ala kurdistan
Ey Reqîb

Rejim Ordusu Halep'te İki Kürd Köyünde Katliam Yaptı

www.kurdistan-post.eu/haber servisi- Esad’a bağlı rejim askerlerinin saldırısı sonucu Halebe Bağlı Tel Eranî köyünde 21 Kürd öldü, 50’nin üzerinde kişi yaralandı.

Tel Erani köyü sakinlerinden Ramazan Heci Rudav gazetesine aktardığı bilgiler şöyle “ Dün öğleden sonra ÖSO’ya bağlı güçler Suriye ordusu ile Tel Erani köyü yakınlarında karşılaştı. Çatışma sonrasında 7 tanka el koymak istedi ele geçiremeyince imha etti. Bu saldırıdan sonra Suriye savaş uçakları köyümüzü bombaladı. Bu saldırı sonrasında köyümüzden 21 kişi öldü, 50’nin üzerinde kişi de yaralandı.

Köyümüz bir Kürd köyüdür. Köyümüze yakın çevre köylerin çoğunluğu da Kürdtür. Bu çevrede bulanan ÖSO’ya bağlı güçler çevrede bulunan askeri garnizonlardaki cephaneye de el koymak istedi. Ancak başarılı olamadı.”

İsmini vermek istemeyen Batı Kürdistan Direniş Partisi (PBKR-Partiya Berxwedana Kurdistanê ya Rojava) üyesi bir kişi de "Tümü Kürd olan Tıl Hesil köyünde de 4 kişinin öldüğünü, 41 kişinin de yaralandığını” söyledi.

Tel Hasil köyü de Tel Eranî köyüne yakın Halep merkeze bağlı bir köydür. Bilindiği üzere Halep’te 600 binin üzerinde Kürd yaşıyor.

Yine basına ajanslara düşen haberlere göre bugün öğlen saatlerinde Suriye Esad rejimine bağlı askerler Halep merkezde bulunan ve bir Kürd mahallesi olan Şêx Maxsud’a girmek isterken YPG güçlerinin direnişiyle karşılaşmış, çıkan çatışma sonrasında rejim askerlerini geri çekildiği haberleri verilmişti.

Öte yandan rejim yanlısı bazı haber kaynakları ÖSO’nun Halep’ten tümüyle sökülüp atıldığı, Hums’a yönelik büyük bir operasyona girişildiği haberleri veriliyor. Ancak bu haberler bağımsız kaynaklarca henüz doğrulanmış değil.

YPG Komutanlığından yapılan açıklamada, Kürdistan dışında yaşayan Kürdlerin katliam tehlikesiyle karşı karşıya olduğu, Suriye’nin çeşitli yerlerine dağılmış olan Kürdlerin Kürdistan’a dönmeleri için çağrıda bulundu.

Yorumlar

Saygi deger KÚRDISTAN-POST'UN serefli!olan, katilimcilari;lútfen herkes bulundugu yerden Kurdistan'a Rojava'ya yardim kampanyalari acsin veya bu kampanyalara, bir sekilde katilsin veya katilimlari tesvik etsin.Her kim'ki kendine Kúrdúm diyorsa ve Kurtlerin bu acilarini bulundugu yerden his etmiyor ve ilgisiz kaliyorsa o kimselerin bir daha asla Kúrt kelimesini agizlarina almaya hakki olmadigina inaniyorum.Ister bir corap, ister bir battaniye, isterseniz bir eoru olsun, ama mutlaka katkida bulunmak, her Kúrdún boynunun borcudur.Bakiniz, iyi niyetli,saf kalpli,gercekten Kúrt halki ve Kúrdistanin ózgúrlúgúnú isteyen namuslu Kúrtleri; Burada niye bir yorum yok? niye? Bati Kúrdistan'daki savas cokmu ómemsiz,niye O Kúrt liderlerine dil uzatan sarlatanlar burada bu savasi'da bir kere olsun dilendirmiyorlar? Bir konuda daha ikaz etmek istiyorum.O Kúrt halki'na ve Kúrt hareketi ve kadrolarina burada camur atan ahlaksiz súrúngenler, NIYE! bu haberlerin altina'da,yorum yazmiyorlar.Niye Kúrtlerin cektigi acilari'danda burda .! bahs etmiyolar.Niye? Yanlizca, BASKAN APO,PKK ve BDP ileilgili haberleri bekleyip les kargalari gibi úzerlerine atliyorlar? Kusura bakmayin bu farkin kendisi bile onlari ele vermeye yetiyor.Her zaman burada halkimi ikaz  edecegim.Onlar nasil'ki negatif yazilar yazmak icin firsat koluyorlarsa bende, firsatni buldukca o cahs ve ajanlara karsi halkimi ikaz etmeye devam edecegim.Saygilarimla.a.y.

aynen katılıyorum şahsen pkk değilim ancak dönem laf üretme çamur atma dönemi değil icraat dönemi

Sıdkı Zilan Suriye Kürdistanı ve İslamcılar: Serêkanîyê Örneği 31 Ocak 2013 Perşembe 11:[email protected] Kürdistan halkı olarak Kürdistan’ın Batısı anlamında “Rojava” diyoruz. Okurlarımın rahat anlayabilmeleri için “Suriye Kürdistanı” tabirini kullandım. Malumunuz Ceylanpınar’ın Suriye tarafındaki ikizine Araplar Re’sul-ayn, Kürtler Serêkanîyê(Çeşmebaşı) derler. Serêkanîyê’de YPG ile Türkiye destekli bazı silahlı grupların çatışması aylardır devam ediyor ve gelinen noktada her iki taraf için de önemli sonuçlar doğuracak bir savaş veriliyor. Ne yazık ki El Kaide, Selefiler ve başkaca gruplar içerisinde bulunan Kürt savaşçılar eliyle, Suriye Kürtlerinin ileride bir sattü sahibi olmalarının önüne geçmeye çalışan bir Türkiye var. Kürdistan’ın evlatları olan bu kardeşlerimiz, büyük bir hatanın ve telafisi mümkün olmayanın bir fiiliyatın içerisindedirler. Türkiye’de PKK üzerinden otuz yıldır Kürtlerin hakları ve talepleri nasıl öteleniyorsa, Suriye Kürdistanı’nda da PYD-YPG karşıtlığı üzerinden Kürtlerin siyasi satatü sahibi olmaları engellenmek istenmektedir. Bu projeye alet olan El Kaide, Selefi gruplar ile bu grupların içinde yer alan Kürt gençleri (ki çoğu çocuk yaştadır, siyasi olarak yeterli birikime sahip değildir) iki kere düşünerek tutumlarını gözden geçirmelidirler. Kürdistan’daki İslami medyanın çoğu ısrarla Serêkanîyê yerine “Resul-ayn” tabirini kullanarak burayı Arapların mülkü yapmaya çalışmaktadır ya da bilinçsizliğinin kurbanı olmaktadırlar. Keza, Kemalist Türkiye’nin müsamahası, yardımı ile sınırı rahat bir şekilde geçerek, lojistik destek alarak (içlerindeki Türk İstihbaratı, Emniyeti ve Askeri unsurlarla beraber) Kürdistan’a saldırmaktadırlar. Suriye Kürdistanı’ndaki tüm siyasi partilerin (PYD de dahil) tutumu, Esed Rejimi ile muhalifler arasındaki savaşa fiilen katılmamaktır. Buna rağmen Suriye Kürtlerini temsilen “Desteya Bilind” dediğimiz, “Suriye Kürtleri Yüksek Konseyi” hem Türkkiye hem de muahliflerle diplomatik kanalları hep açık tutmuş, siyasi ve diplomatik açıdan desteklerini esirgememişlerdir. ÖSO’nun Kürt karşıtı söylem ve eylemleri herkesin malumudur. İhvan Hareketi ise Türkiye’nin baskısı neticesinde Kürtlere yanaşamamaktadır. Haliyle Kürtlerin tarafsızlığı Esed rejimini destekleme anlamında olmayıp, muhalefetin dışlaması neticesinde oluşan bir durumdur. Buna rağmen Suriye Kürdistanı Bölgesinde savaşın olmaması tıpkı Saddam’ın devrilmesi sürecindeki Irak Kürdistan Bölgesindeki duruma benzemektedir. Saddam’ın gitmesiyle nasıl fiilen Kürtler özgürleştiyse, Esad rejiminin gitmesiyle beraber (ki gitmesi yakındır) Suriye Kürdistan Bölgesinde fiili bir özerklik olacağı görülmektedir. Türkiye, El Kaide, Selefi gruplar ile ÖSO kılıfındaki bazı silahlı unsurları bu öngörünün gerçekleşmemesi için kullanmaktadır. Suriye içerisindeki savaşta muhalefet saflarında örgütlü veya örgütsüz savaşan birçok Kürt vardır. Keza, Türkiye ve Türkiye Kürdistanı’ndan Suriye toparklarına (Türkiye’nin hoşgörü ve desteğiyle) gidip savaşanların ekseriyeti de Kürt İslamcılardır. Bizim Suriye Muhalefetini destekleyen İslamcılara fazla sözümüz yoktur ama Serêkanî örneğinde olduğu gibi, Kürtlere yönelik (velev ki saldırı yapılan yerlerde hakim olan PYD-YPG olsun) savaşı onaylamıyoruz. Çünkü, Kürtler siyasi tutumlarını belirlemede özgürdürler. Bu tutum İslamcıların hoşuna gitmedi diye, Kürdistan’a saldırmak İslamcılar açısından “oyuna gelme” durumudur. Elbette bu oyunu onlara oynatan Türkiye’dir. Bu yanlış hesabın yankısı Türkiye Kürdistanı’nda da olacaktır. Umarım bu yanlış tutum devam etmez ve Türkiye Kürdistanı’nda da sıkıntılara sebep olmaz. Siyasi-politik açıdan İslamcıların PKK-PYD veya başkasıyla savaşmasının onlara birşey kazandırmadığı, İslamcılar açısından zemin kaybına, PKK açısından ise zemin hakimiyetini ve halk desteğini getirdiği izaha muhtaç değildir. Kaldı ki Suriye Kürdistanı Türkiye'den çok farklıdır ve Esad’ın gitmesi durumunda fiili bir özerklik sözkonusudur. Bunu engellemek İslamcılara düşmemelidir. Aksi halde büyük bir vebal altında kalırlar. Özellikle bu savaşçı gruplar üzerinde etkili olabileceğini düşündüğümüz Hizbullah Cemaati ile Özgür-Der çevresinin olumlu çabaları anlamlı olacaktır. Bu iki camia elbette bu işin içinde değildir ama barışa katkı sunabilir ve Suriye Kürdistanı’na saldırıları mahkum ederek tarihi bir sorumluluğu yerine getirebilirler. Kürdistan İslami (AZADİ) İnisiyatifi ve Hüda Par gibi, Kürdistanî Siyasi-İslami oluşumlar da bu konuda kardeş kavgasını ve Türkiye’nin oyunlarını-emellerini mahkum edebilirler, etmelidirler. PYD’ye düşen de yoğun bir diplomasi ile ateşkes ve sonrasında müzakeredir. Yüksek Kürt Heyeti de bu sürece nezaret etmeli ve meşru muhatap olarak kabul edilmelidir. ------------------------ *Sıdkı Zilan ("Hak, Adalet ve Özgürlük için Kürdistan İslami (AZADÎ) İnisiyatifi" kurucularından ve "Suriye Kürdistanı ile Dayanışma Platformu"nda Azadi İnisiyatifi temsilcisi) NOT: Bu yazımızdan sonra, Hüda Par'ın yapmış olduğu "Serêkanîyê" açıklaması hem önemli hem de yerinde olmuştur. Kardeş kavgasının mahkum edildiği bu açıklamayla tarihi bir sorumluluk yerine getirilmiş ve bazı yanlış anlaşılmalara da açıklık getirilmiştir.

Kaynak: (haberdiyarbakir.com) 

şahsen pkk li değilim ama aynen katılıyorum zaman laf üretme birbirine çamur atma değil icraat zamanı

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.