ala kurdistan
Ey Reqîb

Öcalan'ın Rolü ve Açıklık İlkesi

İlk açıklamalara bakılırsa, Türk hükümetin Kürdlere teslimiyet dayattığı aşikardır. Hükümet yetkililerinin Öcalan’ı kastederek “bütün enstrümanları kullanıyoruz” sözleri Kürdlere bir hakarettir. Ayrıca Öcalan’la görüşmelerin Türkiye’de bir yıl sonra yapılacak seçimlere dönük taktik bir hamle olduğu kuvvetle muhtemeldir. Bunlarla birlikte açıklanan MİT-Öcalan görüşmesi ile başlaması mümkün süreç, Kürdlere taktik hamleler yapma fırsatı kazandırabilir. Bu anlamda sürece olumlu yönden de bakılabilir.

 

İLK İZLENİM

BDP-Öcalan görüşmesinden birkaç gün önce Türk basınına hükümet tarafından yansıtılan “Öcalan ile PKK’nin silah bırakması yönünde kapsamlı ve belli takvime dayalı bir mutabakata varılmış olması’ ve ‘şartlı görüşme’ ifadeleri, hükümetin sürece psikolojik üstünlükle başlama hamlesi olarak algılanmalıdır. Böylece Türk milliyetçi faşizminin sinir uçlarına anestezi yapılmak istenmiş, Türk kamuoyundaki “teröristle müzakere olmaz” algısını ‘işte silahları bıraktırmak için yapıyoruz’la perdeleme ‘mahareti’ gösterilmiştir. 

“Silah bırakılması konusunda Öcalan’la yapılan mutabakat”, başlayan ve psikolojik savaş usulleri ile yürütülecek görüşme sürecinde türk hükümetinin başarılı sayılabilecek ilk taktik adımı, psikolojik hamlesi idi.  

Bu hamlenin Türk kamuoyu üzerinde olumlu etki yarattığı izlenirken, Kürd kamuoyunda genel itibarıyla ‘ihtiyatlı iyimserlik’ biçiminde yansıyan ve olumsuz sayılabilecek bir ruh hali oluşturduğu şimdiden görülebiliyor. Ancak Kürdlerdeki bu ruh hali geçici olacaktır…    

 

MUTABAKAT YOK, BİR KAĞIT PARÇASI VAR…

MİT’le Öcalan arasında yapılan görüşmelerde ortaya çıktığı iddia edilen ‘mutabakat belgesi’, şuan itibarıyla yalnız bir kağıt parçasıdır. İçeriği hakkında henüz bilgi bulunmayan bu ‘mutabakat’ belgesi, “silahları bırakacak olan” PKK yönetiminin ve hatta yapısının onayı olmadan hiçbir bağlayıcı anlam ifade etmez. Bu ise Kandil’in görüşme sürecine mutlaka dahil olması gerektiğini (veya artık dahil olduğunu) dayatıyor. Türk MİT’inin Öcalan’la yaptığı görüşmeler, PKK karar vericileri ile direk temas sağlanması halinde müzakereye dönüşebilir. Başka da bir yolu yoktur.   

PKK yöneticileri ile başlatılacak (veya başlatılmış) olan müzakere sürecinde alınacak ilk kararın “silahların bırakılması” olmayacağından ise emin olabiliriz. 10 yıl önce “Geri çekilme” gibi isabetsiz politikalarla 500 Kürd yiğidinin ‘kanına girmiş’ Kandil’in, yeniden baltayı kendi ayağına vuracağı düşünülemez.  Öcalan’la yapıldığı söylenen ‘mutabakat’ta ‘silahların bırakılması’ ifadesi yer almış olsa dahi, bu ifade Kandil patikalarından geçtikten sonra ‘silahların karşılıklı susması’ biçiminde parafe edilecektir. En azından aklın yolu, böyle olması gerektiğini söylüyor. Ve bu durumda hilelerle, psikolojik üstünlük hamleleri ile başlatılan görüşme sürecinde psikolojik denge aşamasına geçileceğini tahmin edebiliriz. 

Türk devleti elinde esir tuttuğu Kürd liderden doğal olarak bir “koz gibi” istifade etmeye çalışıyordur  – ki, Türk hükümetinin bu tutumu zaman zaman PKK öncülerinin ‘önderliğimizi kullanıyorlar’ biçimindeki açıklamalarıyla da eleştirilmiştir, – ancak Kürd siyasi hareketinin birden fazla “koz”a ve seçeneğe sahip olduğu da unutulmamalıdır. Bu seçeneklerin başında Halk Savunma Kuvvetleri (HPG) geliyor…

 

 GÖRÜŞMELER MÜZAKEREYE NASIL DÖNÜŞEBİLİR

Görüşmelerin müzakereye dönüşüp “barışla” sonlanması konusunda Kürd tarafına ciddi bir sorumluluk düşmediği gibi Kürdler açısından yapılabilecek fazla bir şey de yok. 

Bazı Türk çevrelerin ‘silahların susmasında’ kilit ismin Öcalan, kilit tarafın Kürdler olması biçimindeki değerlendirmeleri, art niyetli değilse, fazlasıyla sorunludur. Namluların kilidi de anahtarı da Ankara’dadır. Süreci Türk hükümetinin sorunu ‘ne kadar’ çözmek istediği belirleyecektir.

Başlandığı birkaç gün önce ilan edilen sürecin nihai çözüm olmasa dahi ‘rahatlatıcı gelişmelerle’ sonuçlanması, Ankara’nın niyetine, yapmak istediklerine veya atacağı adımlara bağlıdır.

Mevcut aşamada Türk hükümeti ve Kürd siyasal hareketi arasına müzakere edilecek konular çok sınırlıdır. Silahların karşılıklı susması, bununla birlikte Öcalan’ın çalışma koşullarının iyileştirilmesi akla gelen ilk müzakere konularıdır. 

‘Müzakere başlıkları’ olarak lanse edilen ana dilde eğitim vb. konular Türk hükümetinin müzakeresiz uygulamaya koymak zorunda olduğu temel hak ve hürriyetlerin tanınması kapsamına girer. PKK, kendi siyasal talepleri bağlamında Türk devleti ile özerkliği, konfederalizmi veya bağımsızlığı müzakere edebilir ancak Kürdlerin doğuştan gelen haklarının iki siyasi güç merkezi arasına ‘müzakere konusu’ yapılmasının hukuki ve ahlaki gerekçesini oluşturmak bile imkânsız kadar zordur. 

Türk tarafı ‘silahları bırakma’ dayatmasında bulunmazsa, süreç ilerleyebilir.  SİLAHLARIN SUSTUĞU koşullarda temel hak ve özgürlükler konusunda atılacak adımlar, silahtan tam arınma gibi geleceğin konusu olan müzakere başlıklarının açılmasını sağlayabilir. 

 

ÖCALAN’IN ROLÜ ve AÇIKLIK İLKESİ

Öcalan’ın 1)Türk devletinin elinde esir olması, 2) halk nezdinde itibar görmesi, 3) silahları susturması gereken taraflardan biri olan PKK’nin lideri konumunda bulunması kendisine Türk ve Kürd taraflar arasında müzakerelerin başlatılmasında aktif rol oynama imkânı kazandırmıştır. Burada 'başlatmak' sözünün altını önemle çizmek gerekmektedir. Çünkü müzakere olacaksa, tarafların Türk hükümeti ile Kürd siyasi-askeri harekatı olacağı biliniyor. 

Öte yandan Öcalan’ın yalnız müsait konumda değil zor durumda olduğunu da anlamak gerekir.  Kimi PKK ve BDP yöneticilerinin manevi bağlılık beyanlarının ötesine geçerek Öcalan’a temel müzakereci rolü biçen, aslında Kürd lideri zor durumda bırakan sorumsuz açıklamalardan kaçınmaları gerektiğine inanıyoruz. 

Ergin Erkiner, ANF’te yayınlanan “Öcalan ve farklı beklentiler” yazısında PKK liderinin konumuna isabetli bir vurguda bulunmuştur:

“Görüşmelerde en zor durumda olan Öcalan’dır. Hükümetin ve Kürt halkının kendisinden beklentileri farklıdır. Ek olarak, özgür idaresiyle hareket etmesi de söz konusu değildir. Hükümetin ve devletin elindedir, esirdir”.

Bu önemli vurguya en fazla uyması gerekenlerin; Öcalan’ı bir insan olarak değil insan üstü bir varlık olarak niteleyerek yükü başkasına yükleme kolaycılığını ve sorumsuzluğunu alışkanlık haline getirenler olduğu açıktır.

Ergin Erkiner’in, görüşmelerin AÇIKLIK ilkeleri temelinde yürütülmesi gerektiğine dönük vurgusu da önemlidir:  

“Görüşmelerin psikolojik bir savaş ortamında süreceği şimdiden görünüyor. Değişik gazeteler çözümün içeriğinin ne olacağı konusunda manşetler atıyor, televizyonlar yayın yapıyor. Söylenenler ne kadar gerçektir, bilinmiyor. Bu puslu ortamın en iyi çaresi açıklıkta ısrar etmektir”. 

Gerçekten de bir halkın kaderini ilgilendiren konularda yapılan görüşmelerin şeffaf biçimde yürütülmesinde ısrar etmek hepimizin borcu ve görevidir.

Açıklık ortamında kazanamayabiliriz ancak kaybetmeyiz de.

 

Hejarê Şamil

[email protected]

 

 

Yorumlar

1- su anda TC nin buyuk bir avantaji var

2- nedir bu avantaj? a) tek kisi ile ugrasiyorlar ve o kisi de ellerinde, baslarken hayatindan endiseler ettigini bilyorlar, butun psikoljisini ilmik ilmik cozmusler c) onun disinda hic bir alternatif (en kokrtuklari da bu degil mi? peki su soru mesru bir soru degil mi TC nicin Ocalan disinda bir KURD alternatifinden bu kadar KORKUYOR?) gorunmuyor d) ocalan ile girisilen is TC icin cikmaza girse bile kurd cephesinde buyuk bir catlama yasanacgi kesin, bu da TC icin sahane. yani TC sureci istedigi gibi yurutup Ocalan dan istedigini koparinca da kazan,is olacak, sureci beceremeyip Ocalan karsitlari buna itiraz ettigindede kurd hareketi ortasindan bolunmus olacak-bu da iyi. bu imkani TC ye yaratan kim? kendileri degil biz kurdler. afferim !

3-Ocalan gibi konumu (ve bazilarinin zorluk ve anlayis  kelimeleri ile tarif ettigi durum) kendi ve onun kayistsi kosulsuz takipcileri tarafindan yaratilmis. kendi yaratiginiz bu kosula simdi zorluk derecesi bicim ANAYIS beklemek sacma bir mantik.

4-siyasetten veya ticarette veya her sey de beceremeyen elestirilir ve surecin disina davet edilir. tarih de bu isi yapar bu tur insan veya ekipleri cop sepetine atara. velakin tarihin acimasi yoktur. oysa kurdlerin halen bu kepazelgin DISINDA bir kanal acma imkani coktur. hala Ocalan savunmasi su anda iyice garip.

5-neyse illa kafayi duvara toslamadan anlasilan kurdler uyanamayacak. kotu bir ongoru velakin hep beraber gorecegiz.

6-bu tur yol ve yontemler, bu kultur insani bolye paralize eder

 

 

ACIKLIK erkiner gundeme getirmis, Hejare Salih te vurguluyor.

 

Benim kurd siyasi kulturunde kitlenin tepkilerinden urkmekten dolayi bir turku ACIK olmayan yanlarina da ACIKLIk talebim var.

en fazla ACIKLIK OCALAN elestirisinde ihtiyac duyuluyor.

bir kere Ocalan in icine dustugu ZORKLUK bizzat kendi urunudur.

imarliya dusmeden yaratigi person kultun den imrali da bile VAZGECMEDI adam.

bunun lami cimi yok coktan karar verici rollerinden UZAKLASTIRILMIS olmasi gerekiyordu.

adina ORGUT denen genel kurulu delegeleri secimi tartismasi kollektif karar mekanziamsi olan ciddi ORGUTUn bu problemi coktan cozmesi gerekirken bu simdi TC nin buyuk avantaji olarak onumuzde durunca ZORLUga anlayis bize mi dustu gene?

bence kurd kulturunde ACIKLIK gerek ise ordan baslamadan baska ne acikligi kimden bekliyorsunuz?

OCALAN in hizla karar verici konumdan uzaklastirilmasi mumkun mu? obbs gec kalmis vaziyetteyiz oyle gorunuyor. fatura agir olacak.

HS

Beyler,

elestirin ama insaf yani, elinizi kimildatmayacaksiniz ama vay böyle vay söyle. Gelismeleri ve tc nin neyi düsündügü bizleri ilgilendirmez. Sizler de bilirsiniz ki APO hic bir zaman Kürt cikarlarini satmaz. Elerstiri dozunu artirin ama bi zahmet kendinizi de gözden gecirin.

kürd halki bu vah$i devlete úlümcil darbe yemi$ ki hakli olarak güvenmiyor ve güvenmemesi gerekir,belki haftalardir öcelanla bu son senaryoyu gürü$iyorlar üte yanda tutuklama ve daha dürt gün ünce on pkk militani ketil etiler hemde kimyasal silahal,biraz önce tv cnn turkte tarti$mada biri diyor ki eyer surec sabote olmasa yani pkk bomba patlatmasa vs,bence tc $u an suriye iran la çikacak nato sava$i,belirli bi sure pkk yle ate$ kes pe$inde zamana ihtiyaci var suriye bi sürü tc subayi ve pilotlari esir almi$ resmen sava$dir,

bence pkk herzaman kinden daha fazla dikatli olmasi gerek,,hele hele konsey,,tc denen bu vah$i devlet gelenegi,,biz ne çabuk unutük 99 geri çekilme sadece bitlis te 1500 toplu mezar var yüzde 60 geri çekilmede $ehid olmu$ bu insan hakleri süyüyor ya übü büleler varin siz hesap leyin,,,açikçasi korkum pkk konsey kendine dikkat etsin,,tc nin amaci konseyi tasfiye etmektir,,$ev ba$?

Hiçbirşey Öcalanın devletin elinde bir esir olduğu gerçeğini değiştirmiyor, Kürt Tarafı Bdp ,kandil ve avrupa Öcalandan gelecek çözümü iyice tartıp biçmeden kesinlikle uygulamaya sokmamalıdır .bu , açlık grevindeki çağrıya benzemiyor. Devletin Öcalanın pisikolojisini ilmik ilmik çözmüş olma ve ona kendi istedikleri zorla kabul ettirme ihtimali var. Daha iki üç hafta önce İDAM ı geri getirme gündemi ve tehtidi öcalan üzerinde oluşturulmadı mı.Kürtlerin geleceğı Kaderi Özgürlüğü herşeyin herkesin üzerindedir . Bugün Kürt tarafı her zamankinden daha güçlüdür .Öcalanı çözüm sürecinde tabulaştırmamak  lazım. Kürtlere uygun gelmeyen hiçbir çözüm kabul edilmemelidir.

Turk devleti ocalanla gorusmeyi taktik olarak kulaniyor. PKK icinde nasil bir catakligi ortaya cikaririm dusuncesinde. M.Karayilanin yazisini OCALAN karsiti olarak yorumladilar TC gazeteleri.

Onemli olan bu:

OCALAN kuzey kurdlerin lideri. Mesru bir lideri. Bu tartisilmaz.

Ocalanin hatalarina ragmen ve ocalani TC devletin ellinden birakmamak lazim. Ocalanda sunu net bir sekilde bilmeli ki: Eger ocalan kendi degerini  devam etirmesini istiyorsa Devletten sunu istemeli.

OCALAN sadece bir arabuluculuk yapabilir. Kosulari fazlasini yapmasini izin vermiyor.

1) Ocaln senelerdir icerde. TC nin verdigi olanaklari ile bilgi sahibi.

2) Ocalan bir siyasi liderdir. Savasi durduracak guc ise savasan lardir. oda PKK.

Ocalan cezaevinden cikip arabuluculuk yapmasini onermeli. Ocalan Hawlerde oturur ve PKK ile TC arasinda bir arabuluculuk yapar. Ilk yapilmasi gereken is OCALAN in cikmasi. Ocalanin ozgur olmasi ve olaylari takip etmesi.

PKK ve kurd halkinin  ozen gostermesi gereken konu da su: PKK icinde bir parcalanma olabilir. Kurd ulusalcilar ve olmayanlar. Ama OCALAN ile PKK arasinda bir ayrisliga gidilmemeli. bu cok tehlike.

Kurd halki gibi 2000 seneden buyana hic ulke olmamis bir halka bir lider degil. iki, uc, dort liderlere ihtiyac var.

APO nun bir kelimesi ile Bati kurdistanin tarihini degistirir. Buna dikkat edilmeli. APO kurdistanin gelecegi icin halen onemli.

Necirwan bir kere Mam Jelal a soyle demis.:" Kurdistan bagimsizligina ulasana kadar bizi birakma, ozamana kadar halen sana ihtiyacimiz var."

Bu duygusal degil, bu cumle bir realite.

 

Bati kurdistan ozgurlesene kadar, Kurdistanin  APO ya ihtiyaci oldugunu bilmeliyiz.

Ben pkk`nin silahli mucadelesini dogru bulmuyorum ama pkk silah biraksa  dahi gelismelerin  Kurdlerin aleyhine olacagini tahmin ediyorum. Pkk savasi durdursa  Kurdler avantajli olur mu ? Sanmiyorum.

1999-2004 arasi savasin olmadigi donemde Kurd hareketi ivme kaybetmisti ve legal parti cok az oy aliyordu .Yakin vadade pkk ,apo`dan kurtulursa Kurdler daha kazancli cikar.

Apo`yu kullanacaklar ,"baris " diye teslimiyeti dayatacaklar  .Zafer naralari atacaklar ,psikolijik savasi kaybettin  mi zaten bir daha hic bir direnis gosteremezsin! Tece ye sonsuza dek sadakat edilecek! Silah birakmak yerine  gerilalar ,pesmerge guclerine katilsinlar daha mantikli degil mi? 

Kurdi, yazdiklarina bakiyorum, Ocalan a garip bir rol bicip duruyorsun. Butun bu tartisilan mevzularaki berbat digumlenme Ocalan in person kultu olarak kuzeyin basina bela olmasiyla ilgili. karsilastirilamayack seyleri de karsilastiriyorsun Jelal Talabani Mesut Barzani bunlar organik liderler.

bu kislerin etrafinda person kultu filan olsuturulmadi. boyle olsa GORAN hareketi nasil cikar? Molla Barzani en fazla kultlesen kisi, onun orgutunden bile Talabani, ibrahim Ahmed  ayridli yetmedi Mahmud Osman ayrildi yetmedi rahmetli sami abdurahman   acik elestirilerini dile getirdi ve KDP ye mesafe aldi. butun bunlara ragmen bu saydigim sahislar likide edilmedi. tek bir lider olusmadi. bugun guney de kabuledilebilir bir uyum var.

Ocalan bizzat kendi insa ettigi person kultu ile kuzeyin zihinsel gelecegini berbat etti. bunu BIRLIK diye sunanlarin hala anlamadigi, kuzeyin kadro cilizliginin bu person kultuyle direk alakali olmasi ve kuzey deki muthis potansiyelin berbat bicimde ne idugu belirsiz lakirdilarla kulturel haklara kadar dusurulmesinin arkasinda Ocalan person kultu yatiyor. bu tur person kultler Enver Hoca, Kim il sung Stalin vs cokmeye mahkumdur.

Siz Barzani veya talabani lerden birinin kendi ifadeleri ile "quantumu cozdum, marxin leninin engels in yapamadigini ben yaptim, yasara (kemal) soyleyin benim romanimi yazsin vs vs"  turu daha yuzlerce ipe sapa gelmez acayip boburlenmeleri duydunuz mu? insaf yahu. bu kadar sene gecti 13 yillik imrali discorsu da gozlerinizin onunde, siz acip imrali savunmasini okudunuz mu allah askina. O metini okuduktan sonra Ocalan i birakin lider olarak benimsemeyi saygi duyulabilecek bir kisi olarak bile goremez. ben gormuyorum ve buyuk bir handikap olarak goruyorum Ocalani. kitle pesindeymis, kitle neyi nicin yaptigini bilyor diyenin alnini karislarim. herkes i almis bir tedirginlik halkimiz destekliyor, halkimiz bir vakitler oyunu toptan erbakan in partisine de veriyordu, demirele baba diye bakanalar da vardi.

Bu kadar populizm kabak tadi verir. defalarca soyledim halk mesruyet kaynagidir dogruluk kayangi degil. yok oyle bir sey dunyada cogunlugun dogruyu temsil etmesi gibi bir sey. tam tersi bilim camiasinda bile cogunluk degil, tikanmis paradigmalari devirecek cesarete sahip tek tuk kisler sayseinde yeni bilgi yeni atilim yeni kesifler yapilir........

Akilli bir adam benziyorsun, lutefn ac oku adamin kendi yazdiklarini. ... beladan baska bir sey degil. ne lideri? bakma fincanci katirlarini urkutmemek icin  sagda solda kosecilik yapanlar ocalana olmadik yukler yukluyor. Ocalan in tek ozelligi ustaca kurdugu person kultu yuzunden kurd nufusunun cok onemli bir bolumunu bloke etmesidir, bu bir GERCEK ve TC  ABD vs vs bu GERCEGE gore kendi cikarlarini duzenliyorlar.

Yoksa son yillarda onlari bulan turk munneverleri birde Apo'da ne buldu?... islerine boyle geliyor APO kultunu kurdlerin gozundede saglamlastirmak. olan biten budur. simdi bu kadar kitlesel destegi olan adam elbette FONKSIYONEL bicimde onemli olur. tipki veba mikrobu gibi, bir yayildi mi koca nufuslari sarar. onemsiz mi VEBA elbette onemli. her onemli seyin iyi olmadigini ne zaman ogrenecegiz?

Neyse hep beraber baliklar gibi izleyin bakalim bu surecin sonu nasil bitecek akli olanlar icin kabak gibi acik velakin goremeyenlere ne diyecegiz? Ocalan'ı aşmadan Kurd hareketi hic bir halt yiyemez. bu yercekimi gibi asikar. isteyen bana kopurup kizsin. uc bes yil sonra hanya yi konyayi beraberce gorecegiz. 

radikalden eyüp can kamuoyuna ilk duyurmustu.bugünde (08.01.2012) ayni sekilde daha detayli yazmis.yazdigina göre görüsmelerde ne fedarasyon tartisilmis nede bagimsizlik anlamina gelen birsey.tc'nin (güya) en korktugu demokratik özerklik ise kesinlikle konusulmamis hatta Öcalan'in "ben ille demokratik konfederalizm olsun gibi bir dayatmada bulunmuyorum.

sadece tartisilmasi icin ortaya attim" dedigini iddia ediliyor.iddia sahibi bir türk yazar. bilemiyorum ne kadar dogru.. eger iddia dogru ise sorun türkiyenin sinirlari icinde cözülecek.'ben seni öldürdüm sen beni öldürdün artik birbirimizi öldürmeyelim' minvalinde yürüyecek. zaten anadil vb. seyler sürec icinde anayasa komisyonuyla cözülecek.tarihte 3.üncü Kürt-türk evliligi gerceklesecek .bosanma yok yani.nikah tazeleme olacak..

Memo adli katilimci bir ozet gecmis. kurdlerle turklerin durumunu NIKAH metaforu ile acikllamis. Kendisi NIKAHLI olmaktan memnun mu sikayetci mi orasi yazidan anlasilmiyor. velakin ben NIKAH a taktim.

 

Kurdlerin Turklerle olan ilisiksi bir AKIT anlamina gelen NIKAH ile tanimlanabilir mi?

NIKAH adi uzerinde ne kadar ilkel kosullarda catilmissa bile (varsayalim ki nikahli kari esinden habire uc posta dayak yiyorsa bile), bu NIKAHIn  lagv edilme hakki bir yerde bu kadinin hakki olarak YAZILI durmaktatir.

 

Kurdlerin boyle basvurabilecekleri bir hak yok.

kurdlerin turklerle iliskisi bir KAPATMA ilisskisine daha cok benziyor.

kapatma evli veya baska baglayici iliskileri olan bir erkekgin, bir sekilde ikna eettigi kadini bir mekanda tutarak kadinin baska ozgurluklerini aletrnatiflerini de muhtemelen onu kafaya alarak bzen de tehdidle engelleyerek kurlmus ilsikiye denir.

 

bu kadinin evin disindaki dunyada konumunu kruyacak ne hukuk vardir ne de ahlaki olarak kadinin bu durumu kabullenmsine gosterilecek destek. Kurdler bu kosullarda ve ocalan in cizdigi kosullarda trklerin KAPATMASI olmaya devam edecek demek daha dogru  olacaktir.

 

bundan agir bir kollektif hakaret olabilir mi? vurdumduymazlik bunu hakeret olarak kabul etmeye bilir.kapatmalar da nihayetinde duygulari olan insanlar. 

 

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News