ala kurdistan
Ey Reqîb

Öcalan’ın Mektubu Üzerine

 

PKK lideri Abdullah Öcalan'ın tutsak olduğu İmralı Adası’ndan 21 Mart Newroz günü gönderdiği mesaj, Kurdistan, Türkiye ve dünya kamuoyunda büyük ses getirdi.  Öcalan'ın İmralı'dan gönderdiği mesaj Kürt kamuoyunda bir hayal kırıklığı yaratsa da, Türk kamuoyunda fark edilir bir memnuniyete sebep oldu. Aslında bu konuda yazmayı düşünmüyordum ama okuyucularımdan gelen ısrar üzerine yazmaya karar verdim.

Mektupta Öcalan PKK’nin silahlı güçlerini meclis kararıyla sınır dışına çıkartmasını istedi. Genelde medyada bu meclis kararı üzerine pek durulmadı, aslında geri çekilmeyi ve müzakereleri tıkayacak asıl nokta bu, AKP meclis kararını çıkarmayacaktır. Bu da silahlı güçlerin sınırdaşına çıkmasını zorlaştıracaktır. Mesajın geri kalan kısımları Kürt ve Türklerin tarihten gelen kader birliği ve İslam kardeşliği üzerine methiyelerle doludur. Öcalan kendisine destek veren solcu, demokrat, liberal ve Alevileri devre dışı bırakarak, Türk-İslamcılarla derin bir ittifaka girerek yukarıda adını saydığım kesimleri hayal kırıklığına uğratmıştır. Genelde mektubun içeriğinde fazla bir ayrıntı yoktu. Öcalan’ın her zamanki üslubunun dışında bir tarz vardı. Genelde Öcalan, felsefe yapmayı seviyor, böyle yaparak kavram kargaşası yaratıyor ama bu seferki mektupta kesin ifadeler İslam’dan referanslar ve Türk-İslamcı geleneğe atıflar göze çarpan söylemlerdi. MİT’in mesajdaki bir çok şeyi Öcalan’a dikte ettiği ve onun rızası dışında bazı eklemeler yaptığı belli. Özellikle ‘’silahlı unsurlar sınır dışına çıksın’’ sözü ilgi çekiciydi. Öcalan hiçbir zaman böyle bir ifade kullanmamıştır, kullanacağını da zannetmiyorum. Yine ‘’Öcalan’ın çok üzerine durduğu ‘’Sakarya-Fırat kardeşliği’’, Büyük Doğucuların söylemleridir. Necip Fazıl’ın kurduğu ‘’Büyük Doğu’’ dergisinden adını alan bu düşünce yapısı tüm İslam âlemini Türk-İslam ütopya etrafında toplamaktır. R.T.Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu ’da bu gelenekten gelen isimlerdir. Sanırım Öcalan bu aralar Necip Fazıl ve Büyük Doğu dergisini okuyor. Öcalan’ın okuduğu kitapların etkisinde kaldığını biliyoruz. Bir dönemler okuduğu anarşist yazarların etkisinde kalarak devletsiz bir toplumu amaçlayan çeşitli ütopyalar ortaya attı, yine her zamanki gibi bu ütopyaları da kısa sürede rafa attı. Bana göre Öcalan’ın Newroz’da okunan mesajı yakalandığından sonra ayağı yere basan tek metnidir. Daha somut ve realist bir metin.

Öcalan’ın mektubunda bahsettiği İslam kardeşliği söylemi, Ortaçağ’da olsaydı etkili olurdu ama günümüz bilişim çağında bu imkânsızdır. Çünkü bu bilişim çağında toplumlar arası ilişkiler çok yoğun ticaret olsun, turizm olsun eğitim ve bilişim olsun ilişkileri yoğunlaştırmıştır. Örneğin bugün Türkiye İslam birliğine değil bir Hıristiyan kulübü olan Avrupa birliğine girmek istiyor. Yine Türkiye ve Sünni Araplar, Müslüman bir ülke olan İran’la değil Hristiyan Amerika ve Avrupa ile Yahudi İsrail’le ittifak halindedir. Günümüzde dini ittifaklardan çok çıkar ittifakları mevcuttur. Bu yüzden Öcalan ve Erdoğan’ın öne sürdüğü İslam kardeşliği gerçek değil. Artı Türkler de Kürtler de dinsel olarak homojen uluslar değildir. Türkiye’de önemli bir nüfusa sahip olan Kürt ve Türk Alevi var. İslam kardeşliği önerdiğinizde bu coğrafyada yaşayan Alevi, Hristiyan, Yahudi ve diğer dini azınlıkları ne yapmayı düşünüyorsunuz? Bu gerçekçi bir söylem değil. Bunun yerine demokratik laik ve Federal bir devlet modeli daha gerçekçidir. 21.yy devleti çok sesli ve demokratik bir yapıya sahip olmak zorunda bunun aksi imkânsızdır. 

Belli ki Öcalan, Ortadoğu’da oluşan mezhepsel kamplaşmada Sünni blokta yer almayı tercih etmiş durumda. Bu da kendisi ve örgütünün çıkarını düşünen tutsak bir lider için anlaşılır bir durumdur. Ama Öcalan’ın göremediği bu ittifakta Kürt halkı kazanamayacaktır. Öcalan ve BDP’nin savunduğu Büyük Türkiye Kürtlerin felaketi olur. Türkiye ne kadar büyüse Kürdistan o kadar küçülür. Kürtlerin asıl savunması gereken şudur: ‘’Küçük Türkiye Büyük Kürdistan’’ olmalıdır. Kürtler şimdiye kadar Türklere iki imparatorluk bir ve bir ulus devlet bahşettiler sonucunda imha ve inkâra maruz kaldılar. Kürtlerin tarihten ders çıkarması lazım. Eğer Türkiye 1923’te Kürtlerin haklarını verseydi, İran, Irak ve Suriye’de Kürtlerin ulusal haklarını inkâr etmeyecekti. Bugün Ortadoğu’da Kürt tutsaklığının sorumlusu, Türkiye, İngiltere ve Fransa’dır. Bugün Kerkük ve Musul hala Kürdistan’dan ayrıysa bunun müsebbibi Türkiye’nin Kürt karşıtı politikalarıdır. Öcalan’ın unuttuğu bir şey var cihad ruhuyla Türklerle ittifaka çağırdığı Kürtlerin yüz yılı aşkındır mücadele ettiği Arap, Türk ve Farslar Müslümandır, Hıristiyan, Yahudi ya da başka dinden uluslar değil. Öcalan geçmişte Kemalistlerin denetimindeyken Kemalizm övüyordu şimdi ise Türk-İslamcıların denetiminde olduğu için yeni müttefiklerine methiyeler diziyor. Yine Öcalan ve BDP’nin atıfta bulunduğu 1920 ruhu. 1920’de güllük gülistanlık bir durum yoktu. O dönemde de M.Kemal Koçgıri ve başka yerlerde Kürtler savaşıyordu o zamanda Kürtler için hak isteyenlere karşı hoşgörüsüzdü. Bugün olduğu gibi Kürtlerin şartsız koşulsuz kendilerini desteklemesini istiyorlardı dönemde işbirlikçi Kürtler dışında bilinçli Kürtler M.Kemal’e karşıydı. Yani 1920 ruhu bir yalan.

Silahların karşılıksız susması sevindiricidir. PKK silah bırakır bırakmaz, bilemem ama silahların susması Apocuların kıskacında kıvranan Kürt siyasetine yeni bir alan açacaktır. Silahlar ortada durduğu müddetçe Kürt siyaseti hep Apocu zihniyete mahkûm kalarak güdük kalacaktır. Türkiye gibi katı bir devleti dize getirmek için PKK gibi katı bir örgüt gerekiyordu ve PKK’de üstüne düşeni hakkıyla yaptı, şu an Kürtler bilinç olarak belli bir yere gelmiştir. Bu noktada PKK rolünü tamamlamıştır, artık sahneden çekilme zamanı gelmiştir. Artık Kürt siyasetinin yeni bir soluğa ihtiyacı var.

Kürt halkı PKK’nin ideolojisini benimsemiyor mücadelesini destekliyor. Bu yüzden PKK silahlı mücadeleyi bıraktığı zaman daha milli, daha gerçekçi sivil bir Kürt hareketi ortaya çıkacak ve PKK’nin mücadelesiyle terörize olan Kürt özgürlük hareketi uluslararası mecrada meşru olarak kabul görecektir. Şu an ‘’Tevgera Civanên Kurdistan’’ (Kürdistan Gençlik Hareketi) adında bir gençlik hareketi ortaya çıkmış durumda ve gençler arasında gayet popüler bir duruma gelmiştir. Bu grup Amed Newroz’unda Kürdistan bayrakları ve Kürdistan yazılı formalarla alanda yerleri alarak ''ikinci Lozan’a hayır’’ pankartı taşıdılar. Buradan bu yurtsever gençleri kutluyorum.

PKK sonunda Nizamettin Taş ve Kani Yılmaz’ın söylemi üzerine geldi yani silahlı mücadeleyi bitiriyor. O zaman şu soruyu sormak hakkımız: madem bunu yapacaktınız neden Kani Yılmaz’ı, Hikmet Fidan ve diğer PWDli’ler katledildi? Bence PKK bunun özelleştirişini vererek öldürdüğü bu yurtseverlere iadeyi itibar ederek ailelerinden ve Kürt kamuoyundan özür dilemeli. Ne oldu şimdi PKK silahlı mücadeleyi bitirme kararı aldı, olan Kani Yılmaz ve katledilen arkadaşlarına oldu.

Sonuç olarak Kürt kamuoyu Öcalan’ın mektubunu bir teslimiyet olarak görüyor ve rahatsız ve PKK eğer elde tutulur bir kazanım (en azından anadilde eğitim) elde etmeden silahlı mücadeleyi bitirirse bütün tabanını kaybeder. Bunun farkında olan Kandil silahlı güçlerini net bir şeyler olmadan geri çekmek istemiyor. AKP bu konuda samimi değil bu yüzden yakın bir zamanda yani 2014 yerel seçimlerinden sonra çatışmaların tekrar başlayacağını düşünüyorum. Kendi adıma anadilde eğitim, genel af, Kürt kimliğinin anayasal güvenceye alınması ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi karşılığında silahlı mücadelenin terk edilmesi en doğrusudur. Silahlar susmadıkça Kürt siyaseti normalleşmez. Şu da unutulmamalı Kürt halkı Apocu hareketten ibaret değil yani PKK aradan çekilse de Kürtler ulusal haklarını için mücadele edecektirler.

Birkaç sözde BDP için söyleyeyim, BDP bu süreci çok kötü yönetiyor, sanki AKP’nin yan bir kuruluşu gibi. Verecekleri her demeçte AKP’nin ağzına bakıyorlar, bağımsız bir politika yürütemiyor, bana göre BDP tam bir acemioğlanlar kulübüne dönmüş.

Roboski’yi Unutma Unutturma!

AKP, BDP ile el ele vererek Roboski’yi sümenaltı yapmak niyetinde. Eğer Roboski’nin hesabı verilmese bu topraklara barışın gelmesi hayaldir. İsrail öldürdüğü dokuz Türk için insanlığını göstererek özür diledi. Sıra İsrail’in özür dilemesi ile övünen Türk devletinde. Roboski için resmi bir özür dilenmeden bu barış yalan olur. BDP bu halkın oylarıyla seçildiğini unutmuş durumda, AKP’nin Roboski’yi kapatmasına yardımcı oluyor. BDP’nin Roboski konusundaki suskun tavrını Hak-Par ve Kadep’te sergiliyor. Kürdistan Post yazarı olarak buradan Roboski’nin takipçisi olacağız. Roboski’de resmi özür dilenmeden barış olmayacağını buradan AKP ve BDP’ye deklare ediyorum.

 

Yorumlar

...Sayin Baskan Ocalan Bakada Ozgurkende ayni Newroz gunu okunan mektubuna benzer seyleri sayisiz kere hepimiz okuduk. Sende okumus olmalisin...

Baskan Ocalan'ı... sevmek zorunda degilsiniz ama mertce elestirin elestirmeyin diyen yoktur...

Ozgurluk savascilarina Mektubta "Unsur" yazdiran Yalcin akdogandan tiksiniyorum bunu nasil Gurmedi BDP'liler??? Nasil gozden kacirildi...

Bu Unsur konusunda seninleyim. Banagure Cezaevinden mektub yazmayi kabul etmemeliydi sayin baskan... Hatta Baskan Ozgur olmadan gerillalar geri cekilmeyi kesinlikle red etmelidir...

Esirlik kosullarinda emrindeki savascilara gericekilmeyi emretmemeliydi tek kelimeyle bunudiyebilirim.

Notumu kusa cevirerek asmanizi hicsevmedim. Hani KOH'eti anti demokratiya

yasiz neden notumu tahrif ederek sanki anti Ocalan'karsitimis gibi astiniz???

edit edenler nedenini yazmazahmetine katlanirlar...

Bisilamané Welat perweri

 

Edit.: Yorumunuzun özeti yayınlandı. Hakaret bölümü silindi. Herkesin kendi görüşlerini dile getirme hakkı vardır. Sayın Erdoğan da, siz de bu hakkınızı kullanıyorsunuz. KP de hizmetinizdedir. Saygılar. 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News