini imar yönünden geliştirerek halkın huzur ve refah içinde yaşamasını sağladı. Yörede gelişen huzur ve refah göçlere sebep oldu. O da ölünce yerine geçen oğlu Niyazi Bey geçti. Niyazi Bey babasının sağladığı huzur ortamını devam ettiremedi, onun zamanında olaylar meydana geldi, sahip olduğu iktidar olanaklarını kötüye kullanınca Şah Tahmasp tarafından tutuklanarak Alamut Kalesine hapsedildi. Ziya Bey’in yerine 2. Kılıç Bey atandı. Şah Tahmasp’ın ölmesi ve yerine oğlu Sultan Muhammed’in geçmesiyle beraber Pazuki Beyliğinin sonu geldi.

Safevi Sultanı Muhammed yöresinde refah ve huzuru geliştiren Pazuki Beyliğini önce ikiye ayırarak bir kısımını Kılıç Bey’e, diğer kısmını da zindandan çıkardığı Ziya Bey’e yönetmeleri için verdiyse de beyliğin sağladığı güçle ileride kendisine sorun olacağını düşünerek beyliğin merkeze bağlanmasını emretti ve böylelikle Pazuki Beyliği tarih sahnesinden çekildi...

Bézıkiler yaşadığı coğrafik alan dikkate alınınca neden sürekli yer değiştirdikleri ve diğer aşiretlerle ittifak kurdukları anlaşılır. İki büyük imparatorluğun savaş alanında sürekli saldırı ve talanlara  maruz kalmışlar, zaman zaman saf değiştirmiş, hatta mezhep değiştirmiş olmalarına rağmen katliam ve göçerlikten kurtulamamışlardır. Bu nedenle tarihi kaynaklarda Adilcevaz Bézıkileri, Nahcivan Bézıkileri, Dérsim Bézıkileri, günümüzde de Halit Bey Bézıkileri ve Şeker Bey Bézıkileri diye de tanınmaktadırlar. Halit Bey Bézıkileri, Dérsim, Hınıs, Malazgirt ve Muş civarı, Şeker Bey Bézıkileri ise Bozova civarında yaşamaktadırlar. Ocalan da Şeker Bey Bézıkilerindendir.

Urfa-Bozova bölgesinde halen Arusoğlu ve Aksoy gibi ailelerin aşireti temsil ettikleri bilinmektedir. Dérsim Bézıkileri alevi, Urfa Bézıkileri ise sünni mezhebine mensupturlar...

Yukarıdaki kaynaklar  dikkate alındığında Pazuki ya da Bézıki aşiretinin Türkmenlikle hiç bir alakasının olmadığı görülüyor, ama her ne hikmetse Ocalan tutsaklık koşullarında kapıldığı türkiyelileşme sevdasıyla soy kütüğünü de türkleştirmeye çalışmaktadır.

İlginç olan demokratik kültürü öne süren Apo’cuların anti demokratik tavırla Ocalanın neden olduğu çelişkili durumları eleştiriye kapatmalarıdır. Yani, kült haline gelen Ocalan’ı eleştirmek bir tabu, oysa Ocalan’ı değişime zorlayan STOCKHOLM SENDROMU’nun sebep ve sonuçları tartışmalıyız ki, Kurdistani mücadele ulsalcı çizgiye tekrar dönebilsin.

Aksi taktirde türkiyelileşme siyasetiyle Kürdler kapıkulu uşaklarına, PKK de yeniçeri ocağına  dönüşebilir.

Fikret Yaşar

Kaynak:

*E.Xemgin- Kurdistan Tarihi

*Şerefxan- Şerefname

*K.Fani Doğan- Bazukiler (yorum)

Yorumlar

Cok detayli bir arastirma ve degerlendirme,Sayin Fikret Yasar Kürdi ve hür durusuyla her zaman oldugu gibi  yine  fark yarati.õcalan'da malesef ...Kürt Milletini de kulandirtmak istemekte,Vatansever hür birey ve Aydinlarimiz bu cikmaz sokaga girmeye dur demeli ve diyebilmelidirler.

        Fikret Yaşar Kurdistan Post Ve....

Bunun adı "demokrasi-demokratik" eleştiri,tartışma quzıl kurt falan fistan...Ben BB&kargaya aynen karga gibi bir kuş (devekuşu)ve bir ilaç (LDS)ismi yazdım KP sansürledi.Adamlar nerdeyse anamıza....sövecekler "tabi yaşar bey'in söylediği gibi" demokratik hakları" KP büyük bir keyif ve iştahla sayfanın en baş köşesine asıyor.Bizler hergün burda biz Öcalanın Ögrencileriyiz diyoruz.Eger ki, ögretmenimiz... (edit.: uyarınız üzerine yukarıdaki yorumda y er alan gözden kaçmış ifade silindi)  ise bizlerde öyleyiz o halde, KP de aynıdır. Her kimli bizlerle muhatap oluyor ise oda öyledir.  "SANSÜRLMEYİN" aynen yayınlayın ki demokratlığınız tescillensin. Ne demişlerdi ? Söyle arkadaşını söyleyeyim kim olduğunu.Öyle degilmi ama?Ayıptır günahtır, be bu ne Pişkinliktir.Bir sürü olumsuzluğa rağmen bizler hergün emeklerinizin heder olmaması için yazmaya gayret ediyoruz.Nedir bu ? Beş on kişi ülke kaçkını mutlu olsun diye milyonları çigniyorsunuz.Bu milyonlara saygınız yoksa bu uğurda Şehadete eren onbinlere saygınız olsun.

Şimdi KP ve Yaşar bey mutlularmı bari.PKK,BDP,KCK,HPG,PJAK,PYD,YPG,vd.vd.100 belediye 3.5-4 milyon oy=10 milyon insan İrademiz,Serokumuz Başkanımız,Reberimiz diyecek çapı bilmem ne kadarlar onlara dil uzatacak Sonra çıkıp Ulusal Mücadele den bahs edecekler..!Yahu sizin bu bahs ettikleriniz Kim kim isimlendirin isimlendirin.Bu bahs ettikleriniz Japonlarmı yoksa başka bir Galaksidelermi isimlendirin.Bu yukarıda yazdığım Örgütleri sakın ağzınıza almayın buna hakkınız yok.Bu yazıyı yazanın da yayınlayanında İrademiz Başkanımız diyen Örgütlerimizi de ağızlarına almaya hakları yoktur.Ve bu yazıdan ötürü KP Kürd Halkından ve İrademiz Öcalandır diyen milyonlardan özür dilemelidir.Ben şahsen bugüne kadar KP hariç hiç bir yerde bir satır yazı yazmadım ve KP ye de onlarca okur kazandırdım.Bu özür dilenmedikçe bir daha tek bir satır yazmayacağıma sizlere söz veriyorum.....

Yazıyı da kınıyorum lanetliyorum..

Rohat Kurdino

Edit.: Sayın Kurdino, milyonların iradem dediği şahsiyetler de eleştirilebilir. Daha doğrusu övgü kadar eleştiriyi de onlar her kesten daha fazla hakediyorlar. KP'nin kişilerin 'kutsallığını' dikkate alarak yayın yapmadığını biliyorsunuz. her kes, her fikir eleştiriye açıktır. Yorumlara el sürmemeye çalışsak ta, hakaret, küfür niteliği taşıdığına inandığımz ifadeleri sileriz. Gözden kaçanlar oluyor. Bu açıdan gelen uyarıları saygıyla karşılıyor, destek olarak değerlendiriyoruz. Sansür yoktur. Yalnız sizin yorumlarınızdan değil Sizin eleştirildiğiniz yorumlardan da rencide edici bazı kelimeleri sileriz - ki, bugün birkaç yorumdan bu tür kelimeleri sildik. Birçok arkadaş da sonradan sildiğimiz için teşekkür ederler; o an duygusal yaklaştım, derler... 

Umarız arkadaşlar birbiri ile tartışmaktan ziyade yazıların içeriği ile ilgili görüş belirtirler. Saygılar. 

Sayın Rohat Kurdino herşeyden önce gösterdiğiniz tepkiyi yerinde görüyor ve tebrik ediyorum. Eminim benim bu yorumumda yayınlanmayacak. Zaten çoktandır bu sitede yorum yapmama kararı almıştım. Binlerce gencin kanı ile buralara varmış ve milyonları arkasına almış bir harekatın büyüklüğünden korkanlarin ve bunların yazılarını yayinlayan kp nin niyetinden de şüpheliyim. Bu yorumumun yayınlanması sıkar ama sizin tepkinizden dolayı sizi tebrik ederim. Not: bu tebriği size özelden ulaşamadığım için burdan yapıyorum.

yorum bolumune yazan arkadas  nasil bir demokrasi ve gorusune sahib  bu bilgiden yoksun ve entellektuel fotograf  kayde deger anlasilmaz cevap nereye dokundugunu beli omayan fikir sahibi  kendini halkin oncusu sanip bizi savunamaz diye dusunuyorum .selam ve devam

Fikret hocanin yazisina  sanirim muhataplari cevep yazacaklardir.

yazmazlarise bende bunu boyle kabuledecegim 

 

 

Bu yazinin hangi amacla yazildigini anlamak güc.Kimsenin gündeminde öcalanin soy kütügü yokken ve bu kimseyi ilgilendirmezken yazi olsun da camurdan olsun deyip bu konuyu ne diye yazdinizki.Kürtleri mesgul edecek daha ciddi bir konu bulamadinizmi

sayin  Fikret yasar ile sayin kenan fani dogan Iki ayri kurdce kelimeyi bir birine karistirmaktalar zan ediyorum ikisede tam kirmanci lehcesine hakim degilerdir  Paziki dedikleri kelime ''baski dir''

Baski Ajni yada kulac demektir kirmancide.9suda yuzerken ajni=yuzme. kulac ise bask'dir]

TC devletine karsi gelen ilk Usuve Baskidir araban ve besni sinirinda derben deresinde txc askerleri tarafindan katledilir usive baski benim baba anemin dayisinin ogludur usuvin ozerine onlarca deyis [Lorin] kilamlari vardir usuvi baskinin oglu $eyin [$er yada serwari]ha keza oyledir.

Lutfen kurdistan botan bolgesinden kurdluk ise botan bolgesinden ibaret degildir. tarihi hele hele kelimeleri carpitmayin sayin yasar, sayin kenan fani dogan bir apo dusmanidir selimin intikamini ne cesit alacak arayisi icerisindedir..

sayin yasarin daha once tarihi yazilatina deger verirdim ...

benim aslim Qoserlidir Asiretimin ismi hala Qoserdir sen bana da itimat etmedin govenmedin lutfen biraz apoya saygi bekliyorum sizden

 

 

Öcalan'ın aşiret kökeniyle ilgili bu uzun bilgilendirme onun Kürt olduğunu ispat ediyor. Öcalan ise kendisinin Türk kökenli olduğunu ispat etmek istemiş. Demek ki, amacı Kürtleri Türkleştirmek ve kapıkulu etmekmiş. Bu nedenle de Kürtlerin özgürlük davası lidere kurban edilmemeliymiş.

Kurdistan Post'un akademik bir yayın organı olmadığının farkındayım. Fakat bu yazıyı niçin yayınlama gereği duyduğunu anlayabilmiş değilim. Son üç paragraf sadece forum ortamlarında yayınlanabilecek türden ve bir uzunluğa sahip. Öncesi ise ansiklopedik alıntılar.

Demek ki yazarlık yapmak bu kadar kolay bir iş. Öncül niyetine ansiklopedik uzunca alıntılar yapılır, sonra da "öyleyse" denilip birkaç cümle yazılır. Ve buyurun size bir makale. Elbette takdir KP yöneticilerine aittir, ama bir KP okuru olarak görüşümü bildireyim dedim.

Yazarın Öcalan'la ilgili söylediklerinin ve uğursuz öngörülerinin bana göre iler tutar yanı yok, ama mevzu o değil zaten.

Benim yazıdan anladığım, yazarın Öcalan'ın Kürt Halk Önderi olarak tanınmasına itiraz ettiği. Bu konuda BB&K ile yazışmasını öneriyorum. Ortak paydalarını daha iyi ifade edebilecek yazılar üretebilirler belki. Ayrıca son cümlede geçtiği şekliyle, ÖDLPKE (Özgürlük Davası Lider Popülaritesine Kurban Edilmemeli) adında bir parti girişimi de başlatabilierler.  Bugünlerde moda oldu zaten.

**

Edit.: 

Sayın Ömer F. Kurhan’ın hürmetli Fikret Yaşar’a yönettiği eleştiriler, her iki rêzdarımızı bağlar. Yazar Fikret Yaşar’ı bağlar ama KP’nin Kürdçe bölümünü tek başına sırtlayan editör Kak Yaşar’ı dahi bağlamaz. Editör duruşumuz, yayın siyasetimiz yek tir.

Toplumun geniş kesimleri ile irtibat içerisinde olmak, alıp vermek isteyen yayın organı ‘akademik’ olmayı hedeflemez. Hedeflemesi absürt bir şey olur.  

Ne kadar başarıldığını ölçmek imkanına sahip değilsek de KP bir özgürlük platformu olsun diye kollarımızı sıvayarak çalışmaya başlamıştık. Bu düşümüzden bir millim geri adım atılmamıştır. ‘Herkese söz hakkı vermek’ gibi bir işgüzarlıktan milyon km. uzak bir anlayışla ‘noolur, herkes fikrini babasının gözyaşına aldırmadan aktarsın’ talebi ve arzusu ile yola çıktık.

KP’nin Kürdün Özgürlük Alanı olması için kişisel tercih, düşünce ve tutumlarımızı kendi köşe yazılarımızla sınırlı tutarak kendimizi, Özgürlük Alanı’nda yayınlanması ulusal bilinçlenme, sorumluluk açısından zorunlu olan makale ve yorumları ‘komplekssiz’ aktarmaya çalışarak midemize oturmayan fikirlerin üzerinden bir bardak ta su içmeye alıştırdık, alıştırıyoruz.

Burada saygıdeğer yazar ve yorumcu arkadaşlarla birlikte ortak bir çalışma yürütüyoruz. Burası verip alma yeri. Bazen verdiğimiz aldığımızdan, aldığımız ise verdiğimizden fazla veya az olabilir. Bundan gocunmamak lazım.

Yorumlar, makaleler genellikle kişilerin başkalarını kendi doğrusuna çekmek için yazılır. Bundan doğal bir şey olamaz. Özgürlüğün; özgürce düşünmenin, yazmanın, okumanın, bazen de özgürce öfkelenmenin tadını çıkaralım. ‘Mutlu toplumlar’ böyle oluşur. Saygılar. 

guzel yazmis yazar ilkleri bize ogretiyor serefname,yi  tekrar okumaliyim gine soyluyorum ben hdp diye bize dayatilan partiye karsiyim ben kurdum kurdistanliyim turklesmek isteyen varsa turklerin bolgesine gitsin ve orda siyaset yapsinlar eyerki kurdlerin davasina destek olmak istiyorlarsa bdp siyaset yapsinlar hdp kurdlerin desteyi olmadan bakalim kac oy alacaklar biz kurdler neden turklere hizmetkar yapmaya calisiyorsunuz beyler basimizdakiler spas

Sayın Qoserî, burada yazısı veya yorumu yayınlanmamış bir kişi hakkındaki iddialarınızı yayınlamamız ahlaki olmaz. Bahsini ettiğiniz şahısla ilişkiye geçebilir, görüşlerinizi aktarabilirsiniz. Saygılar.  

ama sayin yazar ondan ornekler vermis sayin yazarin yazisinda sahsin ismi geciyor.

Sayin Yasar  sadece Ocalan in mensubiyeti, yada aidiyeti ile ilgili cok sey soylemiyecegim.. Her arastirma (Hele bu konularda ,hele Ocalan konusunda mutlaka kayda degerdir..)  Her turlu saptirmanin onune bir engeldir yani iyidir.. Sunu belirtmek yada ilave etmek istiyorum,

Bundan  onuc ve ondort yil once yayinlanan ozgur politikanin (Malum bu Kurd gazetesi diger yayin organlari gibi cesitli baskilar kapamalar nedeni ile isim degisikliklerine ugradi. ..) belki onbes yil olabilir, nushalarinda Ocalan, annne tarafinin bir damarinin Turk irkina mensup, Tukmen halkindan oldugunu soyledigi zaman (Bunu ilk yakalanip Imraliya getirildigi zamanda soylemisdi ) kendisinin BERAZI asiretinden oldugunu soylemisti..

Bende bu gazete nushasindan birkactanesini toplayip etrafimdaki yakindan tanidigim bolgem insani Kurd lere vermis , bakin Apo sizin asiretten BERAZI oldugunu soyliyor demistim.. Apo o soylediklerinde birde soyle soylemisdi, "" Belliki bu BERAZI asireti direngen bir asiret, cunku pek cok baskilara ragmen yerlesim yerlerini Urfa, Halfati yoresini terk etmemistir ..""" demisti.. Bunu okuyunca  Sayin Ocalanin BERAZI ler hakkinda cok sey bilmediginede kendi kendime hukmetmistim dogrusu...

Sizde bu konuyu belgesine inmek isterseniz bulabilirsiniz.. BERAZILER hakkinda  sayet ayrintili ve mufassal bilgilenmek geregi duyarsaniz , Agri baskaldiri hareketi cumlesinden olarak, geliye BERAZA  savasi bolumune, geliye Zilan bolumune bakabilirsiniz... Ayrica Berazilerin gecmisi ve orijinini   merak ederseniz Islamiyet oncesi , bin dortyuz yil oncesine gidip yerlesim yerlerini ve KURD tarihi icerisindeki yerlerini gorebilirsiniz... Saygilar...

Brèz Fikret Ya§arin.Kaynagi §erefname en saglam kaynaktir.Ethem Xemgin ise iyi  Kùrd tarihcisidir.Annem tirk .A§iretim tùrkmen diyen Abdullah Öcalan'dır. Yani kendisi soy sop siyasetine sayfa açmıştır.

Tarihcilerin daha fazla konu§mazi ve yazmasi gerekli. Abdullah Öcalan kendisini ve aşiretini Türk kabul edebilir. Ancak Kürdleri Türk ulusuna tabi kılmaya, Türkleştirmeye hakkı yoktur. Kùrd tarih bilinci ve vatana vefa geregi Kùrdistanla§malidir.

Biz Kùrdler tirklere Kùrdistanla§in deme hakkimiz varmidir?Gelin Demokratik Kùrdistan Devletinde ulusal kimliksiz ya§ayin Devlet ilkel milliyetciliktir diyebilirmiyiz? Sùmer ve yunan mitolojileri Kùrd tarih bilinci deyildir. Kùrdistanda ya§ayan Tirkte olsa Kùrdistani vatani kabul etme zorunlulugu ahlaki ve vefadir.

toprak sevgisi vatan sevgisidir.Ayrica Gùneydeki Kùrd yonetimi iyi bir demokrasi sinavi verdi.Kùrdistan Orada ya§ayan herkesin vatani oldu.ilkel milliyeciligi sakiz yapanlarin bize moderin milliyetciligi açmasi lazim. Kelimeleri hangi dilde ve fenomen sesi ve hecelenmesi ki§iye bagli. Ya-§ar kùrdi olarak (§ehirli,§ehirden) tirkcesi ise ya§ayan insan demektir.Spas mamosta Ya§ar.

Bütün  bu Öcalan karşıtlığı neden esir alındıktan sonra başlıyor ? Hep merak etmişimdir. Daha önceleri neden o kadar kökenine varacak kadar derinlere inilmemişti ( tabi araştırmaysa ) nedeni nedir biliyormusunuz arkadaşlar uluslar arası komplocular özellikle kendisine muhalif kişileri etkisiz kılıp yani bir nevi tutsak yapıp daha onun düşünsel etkisini kırmak için küçük düşürme itibarsızlaştırma akla gelen her her türlü yöntemi uygular. Dikkatinizi çekerim Sayın Öcalan esaretinden önce karalamalar yoktu. Ve bizimkiler buna bilerek ve bilmeyerek alet oluyorlar. Tarihte hiç bir halk yoktur ki düşman tarafından esaret altında tutulan biri  yine halkı içinden çıkan birileri tarafından uğruna  tutsak olan halkından çıkan birileri kalıpta ona dil uzatıyor . .... Esaret altında olan kişiye en azından bu  yapılmaz. Aslında 2 defa cezalandırıyorsunuz diyorsunuz ki oh olsun  hakediyorsun........Bunun farkında değilsiniz bunun kanıtı işte geçen 14 yıla rağmen halk hala ona ölümüne bağlıdır.  Insan kafasını edip vicdanını yanına  alıp düşünmeli

saygılar

Heja Huseini Serxedi.Sizin okudugunuzu bende okumustum.BERAZ yukselti demektir.BERAZI yukseltideki demek.eger çogul ekini Kùrdi yazarsak BERAZAN olur. tirkler,LER yada LAR olarak yazar.Ancak burdaki BERAZ cografik yùkselti deyil.Yigitlikte §an ve §ohretli insanlara atf edilen yùce insan ve insanlardir.Biz Kùrdlerde A§iret isimleri heger bir ki§i kaynakli ise mal (xane) yada malà (xanesi) olarak adlandirir.ornegin malà Hesieini Serxedi.yok akrabalik bagiyla bagli buyùk Ailer birligi olan A§iretlere verilmi§ olan isimler mutlaka O A§iretin kendine has ozeliginden ayni zamanda kawm kimligidir.SPIKAN (beyazlar) ve HAYDARAN (Farkinda olanlar) A§iretleri ZERDU§ ruhban sinifindan olanlardir.MIR yada MIREKAN Asilzadeh sinifi.JIRKAN akili ve yigit olanlar.RAMAN dù§ùnceli .Bi slavan.

Hüseyin Turhallı kullanıcısının resmi

Fikret Yaşar arkadaşımız güzel bir yazı yazmış. Kendisini kutlamak gerekiyor.

Öncelikle tekniki bakış açısından kaynaklandığını düşündüğüm yanlış bir anlayışa değinmek istiyorum.

Tarihi konu edinen makaleler tümüyle eklerden oluşur. Bu tür makale yazarları kendi kafalarına göre tek bir kelime bile ekleyemezler. Eklerlerse yalancı ve hatta iftiracı konumuna düşerler. Yaratıcılık eldeki bilgiler arasında mantıki bağlantılar kurmakla sınırlıdır.

Bu nedenle yazının şu bölümü şuradan alınmış, bu bölümü buradan alınmış türünden bir eleştiri bu tür makaleler için geçerli değildir/olmamalıdır. Yazar, doğru bir yöntem izlemiştir.

Diğer önemli bir husus da kişinin kendi özel tarihi kadar bir başkasının tarihini araştırması ayıplanması gereken bir çalışma değil, değer ifade eden bir çalışmadır. 

Esaret koşullarında bulunsa da Öcalan bu gün bir halkın kaderini elinde tutuyor. Bu denli etkinliğe sahip olan bir şahsiyetin tarihini araştırmak bir kamu hizmetirir. Bu anlamda yazar, toplumsal işbölümü gereğince bir hizmet ifa etmiştir.

Önemli bir nokta da tarih içinde aşiret ve kabilelerin kültürel ve yaşam tarzı olarak biribirlerinden etkilendikleri tezi büyük ölçüde doğrudur. Ancak bu tez soy karışımı itibarıyla aynı ölçüde doğru değildir. Aşiretler, kabileler, öyle veya böyle özgünlüklerini korumuşlardır. Örneğin benim aşiretimde 1970'lere kadar dışırıya kız verilmez, dışarıdın kız alınmazdı. İstisnaları vardır. Ancak sadece istisna.

Yazarın Şerefname'den yaptığı bir alıntı, şahsen beni de ilgilendiriyor. "Şerefxan “Şerefname”de Pazukilerle ilgili şöyle der: Bézıkilerin aslı Sıveydi aşiretidir. Sıveydilerin kökeni de Barmekilere dayanır.”

Büyüklerimiz bize Barmeki olduklarını, Abbasilerin soykırım ve zülmünden kaçarak Xançık'a (Genç-Kulp-Lice Üçgeni) gelip yerleştiklerini anlatırlarlardı.  Şerefnamede bu konuda uzunca yazılmış bir yazı da var. Ve büyüklerimizin anlattıklarını aşağı yukarı doğruluyor.

Şerefname'yi bütünlüklü okuyan biri Şerefname'nin sağlam bir tarihi kaynak olmadığını hemen görür. Kitap Yavuz Sultan Selim'e sunulmak üzere hazırlanan ve Padişah'ı yönlendirme gayreti içinde olan bir Kürdistan raporudur.

Yukarıdaki makalenin yazarı da bunu fark etmiş olacak ki daha sonraki bir cümlede "Büyük bir ihtimalle Pazukiler Barmeki soyundan değil, onlarla ilişkide olan bir aşirettir" diyor. Buna ben de katılıyorum.

Zira mensup olduğum Mistan-Botyan aşiret Konfedarasyonu'nun Şeyh Said isyanına kadar asker beslediğini ve çeşitli aşiretleri himaye ettiğini, himayesine aldığını biliyorum.

Şah ile Sultan arasında gidip gelen ve çoğu zaman katliamlara uğrayan Pazuki aşiretinin bir süre bu aşiret konfedarasyonun himayesinde kaldığı söylenebilir.

Saygılar

Edit.: Sayın Letif Memmed Birûkî'nin "Pazukî aşiretinin kökenine dair" başlığı ile Rus dilinde yazılmış uzun notunu sunduğu bilimsel-tarihi niteliğinden dolayı olduğu gibi yayınlıyoruz. 

Pazuki eshiretinin kokenine dair

Пазканк

     М. Каланкатуйский упоминает область Большой Пазканк в Арцахе, где благодаря усилиям Иов(ел)а «беспокойное» население Большого Пазканка приняло христианство (I, XXIX). В Армянской географии VII в. эта область названа как Панцканк (10-50). Ученые область Пазканк локализуют на левобережье Аракса, между впадающими в него реками Гуручай и Гадрут (11-104), которое соответствует территории ранее входившего в Красный Курдистан современного Джабраилского района в Северном Азербайджане. В средние века эта область была известна как «Ахристан», а позже как «Дизаг» («Укрепленная страна» в древнеармянских источниках: от курдского слова «диз» — крепость, укрепление). Область Ахристан охватывала предгорье Карабаха, в том числе и Джабраила и часть Милской равнины, а область Дизаг — территории между реками Гуручай (Физули), Аракс и Хакари (Зангелан) и приаракскую часть Джабраила. Ахристан в древнеармянских источниках указан как Пазканк. А древнее название Ахристана – Арсаг (Арсак/х –Арцах — от имени парфянского родоначальника Арсак/Аршак). Ахристан в античных источниках известен как Орхистена. Страбон (XI,XIV,4) указывает, что Орхистена выделялся среди других областей наибольшим числом всадников, т.е. значительной военной силой. Население Арцаха, по этническому составу, состояло исключительно из «иранских» элементов. Во второй половине IV в. среди «отпавших от армян» стран были «область Арцах» и «Страна Каспия» (8-225). По Н. Адонцу, «происхождение окраинных областей», в том числе и Арцаха, «в том виде, как они приняты в «Географии», очень древнее, и многие из них «доармянского происхождения» (8-230). И на основании этого он делает вывод о том, что «за окраинными областями следует признать политико-административное происхождение, а не церковное» и «вследствие чего областная разбивка указанного характера поддерживалась и оправдывалась также этнически» (8-230). Территориально Сисакан вместе с Пайтакараном (Баласаканом) относился к «шахр мару Атропатакана» (8-221), то есть относился к марскому (читай — курдскому) Атропатакану. А Арцах с областью Большой Пазканк также был в составе Пайтакаран-Баласакана и, следовательно, также находился под марским (курдским) влиянием. Согласно Геродота, в XI округе обитали каспии, дарейиты, павсикии и пантиматы. Этот округ павсиков он указывает в Мидии (Геродот, III, 92), который охватывал юго-западного Прикаспия, что, примерно соответствует северной части будущей Атропатены. Мы уже знаем, что ираноязычные каспии были курдами. Большинство ученых племя пантимат также считают иранским, котрый дошел до нас в греческой передаче «панти» («пять»). И по сей день в Конфедерации курдских племен лур сохранило свое название племя «пендж стун» (букв. «Племя пяти колонн/коленей») (25-107). Среди лур известна также и племя папи (25-104). О курдском племени патянши (пеньянши) упоминают Ш.Х. Бидлиси (14-160,470) и турецкий историк XVII в. Эвлия Челеби, который писал, что «река Аракс - она берет свое начало в горной области курдского племени патянши в Ванском Эялете, течет на север и сливается с рекой Занги» (24-117). Дж. Джалил указывает, что в XIX в. часть этого племени жил в области Хаккари (23-75). А. П. Лерх указывал, что это племя живет между Гаваром и Джуламергом, частю в районе главного города округа Албак Баш-кале, расположенного в 100 км. к северо-востоку от Джуламерга (25-66). Судя по курдским названиям этих племен «иранское» племя «пантиматы» Геродота также надо принимать как курдское.

       Племя дарейиты Герадота ученые идентифицируют с теурлайами в ассирийских источниках, которые жили в районе Тебриза (11-323). Племя дарейиты сохранили свое племенное название в этнониме курдского племени дайра, которое Ш.Х. Бидлиси называет аширатом (14-348). Есть и курдское племя даир-магари (14-248), которое В.Ф.Минорский называет даир-мугани, видимо, когда-то переселившихся из Северного Азербайджана в район Хасанкейфа под началом курдских правителей Сасуна  (Хазо) в XVI в.

      Племя павсикии, упомянутое у Геродота, Плиний старший называет  «пезики» (37-12). В летописи урартского царя Сардури II, повествующей о событиях, имевших место приблизительно в 740-739 гг. до н.э., рассказывается о его походе против страны Пузуниа, против города Алканиа, против города Нудала. В результате этого похода Сардури II «крепость разрушил, города сжег, страну разорил» (39-191). Город Алкани и есть современный город Elk (по-турецки Beytüşşebat) в 35 км западнее Джуламерга западнее Ванского озера в северной части Курдистана, который в древности лежал в Кордрике или Тмории в одном из кантонов Кордуены (8-229; М. Хоренский,II,53). Еще в XVI в. существовало эмиратство Пазуки, охватывающее зоны Кайфи, Арджиша, Адылджеваза и Алашкерта.

        Шах Исмаил Сафави пожаловал Халид-беку Пазуки и его братьям в управление области Хнуса, Малазгерда и округ Мушского Авхаза. Халид-бек, претендуя на султанский титул, объявил себя независимым, установил хутбы на свое имя и стал чеканить свои монеты.  Одна из ветвей курдского племени пазуки под названием саадлу проживал в Чохур – Сааде24 (14-362). Эти территории полностью соответствует границам курдского государства Шеддадидов, которые принадлежали одной ветви племени пазуки. Позже этническое название части племени пазуки, по имени династии шеддадидов, в арабском произношении видеоизменилось в «шаад-саад» с тюркским суффиксами –лы-, -лу- в конце.

Шараф Хан Бидлиси сообщает, что пазуки с давних времен имеют в своей среде эмиров, которые правят согласно праву наследования (14-370). Еще в XIX в. вокруг Рея в Иране также обитало племя пазеги (25-96). После Чалдыранской битвы 1514 г. Эмиратство Пазуки была разделено на две части (14,375-380): Халидбеклу и Шукурбеклу25.

       Таким образом, пазуки с древнейших времен обитали на территории южного Закавказья и были известны античным авторам как павсики-пезеки, и именно с этническим названием этого племени связано и название исторической области Арсаг-Пазканк — Орхистена в древних источниках.

Литература

10.     Армянская география VII века от Р.Х. Сбп., 1877.

11.     Гейбуллаев Г. А. К этногенезу азербайджанцев. Баку, 1991.

12.    Себеос. История императора Ираклия. СПб., 1862.

13.    Ахундов Д. А. Архитектура древнего и раннесредневекового Азербайджана. Баку, 1986.

14.     Шараф – хан ибн Шамсаддин Бидлиси. Шараф – Наме. Т. 1. М,1967.

15.     Ментешашвили А. М. Курды. Очерки общественно-экономических отношений, культуры и быта. М., 1984.

16.     Минорский В. Ф. История Ширвана и Дербента IX-X вв. М., 1963.

17.     Аббасова М. А., Бандалиев Н. С., Мамедов Х. Х. Топонимика Юго-Восточной части Большого Кавказа. Баку, 1993 (на азербайджанском языке).

18.       Навен Курди — Оснабург, Германия:  издательство Курдистан, 1992 (на курдском и немецком   языках).

19.     Летопись №127-128 Аргишти I (786-764 гг. до н.э.), сын Менуа. Вестник древней истории. 1953. №3.

20.     Асия и Аравия (из Бишинговой географии, с немецкого языка переведена губернским секретарем Фомою Яковским). СПб., 1778.

21.     Армянская анонимная хроника 1722 – 1736 гг. Баку, 1988 г.

22.     Аршак Поладян. Курды. Курды в VII – X веках (по арабским источникам). Ереван, 1987.

23.      Джалиле Джалил. X1X век. Курды в Османской империи. Анкара, 1992  (на турецком языке).

24.     Эвлия Челеби. Книга путешествий. Выпуск 3. М., 1983. 

25.     Лерх П. В. Исследования об иранских курдах и их предках, северных халдеях. Книга 1. СПб., 1856.

 

 

Источник

 

Курдское христианское государство в период династии Михранидов

http://www.kurdist.ru/index.php?option=com_content&task=view&id=18

 

1- Ocalanin kokeni ile ilgilenmedigimi yazmak isterim

2-tarihte var, baska bir ulustan olup bambaska bir ulusu icin carpisip o yeni ulusuna kahraman lider olanlar var. ilk aklima gelen  latin amerika yakin tarihidir, bir suru iralndali, ingiliz vs latin amerikanin ispanyol somurgecilgine karsi yurttugu ulusal bagimsizlik svasinda onder roller almislar. yani bir turkten saglam kalmak suretiyle kurdlere lider de olabilir. nihayetinde zihinsel olarak ismail besikci bana gore ocalan dan fersah fersah daha kurd ulusal lideri sayilabilir. bunlar nihayetinde tarif meselesi. ismail besikci nin zihinsel caidan ocalan dan daha onemli bir liderlik islevi gordugune itiraz eden var mi? OFK yeride say (siz komuta alismis olmalisiniz diye bu bicimde sesleniyorum, islevsel olmak icin) sen fikrini belirtin.

3-ocalan ucakta "annem tirktir" dedi mi dedmedi mi? bu bir iftira, bir video oyunu mu? yoksa ilac mi icirdiler? ya iftra degilse? ya ilac icirilmeden bu laflari ettiyse? benim bildgim kadriyla annesi tek kelime turkce bilmiyor. modern ulus tanimi ve bir ulusa aidied nedir? OFK dan burda bizi aydinlatmasini reca edecegim. somut bir soru. minder disina kacmasin. (bana irkci soycu socu filan diye hakaretler etti-taktigimdan degil, olgu olarak yaziyorum-notunda bu hususta goruslerini yazmisti. yeniden yazabilir iki satirlik bir mevzu)

4-bir lider veya militan, yakalandigi anda, onu yakalayan ahalinin bir uyesi sayildigini ima eden bir lafi nicin eder?  burda Fikret Yasar in cok efendice yazdigi elestiriyi kaldiramayanlara sesleniyorum. iki sati bur soruma cevap verin. bilyorum psikolojiniz bozuluyor bu gercegi bastirmak zorundasiniz velakin olgunlasmak ne demektir? gerceklerle yuzlesmek demektir. OFK dan bu hususta yardim alabilirsiniz. uzaktan psikanliz uzmani, en azindan amatorce ugrasiyior bu iste. taktir ederim kendisini. can siparene ocalan savunmasi yapiyor ustelik bunu allayip pullamayi becerecek pseudo-bilimsel  de takilyor. 

5-ozgur bir ortamda, uygar bir ortamda ocalan hakkinda yazilacak elestiri yazisi cok daha agir olacagini belirteyim. FY nin bu olculu elestirine katlanamayan malzeme demokrasi kuracak, ozgurluk tesis edecek ha, de  de gul.

FY  ya sevgilerimi, saygilarimi, ve kalpten desteklerimi sunarim. koken bolgeleri icin degil ocalan a kurdistan ulus insasinin kurban edilmemesi gerektigini acik acik yazdigi icin. agir risk iceren bir tavirdir. olumcul risk iceren bir tavir. her babayigid yapamaz.. birde yazilanlar disinda harita da cok guzel ozetlemis, newroz konusmasinda binlerce insanin yuzune baka baka misk i milli mesaji vermenin ne anlama geldigini. 

neseli ve saglikli gunler

 

Kimileri icin kafesteki aslan olan öcalan yekdigerleri icin delikteki fare olabiliyor.Kimileri ise yaw bu sifatlar yerine abdullaha öcalan diyelim deyip onun kurd lideri oldugunu ancax simdi isbirlikci oldugunu sakliyorlar.

Efendim bilmem million kisinin iradesiymisde,biz isbirlikcimiyizde.Yani kurdên bakur isbirlikci olmasaydi bugün degil bin senedir turk we fars ushagi olurmuydu?

Yazar ne diyor? Bir ulus bir weya birkac kishiye kurban edilmemeli diyor.Öcalan we mit in gölgesinde kendilerinin ne kadar büyük oldugunu sanan zawallilarda kalkip neredeyse ortacag metodlariyla gercekleri ters yüz edecekler.

KP sansürlesede, bana göre, öcalan ishbirlikcidir, esir alındığında teslim olmus we kendisine arkadaslarina ulusuna ixanet etmis,ülkesinden,partisinden kimseye xaber vermeden ayrılmıştır, nihayetinde düşmanın eline geçmiştir.  Gercek budur,rahatinizi bozsada budur.Kuzeyde kurdler köledir we hergün öldürülmekete,turkler we isbirlikcileri maasli kurdler tarafindan alaya alinmaktadirlar..Dolayisiyla TC maasli kurd memurlarin bollugu ne turk ordusunun,ekonomisinin,Mit inin 50 % den fazlasinin kurdlerden olustugunu gizliyemez.Istisnalar xaric olmak üzere Kuzeyli Kurdler we liderleri bugün itibariyla Turk ishbirlikcileridir.

Rahatinizi bozsada,size dokunsada gercek budur!

Noxta!

Heja Huseyin Turhalli.Bildigim kadari ila Bedlis,uzun bir sùre Kùrdistana idari merkezi olmu§ ve zengin Kùtabhanesi ilà Kùrd mùnneverlerin mezkezi.§erefname 17çilt olup tamami topkapi mùzesinde gasp edilmi§.Okudugumuz §erefname Bir çilt tutar yada tutmazmi bilemem.Osmanli Sultanina sunulan rapor 17 ciltlik binlerçe sayfadan olu§urmu? Lùtfen §erefxan beyin Xainlik raporu oldugunu soyleminiz.Kendi A§iretinizle ilgili Gercek 1960 -70 lere kadar  tùm Kùrd a§iretleri içinde gecerlidir.Bakuri siyasetmedaran kendilerini her konunun uzmani  gormekten vazgecmeliler.Bilir ki§iliginiz burada gecerli deyil.17 Ciltlik tarihi belge ve veriyi KP yazari olarak hùkùmsùz kildiniz.iyi etmediniz. once ben A§iretsiz Kùrmancim. Sonra Berazi. uçakta tirk.§imdi tirkyele§en ve Pazuki.Oldumu her Car§emi  teorileri? Hep bilinmezlik ve kaos.Selamlarla.

Edit.: (H.Ş): Öncelikle isminizi (mahlasınızı) yazmayı unutmuşsunuz. Arkadaşlara bu konuda dikkatli olmalarını hep hatırlatarız. 

ŞerefXan kitabını 17 defterde yazmış olabilir, şuan bu konudaki bilgilerimi tazeleyemedim. İşin özüne bakarsak, "Şerefname" tek bir cilt, tek bir kitaptır. 

1828’de İran savaşı sırasında, Erdebil kentini ele geçiren Rus general Şuştelen, Sefevilerin ünlü kitaplığını savaş ganimeti olarak Sank-Petersburg’a göndermiştir. Bir çok kitap arasında, “Şerefname”nin 1599’da bizzat yazarı tarafından gözden geçirilmiş  imzalı bir nüshası da bulunmuş ve bu kitap Rusya Akademisinde  Fransız’ca ya çevrilerek dört cilt halinde yayımlanmıştır (1869-1875). Örneğin 1970'lerde "Şerefname" Rusça iki (2) cilt halinde yayınlanmıştır. Başka bir dilde tek cilt halinde de yayınlanmış olabilir.

Şuan okuduğumuz "Şerefname"nin eksik olduğu, yani 17 ciltten biri, ikisi olduğu görüşü doğru değildir. Çevrilerde bazı kelimeler değiştirilmiş olabilir. Hepsi bu kadardır.    

 

 

1-yukarida bir apoist rakamlar dunyasina girmis. secimlerde BDP ye verilen oyun hepsini Ocalan a irade teslimati olarak yorumluyor. verdigi rakamlar da bu rakamlardan yaptigi ekstrapolasyondan kokten yanlis. kendileri uydurma  propagandaya, yalanlara inanabilir ama gercekler baska. soyle izah edeyim. 

2- son secimlerde BDP ye duhul olan bagimsiz adaylarin aldigi oy tami tamina 2 milyon 478 bin 978 dir. secim sonuclarinin resmi belgesi bu. biz bunu gecersiz oylari  (yuzde 15 civarinda) da dahil ederek haydi kara gozunuzun hatirina 3 milyon yapalim. TC genelinde o secimlerde toplam secmen sayisi 54 milyon civarinda. BDP ye verilen veya verilirken gecersiz olan oy toplami 3 , bu TC genelinde BDP nin yaklasik % 6 oy aldigini gosteriyor (hatiriniz icin % 5.6 yi yuvarlayip % 6 yaptim). bu oy miktarini KUCUMSEMIYORUM. kritik kitle denilen seyin bir hayli uzerindedir. yetenekli lider ve onun kadrolari tarafindan bu kitle ile marsa uzaya 10 kere gider gelirsiniz.

3- simdi gene apoist delikanlilara SORUYORUM. toplam TC nufusunda Kurd nufusunun miktari nedir_ kivirmadan cevap versinler. ben buraya iki olasigi koyuorum onlar ister secerler isterlerse kurd nufusunu dah yuksek oranda hesaplarlar. kendileri bilir. simdi toplam TC nufusu icinde kurd oraninin  % 20 ile % 25 sayalim )siteken % 30 da cikabilir , ust sinir serbest !). kurdlerde cocuk nufusun  Turklere oranla daha fazla oldugun da hatirda tutarsaniz , toplam nufusun  oranini secmen nufusuna yansitmak tam dogru olmazsa da burdan kaynaklanan hata payi % 1 veya 2 civarini asmayacaktir. evet toplam secmen sayisi 54 milyon ise bu secmenler icinde kurd orani % 20 ila  25 arasi olsun dioyelim bu eder 11 ila 14 milyon kurd secmen (yuvarlak hesap). BDP ne kadar oy almisti? 3 milyon. bu toplam kurd secmen sayisina oranlanirsa ne dere  % 21 ila % 28 eder.  demek ki neymis? Kuzey kurdistan da  8 ila 11 milyonluk bir kurd kitlesi BDP disinda demekmis. ne diyecegiz bunlara_ toplu hainler mi? apo nun gizli sevdalilari mi?

 

4-baska bir husus da BDP ye verilen her oyun Ocalan a irade teslimi olmadigini yazmak gerek. benim tum ailem BDP ye veriyor oyunu. rahmetli annem, ben PKK yi ve apo yu mecburen destekledigim donemlerde, Birand  roprtajini izledikten sonra, aynen onun sozleri ile sansur etmeden yaziyorum ôglum bu sumukluyu mu lider secmisiniz?" dedi (sinuzutu o gunlerde de azmisti, burunu sildigi mendille gozunu de silip duruyordu vs vs). ama oyunu her aman oglunun hatiri icin oglunun istedigi partiye verdi. kardeslerim den benden farkli dusunmez, onlarin da oylari hep BDP ekolune verildi. bu tur oylarin tutari nedir? istatistiki calisma yok, serbest dusunceyi ifade etmek imkansiz bilmek imkansiz. demek ki BDP ye giden oylarin tumunu dahi apo ya irade teslimi olarak saymak mumkun degil

 

5-ilave olsun, "Ocalan irademdir" dilekcesini hazirlayip millete imzalatiklarini soyleyenlerin bu isi nasil yaptiklarini tahayul edelim. bu imzalar noter huzurnda toplanmadi, her hangi bir kurum da "yahu bu izmalar sahici kislerin imzasi mi acep?" diye kontrol etmedi. yaz mehmet toptas, cak izmayi, yaz mustafa delidana, cak zmayi, arada sahici imzalar da olmali, git bir dernege acikta, arkadaslar burda serok u desteklemek icin imzaya actigimiz dilekce var atin birer imza de, yigites biri "ben atmiyorumarkadas" desin. bir ogretmen arkadasim vardi, bu dilekce dolasirken KESK de yurtseverler toplanti halinde, dilekce sunulyor, bu bayan Ocalan a muhalif-benden beter- "walla caktim imzayi- imza atmasam bir daha o mekana giremezdim!" dedi bana yalan mi, tabbi canim BB& K nin sayiklamalari. bu bicimde toplanmis 3 milyon imzanin kiymeti harbiyesi var mi yok mu? olsa ne olur olmazsa ne olur. hitlere destek imzasi icin 1937 de naziler 20 milyon imaz da toplayabilirdi. kelle sayisi ile kriter olusturacak isek Cinliler ve Hintliler hep HAKLI sayilir. manasiz  hikayeler ama iste bunlarla vakit curutuyoruz.

6- tekrar ediyorum BDP nin parti olarak aldigi 3 milyona yakin oyla MESRUIYETI vardir. bunu savunmak dogru. ama # milyon oy aldilar o halde onlar DOGRU soyluyor siz yanlis demek ahmakca bir tezdir, bu durumda TC sinirlari icinde AKP sarsilmaz bir dogruluk odagi olmali. MESRUIYET ile DOGRULUK-HAKLILIk bir birine karsitirlmamali. MESRUIYET veya dogru tezi savunuyor olmak vs vs hic bir sey ELESTRIDEN MUAF tutulamaz. bunu da aklinizin bir kosesinde tutun.

Bu yazıları okuyunca kurdlerin başka düşmana ihtiyacı olmadığını ve birbirlerini yemek için 1000 yıl daha köle kalmak için çok çaba harcadıklarını görüyorum.üzülüyorum.BDP nin yüzdelerini hesaplayan arkadaş.madem o kadar yeteneklisiniz geri kalan yüzdeyi de siz toparlayın örgütleyin.Her işe yaramayan eleştirmen oluyor.Bütün bu sitede yazan arkadaşlar:2kişiyi dahi örgütleyin elinizi öpeyim.ama memleketi üstünüze tapulasalar ne gelirsiniz ne de kürtler için bir fiske yemeyi göze alırsınız!YAZIK!!

A. Öcalan annesinin türk kökenli oldugunu söyledi,söylüyor...peki bu yazi Öcalanìn annesinin bir kürt asiretinden geldigini gösteren bir arastirma mi.anladigim kadariyla yazarin derdi öyle bi calisma degil,bir iki alintiyla kendince akademik bir dille,cok bayagi bir sekilde hakaret etme yolunu seciyor...sözkonusu Öcalan ve onun tezleri, görüsleri olunca muhalif gecinen kürtlerin ne yazik ki hakaretten baska hic bir argumanlarini bugüne kadar görmedik..bundan sonrada görebilecegimizi sanmiyorum...

İnsan okuduğunu anlamayınca hayatı yanlış yorumlar. yukarıdaki  yazının neresinde hakaret var? Ocalan 3-4 milyon kesimlik kürd halkına mal olmuş bir örgüt lideridir. Kürrtleri temsil ediyor sanılıyor, ama adamın her dediği turki çıkarlara dayanıyor, en son kendi soy sopunu da turkmen gösterince bunun doğruluğu ve yanlışlığını yazmak ya da deşifre etmek kürt aydınlarına görev oldu. yazar da bu görevi yerine getirmiş. beyefendi tutsaklık sürecinde neredeyse maykıl jaksın gibi zencilikten beyazlığa geçmek için her şeyi denedi-deniyor.  kürt halkının bir kısmının lider koltuğuna oturttuğu bu zatın kürtlük aşkının olmadığı, kürtlük üzerinden develti güçlendirmeye çalıştığını herkesin bilmesi gerek. avrupalı bir siyasetçinin dediği gibi "ocalan kürt ve kürdistan için büyük bir tarihi felakettir. beşikçi hoca da dolaylı yoldan bunu söylemeye çalışmaktadır, ama anlamakta güçlük çekiyoruz, yazarın dediği gibi ruhsal yönden sorunluyuz. Afyonlanmışısz,  afyonun etkisi gün geçtikçe artmakta ve bu zavallı halk boşuna bu adamdan umut beklemektedir. yahu mahkeme tutanaklarını hiç mi merak etmediniz, hiç mi kitaplarını okumadınız,..? xweda rızası için biraz sorgulayin ve uyanın lo...

yukardaki yorumlardan birinde oy hs.yapılarak kürtlerin lideri olduğu ispatına gidilmeye çalışılmış ben ve benim gibiler bu seçimde bugüne kadar işlediğimiz günahtan vazgeçiyoruz sırf kürtlük adına oyumuzu bu yönde kullanmaktan, işlediğimiz günahın  ağır bir bedelini ödmeme adına bu yönde karar aldık seçtiğiniz adaylardan eleşritiye kapalılığınıza bu halkı hiçleştirmenize anti demakratik tüm tutumları eleştiriyoruz, putlaştırmanın (kemalizmin)acısını,bedelini bu kadar ağır ödemiş bir halkın evlatları olarak yeni putlara ihtiyacımız yok diyoruz ölen kürtlerede yaşayan kürtlerede kürtlüğede kürtçeyede saygıyı kimse kimseden öğrenecek değil  kürtçe konuşmak kürtçe düşünmek kurdi giyinmek Kürdistaneke azad istemek ilkel milliyetçiliktir dediğiniz halde destekledik büyük günah işledik en ufak eleştiriyede tahammül yok 100 yıllık kürdistan mücadelesini kendinizden başlattınız  biji kurd'u kurdıstan diyeceğinize bıjı apo dediğiniz halde destekledik (kurufasulye misali kendinizi niğmetten saydınız çok yazık)oturun beş dk sadece bunu düşünün ne kadar afyonlandığınızı herşey çok açık sizin gibi düşünmeyen herkes olumsuz işte tamda bu yüzden düşünmeyi öneriyorum yazar daha ağır eleştirilerde yapabilir ????????? yapma hakkını sizden veya başkasından almaz  biz eleşrinin zenginlik olduğuna inanıyoruz sizde inanın tapmayın başımıza ne geliyorsa bu körü körüne tapmadan geliyor taptığınız için şıvana saldırdınız taptığınız için özgür tek parçamızın lideri geldiğinde kürde yakışmayacak davranışlarda bulundunuz kürt ve kürdistan değerleri etrafında kürt ve kürdistan'ın özgürlüğü etrafında toplanma umuduyla  Kürdistana ve güneşin çocuklarına mutlu seneler

sayın yaşarın bir aşiret hakkında iyi bir çalışma yaptığı taktire şahandır. fakat bunu sayın öcalan üzerinde bir köşe yazısı haline getirip,öcalanın başlattığı özgürlük harekettinin nasıl başarı ve mücadele içinde olduğu sayın yazarın pek işine gelmediği anlaşılıyor.

kürdistanda bir çok siyasi parti ve örgüt vardır.

sayın yaşar öcalanın liderliğini yaptığı örgüttü beğenmeyenler,öcalanı ajanilan edenler,ergenekoncu diye itham edenler  örgütlenir partileşmeye doğru gider bağımsız özgür bir kürdistan için mücadele verir.

halk sayın öcalanı bir lider olarak içselleştirmiş ve zihiniyetlerde sayın öcalana kutsallık atfetmiştir.

birilerine göre bu dogma gelebilir,öylede düşünenlerde olabilir.fakat bu lider bu saygı değer insana bu denli yklenmek,eleştirileri ötesine gitmek kanımca kürt özgürlük mücadelesine ciddi zarar vermektedir.

onun için daha doğru yaklaşılmasını gerektiğini düşünüyorum.tarihi bir çalışma yapmışsınız iyi güzel tebrikler diliyorum.

fakatttt:attığını başlak ile yaptığınız çalışma .., bu çalışmaların kimlere fayda vereceğini değrli okuyucular karar verir.

kürdistanlaşma bilincini,kürt halkının uyanışını ve kürdevari mücadeleyi yaratan sayın abdullah öcalandır.

bu temelde sayın abdullah öcalana sonsuz sevgi ve saygınlığımızı gösteriyoruz.

Yazari sadece tebrik etmek istiyorum. HT'nin belirtigi gibi halk lideri duzeyinde olan bir insanin gelmisi gecmisi didik didik arastirilir, arastirilmasi gerekir. Kurtlerin suan Fikret Yasar gibi cesur bireylere ihtiyaci vardir. DIkkat edin aydin demiyorum, aydin kelimesi igdis edildigi icin ben sadece birey demekle yetiniyorum. OFK'nin sozleri pek fazla ciddiye alinmasi gerekmiyor. Akademik diyerek akademik olunmuyor. Methodolojiyi iyi bilmek gerekiyor, methodolojiyi bilmek demek nerde ve nasil kullanilacaginida bilmek demektir. HT gereken cevabi vermis. Dikkatinizi cekerim, burda Ocalana yonelik elestirilere dogru durust cevap verilmiyor. Ben ilk basta OFK'nin kalkip dogru durust bir savunma yapacagini beklemistim, ki bu iyi bir tartisma konusu olurdu. Fakat Sivil toplumun bir baska nota belirtigi gibi dusuncelerden cok insanlara saldiriliyor. Boyle Ad hominem saldirilar dusunce uretmekten yoksun bireylerin basvurduru bir yontemdir. Tabi guclu statukocu cevreler tarafindanda sikca kullanilir, fakat Akademik bir alanda ad hominem kelimesi iltifat olarak kulanilmaz kesinlikle.

Slav u Rez

 

Shevhat

Fikret Yaşar'ın KP'ye katkısı, fikir özgürlüğü vs. değil benim tartıştığım. Yazısıın "sonucu" ile aşiret bilgisi arasındaki bağlantı. Başlığından anlaşılabileceği gibi, yazının tezi belli. Ama yazı okunduğunda, şöyle bir durum var: Kopyala yapıştır, altına da sonuç niyetine birkaç cümle ekle, işte size bir makale.

Her hangi bir okur yazar, bu yöntemle onlarca "makale" üretir. KP bu mantıkla yazılan yazıları da yayınlanmaya değer görüyorsa, kendi takdiridir - ben okur mertebesinden yanlış olduğunu söylüyorum. Yazarlık da bir zanaattır ve hakkının verilmesi gerekir. Kopyala-yapıştır'la yazarlık sanatı icra edilmez, diyorum.

Bir de tartışırken yazarın şahsı ile bir eylemini özdeşleştirmemek gerekir.  Her eylemi kötü olacak diye bir kural yoktur. Bunu en iyi, hukuk bilgisine önem veren Sayın Turhallı bilecektir. Fakat benim gördüğüm, KP bir özdeşlik kurma eğiliminde.

Yazarın bu yazısının amacının dogmatik ve ilkel milliyetçi duygulara seslenmek olduğu zaten çok açık. Bunu naif ve zayıf bir şekilde yapmış. Öcalan'ın bende Tüklük var demesiyle, zamanında Özal'ın bende Türklük var demesi arasında çok önemli bir fark görmüyorum. Yazar Öcalan'ın soyunda Türklerle karışma yok diyorsa, ayrı. Zaten aşiret kökeninden hareketle bu sonuca ulaşamaz. Aile soy ağacını izlemesi gerekir. Öbür türlü sonuç absürt olur, nitekim öyle de olmuştur. Bunda analaşılmayacak ne var, anlamıyorum.

Birbirimiz aldatmayalım: Kürt Hareketi Öcalan liderliğinin kabulü üzerinden yürümeli diyenler var, bir de yürümemeli - tasfiye edilmeli diyenler var. Ben birinci görüşü savunan birisi olarak, ikinci görüşten olanların elle tutulur ve tutarlı bir argüman geliştiremediklerini görüyorum. Bu işler forum ortamlarında taraftarı oynamakla olmuyor. Fikret Yaşar'ın yazısı bir kez daha, benim de savunduğum görüşü destekliyor - bu açıdan kendisine teşekkür ediyorum. BB&K'nın yazara kahramanlık payesi vermesi yanlış, çünkü o rolü Çürükkaya çoktan çaldı.

 

Doğrusu apocuları anlamak çok zor. Kürt ve Kürdistani değerleri ret edip sömürgeci çıkarlarına dönük siyaset yürüten tutsak lidere güven bahşetmeniz akıllara durgunluk veriliyor. Ocalanın hayatı, söylem ve tavırları, ozellikle mahkeme tutanaklarını iyice analiz eden her vicdanlı kürttün yüreği sızlar. liderlik koltuğuna oturtulmak istenmesine itiraz eder vicdanen rahatsız olur. Mahkeme tutanaklarında resmen etirafçılığa soyunmuş, 14 yıldır konuştuğu, ileri sürdüğü her söz ve tez turani çıkarlar uygunluk gösteriyor, bunun içinde de Kürtlere istediği tek şey tc sistemi içinde demokrat vatandaş rolu. Hani Kurdistan, hani kürt özgürlüğü? sormazlarmi adama bu kadar bedel tc demokrasisini yada turkiyeyi rahatlatmak içinmi verildi? sormazlarmi adama bu kadar kan turkiyelileşmek içinmi doküldü? Ayrıca yazarın verdiği kaynağa e.xemginin "kürdistan tarihi 3" kitabına baktım, aşiretle ilgili yazdıkları hiç de kopyala yapıştır gibi alınmamış, hikayenin özü benzemekte, ama yazım tamamen yazarın kendi yorumu, çünkü arada çok fark var. Demek ki hariçten gazel okumamak gerek.Ama sorun yazının tekniği değil, verilen mesajdır.Yazar Ocalan'ın kişiliğini değil sadece sürdürdüğü antü kürt politikalarını eleştiriyor. İyi de ediyor, eleştrmeyeim mi, Kürtlere ne istiyoru merak etmiyelim mi, düşmana verdiği tavizleri endişeyle karşılamayalımmı ?.........

 

Serok apo adaptiv bir tip. Imrali oncesi surecte Idrisi Betlisi en buyuk kurt ihanetcisi ilan etmist, ikibinlerde ozgur bir vatan parcasi Botanda insa edilecekti. Imrilida ise turk resmi tezi olan misaki miliye yati ve ilanini da kurt milli bayrami bilinen Newroz da ilan etti. Bu ilani kurtler adina,bir kurt lideri olarak yapti. Kurt halk onderi cumlesi butun kurt halkinin lideri demektir. Referandumla kurtlerin gorusleri alinmis bir durum yoktur ortada. Kurtleri misaki mili modeline zorlamak icin PKK nin elinde madidi araclari vardir.Butun kuzey kurdistan kurt toplumu adina bu karar alinmistir. Yani serok apo bir tek pkk adina davranmamistir. kaderi adina kararlarin bir cezaevi esiri tarafindan alinan kurtlerin ister istemez buyuk itirazlari olacaktir. Itiraz yoksa durum vahim demektir. Itirazlari saldiri olarak algilamak tek tip toplumsal yapiyi dayatmak demektir. Sunu da soylemekte yarar var, pkknin imrali stratejisi ayni zamanda imraliyi mesru bir yer etmistir. Yani serok apoyu suc islemistir, cezasinin ceksin ama, cezaevi sartlarini duzeltin.

Kurhan in bu yazidaki yaklasimini ben sahsen zorlama bir durum gibi goruyorum. Metni akademik bir tekstmis gibi bakmaya kendini zorlamis. Evet gonul isterdiki bu yazi kaynaklariyla daha duzenli, yerli yeinde bir arastirmayla yapilmis olsaydi. Bence burda onemli olan metnin tartismaya neden olan yorum trafigi ve yarim yamalak da olsa bu tur tarihi bilgilerin okuyucuya ulasmasi. Kurt yazili tarihi cok yoktur veya bilinmez. Yoksa ocalanin pasiki veya baziki olmasi onun politik dusunce yapisinda belirleyici faktor olmamistir. Tahmin etmiyorum.

sayin yasarin anlatiklari ne kadar TARIHI dir bilemem.ancak büyüklerimizden dinlediklerime hic mi hic uymuyor.büyüklerin anlatimlarinin yani sira tarihi kürt destanlarinda da anlatilana uymuyor.benim bildigim.erzurumdan kobaniye kadar genis bir cografyaya yayilmis,hatta bir kismi batiya göcmüs olan BARAZILER asiretinin kendi icerisinde bir cok kolu olan ve öcalanda bu asiretin beziki,yada beski koluna mensuptur.bildigim kadar urfa ve kobaniye kadar olan BARAZALAR sunlardir.BESKI,DINA,$EDDAD,PIJAN,QETIQAN,MAAF,MERSAW,$EXAN,DIDAN,ASIYAN,ve isimlerini bilmedigim bir cok koldan olusur.devrese evdi destaninda söz konusu asiret gecmektedir.ki salih müslimin de amberin zamana roportajinda,kendisinin baraza asiretinin MAAF kolundan olup,öcalanin beski kolundan oldugunu söylemistir.mesela MURAT KARAYILAN  QETIQAN kolundandir.kürtlerde soy babadan basladigi icin,anne tarafinin irki veya asireti cocuklarinin baba irkini veya asiretini etkilemez.yörede türkmenlerle evli bir cok insan vardir.bir insanin annesi türk yada türkmen olabilir.ama bu onun ATA soyunu degistirmez.suruc-siwirek-hilvan-bozova mintikasinda nufusu hayli yüksek olan türkmenler "türk" yasamaktadir.durum böyle olunca hayli hayli evlilikler olmustur.benimde dedem ikinci evliligini türkmenlerden yapmistir.yani babamin annesi bir türkmendir.ama bende BARAZILERIN  DINA kolundanim.

Mahlasimi yazmayi unutmadim Brèz Hejar §amil.Siz ve brèz Turhalli tarihci deyilsiniz.Turhalinin  §èrefnameye gùvenilmez demesi,Heja Fikret Ya§ari yalanlamasidir.Nedense Mahlas unutkanligi sizin nobetci oldugunuz doneme rast geliyor.Sayin Ismet Turanlinin yazisinada mahlasmi unuttum?§erefname 17 cilt deyilse Rus yagmacilarin 4 çildi nereden geldi?Kùrd tarihcileri olan Mehmed emin.Mistefa Re§it,Etem xemgin ve Fikret ya§ar Benim kaynagim. sizinkiler Kim?Lùtfen biraz mutevazi olun ve kesin konu§mayiniz.selamlarla.BARZAN.

 

Edit.: Öncek yorumunuz şöyle başlıyor:  "Anonymous wrote on Pzt, 12/30/2013 - 11:20 

Heja Huseyin Turhalli.Bildigim kadari ila Bedlis,uzun bir sùre Kùrdistana idari merkezi olmu§...." 

 

Bir düzelti: "Özal'ın bende Kürtlük var demesi" olacaktı. Devam edeyim:

Öcalan'ın ünlü, bizim soyumuzda Türklük var demesi karşısında Türk medyası ile bu açıklamaya tepki duyan Kürt medyası arasında belirgin bir paralellik vardı. Öcalan bitti, teslim alındı sanıldı. Tepki duyan Kürt siyaset sınıfıydı. Halkın bir tepkisi olmadı. Bu işe PKK kadroları da şaştı.

Mixo'nun "adabtiv" belirlemesi doğrudur. Pragmatiktir diye de okunabilir. Öcalan'ın pragmatik zekasını ve halkın sağduyusu ile kurduğu ilişkiyi küçümseyenler yanılır. Onu lider yapan da bu özellikleridir. Kürt hareketini Türkiye açılımına mecbur eden, Kürtlerin kaderini Türklerle birleştiren Öcalan değil, uluslararası güçlerdi. O da buna uygun bir pozisyon aldı.

Benim önerim Kürt siyaset sınıfından ya da bir şekilde buna aday olanların kıskançlık ve husumet duyygularından arınmaları, verimli analizlere yoğunlaşmalarıdır. Aksi takdirde, Öcalan'ı eleştireceğim diye yola çıkıp mantığa kırk takla attıran tuhaf önermelerle karşı karşıya kalıyoruz. Bu şekilde eleştirel zihniyet gelişmiyor, geriliyor, absürdizme ve dogmatizme rücu ediyor.

Fikret Yaşar'ın ne yaptığı belli: Bir tarihçi gibi konuşacağım deyip, neye dayandığı belli olmayan, mantıken arızalı bir deolojik-siyasi tezin savunmasını yapmaya çalışıyor. Bu rasyonel bir tutum değil. Kopyala-yapıştır seviyesinde propagandist bir tutum.

Öcalan'ın tarih söylemi iki boyut içerir: Bir yandan gerçekten parlak tespitler ve çözümlemeler yapar, diğer yandan tarih biliminin önermelerini ideolojik-siyasi tezler haline getirir. Birinci boyutun kazanımlarının kabul edilmesi, ikinci boyutun eleştiriye tabi tutulması gerekir.

Mesela "İdirisi Bitlisi haindir" demek tarihbilimsel bir önerme değildir. Anakroniktir. Milliyetçi / bağımsızlıkçı bir tezi tarih bilimine yedirmek, tarih bilgisinin aleyhine bir rol oynar. İdeolojik ve siyasi süzgeçler çalışmaya başlar ve bir yerden sonra tarih billimi yapılamaz hale gelir.

Uzatabilirim ama yerim dar :) Son bir şey daha söyleyeyim: Politik ve ideolojik söylem bilimsel söylem değlldir. Fakat bilimle ilişkisi tutarlı ve birbirini destekler nitelikte kurulabilir. 

Heja Mir Suruci.Kùrdi ho§gorùnùze siginaraktan.BARAZ domuz demektir.BARAZAN domuzlar olur.Onurlu,yigit,ahlakli insanlara Brèz(sayin,saygin)denir.Berazan sayin ve yùce insan Berazan cogul saygin ve yùce yigit insanlari ima eder.Kùrd ulusun sozlù klam tarihcisi Brèz Mistefa Re§it Kùrd ulusun Kùrdperestlik yigitlik destani olan  Edul xanim ilà Derve§e Abdi destaninda  Devre§e Abdinin yolda§i SADUN Bey BERAZAN A§iretinden oldugunu soyler.Kùrd ulusunun pir u pak Komutanlarindan MIRAD karayilanda bu saygin A§irettendir.Ayrica sava§ ustaliklarindan dolayi bu A§iret sava§cilarina siyah giydiklerinden,RE§EN(gece heyhulasi,korkulur) diye  Bave saleh Delaldiye youtube yazin ve 55 dakikalik destani dinleyiniz lùtfen.Bi slaven kùrdevari.bi hùrmetan heval.

tarihe ve tarih bilimine dogmatik yaklasim iyi degil. gecmisi (tarihi-tarih oncesini) arastidigimizda neye bakariz: tarihi kaynaklara

nedir bunlar;

yazili kaynaklar, arkeolojik veriler, sozlu kaynaklar (anemin anlatiklari/ hikayeler), gelenekler/adetler, bunlara mitler (mitoloji) de dahildir, gunumuzde degeri hayli artan gorsel kaynaklar; fotograflar,  filmler, ses kayitlari vs.

burda onemli olan metodolojidir, yani eldeki verileri karsilastirarak dogruya yakin ve dogru duzgun ve elestirel bir yontemle (critical reason) dile getirmek

burda onemli olan yazili olarak idia etiklerimizin (teorilerimizin) kendi icinde mantiksal bir sistematige sahip olup olmamasidir

gercekten bahs etmiyorum, cunku gercekler degiskendir. gelisme tarihi boyle zuhur etmis 

bu yuzdendir ki bugun gecerli olan bir teori yarin gecerliligini kaybedebilir (hesaba dayali (matematik ornegin) bilimler biraz farkli olabilir)

benim bildigim kadariyla Kurt tarihi henuz detaylariyla bilinmiyor (en azindan ben haberdar degilim, yazili kaynaklarimiz cok azdir, mezar taslarimizin tarihi beli degil) o yuzden sozlu anlatimlarin buyuk deger tasidigini belirtmek isterim

serok Fikret in yazisinin ana motivi ne olursa olsun, bu yazidan dolayi beli bilgiler ortaya cikiyor gibi... katilimcilar buyuklerinden duyduklarini, veya okuduklarini bizimle paylasmis oluyorlar, bu anlatimlar bizde bir suru soru isareti olusturuyor... mesela bir katilimci asiretin dil yonune acmaya calisti,  

tarihcilerin bir rolu de eldeki verilere dayanarak dusunce yurutmeleri, neyin dogru olabilecegi hakinda akil yurutmeleri falan filan.....

 

 

 

 

 

 

 

 

 

sayin barzan ! dogruyu yazdiginiz icin tesekür ederim.beni bagislayin.cahilin yazisida cahilce olur.E yi A olarak yazmisim.ama genel anlamda anlatiklarimda bir abartma olmadigini sanirim.gercek duyduklarimizdir.evet denbej BAVE SALEH I bende severek dinlerim.spas,

nihayetinde bulasiklarimi bitirdim, bardak kirmadan tabiki, bugun bulasik yikama sirasi bendeydi.

bulasik yikarken Sarah Brigtmani dinlemeyi ihmal etmedim, cogunuzun hic hoslanmadigi tiptir herhalde. noel adeti iste biraz bu tur Ava Maria havalari ruhumu calar, bizim keus Axa lardan biraz farklidir, dag havasi degil yani

ayrilma zamani da geldi, kac saat kaldi ki 2014e giris olsun. kendime bir zaman ayirmistim, bugun son gun. kisa da olsa sizlerden cok sey ogrendigimi belirtmek isterim...

bir zamanlar Leo Tolstoyun bir hikayesini/romanini okumustum. yanilmiyorsam Harald Bloom ilginc bir analizini yapmisti

Tolstoyun tasvirlerini (rhetorical figures) yenileyici bulurken soyle demisti: daha once sik sik gordugumuz seyleri yeni bir bicim veya yaklasimla dikatimizi yeniden ayni seylere cekebilmekte, uyanmamizi saglamakta (revitalization). 

gunluk rutinler, bunlar insanin tasidigi dusunce yapisi da olabilir insani hep alisageldigi konforlu alanin icine ceker.

o yuzden arada bir kayma yaparak kendimle tartismayi hep yaparim. neyim, nerdeyim....

Kurdistan post ve Rojevakurdistana bu yuzden tesekur eder basarilarinin devamini dilerken

hepinizin (Hek, BB, Kurhan, zazakurtleri, shevat, bawer dersimli, rojame, barzan, xale hus, kek hejar, kek hasan bildirici, sivil toplum, rojhat, kek fikret,..... hatirladiklarim)  yeni yilini insani ve kurdistani duygularimla kutlar, huzurlu ve umit dolu ozgur bir yil temeni ederim

sersala we piroz be!!!!!

xweshiye de biminen

Kürd Özgürlük Mücadelesinin lideri birez ABDULLAH  daha önce ERMENİ idi-edi mıŞ.! Böylesi bir kara propagandayi kimler yürütüyordu ?Kürd yoktur diyen tüırkçıları diyordu..Bir asırdan beridir Kürde aid ne warsa izini silen (Bir "nesil" boyunca) o toplumu  böyle inandır-mış'lardı.Toplum'un duygularına hüküm eden Özal  bir cumhur başkanı sıfatıyla benim annem de KÜRD  demesiyle faşizan bir tabuyi bir toplum nezlinde bir anda yerle bir edmişti.Artık Kürdlerin warlığı bir kimlik olarak "o" toplumun zihninde yer almaya başlamıştı..İnkar-ı parçalamışdı.

Gerçek'ten de annesi Kürd mu idi ,ewed Kürd tu.

Aslında mesele bir anne yada baba meselesi değildi,Bütün bir asrın we  o toplumun yalnış algı  meselesi idi.

Kürd Özgürlük Mücadelesinin Lideri de annem turktır demekle (Ki- Annesi Kürdçe den başka bir dil bilmiyorsa o'nun Kürd olduğu anlamını taşımaz) stratejik bir politik hamleyle 'inkarı,, "DE-MI-KIR'ATİK " Bir tawırla ayaklarının altına aliyor. Tarihden sosyolojiden politikadan,algı we olaylardan we bilimsellik den söz edenler bu ne anlama geldiğini çok iyi bilirler/Biliyorlar ama ,Benişt olmazsa "Benişt sewerler" ne yapacak ?

Benişt sadece çene yorar diyenler warsa  yanılacaklar .Çünkü mide hazmı için en kolay en ucuz  bir ilaç dir.

Peki her warlığı talan we tahrip edilmiş,(zaruredten dolayi  adeta midelerine kıramplar giren ) biz mazlum Kürdlerin benişt çiğnemesi  akıl karı mı ? Tarihden we  bilimsellikden söz eden çok bilmiş baş hekim geçinelerimizin  cewaplaması gereken bir  sorudur.

Sürekli çiğnenen bir benişt daha war ki ismi tipi tip  olan  (Mis a ki milli ) benişti .Yani Kurdistan'ın dörde parçalanmamış hali .Yani türk dewletinin istesede asla kendi başına başaramayacağı,uluslar arası lozan antlaşmasının bütün emperyal  maddelerini bir çırpıda  çöpe atma  eylemini iro tırk dewletine  dayatmak kimlerin yararınadir ? Misaki milli sınırları iro (21 asrımızda) hayad bulsa Kürd Özgürlük mücadelesinin esen rüzgarlarına karşı warlığını koruyabilirmi ? Asıl mesele,Kürdler açısında dörd cepheyi  yek cepheye indirme  stratejisidir.

Milliyedçi geçinenler bir milledin kader hak  tayin ini kabilelik üzerinden tartışma açmaları doğru bir zemin olamaz..

Beniş çiğnemek kadar Tartışmak da kolay ,ama önemli olan doğru zeminde tartışabilmekdir.

 

OFK dan alinti: "Öcalan'ın bende Tüklük var demesiyle, zamanında Özal'ın bende Türklük (kurdluk olacak OKIM BBK) var demesi arasında çok önemli bir fark görmüyorum. Yazar Öcalan'ın soyunda Türklerle karışma yok diyorsa, ayrı. Zaten aşiret kökeninden hareketle bu sonuca ulaşamaz. Aile soy ağacını izlemesi gerekir." ALINTI BITTI

 

bir lafin hangi kosullarda , hangi zamanlama ile  soylendigi cok onemli. bu kadar asikar durumu hatirlatmak zorunda birakilmak kotu

1- en onemli turk tezlerinden biri ozetle sudur TC de renenci ulus anlayisi vardir "ne multu turk olana degil, ne mutlu turkum DIYENE" bunu ozetler. bir kurd cumhur baskani da basbakan da olur. yeterki  "ne mutlu turkum"  sarabini icisin. Ozal bu cerceve icinde bu tezi kanitlamak anlamina gelen "bende de Kurdluk var" lafini ediyor. bu lafin TC icinde yukaridaki ana teze katkisi var. bu lafin bir suru kurdu kafaya alma islevi var.

bu lafi eden kisi, ozel tim adli cinayet sebekesinin mimari (kurdler de arsive dayanan kollektif hafiza cok kotudur, Ozal neredeyse kahramanlik mertebesine bile cikartilir, neden? once uc besh capuclu deyip kucumsedigi isyanin ciddi boyutlara gelmesi ile bunua en sert ve vahsi onemi alip bunun da isi iyice cigrndan cikardigini gormesi ile son care olarak "kapi araligindan bir parca kuru ekmekle bunlari sisteme integre etme yolunu" ilk deneyendir. vahsilikte takilmis kalmis turklere kiyasla iyidir. velakin surekli bir gorecelilik icinde secim yamak zorunda birakilan kurdlerin bu bicimde yasamaya bir itirazi olmasi da gerekir

sonuc: TC ye faydali bir lakirdi edilmistir, eden kisi iktidar sahibidir, ve zamanlama acisindan  da, laf  kontrolu kaybetmek kosullarinda  soylenmistir

2-Ocalan in turklugunu kesftemesi ise , esaret kosullarinda, kurdlerin taleplerinden tavizler vererek, iktidara ve hakim olana yaranma egilimi belirgin. kotu durumda olanin en temel talebi olan FARKLIGINI gareneti altina alma ihtiyacina vurukan bir darbedir. burda farklik onemsizlestirilmis, benzerlige yatirim yapilmistir.Ocalan bu lafi ile yukarida yazdigim temel turk tezini kurdlere kabul etirmenin yolunu hazriamaktadir.

yenik bir lider, esir bir lider olarak eskimis bir turk tezini destekleyen bir mazleme sunmaktadir. burda verilmek istenen baska ne mesaj var?  soyumda turkluk var, evet so what, arkasindan buna ragmen kurdlerin ulusal haklarini savunuyorum yok-- "birakalim ulusal talepleri " tezi geliyor. ulus devlet in zaten miadi doldu, soy sop da turk karisimi, ne luzumu var ulus halinde orgutlenmeye, zaten ben karisigim, siz de karisin gitsin...

 

soyle bir lakirdi var belki ise yarar:

"yanlis zamanda [ve konumda BB&K] soylenmis en dogru sey de yanlistir"

ozal "ben de kurdluk var"  lafini dogru zamanda, dogru konumda  soylemistir

Ocalan soyumda turkluk var lafini yanlis zaman ve konumda soylemistir.

bunlar buyuk farklar.

 

 

 

 

 

Sayin yazara ve bazi yorumculara
Cahilligimi bagislayin ama soyle bir gercek var hani bir soz varya ayinesi istir kisinin lafa bakilmaz diye
Bugun baglilik siralamasiyla rojava,bakur,rojhilat ve basur dort parca Kurdistan da halk sayin Ocalani kendisine onder olarak goruyor
Turk devleti ve isbirlikcileri ve ozgurluk hareketinden ayrilanlar ve bilimum baskan APO karsiti sozum ona cok Kurdistani Kurdlerin karalama ve hatta iftiralara ragmen bu baglilik duzeyi degismedi bilakis gun gectikce katlanarak buyudu ve buyuyor
Sahi sizler o cok Kurdistani mucadeleyi kimlen yuruteceksiniz var olan Kurdler bugun boyle bir seye musait degi Silavu rez

gene OFK dan alinti:

"Birbirimiz aldatmayalım: Kürt Hareketi Öcalan liderliğinin kabulü üzerinden yürümeli diyenler var, bir de yürümemeli - tasfiye edilmeli diyenler var. Ben birinci görüşü savunan birisi olarak, ikinci görüşten olanların elle tutulur ve tutarlı bir argüman geliştiremediklerini görüyorum. Bu işler forum ortamlarında taraftarı oynamakla olmuyor. Fikret Yaşar'ın yazısı bir kez daha, benim de savunduğum görüşü destekliyor - bu açıdan kendisine teşekkür ediyorum. BB&K'nın yazara kahramanlık payesi vermesi yanlış, çünkü o rolü Çürükkaya çoktan çaldı."

 

Ocalan hakiki lider diyenlerin bastan sona aldatma cabasi icinde olduklari asikar ancak Ocalan tasfiye edilmeli diyenler kimi ne icin aldatiyor? pek anlasilmiyor

 

gelelim elle tutulur argumanlara:

Kurd meselesi demokrasi meselesi degil, kulturel haklarla sinirli bir mesele degil, gecikmis bir ulus insasi projesidir. IHTIYAC burda, bu IHTIYAC bayrak yapilarak PKK kitlesellesti. 

 

ve bu ihtiyac halen yerli yerinde duruyorken, bu ihtiyaci farkli yollarla karsilamak icin en ufak bir aletrantif olusmamisken, bu ihtiyac bitmis gibi dusunerek topluma bu varsayim uzerinden planlar cizen lider cuvallamis demektir.

bunlar net ve itiraz edilemeyecek argumanlar.

sen kalk Kurdlerin kollektif enerjisini bu temel IHTIYACI bayrak yaparak topla., bu ihtiyaci karsilayacak hedeflere ulasma vadi ile  ulkelrini atesin icine sok-evlatlarini telef et, bu bicimde topladigin enerjiyi getir turklere eklemlenme projesi haline sok.  biz de bu kepazelige karsi cikinca, orta da tutarli arguman yok de.

kendi sosyo ekonomik dunyamizdaki yakinen bildigimiz terimlerle konusalim ki OFK tezlerimizi TUTAbilsin

ocalan PKK yi buyuten kurdlerin tumunu maraba derekesinde bile gormuyor

kendisi bir celep bizi de davar olarak davraniyor.

bu sebebple olmus pkk liler onun icin kiymetlidir-onlari over

celep icin koyunlarin varacagi son hedef mezbahanedir

o bu bicimde sonuclanan projeden karini yapar

her postadan sonra mezbahaneye tasiyacagi koyun surusu bulacagindan emindir.

kurdlerin ona  ne koyun ne de maraba olmadigimizi

kendisininde ne celep ne de aga irisi olmadigini hatirlatmasi lazim

aslinda agir gelecek ama daha evrensel duseyde bir metaforla aciklarsak, Ocalan in  kitle , ihtiyaclar, zayifliklar, guc  parametreleri  icinde siyaset kurarken dupeduz siyasi panderist bir yontem uyguladigini idda ediyorum. tipki  pander ve kadrosu gibi, kadro-kurbanlari onun asigidir. Tipki panderler gibi hayatini ikame etmek acisindan dupeduz bagimli oldugu kadrosunu onlara daha iyi bir yasam verecegi vadi ile iluzyona tabi tutar.

 

 

mixo birde BB&K nin turkcesi beden iyi diyor. o da uc asagi bes yukari benim gibi bakiyor turkce ye bu yuzden  sadece sukadarini soyliyeyim (malesef ;-), senin trkce de ifade yeteneginin yaninda benim herhangi bir dilde becerim solda sifir kalir. I mean it! umarim kurdcen bu mahkumiyet dilindeki kadar iyidir. bu kadari ile bile sahane seyler yazabilecegini soylemeliyim. Kurdcen daha iyi ise, kurdce okuyacak yazacak gelecek kusaklara ufakta olsa bir armagan birakmalisin. senin de ve adlarini zikrettigin ve unutulmus ama kiymetlri baki olan diger arkadaslarin da  yeni yilin ve onundeki yillar nese ve saglikli gunlerle dolsun.

BB & K

Brèz Mir Suruci.Ben te§ekùr ederim bradercan.Kùrdi kiymetlerimiz hepimizin kiymeti ve kùrdi deyeridir.Berazan  A§ireti Kùrd ulusunun kok A§iretidir.Bu A§iretin destaini yigitligi EdUL xanimin DEVRE§E ABDI 12 kahraman Kùrd suavirii A§iret kùrdperest yigitleri  ilà olan SADUN  bey ve ya§anyan yegeni brèz MIRAD karayilanin Askeri yigitlik §ohreti ve Selhattin eyyubi Adeleti ilà Kùrd ulusunun ni§anesidir.Bi slav u hùrmet bradercan .Sersala te piroz bit..Xwùda Kùrd u kùrdistan bi parezt.Rexma xwùda li ser Edul xanim DEVRE§è ABD Iu SADUN bey bi bit.

Heja Mihemed (Mixo) Ez ji sersale cenaba  te piroz dikim.Jiyanek kàm u Asude niyaz dikim.Xwùdai mihriban te u Kùrdistan ji keda u belayan bisterit..Slav u xurmet bradercan.;

A.Ocalan bakada annem turktur dedigi zaman Swéd Kurdculeri

ve Fikret yasar'da dahil kimseden birses seda ciktimi, Yok.

Cok iyi hatirliyorum A.Ocalan Ben hayatimda tabancabile tasimadim 

ve Orkek biradamim dedigini yuzbinlerce Kurd ve turk insanida biliyor.

Fikret yasar Baskan'in neyapmak istedigini bizden daha iyibiliyor.

ama O Iflah olmaz bir Kroniklesmis PKK Ve APO karsiti oldugu icin

ozelikle Serok'u halk nezdinde kucuk dusurmeye calismaktadir...

F.Yasardan unce Turk Devlet Mediasi karalama isini baslati. Erturk

Yundem Dogu Anadoludan Gurunum TRT yayinlarini hatirlayanlar

coktur sanirim.

Birde Partiden kacanlar encok Apo karsitliginda kulanildi...

Bisilamané Welat perweri

RA

 

Fikret Yaşar kullanıcısının resmi

Yazıma yorumlarınızla katkı sağladığınız için teşekkür ederim.

Ancak bu arada maksadını aşan bazı yorumculara da kısa bir cevap vermek istiyorum.

-Bazı yorumcular kopyal- yapıştırla yazı yazdığımı ileri sürüyor, belli ki bu iddianın sahipleri yazımdaki  verileri kaynaklardaki  verilerle karşılaştırmamış..!  

-Öcalan’a hakaret ettiğim ileri sürülmektedir; Bugüne kadar Öcalan’ın sadece politik söylem ve tavırlarına eleştiride bulundum,  tutsaklık koşullarında kendisine uygulanan baskının psikolojisiyle özgün bir siyaset yürütemeyeceğini psikoloji bilimini (stockholm sendromu) referans alarak dikkat çektim.

-PKK karşıtı olduğum da düşünülmektedir! Bu da yanlış. Eleştirim lider kadroyadır. Bağımsızlık aşkıyla dağlara çıkan gençlerin enternasyonalist kimliğe devşirilip örgüt ütopyası doğrultusunda harcanmalarına karşıyım. Dağda çarpışanların tezi; "Bağımsızlık", masada oturanların tez; "Trukiyelileşmek". Buna hangi Kürd vicdanı razı olur..? 

Gelo, maksadımız düşün alanında üretken olmaksa eğer, fikir yürütebilecek aktörleri bir konu üzerinde tartışma platformuna çekmek gerekir elbet. Ancak duygusal hezeyanlarla konu dışına çıkan eleştirilere ve düzeylerine   bakınca henüz yeterince demokrasi kültürünü özümseyemediğimiz fikrine kapılıyorum. Yani uygar dünyaya göre daha çok gerilerdeyiz. Eleştirmeden, tartışmadan yanlışlarımızı nasıl fark edebilceğiz? Kaldı ki  bu eksiklik en çok “devrim ve demokrasi” vurgusunu dile getirenler tarafından dile getirilmektedir !

Anlaşılan psikolojik yönden de çok sorunluyuz, eleştiremiyor, tartışamıyoruz, tartışınca  eksik-yanlış algı sonucunda  sorunumuzu başka aktörlere yansıtıyoruz. Bu durum psikolojide yansıtma hastalığı, paranoya olarak bilinir,  duygu, düşünce, algı ve karar verme yetisinin bozulmasıdır. Yani işimiz zor…

Bu zor durumdan çıkmanın yolu ezberlerden kurtulmaktır. Bunun için okumalı, tartışmalı ve cessaretle eleştirmeliyiz.

Bu düşüncelerden yola çıkarak bir kaç soru sormak istiyorum:

1-      Hakaret ile eleştiri arasındaki fark nedir, yukarıdaki yazıda Ocalan’ın şahsına yönelik bir hakaret ya da eleştiri var mı?

2-      Ocalan’ın uçakta başlayan turkiyelileşme sevdası politik bir strateji mi, yoksa kişisel kaygıların ürünümü?

3-      “Demokratik Özerklik “ projesi nedir, orta doğu toplumlarında gerçekleşme şansı var mı?

Sorular çok ama, yukarıdaki sorulara verilecek cevaplarda akılcı davranıp, ortak bir noktada anlaşabilirsek eğer, çok şey başarabiliriz...

Sala nu piroz be.

Slav u réz.

Ozgurluk hareketini tanidigimdan bu yana iki kere mucadele azmim kirildi
Birincisi 92 de serhat alaninda bir koye haber gonderdik bize biraz erzak hazirlamalari icin soylenen zamanda erzagi almak icin koye dogru uc arkadas yola ciktik tedbirliydik tedirgindik ufkumuzu iyice kontrol ederek ilerliyorduk kopek havlamalari degisik sesler yani araba ugultusuna benzer seylerden oturu bir gariplik oldugunu farkettik tabi biraz gec olmustu uzatmiyayim cemberin icindeydik ondan sonra gunlerce suren gruptan kopus aclik sussuzluk iste tam da o anlar ikircilige dustum bu halk icin canini ortaya koymussun ayni halk seni dusmana kirdirtiyor cok dusundum Mazlum Dogan i aklima getirdim karanlik hucresinde tek basina bu halkin uyanisi icin eyleminde teredut etmedi e ya ben koskocaman alanda ozgursun dahasi silahin elinde hadi kalk dedim ve durumu hic cekinmeden yani icimden gecenleri biri yarali iki arkadasa anlattim ikiside kahkahalarla gulerek aynisini bizlerde yasadik dediler o an orada birbirimize gruba ulasana dek mucadele sozu verdik ve ulastik
Devam edecek

Düşünüyorumda,

Konu nün dışına çıkmaz sam aklımı asla toparlayamam.çünkü anawatanımız gibi hem özgürlüğümüz hemde beynimiz paran parça edilmiş.çar yerinde kanadıkça kaniyor asırlardir hiç kabuk tutmayan açık bir yara halini almış bütün bir bedenimiz.

Açık bir yara ,herdaim (Meş-moz we Kurm) ne deerseniz deyin her türlü asalak canlıların  hedefi haline gelir.O yaralı beden  taa tükeninceye kadar  adedta bir birleriyle yarışırlar.İşte biz Kürd milledini "güçsüz" bırakanda o asırlık açık yaramızdır.Sadece GÜÇ(süz)ÜMÜZÜN farkına warmak için ihtiyaç duyduğum bir teşhis olarak belirdtim.Halenden dörd yerimizde wuruldukça wuruluyoruz we yaralandıkçada yaralaniyoruz !

İyileşmek we güç toplamak için  öncelikle iki yönteme ihtiyacımız war:I.'si wuranları engelemek.II.'si ise yaralarımızı iyleştirmek için gerçek hekimi lokmanlarımıza ihtiyacı mız war.Yaralarımıza tuz basan çaresizlere değil !

O yara bere içindeki halimizle hem wuranlarımıza karşı direnç gösteren (cigerpola)larımız war.Wuran zalimlere karşı çigerpola larımız direndikçe bedenimizde  haliyle hedi hedi  direnç topliyor...ama ikinci yöntem eksik kalınca iyileşmemiz anlamını taşımıyor.Dahada çok canımız aciyor can çekişiyoruz..

Bu talihsiz atmosfer de düşündükçe daha çok boğulma hisine kapılıYORUM.Muhim bir wurguyu belirterek bu admosferden hızla uzaklaşmak zorundayim.Hekimlerimizde şuan iki çeşidtir  ÜÇ'üncü ye ihtiyacımız kaçınılmazdir.Birincisi (tuzbasandir)hekim geçinen.İkincisi sadece bir yarayla ancak meşqul olandır.3.Asıl ihtiyacımız ise:Bütün bedenin yaralarıyla ilgilenecek gerçek hekimlerimize ihtiyacımızdır. Konu-yorumlarla alakalı dwm,

 

Herseyden once hepinizin yeni yilini kutlamak istiyorum, ama kurtce olacak:

Ser sala we hemuwa ji dil u can piroz be!.

Iki noktaya vurgu yapmak istiyorum.

Oncelikle Dil konusuna. Rojeva sitesinde OFK'nin ilk yorumu okudum, gerci okumamak gibi bir kararim vardi fakar diger yorumlardan onu okumak zorunda kaldim. Bir kere Kurt sitesinde bir kisinin Turkcenin iyi kullanilmadigindan sikayet etmesi aslindan en buyuk harareketlerden birisidir. Editorler (Rojeva), sanirsam kufur ile gercek hakarettin farkini kavriyamamislar. Ilkel, cahil Kiro olan Kurtler ancak GUZEL Turkceyi ogrenerek adam olurlar mentalitesi tamamiylen kolonyalist mentalitenin bir urunudurler. Boyle soru soranlar ya kolonyalist Turkturler yada kolonyalizmi icselestirmis Kurtlerdir. Benim ilgimi ceken bu lafa fazla buyuk bir tepkinin olusmamasi. Halbuki kendisine saygisi olan toplumlarda boyle laflari eden tiplere cok sert elestiriler gelir.

Buna ek olacak, bir dilin iyi konusulmasi ile ilgili. Oncelikle, burda edebiyat yapmiyoruz. Bunun farkinda olmak lazim. Burda fikir belirtiyoruz, belirtigimiz fikirler anlasilmasi yeter. Bunun otesinde surda burda kelime, grammar hatasiyla ugrasan bireyler ya art niyetli provakatorluk yapiyorlar yada gereksiz sorunlarla ugrasmakla meskul kucuk bireylerdir. Grammar ve dil uzerine hassasiyet gosterenler nedense Kurtce diline bu kadar hassasiyet gostermiyorlar. NItekim kendisininde  belirtigi gibi Turkce felsefi konulari tartismak icin yeterli bir dil degil, o zaman tartismalari ingilizce yapalim. Fakat o zamanda eminin kendisi tartismayi kaldiramaz. Insanlara oyle dil uzatmak olmaz. Herkesin haddini bilmesi gerekiyor. Dil konusuna deginirsen o zaman hakli olarak burada tartismalari izliyen ve kendi dallarinda cok yetkin olan bireylerde tartismanin daha saglikli yuruyebilmesi icin alternativ diller onerecekler. ama bizim burda Turkceyi kulanmamizin temel sebebi azami duzeyde insanlara ulasmaktan dolayidir. Yok aslinda ben sahsen kendimi Ingilizce daha iyi belirtebilirim.

 

Vurgulamak istedigim ikinci nokta ise olgu ve algi konusundadir. OFK gercekliklere ters dustugumuzu iddia ediyor. Onun icin Apo bir olgudur. Buna kimsenin ittirazi yok. Apo'nun olgu oldugu dogrudur. Fakat kendisi her ne hikmetse milliyetciligin ilkel oldugunu ve olgulara ters oldugunu iddia ediyor. Milliyetciligin olgulara ters oldugunu ancak TR egitim sisteminden iyice beyni yikanmis bir birey Kurtlere bunu yuturabilecegine inanabilir. Eger Milliyetcilik olgulara ters ise, (Bunun dogru yada yalnis oldugu ayri bir konu) o zaman demoktratik ozerklik yada Turklerle kaynasmak ne derecede olgularala uyusuyor. Yada Ortadogu konfederasyonu ne derecede olgularla uyusuyor. Bunlara cevap veremezler cunku son tahlilde dayandiklari tek nokta mevcut gercekligin fazla istemlere musait olmadigidir. Asil sorun bu gercekligin APO icinmi yoksa Genel KUrt halki icinmi bir olgu oldugudur. Yani bir baska degimle, istemlerin siniri APO'nun kisisel kaygilarindan dolayimi kisitlandigi yoksa gercekten mevcut dunya konjektorun cizdigi sinirlarmidir. Dunya konjektorun izin verdigi sinirlari bir yana biraksak dahi bu sinirlar dahilinde kisisey kaygilari olan bir bireymi daha iyi bir sonuc verebilir yoksa bu sinirlara daha yakin haklar elde etmek icin mucadele eden bagimsiz bir orgutmu bunu basarabilir? Yani Dunya konjektorun verdigi sinirlarin cok asagisinda istekler veren bir birey ile bu konjectorun sinirlarini zorluyan bir orgutsel mucadele arasinda secenek yapmak gerekmiyormu? Bunu yapabilmek icin herseyden once Ismail Besikcinin dedigi gibi kafamizdaki karakollari kirmamiz gerekiyor. Benim onerim bu karakolari kirmak icin okumus oldugunuz kitaplarin ingilizcesi yada orijinal dillerinden okumanizdir. Sosyalist yada liberal dusunurlerin Kemalizmden etkilenmemis versiyonlarini ogrenmek icin tek secenek yoldur. 

Biraz uzun oldu, umarim Editorlar bagislarlar.

 

Slav u Rez

 

Shevhat 

 

 

 

 

Shevhat'ın akla ziyan uzunca yorumunu okuyunca, Fikret Yaşar'ın bir tespitine katılmamak elde değil: "Anlaşılan psikolojik yönden de çok sorunluyuz ..."

Bununla birlikte, bu yazı altındaki yorumlar çok farklı yollara saptı. Millet biraz da içini döküyor. Her şeye rağmen, Kurdistan Post ve Rojev.com gibi Kürt sitelerinin değerini bilelim. Umarım bir araya gelerek daha büyük işlere imza atarlar. Bizleri de bir oraya bir buraya bakmaktan kurtarırlar :)

Yeni yıla saatler kala, Kürt kamuoyunda özgür düşüncenin daha da gelişip çeşitlenmesi dileğiyle herkesin yeni yılını kutluyorum...

Sayfalar

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News