ala kurdistan
Ey Reqîb

Masallar ve Gerçekler- Hüseyin Turhallı

Masallar ve Gerçekler

Dört kardeş bir yorganı bölüştüğümüz çocukluk dönemimizin uzun kış gecelerinde komşulara misafirliğe giderdik. Hatırladığım kadarıyla o misafirliklerde iki şey öne çıkardı.

Birincisi saat 11:45’te Erivan Radyosunda Meyrem Xan, Kavis Ağa, Ayşe Şan vb. Stranbêjlerin sesinden sadece 15 dakika süren Kürdçe stranları can kulağıyla dinlemek. İkincisi ise yarı dengbêj sayılan kimselerin dilinden Memê Alan, Mum u Zin, Seyid Ahmed u Xecê’yi dinlemekti. Tabi daha derin masalcı ve hikayecelerimiz de vardı. Sohbet çerezimiz de pestil ve cevizdi.

Bu masal sohbetlerinin ruhumuzda yeri o kadar çok muş ki geçenlerde duydum bundan iki üç yıl önce Diyarbakır’da  Sarım-Der diye bir Doğa ve Kültür derneği kurulmuş. Bu derneğin yöneticileri o masalcıları çağırıp üyelerine o eski masalları anlattırıyorlarmış.

Bu masallardan birini de ben anlatayım.

Günün birinde insan kılığında bir dev, köylerden bir köye dadanmış. Bu dev önce köyün hayvanlarını çalmaya başlamış. Köylüler ne etse ne yapsa bu devi yok edecek bir çare bulamamışlar. Defalarca bu devi öldürüp lime lime etmişler ama bu dev her seferinde yeniden canlanmış, gasp ettikleriyle birlikte dirilip gitmiş.

Öyle bir zaman gelmiş ki bu dev en sonunda köyün en güzel kızını da alıp götürmüş. Kıza deliler gibi aşık olan genç, devi konağına kadar takip etmiş. Devin konağı ise yedi deniz ötede bir adanın içinde imiş.

Gizliden devin konağına kadar gitmiş. Nişanlısı ile buluşmuş. Nişanlısına “Sen bu deve ruhun nerede, diye soracaksın?” diye tembihleyip tahıl ambarının içine gizlenmiş.  

Dêv akşam geldiğinde “Burada bin Adam kokusu geliyor” demiş. Kız “sen de amma kuşkulusun. Hangi adamın hüneridir ki yedi deniz ötedeki bu adaya gelebilsin?” demiş.

Dêv sabahleyin tekrardan soygun ve talana giderken kız sormuş. “ Devim, kralım, şahım senin ruhun nerede?” diye sormuş.

Dev “Aha bu süpürgede” demiş.

Kız süpürgeyi yıkamış, süslemiş, nakışlara boğmuş ve evin baş köşesine asmış. Dêv akşam geldiğinde “Hayrola bu süpürge niye orada öyle duruyor?” demiş.

Kız da “Kurban olduğum. Senin ruhun onda duruyor ya!” demiş.

Dêv gülmüş. Aptal kız süpürgede ruh olur mu? Benim ruhum şu soba küreğinde demiş.

Ertesi günü de kız küreği yıkamış, süslemiş, evin baş köşesine asmış. Dev geldiğinde “Bu kürek niye orda öyle duruyor?” deyince kız “Kurban olduğum, kralım, ruhum, şahım. Senin ruhun onda duruyor ya!” demiş.

Dêv gülmüş. Aptal kız. Dêvlerin ruhu kürekte, süpürgede olur mu? Şimdi beni gerçekten sevdiğine kani oldum. O zaman ruhumun nerede olduğunu sana söyleyeyim. Benim ruhum bu okyanusun 7 mil ötesinde, yedinci adada yaşayan boz bir domuzun karnında yaşayan bir tavşanın karnındaki kutununun içindeki üç sinektedir, demiş.

Tahıl ambarına saklanan delikanlı bu sözü duyunca ertesi günü bir sandalla denize açılmış, dalgalarla boğuşa boğuşa yedinci adaya ulaşmış.

Suyun başına inmiş. Gün ortasında su içmeye gelecek olan boz domuzu beklemeye başlamış. Nihayet boz domuz gelmiş. Bizim delikanlı okunu almış, yayını germiş ve boz domuzu tam kalbinden vurmuş. Karnını deşmiş, tavşanı bulmuş, tavşanın karnındaki kutuyu almış. Kutuyu açıp içine bakmış gerçekten üç tane sinek  kutunun içinde duruyormuş.

Geri dönmüş, devin konağına gelip tahıl ambarında saklanmış. Dêv akşam olduğunda konağa gelmiş, tedirgin bir halde kıza “Kendimi çok halsiz his ediyorum. Sanırım boz domuzun başına bir şeyler geldi” demiş.

Aptal dediği kız “ Aman ha şahım. Allah başımıza böyle bir bela getirmesin. Sen yorgunsun. Şöyle uzan da biraz istrahat et” demiş.

O arada bizim delikanlı tahıl ambarından fırlayıp odanın ortasında durmuş.

Dêv’e aha işte senin ruhun benim elimde. Şimdi bu sinekleri ezer, seni kötrüm bıraktırırım, demiş.

Birinci sineği ezmiş, dev beline kadar felç olmuş. Delikanlıya yalvarmaya başlamış. “Beni sakat bırakma! Öldür” demiş. Delikanlı dev’in bu isteğini kırmamış. Her üç sineği de ezip Dêv’in canını almış.

Nişanlısının kolundan tutup köyüne dönmüş......

Demokratik Cumhuriyeti süsyeleyip baş köşeye astık, olmadı. Sonra Demokratik Özerkliği süsleyip püsledik, baş köşeye koyduk. Şimdi de İslam Kardeşliği İmparatorluğunu allayıp pullama ile uğraşıyoruz.

Zeki ve kurnaz kızın rolünü çalan erkek ve kadınlarımız çok da bileği güçlü yüreği pek delikanlımızın rolünü üstelenen yok! Kürd muhalefetinin ve egemen siyaset yandaşlarının özet durumu bu.

Sahi bu devin ruhu nerede?

Yorumlar

Degerli Kurd aydini, yazilarini okumayi cok seviyorum ama cogu zaman cok begendigimi söyliyemem. Cünkü, yürütme yerine getirme,icraat yapama yanlizca masal anlatmaktan ve elestirmekten ibaret degil.Dürüst oldugunuzdan zerrece süphem yok,bilgi ve donanima sahip oldugunuzda belli o,halde destekleyen ve pratik sonuca götürebilecek projelerinizi neden kurd halkindan esigiyorsunuz? kurdler arasi bu amansiz cürütme ve bosa cikarma ugraslari kurdlere bir hayir saglamayacak. saygilar

Sevgili kardesim Huseyin
Bu gece dunyda olan savaslari herhalde cok dusundugumde gözlerime uyku girmiyordu. Acikcasi sitelerde bu gece uzak kalmayi dusunmustum. Aniden cep telefonumda k.p sayfasi cikinca bu yaziniz gözlerime iletisti.
Yaziniz beni Erdali, Kendes, lirka yurelerine o yasadiklariniza cekti. Hem yasadiklariniz hemde hikaye masalariniz benimde yasadiklarim oldugunda gözlerim doldu. Tahmin edersem ayni yasitlardayiz. Ayni masalari ve dengbejleri dinliyerek buyutulduk. Ayni erivan radiolarin kurdce muziklerile buyutulduk. Masalar anlatan buyuklerimiz birde koru nohot cekerdekler ne guzel tatlidi. Bir yorgan altina 4-5 kardesle kis soguklugundan korumak , sobada yanan tezekli sicaklik hayati bana özletiyor. Masaliniz gözlerime agir uyku ve binbir guzel duygular ruhuma iletisim his ettim.
Sew bas bra Huseyin

hemserimin bili illa proje istiyor. mesela sabah kalkacaksin elini yuzunu yikayip sokaga cikacaksin. ilk kose basinda turk polisi sana hot diyecek sesini kisacaksin ikinci kose basinda turk askeri sana zort diyecek basini egeceksin. kaymakamlikta isin olacak kaymakm sana yuz vermeyecek icine atacaksin hastaliktan hastahaneye dusunce turk doktora derdini anlatamayacak derdin iyice buyuyecek filan fistik derken onune bir miltan cikacak sana diyecek ki biz bu derdlerden kurtaracak dev var adi da opa , mapmapa denizinde bir adada ruhu da bedeni de orda. ona iman edeceksin uc vakte kadar kurdleri cennete tasiyacak. site sana bir proje hem proje hem masal.

 

dikatomi (curutme dedigin iki karsit gorusun tartismasi-mucadelesi) bati uygarligin uzerinde yukseldigi sustunlardan biri olarak gorulur. yani ise yaradigi deneyimle sabittir. sen suna benim ruhum elestiriyi, tartismayi kaldirmiyor. desen. bir de bu ahalinin ruhu neden bunu kaldirmiyor diye dusunup bir sebep bulsak daha iyi olmaz mi? olur.  o masald abir proje degil uc porje gizli. yeterki sen masallari ciddiye al. onlar meta komunikasyon yontemleridir. ifade ozgurlugunu bastirdigin insan bir yol bulup birbirine mesajini ahlak kuralini savas yontemini boyle verir. en buyuk proje ye sen porje niye yazmiyorsun diyorsun. vesellam

 

BB & K

kürdistan bagimsizlik cizgisi kendini artik beyan etmelidir. madem baskasinin yaptiklarini beyenmiyorsak hic zaman yabetmeden bu yapilan karsi temel dokunulmaz madeler koymaliyiz yolumuza mesla kürdistan bagimsiz partisi kurun büyle giderse siz daha cok kandirilirsiniz sizlere iyi kandirmalar karsinizdaki tiro var dedelerimiz bosuna her yenilgiden sonra kürd hayino dememisti tarih tekrar kürt alehine islemekte bunu bilmemem icin deli olmalidir kürt halki bas asagi yuvarlanmakta.daha bu ne siz görün daha neler isteyecekler bu arada belirtmekte fayda var tek namuslu bir kürt varsa oda bağımsızlık isteyenlerdir.

Ben de adını tam anımsamadığım bir Kürd masalı hatırlıyorum. Kisaca şöyle, oduncu kocasını öldüren devle aşk yaşayan kadın, devin çok korktuğu kadının oğlunu ölüme göndermesini ister. Her gittiği ölümlü yoldan sağ olarak dönen çocuk sonunda meseli anlar ve devi öldürür.

Ben anenin çocuğunu ölüme göndereceğine inanmazdım. Ama Öcalan'a bab gibi tapanlarımız vardı. Ama Öcalan davamızı sattı. Tipkı devle aşk yaşamaya oğlunu kurban eden ana gibi. kendi özgürlüğüne Kürdistan'ı feda etti.

Peki Biz o ölümlere gidip sağ dönen çocuk gibi sonuda devi öldürmeyecek miyiz?

Ben silahlı Mücadelelin ömrünü tamamladığına inanmayanlardanım.

PKK iki fırsat kaçırdı. İlki Öcalan ele geçince çizgisini terkedip önderliğini kızağa çekmesi ve diğer örgütlerle gücüne bakılmaksızın eşit timsiliyle ulusal cephe içine girmek. 2.isi K Kürdistan'ı terketme çağrısını reddederek Kürdistani güçlerle ulusal birliğe gitmekti. PKK ikisini de tepti. PKK benim için usut olmaktan çıktı.Tek gerillanın tutum almasını beklemek. O da birkaç ay içinde gerçekleşmezse yeniden yapılanmaya gidişlere umut bağlayacağım.

Ölmeyen candan umut kesilmez. 

Isin ilginç yani bizim "dev" in evi de yedi deniz otede bir adada :-)

Ama o genç kiz kadar sansli degiliz; ruhu 3 sinekte falan degil, ulasilmasi imkansiz bir "kozmik oda'da" :-(

Yorumlarınız moderatörlerin onayından geçtikten sonra yayınlanacaktır.

Filtered HTML

  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • İzin verilen HTML etiketleri: <a> <em> <strong> <cite> <blockquote> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <br> <p>
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.

Plain text

  • Hiç bir HTML etiketine izin verilmez
  • Web sayfası ve e-posta adresleri otomatik olarak bağlantıya çevrilir.
  • Satırlar ve paragraflar otomatik olarak bölünür.
CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.

Rojname Kurdish News