ala kurdistan
Ey Reqîb

Kurdistan ve Kurdistan'a Sor: 2 ve 3-Sonuç

-Kızıl Kürdistan neden devlet yada özerk bir yapıya dönüştürülemedi?

-Kızıl Kürdistan prototipi özelinde genel anlamda "Bağımsız Kürdistan" idealinin karşılığı nedir?

Son bölümde bu iki soruya cevap vermeye çalışacağız.

Bu vesiyleyle yaşamı ve mücadelesi ile bize bu konuları doğru temelde tartışma olanağı sağlayan Wekil Mustafa'yı da bir kez daha minnetle ve rahmetle anıyorum.
***
Tekrarlayalım. Kurdistan'a Sor, Kürdlerin Medlerden kalan ana vatanıdır. 590-705 yılları arasında Kürd Mihrani, 9. yy'da Kürd Deysemi, 951-1164 yılları arasında Kürd Şeddadi devletine beşiklik yapmış Kürd yurdudur.

Pers, Selçuklu ve Moğol istilaları nedeniyle sık sık yer değiştirmek zorunda kalan yerli halk adeta göçmen bir kabile-halk durumuna düşürülmüştür. Çarlık Rusya'sının kuzeyden güney ve güneydoğuya indiği 1801-1828 yılları arasında da istila ve ilhak edilmiştir. Rus hegemonyasının ağırlığı ve ulus devletlerin oluşum sürecinde uygulanan fiziki imha ve asimilasyon politikaları nedeniyle erime sürecine girmiş, bağımsızlık ideali, devlet olma arzusu dumura uğratılmış, öldürülmüştür.

Wekil Mustafa'nın çeşitli yerlerdeki anlatımlarından alıntılar alınarak Kurdistan'a Sor'a ilişkin olarak Öcalan ve PKK'ye ağır ithamlarda bulunuluyor. Bu ne kadar doğrudur diyerek soruyu değişik biçimde Kızıl Kürdistanlı araştırmacılara yöneltelim?

"Sovyetler bu otonomiyi biraz genişletmek istiyordu. Bunun için gelip durumu yerinde inceledi. 1923'te 51.200 olan Kürd nüfusunun 1926'da 20 bine indiği müşahede edilmiş. Bir çoklarının asimile olduklarını, pasaportlarını değiştirdiklerini görmüşler. Daha da ötesi 3-4 yıl sonra bu sayının 6-7 bine indiği görülmüş"

"Madem Kürt nüfus yok, o zaman otonomiye de gerek yok dediler. 1931’de otonomi kaldırıldı” )(Têmûrê Xelîl. K24)

Bu soruyu dolaylı bir biçimde Hêjarê Şamil'e de sordum. "Kurdistan'a Sor kurulduktan sonra bile bura halkı Kurdistan'a Sor'u bir yurt olmaktan çok adeta yaylak-kışlak gibi kullandı.

Sovyetlerin kendi sınırlarını kapattığı 1924 yılından sonra bile kitleler halinde hududu aşarak Doğu ve Kuzey Kürdistan'a geçip geliyorlardı. Bu nedenle Sovyetler bunları "güvensiz unsurlar" olarak değerlendirip sınır bölgelerinden daha iç bölgelere sürgün etti".

Sovyetler'in "güvensiz unsurlar" olarak tabir ettiği halkları göçertme politikası 1920'de başlayıp 1955'e kadar sürüyor. Gürcistan, Ermenistan, Azerbaycan, Türkmenistan, Özbekistan ve Tacikistan sınırları başta olmak üzere 40 sınır bölgesinden göçertmeler yaşanıyor.

1990-91yılları arasında her halkın kendi ülkesine dönmesine izin verilirken Rusya-Ermenistan işgal ve ilhak politikasının bir uygulaması olarak Kızıl Kürdistan'lı Kürdlerin kendi ülkelerine dönmelerine izin verilmiyor.

"Azerbaycan'da 2,5 milyon Kürd asimile oldu. Bunlardan 500-600 bini atalarının Kürd olduğunu söylüyor. Ancak çok azı Kürdçe konuşuyor."

"Kürdistan’ın ilanından önce kaç kez o şehirlere gittim. Nüfusun ancak yüzde 2-3’ü Kürdistan’ı kurmamız için destek veriyordu. Çoğunluk istemiyor, ‘Türkler’le kardeşiz, ayrılmak istemiyoruz’ diyorlardı. Şimdi de Azerbaycan tarafında savaşıyorlar. Ama Karabağ meselesi Kürtler’siz çözülmez.”" (Wekil Mustafa)

"Haydar Aliyev dahil olmak üzere Azerbaycan halkının ekseri nüfusu Kürdtür. Ancak bu nüfusun %99'u asimile olmuştur" (Hêjarê Şamil) *

Sözü İsmail Beşikçi Hoca'ya bırakılım:

"Ermenistan-Azerbaycan anlaşmazlığının temel nedenlerinden biri, Kızıl Kürdistan Özerk Bölgesi üzerindeki hak iddialarıdır. Her iki devlet de Kürt topraklarına sahip olmak için mücadele ediyor. Ortada neden Kürtler yok. Güçlü bir Kürt özerkliği olsa, Stalin Kürtleri sürgün edebilir miydi?

Laçin, Kelbecer, Zengilan, Kubatlı, Cebrail, Zengezur gibi şehirlerde Kürtler yaşamlarını sürdürselerdi, Ermenistan ve Azerbaycan Kürt toprakları üzerinde böylesine çekişebilirler miydi? Bu tür haksızlıkların yaşanmasına engel olmak için Kürtlerin de benzer bir siyasal yapıya ihtiyaçları yok mu?"
...

Kızıl Kürdistan örneğinde olduğu gibi Kürd toplumunun dokusunda devletleşme ve iktidar konusunda ontolojik-yapısal sorunların varlığından söz etmek gerekiyor. Sorun siyasetlerden önce yapısaldır. Siyasetler toplumun yansımasından öte bir gerçekliği ifade etmez.

PKK "Bağımsız-Birleşik Kürdistan" ideali konusunda uzun yıllar boyu Kürdleri sınadı-zorladı. Ancak bu eşiği aşamadı.

Öcalan açık bir insandı. Güvenin temel kaynaklarından biri de buydu. ABD-Türkiye ve NATO'nun Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması için Hafız Esad'a baskı kurdukları bir süreçte Öcalan yüzlerce olasılık içinde bir olasılık daha dillendiriyordu.

270 kadronun hazır bulunduğu Kürdçe Okul amfisinde "Kürd liderlerin Kürdlere neden ihanet ettiklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Acaba ben de mi ihanet etsem.....!" diyordu.

Güney Kürdistan bağımsızlık referandumu sürecinde çeşitli etkinliklere bizzat katıldım. Destekleme amacıyla da onlarca yazı yazdım. Bir ara Güney Kürdistan'dan 20 kadar şahısla mini anket yaptım.

"Köylüsü şehirlisiyle, hükümeti ve parlamentosuyla bağımsız Kürdistan için insanlar 40 yıl ot yemeye hazır mı?"

Cevapların en az %50'si "Yoksul insanları bunun içinden çıkarın, kimse bir öğün yemeğinden bile vazgeçmez" biçiminde idi.

16-17 Ekim tarihlerinde Irak ordusu ve Heşdi Şebi Kürdistan' ı işgale kalkıştıklarında Pêşmerge güçleri tek bir mermi sıkmadan, Kerkük dahil Güney Kürdistan topraklarının %51'ni düşmanlarına bıraktı. Meydanlarda bayrak açıp bağımsızlık marşlarını okuyan bizler de usul-usul-usul yerimizde oturduk......

Devlet kurmak sadece bir güç işi değil, aynı zamanda bir bilinç ve kültür işidir. Kürdlerde olmayan, Kürd aydını ve siyasetçisinin de anlamadığı budur.
........

"Min dî sey goştê sey xwar destê min dermanê dila- İtin it etini yediği günler gördüm, elim yüreklerin ilacıdır". Bu sözlerin Türkçedeki tam karşılığı nedir, bilmiyorum. Ancak benim ruhumda Kürdçedeki anlamı çok derin. Bağışlayın, eksik-doğru çeviri yapmaya çalıştım. Siz de öyle anlayın.

Karnımız ağırdığında annemin sırtımıza masaj yaparken söylediği sözlerdi bunlar.

Savaş, talan, katliam, kıtlık, yokluk sefalet görmüş, yaşamış ama yine de yaşamda kalmış olmanın zafer utkusu olmalı bu sözler.

Kürdün tarihi budur. Ahlaki açıdan hasta olan dünya insanlığına bir şifa gelecekse bunca felaketleri yaşamış, ama yine de yaşamda kalabilmiş Kürdlerin eliyle gelebilir.

Baxoz'da teslim olan DAİŞ çetelerinin eş ve çocuklarını, yaralı ve sakatlarını sırtlarında taşıyan YPG savaşçılarını video kayıtlarında izlediğimde bu duygulara kapılmıştım.

Peki, Kürdlerin yanlışı yok mu?

Öylesine çok ki.....

Ancak bu yanlışlar ahlaki değil, akli ve siyasidir.

"Me dît sey goştê sey xwar, destê me dermanê dıla..... İtin it etini yediği günler gördük. Elimiz gönüllerin ilacıdır."

Kürde güç, inanç veren bu duygular olmalı.
****
1989'a gelindiğinde Sovyetlerin yıkılacağını artık anlamayan kalmamıştı. Kürdler de anlamıştı.

Lakin.....

"Kürdler ne tarihi, nede geleceği doğru ve zamanında tahlil edemiyor....."

Kürdistan'a Sor aydınlarının bir kısmı Ermenistan'la ortak bir strateji oluşturmaya çalışırken bazıları da Azerbaycan'la ortak hareket etme çabası içine girmişler. Güney ve Kuzey Kürdistanlı partiler de bu olaya seyirci kalmışlardır.

Ve ezeli Kürd yurdu da böylece ebedi olarak işgal edilmiş.

Birileri KDP'yi Suçlamış, diğerleri de PKK'yi......

Sonuç:

1994'te Şam'a gelen Kızıl Kürdistanlı heyetle bir sohbetim olmuştu. "Ermenistan evlerimizin taşlarını bile söküp götürdü" diyorlardı.

Yani Kızıl Kürdistan artık sadece tarihte düşen bir nottur.
***
Bu arada Stêrka Sor hareketine değinmekte yarar var. Stêrka Sor hareketine "Beş Parçacılar" da deniliyordu. Hareket "Kürdistan dört parça değil, beş parçadır. Sovyetler Birliği sosyalist bir devlet değil, sosyal emperyalist bir ülkedir. Kurdistan'a Sor Sovyet işgali altındadır" diyordu.

Bu hareketin lideri Alattin Kapan'dı. Alaattin Kapan 18 Mayıs 1977'de katledilen PKK kurucularından Haki Karer cinayetinden sorumlu tutuldu. 1 Mayıs 1978 yılında vuruldu. Ancak gerçek katilin kim olduğu hep bir muamma olarak kaldı. Alaattin Kapan'ın öldürülmesi ile Stêrka Sor dağıldı.

5 parça meselesi 1970'li yıllarda en çok tartışılan konulardan biriydi. Sol-Sosyalist düşünceyi benimseyen Kürd hareketleri sırf bu nedenle Stêrka Sor'u ABD emperyalizminin oyuncağı-piyonu olarak değerlendiriyordu.

Ne demiştik?

"Dinler ve ideolojiler hâkim sınıflar ve uluslar adına derin hileler içeren bireysel ve toplumsal iradenin iğfal araçlarıdır".

Ve eğer Kürd siyasetleri Stêrka Sor'un bu söylemini reel bir gerçeklik olarak görüp kabul etseydi bu gün Kurdistan'a Sor diye bir Kürd ülkesi olabilirdi.

Ancak Rus emperyalizminin yaydığı ideoloji ile Kürd çocukları katledildi......
***
Sorunun ana kaynağı ne?

"Bağımsızlık idealinden yoksunluk...!"

ı-Bağımsızlık idealini taşımayan hiçbir yapı başarıya ulaşamaz. Bağımsızlık idealini içermeyen fedakârlık ve kahramanlıklar hiçbir sonuç alamaz. Bu sözüm PKK'ye.

ıı- Bağımsızlık idealinin gereklerini yerine getirmeyenler inandırıcı olamaz. Bu sözüm de KDP'yedir.

ııı- Arada yaşayan günü birlikçiler de sürüdür ve onlar güçlü olan dost-düşman merasında otlanırlar. Ve devrimler bu kitlenin sürü olmaktan çıkarılması ile gerçekleşir.
***
"O süreçleri ben de yaşadım. Kurdistan'a Sor için faaliyet yürütenlerin tümü diplomasiyle bağımsızlık veya statü kazanacaklarını düşünüyorlardı. Kimsenin "özgüce" dayalı bir stratejileri yoktu. Kuzey ve Güney siyasetleri ise vatanın bu parçasına karşı duyarsız ve duygusuz idiler" diyor, Hêjarê Şamil.

"PKK'den 200 savaşçı istendi, ancak Apo vermedi. Verseydi bugün Kızıl Kürdistan gibi bir ülkemiz olacaktı" diyorlar.

ı- 1994te Şam'a gelen ekibin Öcalan'dan 200-250 savaşçı istediklerinin tanığıyım. Ancak Öcalan onlara "Kızıl Kürdistan'ı siz kuracaksınız. 50 tane seçme genç gönderin. Biz onları eğitelim. Onlar binlerce savaşçı yaratır" diyordu.

Bir iki düzine geldi. Ancak çok geçti.....

Yeni dengeler oluşmuştu ve artık yapılacak hiçbir şey kalmamıştı. Bu istem 1990 yılında yapılmış olsaydı çok büyük ihtimalle bugün Kızıl Kürdistan gibi Kürdlerin de bir ülkesi olacaktı.

Tren gittikten sonra istasyona gelen Kürdler yaya kalmıştı.
Kısacası "Kürdler zaman mefhumundan yoksundur"

ıı- Wekil Mustafa "2,5 milyon Kürd Azerbaycan'da asimile oldu" derken Hêjarê Şamil de "Azerbaycan'daki Kürdlerin %99'u asimile olmuştur" diyor.

Neden?

Ruslar Rus, Azeriler de kendilerini "Azeri" olarak nüfus kütüğüne kayıt ederken Kürdler "Azerbaycanlı" olarak nüfusa kayıt ediliyordu. Zaman Azerbaycanlı Kürdleri "Azeri" yaptı..!

Hiç kimsenin kuşkusu olmasın. "Türkiyelilik" kavramının bir kaç on yıl sonra yaratacağı sonuç budur.

ııı- 11 bin şehit, 22 bin yaralı veren Rojavayi Kurdistan zamanında ve özgüce dayalı bir çalışma yürüttüğü için fiili bir sonuç elde etmiştir. Devlet kurmak bir kültür sorunudur. Bunun için geniş bir zamana ihtiyaç vardır. Hiç kuşkusuz ara formüller olabilir, ancak bağımsızlık ülküsü taşıyamayan bir hareketin varacağı sonuç Kızıl Kürdistan hezimetidir.

Dört parça Kürd hareketlerinin ve özellikle Rojava Kürdlerinin Kızıl Kürdistan olayından alması gereken büyük dersler vardır.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News