ala kurdistan
Ey Reqîb

Suriye, Irak Bağlamında Kurdler-Mahfuz Yıldız

Sanki Esad Didtatör'ü iktidarı bırakmamak için ülkesini ateşe vermemiş, vatandaşlarının üstüne uçaklarla bombalar yağdırmamış gibi, hala iktidarda kalma hesaplarıyla koltuğuna yapışmış ve Kurdlerin dişiyle tırnağıyla, kanıyla canıyla, tüm insanlık adına direnerek elde ettiği kazanımlarını tehdit eder olmuştur. Iran Terör Cumhuriyeti'yle, Putin Rusyası da bu zalimin arkasını tutmuş, işlediği suçları BM Güvenlik Konseyi'nde aklama çabasındalar. Oysa
Esad ve Esad gibi katillerin Modern Dünyada yerinin olmaması gerekir.
 
Dünya'nin geri kalanının Esad vahşeti karşısında elini kolu bağlayan Putin Rusyasi'yla Iran Rejim'i de bu insanlik suçuna ortaktir. Kurdlerin bunlarla yapacağı herhangi bir aliş-verişte bunu, kesinlikle, gözönünde bulundurmaları gerekir. Yoksa bunların, şu haliyle, hesap sorulamaz konumları nedeniyle, yarın öbür gün, Kurdlere de ayni zalimlikle yönelme ihtimalleri çok güçlüdür. 
 
Bati ülkeleriyle Koalisyon'un, hem kendi hem Dünya kamuoyuna hesap verme özeliği varken, Rusya-Iran-Esad üçlüsünün böyle bir durumu söz konusu değildir. Kendi ülkelerinde hesap sorulamaz konumdalar ki Dünya'ya da 'bizden hesap soramasınız' kabadaylığını her defasında haykırmaktadırlar. 
 
Son dönemlerde bunların yedeğine düşen Erdoğan iktidarının, hem hesap sorulamazlıkta hem de zalimlikte, bunlardan eksik kalır yanı yoktur. Şırnak'a, Sur'a, Cizre'ye, Nusaybin'e, Hakkari'ye, Yüksekova'ya, Idil'e Silvan'a Silopi'ye bakın, insanları diri diri yakma, zırhlı araçların arkasına bağlayıp sürükleme pratiklerine görün. Eline her fırsat geçtiğinde, aynı şeyi misliyle, gözünü kırpdamadan yapacak potansiyel, damarlarındaki  faşist kanda ve zihnindeki padişah özentisinde yatmaktadır. 
 
Osmanlı özentilerini anlamak için,  Suriye'ye taşıdıkları örgütlere bakmaniz yeter. Liva Sultan Murat, Sultan Mehmet, yok bilmem Sultan Sancar... Birileri de kalkıp demiyor, 'yaho bu saydığız adamlar Ortaçağın karanlık zihniyetinin temsilcileriydi, Hükmettikleri ülkenin tüm toprağı ve topraklarının üstünde nefes alan her canlı dahil, her şey, onlara aitti. Dilediğini rezil, dilediğini vezir yapardi. Istediklerinde, tebaasından bir kimsenin kellesiyle beraber, malını mülkünü, karısını kızını elinden alırlardı. Hatta biraz yakışıklı erkek çocuklarını dahi harem oğlanı olarak zevklerinin kölesi yaparlardı. Yani, kısaca, onlar da hesap sorulamaz, sorgulanamaz otoriteye sahiptiler.
Işte, bu padişah özentililer de aynen onlar gibi dokunulmaz olmak istiyorlar. 
 
Kendi halkını demokrasi, insan hakları, degişim dönüşüm, adalet, özgürlük vaatleriyle kandıran Erdoğan iktidarı, aynı söylemle Dünya'yı da kandırmış, iktidarını kalıcılaştırıp pekiştirdikçe, tek adamlığa, hesap sorulamazlığa evrilmiştir. Oysa, bu yapının modern dünya değerleriyle herhangi bir bağlantisi yoktur.
 
Bu, sadece Erdoğan'in hikayesi değil Humeyni'nin de hikayesi böyledir, Putin'in de. Putin'in iktidara gelme koşullarını göz önüne getirelim. Rus Mafyası dünyayı sarmış, mantar gibi, her işin altında belirmeye başlamıştı. Öte taraftan Kafkasya'yi, Rusya'yi dinci teror odakları tehdit altina almış, kasıp kavurup, elegeçirmeye çalisiyorken, Dünya Putin'e yeşil ışık yakmış, olur vermiş, iktidarını desteklemiştı. Aynı Putin ayağının yerini sağlamlaştırdıkça, iktidar koltuğuna yapışmış, resmen konmasa da adı, artık çoğu çevrede "Rus Çarı" hitabına mazhar olmuştur! 
 
Batı, yani kapitalist-burjuva dünyası, bu konularda, yanlış yapıyor. Şahıslara ve siyasete yatırım yaptıkça kandırılıyor. Batı demokrasisi artık siyasete değil, sivil toplum örgütlerine, adalete kurumlarına ve özgür basına yatırım yapmalıdır ve dünya'nin herhangi bir yerinde, bu değerlere el kaldirana derhal müdahle edebilecek uluslararası mekanizmalar kurmalıdır. Çünkü siyasete ve siyasetçilere yatırım yaptıkça, olur verdikçe kandırılmakta, iktidara taşıdıkları kişiler, kendi kaderiyle halkın, devletin kaderini birbirine bağlamakta, aynen IŞID(ISIS) mantığında olduğu gibi, Kendi halkını, kendine canli kalkan yapmaktadır. 
 
Bugün Putin Rusyasi'yla Rusya Federasyonu'na bağlı bir çok devlette iktidar değişmiyor. Yine Iran'da molla iktidarının oligarşik yapısı aşılamıyor. Esad ha keza öyle, adı konmamış, babadan oğula geçen krallık gibi, bir dikta rejimle Dünya'ya karşı koyup  direniyor. Beride Erdoğan tüm devlet kurumlarını, fiili olarak, kendisine bağlamış bunu resmiyete dökmek için gün sayıyor!
 
Soruyorum, aklı başında insanlara, bunlar mı geleceğimizi şekillendirecek? Bunların dünyasında mı yaşayıp özgür bir gelecek tahayül edeceğiz? Yoksa bunca bilgi, bilim, felsefe, sanat birikimimizle, insanlık ailesi olarak, bunca savaş  ve yıkım, direniş ve mücadele tecrübesiyle elde ettigimiz demokrasi, adalet, insan hakları ve özgurlüklere mi sığınacağız? Post-modern insanın geleceği hangisinde? 
 
Bu bağlamda Rojava ve Kuzey Suriye Federasyonu'nun çok dikkatli, temkinli davranması gerekir. Soçi'ye davet edilmek, evet, değerlidir zira siyasal anlamda muhatap konuma gelebilmeyi sağlayabilir fakat, kiminle karşı karşıya olduğunu, hangi itifakların ürünü politikalarla karşılaşabileceğini iyice bilince çikartmış olması gerekir.
Bu, Güney Kurdistan için de geçerlidir. Bugünün Rosneft, petrol gaz, anlaşması, yarının siyasi şemsiyesine dönüşürse Kurdler, bir 100 yil daha kaybeder. Kurdlerin kaybetmesi, iktidar değişmesiyle, ekonomiyle izah edilemeyecek kadar hayatidir zira hesap sorulamaz iktidarların insafına terkedilebilirler. Aynen Ermeni, Yahudi ve son Şengal(Sincar) katliamlarına benzer toplu yok oluş felaketlerine maruz kalabilirler.
 
Bu iktidarların herhangi bir insafının olmadığını, bu son yüzyıl, bize açık ve net göstermiştir. Hele hele, 6 yillik Irak, Suriye, IŞID(ISIS) ve HaşdiŞabi pratiklerine bakarak, bu coğrafyanın, hala, çok vahşi, kan donduran orta çağ zihniyetine açık olduğu anlaşılmıştır.
 
Kurdler, eğer bir kurtuluş arıyorlarsa, Koalisyon'un yakasına yapışmalı, Koalisyon'u oluşturan devletler kapidan kovarsa, bacadan girmelidirler. Çünkü kurtuluş ve gelecek, özgür ve bağımsız basına, adalete ve kendi kamuoyuna hesap verebilen iktidarlarla yapılacak itifaklardadır.
Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News