ala kurdistan
Ey Reqîb

MİT’in Kürdsüz İmralı Mutabakatını Eyüp Can Yazdı

 

Türkiye MİT’inin verdiği bilgileri ‘sızdırdığı’ için yazıları son günlerde fazlasıyla ilgi çeken Türkiye’nin ‘Radikal’ gazetesinden Eyüp Can, İmralı’da yapılan ‘mutabakat’ hakkında yeni bilgiler verdi. Can’a göre ‘mutabakat’ta Kürd hakları yok.  

 

İşte 'Yeni İmralı Mutabakatı'

Eyüp Can

Yeni mutabakatta 'Demokratik Özerklik' yok. Ev hapsi hem var hem yok. İşte dört basamaklı o strateji.

Ahmet Türk, yeni isimlerin katılacağı BDP li bir heyetle İmralı yı ikinci kez ziyaret edecek. 

Radikal’in ‘İmralı’da iki gün’ manşetinden sonra kiminle konuşsam aynı soruyu soruyor.

MİT Müsteşarı Hakan Fidan ile Abdullah Öcalan uzun uzun ne konuştu?

Varılan mutabakatın içinde neler var? Yol haritası ne?

Radikal’in manşetinden sonra medyada çok sayıda haber-yorum çıktı, konu tüm boyutlarıyla tartışılıyor, bu sağlıklı.

Ama maalesef bazıları hemen korku siyasetini devreye sokuyor. At izi it izine karışmış durumda.

Bu yüzden ‘Yeni İmralı Mutabakatı’nda neler olduğunu yazmadan önce dilerseniz gelin ‘neler yok’ ona bakalım.

Neler yok?

Bir, bölünme yok.

İki, Bağımsız Kürdistan anlamına gelecek herhangi bir toprak pazarlığı yok. Zaten uzun zamandır PKK’nın böyle bir talebi yok.

Üç, Federasyon dahil herhangi bir alternatif yönetim biçimi yok.

Dört, (en önemlisi bu) Demokratik Özerklik yok.

Evet evet, yanlış duymadınız...

Öcalan’ın kavramsallaştırdığı, BDP’nin Oslo Görüşmeleri’nin en kritik aşamasında tek taraflı bir biçimde ilan ettiği Demokratik Özerklik, Fidan’ın Öcalan’la vardığı ‘yeni mutabakatta’ yok.

Dolayısıyla ‘özsavunma gücü’ de ‘mahalle komiteleri’ de ‘toprak üzerinden herhangi bir özerklik-sınır çizme talebi’ de yok.

Bu konularda Öcalan’ın kafası çok netleşmiş.

Suriye’den Irak ve İran’a bölgede ortaya çıkan yeni dinamikleri çok dikkatli okuyan Öcalan, “Demokratik özerkliği tartışılsın ve içi doldurulsun diye gündeme getirdim, dayatılsın diye değil” demiş ve gelinen yeni aşamada ‘Kürt Sorunu’nun çözümünü Türkiye’nin demokratikleşme sorunu’ olarak gördüğünü çok açık bir biçimde ifade etmiş.

Öcalan’a göre ‘Türkiye’nin demokratikleşme yolunda her kazanımı Kürtlerin de kazanımı’.

Bu hassas nokta, İmralı’ya giden Ahmet Türk’ün dünkü açıklamalarıyla da teyit edilmiş oldu: “Abdullah Öcalan’ın talepleri devleti zorlamayacak türden.”

“Mutabakatın neresi yeni?” diyenlerin atladığı en önemli nokta bu ve Yeni İmralı Mutabakatı bu kilit cümlenin üzerine inşa edildi.

Peki, o zaman neler var?

Neler var anlatacağım ama öncesinde bir kategori daha açmam gerekiyor.

HEM VAR HEM YOK KATEGORİSİ 

En nazik başlık bu, bu yüzden en hassas tartışılması gereken de bu.

Bir, Genel Af.

İki, Öcalan’a ev hapsi.

Üç, PKK’nın silah bırakması.

Dikkat ederseniz tartışmalar bu üç noktada düğümleniyor. Zaten bu yüzden de bu üç kritik konuya ‘hem var hem yok’ muamelesi çekiliyor.

Mesela Başbakan Tayyip Erdoğan pazar günü bir taraftan gelinen yeni aşamanın önemine dikkat çekti, Oslo benzeri görüşmelere bile kapı araladı ama “Af da ev hapsi de yok” diyerek en nazik konuda keskin bir tavır sergiledi.

Buna karşılık Murat Karayılan da görüşmelerin hemen ertesinde yaptığı açıklamada yeni süreci önemsemekle birlikte PKK’nın silah bırakmasının söz konusu olmadığını söyledi.

Benzer bir açıklama da BDP’li Nazmi Gür’den geldi:

“Öcalan’la PKK’nın silah bırakması görüşülmedi.”

Öyle mi gerçekten?

Öyle olmadığını tüm taraflar biliyor ama şu aşamada herkes kendi tabanına, biraz da anlaşılır sebeplerle (en sonda konuşulması gerekenler en başta konuşulup çözüm sürecini tıkamasın diye) “Bu konular görüşülmedi” diyor. Bu kategorinin bir özelliği daha var.

Eğer ‘Dört Basamaklı Merdiven Stratejisi’ olarak tanımlanan bu yeni süreçte her şey yolunda giderse son basamakta ‘af, ev hapsi ve silahların teslim edilmesi’ bugün tartışıldığı şekilde gündeme gelmeyecek.

Dolayısıyla Başbakan “Af da ev hapsi de yok” derken haklı.

Af sadece şehit ailelerini rahatsız etmiyor, ‘yenilgi-teslimiyet-suçluluk’ içeren ‘af’ kavramına PKK da sıcak bakmıyor. Yeni İmralı Mutabakatı’nı hazırlayanlar bu çok kritik konularda da ‘yaratıcı çözümler’ ürettiler. Ama bu aşamada bu çözümleri tartışmak anlamsız. Bu yüzden bu kritik konulara süreç son aşamaya gelene kadar ‘hem var hem yok’ muamelesi yapılması en doğrusu.

Dört basamaklı merdiven stratejisi

Şimdi gelelim ‘Dört Basamaklı Merdiven Stratejisi’ çerçevesinde yeni mutabakatta neler olduğuna.

Ama öncesinde nedir bu ‘Dört Basamaklı Merdiven Stratejisi’?

Bu stratejiyle ilgili ilk yazıyı Yeni Şafak’tan Abdülkadir Selvi yazdı.

Onun anlatımıyla ‘merdiven yöntemi’ şu:

Oslo’dan farklı olarak bu kez, ‘merdiven’ yöntemi kullanılacak. Bir adım atılacak. O karşılığını bulursa ikinci adım atılacak. Yani atılan bir adımın karşılığı görülmeden ikinci ve üçüncü adımlar atılmayacak. Merdivenin basamakları tek tek çıkılacak.

Birinci basamağa adım atmadan önceki hazırlık hamlesi çözüm iradesini paylaşmak ve meselenin ciddiyetini tüm taraflara hissettirmek için Öcalan’ın Ahmet Türk ve Ayla Akat’la buluşmasıydı. Bu buluşma Radikal’in duyurduğu gibi geçen hafta gerçekleşti.

Şimdi artık merdivene doğru ilk adım bekleniyor...

Birinci basamak: Çatışmasızlık

Ahmet Türk, BDP’li bir heyetle (Ayla Akat dışında yeni isimler de eklenecek) İmralı’da Öcalan’ı ikinci kez ziyaret edecek. Bu ziyarette Öcalan kendisini ziyaret eden heyete çözüm iradesini net bir biçimde ifade eden 4 mektup verecek. Bu mektuplardan biri BDP’ye, diğer ikisi Kandil ve Avrupa’ya, sonuncusu Türkiye kamuoyuna. Bu mektuplarda Öcalan bir yandan yukarıda saydığım yokları netleştirecek, bölgede ortaya çıkan yeni dinamikler çerçevesinde neden Demokratik Özerklik yerine yerel yönetimlerin güçlendirildiği gerçek anlamda bir demokratikleşmeye gerek olduğunu anlatacak, diğer yandan hem kendi çözüm iradesini hem de devletle vardığı mutabakatı anlatacak. Dört aşamalı bu yeni sürecin her aşamasında neler yapılması gerektiğini ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini anlatacak. BDP, Kandil ve Avrupa’dan önerilerinin tartışılmasını isteyecek. Ve ilk adım olarak PKK’ya şu mesajı çok net bir biçimde verecek: “Hemen çatışmasızlık ilan edin.” Çatışmasızlık ortamı sağlanmadan diğer adımların atılmayacağını da açıkça deklare edecek.

İkinci basamak: Sınır dışı

Çatışmasızlığın ilanıyla birlikte demokratikleşme yönünde epeydir hazırlığı yapılan adımlar hızla atılacak. Bir yanda yeni anayasa çalışması uzlaşılan maddeler üzerinde nihayete kavuşturulacak, diğer yanda 4. Yargı Paketi ile karşılıklı güven ortamı oluşturulacak.

4. Yargı Paketi ile terör suçlamasına ‘şiddet kriteri’ geleceği için şiddete bulaşmamış binlerce KCK’lı serbest kalacak. Bu aşamada PKK, Türkiye sınırları içinde bulunan 4 bin civarında militanını Türkiye sınırları dışına çekeceğini açıklayacak. Elbette kış ortamında hepsini bir defada çekmesi pratikte mümkün değil. Türkiye’den çekilme sürecinde herhangi bir müdahale olmayacağı garantisini aldıktan sonra aşamalı çekilme başlayacak.

Üçüncü basamak: Silah bırakma görüşmeleri

Eğer ilk iki basamak güvenli bir biçimde çıkılabilirse PKK ile silahların bırakılması için görüşmeler başlayacak. Başbakan’ın Oslo benzeri görüşmelere kapı aralamasının sebebi bu.

Bu süreçte yeni anayasa konusunda dört parti tam bir mutabakata varamasa da uzlaşılan noktalar ilan edilecek. Kürt Sorunu’nun demokratikleşme çerçevesinde çözümü yolunda en kritik üç konu şunlar:

Bir, nötr bir vatandaşlık tanımı. Yani ne herkesi Türk ilan eden ne de Kürtler üzerinden bir tanımlama olacak. Yeni tanım ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı’.

İki, anadilde eğitimin önündeki engellerin kaldırılması. Anadilde eğitime hemen geçmek teorik olarak da pratik olarak da imkânsız. Bu yüzden önce engeller kaldırılacak. Sonra gerekli hazırlıklar yapılacak.

Üç, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi.

Bu arada Türkiye, Avrupa

Konseyi Yerel Yönetimler Özerklik Sözleşmesi’ne koyduğu şerhi kaldıracak.

Bu üç konuda aslında AK Parti, CHP ve BDP epey yaklaşmış durumda.

Silahların susması ve kalıcı bir barış ikliminin doğması bu konularda partilerin birlikte adım atmasını kolaylaştıracak.

Dördüncü basamak: Silahlara veda

Silah bırakma öyle kolay bir süreç değil. Sonuçta 30 yıldır silahla yaşamaya alışmış bölgesel bir örgüt PKK. Bu yüzden Karayılan hem dağ kadrosunun hem de yöneticilerin ikna edilmesi gerektiğinden bahsetti ilk açıklamasında.

Öcalan’ın ağırlığını koyacağı en kritik aşama bu ve bu konuda Öcalan’ın kafasında bir plan var. Bu planın detaylarını bu aşamada değil üçüncü aşama geçildikten sonra açıklayacak. Tıpkı kendi konumu gibi... Şimdilik söylenen, Öcalan’ın bu konuda hem kendisine çok güvendiği hem de ikna olduğu...

Yorumlar

Kurdlerin su sorulari sormasi gerek:

1-Ocalan ile MIT in gorusmelerinde Ocalan in kabulettigi cerceve, kisa ve uzun vadeli plan nedir?

2-bu cerceveyi ve plani NASIL OGRENEBILRIZ

3-Turkler kendi kanallarini acti, turklerin idari kanali soyle:

Teknik danismanlar--> TC Basbakani-->TC Hukumeti--MIT-->Ocalan

 

gorusmenin stakeholderlara (halk , meclis, diger politik odaklar, dis dunya vs) duyurulmasinda ise Turk kanali soyle isliyor.

MIT--> secilen bir gazete (Radikal)--> ic ve dis dunya

4-kurdlerin kanali ise soyle:

Ocalan-->MIT-->psikoljik savasin elemanlari (prof Volkan?)-->TC Basbakani-->TC Hukumet

stakeholderlara yonelik aciklama ise

Ocalan--> BDP (ahmet turk ve ayla akat ata)--> BDP--> kurdler

5- simdi bu kanaallaria bakalim ve bunlara birer ad koyalim/bu bir sordur davetttir

6-kurdler kendi geleceklerini ilgilendiren malumati bilgiyi nasil ediniyor, RADIKAL okuyarak.

peki ala ahmet turk ve ayla akat ata 4 saat gorsutukten sonra, onlar ve BDP   radikal den ogrendiklerimizin dedikodu mu gercek mi oldugunu neden ACIK bicimde bize aktaramiyorlar? onun yerinde lafi "gozlerdeki isik" "ocalan in talepleri hukumeti zora sokmaz" turu demecler veriyorlar?  bir turlu aciklayamadiklari nedir?

neden dedikodulara inanmayin! dediler. dedikodunun onune gececek en guzel yontem BILGIDIR. 4 saat konustuktan sonra kurdlerin kurd temsilcilerinden ogrenecegi "gozlerdeki isik-hukumeti zora sokmayan talepler" dedikodulara itibar etmeyin" lakirdilari mi olmali.

ARKADASLAR 21 YUZYILDA YASIYORUZ !

Hayatımızı belirleyen bu sürece bir kurd olarak bu derecede önemsizleştirmenize iitirazınız yok mu?Bilgi malumat hakkı en az ifade özgürlüğü kadar vazgeçilmez bir haktır.

Kürdler geç aklamadan sağlam bir ulus oluşturmak istiyorlarsa sağlam bireyler olduklarını ve sadece ifade özgürlüğü ile değil, bilgi edinme hakkı ve sürece mudahil olma hakkını da artık dile getirmelerinin zamanı gelmiştir. Aksi halde dünya alem bize bakıp manzara, pirimitiv-derse haksız mı olacaklar.

Horas, burada senden, sinin hayatındah hiç bahsedilmiyor. Sadece düpedüz senin hayatın sana rağmen biçimlendiriliyor. İtirazın yok mu? Söyleyecek iki çift lafın yok mu? hurmetler

eyy turkiye cumhuriyeti vatandaslari , ne mutlu size ki uc bes vakte kadar "ne multlu turkiye cumhuriyeti vatandasiyim diyene" diyecek ve koyunuzde kasabanizda kurdce halay cekebileceksiniz. daha fazla azmayin, devletinizin asabini bozmayin!

kendisine de yerel yonetimlerde bir yer bulur. o vasitayla TC ye oda kendi havuc ve degnegini gostererek mutlu olur. ya siz, yeni vatandaslik tanimindan "turkiye cumhuriyeti vatandasi" olmaktan memnun musunuz? duymuyorumm bagirn bagirin 

PKK ocalan in direktifleri ile hareket edecekse

uzun uzun siyasi analiz yapmaya gerek yok

bu durumu tahlil etmeye uc satir yeter:

"hedefsiz gayret,

bosuna zahmet,

boyuna gaflet"

HS

 

 

 

  bugün sayın demirtaş'ın açıklamalarına bakıldığında saddece temenşi vardı. yani orta da ne bir müzakere var.. nede  bir barış planı.. yol haritaları daha önce  ortaya konulmuştur.. kandil açıklamaları biraz uzun da olsa merekzleşen ortak  bir düşünce vardır..   bu savaşın bedeli erdoğan2ın açıkladığı temelde değildir ve olmayacaktır..

Kurd tarafindaki suskunluk pek hayra alamet degil ama simdilik yanlis sonuclara varmadan bu gorusmelerin kamu oyuna aciklanmasini bekleyelim.

Turk basininidan uzak duran (2xdecades) biriym ancak bu haberden dolayi huzurumun kacdigini soyleyebilirim, cunku Kurd tarafindan bir yalanlama gelmedi.

Eger plan buysa, sonuclarinin Kurdler acisindan cok tehlikeli olacagi asikar. Benzeri bir durum 1999 sonrasi yasandi, PKK komuta kadrosu once dogru bir yaklasimla, “iradesi esir alinmis liderimizin, aldigi kararlar bizi baglamaz” dedi, ancak ardindan, hepimizin bildigi yanlisliga dusdu ve toparlanmasi 15 yil surdu.

Simdi en guclu oldugu donemde boyle bir plana he demek, akil disi olur. “Bizi kandiramazsiniz biz eski Kurdler degiliz” demek yeterli degil, ayni yanlisi tekrarlarsak dost-dusman bizi bir daha ciddiye almaz.

Ben sayin Karayilan'a ve diger degerli HPG komuta kadrosunun sozlerine inanmak istiyorum, Kurdistan halkina ve onun sehitlerine defalarca tekrarladiklari anilarina baglilik sozleri var. Boyle bir plana evet demek, Kurdlerde tamiri zor bir guvensizlik yaratir.

Birlesik bagimsiz Kurdistan siarindan artakalan bu olamaz, bu plan, ozgurluk hareketini teslim alip yoketme planidir. Basimizda karabulutlarin dolasdigi kesin ma PKK'nin dogru bir kararla yanit verecegine inancimi koruyorum.

su cumleye bakin

“Demokratik özerkliği tartışılsın ve içi doldurulsun diye gündeme getirdim, dayatılsın diye değil”

fikir klubu mu  burasi?

esat turan, son cumlesinde bu savasin bedeli erdoganin acikladigi temelde degildir ve olmayacaktir diyor.

garantisi nedir? erdogan bizim politikacimiz degil, dusman kampinin basbakani. bazi kurdler buna eline silah verip gencleri daga davet edenler in bazilari da dahil, bu adama baskan (bir benimseme belirtisi) diyor.

onun soyledikleri bizi elbette baglamamli peki bizim kitlelere buyuk serokun soyledigi nedir?  savasin bedeli Ocalan in acikladigi temelde mi olacak?  daha ocalan in bu gorusmelerde neler sundugunu bile KURD tarafindan ogrenemedik. "isildayan gozler" "devletin zorlamayacak dusunceler"

bunlar bize "Hiçbir şey degilsiniz sizi niye kale alalim" demenin ukalacası!

adam zaten devletin istihbarati ile konusuyor, sen mesaji kime veriyorsun ahmet turk.

kurd kitlesine mi? eger kurd kitlesi "devleti zrlamayacak dusunceler" mesaji ile mutlu olacaksak yandik!

dagda olup bitenler spor gosterisi mydi, onca genccik evladimiz  "ici doldurulusn tartisilsin diye soyledim" dedigi kavramlar icin mi oralara vurdu?

savasan taraflar baris yapana kadar dusman taraflardir.

bunu unutan pesinien askeri olarak YENILGIYI kabullenmis demektir.

ya cikartma ana kuzularini savas alanina

ya da savasin kurallarini esyanin tabiatina gore uygula.

tam bir rezalet!

bir de bu duruma kendini zorlayarak rasyonal aciklama getirmeye cabalayanlar yok mu!

benim tercihim ne olacaksa cabucak olmasdir. Ocalan umarim tez zamanda TC ile isleri istedigi gibi baglar.

HS

"Demokratik özerkligi tartisilsin ve ici doldurursun diye gündeme getirdim, dayatilsin diye degil"

biz seroku yine herzaman ki gibi YALNIS anlamisiz ,serokun bu cümlesinin anlami benim icin su demektir tc devletine benim(apo!) kac senedir 3-4? dedigim hazirlanin yapin komiteler gruplar falan filan fismekan kurun sonra özerklig dedigim özerklig kelimesi aslinda demek istedigim su idi tc devletini zorlamayin dir,,ma disa serok sas fehm kiriye mala ma sevit.

bazilari da ölme esegim yaz geleceg diyor ee de bare Kurdan ku Welatperverin(KURDISTAN) gelek girane mirin ji ixanet u teslimiyeti

Jiyan ji bo nistiman u daxwaza Qazi Mihemed u gelek Serokan/Qehremenan din ji Jiyan.

TC basinina bakarsak PKK yenilmis ve silah birakma isne gecilecekmis, TC vatandasliginda tabi kilinmis???

simdi bunlar dogru ise bunca verilen sehide bunca acilarin hesabini kim verecek??

Tc savasi gizli yürüttü barisida gizli yapacak hatta dünyada kimse duymuyacak cünlü kimseyle RTE el sikismiyacak öyle söylüyor, ve bu is bitecek herkes Türkiyem Türkiyem benim cennetim sarkisini hep bir agizdan söyleyecek ve hepimize sap yemek kalacak bundan en karli Türk islam fasolari cikacak burdanda ileri demokrasi cikacak.

Sahsen ben böyle olacagina inanmiyorum ama TC basini bunlari isliyor yersen tabi aslinda onlarin derdi kafa karistirmak,PKK hic bir zaman silahi birakmaz bu mümkün degil kadrosunun yüzde 30 öteki Kürdistan parcalarindan bu kardeslerimize ne olacak?

kibarca caniniz cehenneme biz Tirkolarla anlastikmi denecek,böyle birsey mümkün degil böyle bir sey olsa bile bu sefer gerillalar TCnin cahslari tarafindan degil bu sefer birbirine girecek ve TCnin iti ite kirdirma plani gerceklesecek bundan en büyük yenilgiyi Apo alacak cünkü Tirklarin kendisini öldürmesinden korkmasina gerek kalmayacak cünkü gercek bir Kürd milliyetcisi tarafindan öldürülecek, TCnin hedefi bu yoksa daha bir hafta öncesine kadar bebek katili dedikleri kisiyi nasil olurda müzakereci olarak kabul ederler,anlayan varsa anlatsin.

Aslinda onlara kulak asmamak gerek biz isimize bakalim.

Peki bu demokratik özerklik tam olarak nedir, kimse bunu biliyor tartışıyor mu? İçi boş yönetim tarzıyla Kürtleri tam anlamıyla asimile etme çabası değil de nedir? Kürt aydınları ne zaman bunları tartışacak?

bazi arkadaslar gerilla  bu anlasmalara tepki gosterir filan diyor. diaspora da tepki gosterirmis. himm  psikoljik olarak gerilal ve diaspor dan tepki gelecek velakin bu cevrelerin beslenme kaynagi nedir ? gerilla nasil savasi surdulerbilir? eger diyarbekir hakkari van batman vs de ahali bu BARISA ahlaki ve insani acilardan tav olmus ise. (bu insanlari suclamamk lazim, seneledir cektikleri sikintilarin hadi hesabi yok, elbette yahu su cat pat silah asker polis elladini yitirmeler bitsin diyecek NUFUS> tam da bu IHTIYACI berbat bir pazarlamaci gibi ORGUTLUYOR OCALAN. siz daha bunun farkinda degilisniz. yani kitle nin IHTIYACLARI kisa vadede OCALN in TC ile cizdigi BARIS mutakabatinin yaratigi psikolijide yatiyor.

Kitle kurdistani beklentilerini tursuya yatiracak, adamlara zaten Baskan bilir felsefesini yutturmuslar, bu da kisa vadede islerine gelecek, evladlarina kavusma ihtimali artacak. evladini yitirme riski azalacak vs vs

bu buyuk bir KITLE destegi demektir

gerilla merilla miltian muhalefet bunun altinda kalir.

kendi denizini bilmeyen balik derler.

simdi burdan fazla beknemtiniz olmasin. velakin Kandil in yaratacagi psikoljik bir hamle durumu BIRAZCIK duzelte blir. oda BIRAZCIK. ustelik kandil de Ocalan a karsi duramayacak bazi zayifliklar tasiyor mu tasimiyor mu?

iki rodu kapisinca cogu zaman biri yenlir. simdi ortada manzara asikar baskomutan ocalan bu savasi kaybetti, bunu kabul etti, can korkusu da isin basinda bu kadar asikar olabilirdi. butun bunlar varken halen Ocalan in icinde bulundugu surecten boncuk bulmayi bekleyenlere duyururum .

ocalan surec disi kalmadigi surece kurdler ricaaata hazirlansin. bu da buyutulecek mesele degil mevzi savasti yenildik der daha buyugune akillica hazirlaniriz. hakli miyiz? hakliyiz. aklilli miyiz bak bundan su ana kadar emin degilim, 

 

Rehineyle yapılan şantaja ''müzakere'' denilemez!
 

TC, Suriye ve Irak Kürtleri sorunundan dolayı önemli kartlarını harcamaya devam ediyor.

''Terörist başı'' aniden baş ''müzakereci'' yapıldı. Uyutulan milyonlarca insan, ''imralı'' adı ile başka ılımlı bir Müslüman'ın kastedilidiğini sanıyor! TC sorunu çok ciddi görüyor. Bu kadar ciddi bir  sorunu çözecek adama ''İmralı'' lakabı takıp, yeni senaryolarla paçayı kurtarmaya çalışan sivil asker çeteler zamandan kazanmaya çalışıyorlar. Yıllarca Kürt halkının başına musallat edilen, şimdilerde de ''İmralı'' ismi ile anılan Abdullah Öcalan terör kartının bu şekilde çarpıkça oynanması nihayetinde kaçınılmaz oldu.
 

<:article class="main" itemtype="http://schema.org/NewsArticle" itemscope="" sizset="true" jquery18305129867768441616="61" sizcache017395546231902037="18 39 7"><:article class="entry reference" data-id="50111df96f0a583a1d08c305"> SURİYE KÜRTLERİ KISA ZAMAN İÇİNDE  HAKİMİYET KURDU.

Suriye'de, Kuzey Irak Kürdistan'ından sonra Kürtler açısından yaşanan beklenmedik gelişmeler ırkçı Türk Arap Müslüman'larını derinden endişelendiriyor. Kürtleri, Ermenileri ve Rumları aşağılama, yok etme piskolojisi ile kimlik oluşturmaya çalışan Balkan ve Arap göçmenleri kazdıkları  kuyulara düşüyorlar. Türkiye Kürtlerini sahte örgütlerle manüpüle eden TC, Irak ve Suriye Kürtlerinin birleşme potansiyelinden öcü gibi korkuyor. Önümüzdeki dönemde kurulacak bağımsız Kürdistan TC' nin son kartlarını acilen oynamasına yol açtı. Şemdin Sakık dönemin özel harp dairesince 2. adam olarak örgütlenmişti. Bir elinde Türk ordusunun telsizi, öbüründe ise ölüme gönderdiği insanların..!

 

Sayın Turhallı'nın yazdıkları doğru mu tahmin mi yoksa güvenilir  kaynaklara mı dayanarak yazıyor bilmiyorum-

ama sadece okuyup takib ediyorum...

Sonuçta konuşulacak ve bir karar verilecektir umarım bu Karar KÜRDLERİN alehine olmaz.

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.